Sudan’da milyonlarca sivili etkileyecek kıtlık uyarısı

Sudan’da iletişim hatları kısmen Onarılırken milyonları vuran kıtlık uyarısı kaydediliyor

Ağustos 2023 Sudan'ın batısında, Çad'ın Adre bölgesindeki Darfur'dan yerinden edilmiş insanlar (Reuters)
Ağustos 2023 Sudan'ın batısında, Çad'ın Adre bölgesindeki Darfur'dan yerinden edilmiş insanlar (Reuters)
TT

Sudan’da milyonlarca sivili etkileyecek kıtlık uyarısı

Ağustos 2023 Sudan'ın batısında, Çad'ın Adre bölgesindeki Darfur'dan yerinden edilmiş insanlar (Reuters)
Ağustos 2023 Sudan'ın batısında, Çad'ın Adre bölgesindeki Darfur'dan yerinden edilmiş insanlar (Reuters)

Bir telekomünikasyon şirketinin açıklamasına göre, Sudan'ın bazı eyaletlerinde art arda 5 gün süren kesintinin ardından telekomünikasyon ve internet hizmetleri dün kısmen geri döndü. Ancak ülkenin geniş alanları kapsama alanı dışında kalıyor.

Sudan telekomünikasyon şirketi Sudani, Facebook hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Sudan'ın istisnasız tüm şehirlerinde kademeli bir geri dönüş olduğunu duyurmak istiyoruz” ifadeleri yer aldı. Bazı bölgelerdeki arızanın giderildiğine dikkat çekildi.

Ordu komutanlarının Hartum'a alternatif geçici başkent olarak kullandığı kıyı şehri Port Sudan sakinleri, ağ içerisinde yalnızca telefon görüşmesi yapabildiklerini bildirdi. Ancak internetin yavaş olduğuna dikkat çekti.

Dünyadaki internet hizmetlerini izleyen NetBlox gözlemevinin aktardığına göre, üç ana şirket olan Sudani, MTN Sudan ve Zain Sudan’ın hizmet dışı kalması ardından geçtiğimiz Çarşamba günü Sudan genelinde telefon ve internet iletişimi kesildi.

Silahlı Kuvvetler ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK), birbirlerini ülkedeki iletişimin kasıtlı olarak kesintiye uğratmakla suçladı.

Ülkenin en büyük telekomünikasyon ve internet servis sağlayıcılarından biri olan Sudani’nin aboneleri, hizmetin Port Sudan ve bazı şehirlere geri döndüğü, 48 saat içinde ülke geneline de geri döneceği yönünde SMS’ler aldıklarını belirtti.

Port Sudan sakinleri Şarku'l Avsat'a verdikleri demeçte, telekomünikasyon istikrarının yanı sıra veri çipleri üzerinde internet hizmetinin de etkinleştirildiğini doğruladı.

Şarku’l Avsat’ın izlediği üzere, Sudani şirketinin sunduğu hizmetler Doğu Sudan'ın üç eyaleti Kızıl Deniz, Kassala ve Kadarif’e geri döndü. Sosyal medya platformlarındaki aktivistler, Batı Kordofan Eyaleti'ne bağlı en-Nahud şehrinin ağın kapsamına girdiğini bildirdi.

Zain Sudan ve MTN Sudan’ın ise hizmet dışı kaldığı bildirildi. İletişim kesintisi milyonlarca Sudanlının birbirleriyle iletişim kurmasını engellerken vatandaşların günlük yaşam ihtiyaçlarını karşılama ve hastalara ilaç sağlama hareketlerini ise felce uğrattı.

Diğer yandan Sudan'daki uluslararası ve yerel insani yardım kuruluşları ile sivil siyasi güçler, uluslararası topluma, vatandaşlara iletişimi ve interneti yeniden sağlamaları için, savaşan taraflara baskı uygulama çağrısında bulundu. Ülkenin tanık olduğu elektrik kesintisi ışığında, her iki taraftan güçlerin savaş cephelerinde sivillere karşı işleyebileceği ihlaller hususunda uyardı.

İletişim kesintisi, başkent Hartum'un ikinci büyük şehri Omdurman’ın çeşitli bölgelerinde ordu ile HDK arasında askeri çatışmaların devam etmesi nedeniyle ortaya çıktı.

Sudan Genelkurmay Başkanı Abdulfettah el-Burhan ve HDK Komutanı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) ittifak günlerinde (Şarku’l Avsat)
Sudan Genelkurmay Başkanı Abdulfettah el-Burhan ve HDK Komutanı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) ittifak günlerinde (Şarku’l Avsat)

HDK Komutanı Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti), Pazar'ı Pazartesi'ye bağlayan gece, X platformundaki resmi hesabında yayınlanan ses kaydında, güçlerini Omdurman’ın Mühendisin semtinde elde ettikleri zaferlerden dolayı tebrik etti.

Sudan ordusu ise Pazartesi günü Facebook'ta yaptığı açıklamada, Mühendisler Birliği liderliğindeki kuvvetlerinin başarılı niteliksel operasyonlar yürüttüğünü, eski Omdurman bölgesindeki Âli Daklu terörist milislerinden onlarca isyancının öldürüldüğünü, çok sayıda savaş aracının imha edildiğini bildirdi.

Sudan Genelkurmay Başkanı Abdulfettah el-Burhan, daha önce yaptığı açıklamada, ordu içinde darbeden bahseden herkesin ‘yalancı ve hayalperest’ olduğunu, ordunun ‘tek adamın kalbinde’ birleştiğini vurgulamıştı. Kuzeydeki ed-Dabbah şehrinde bir tümene gerçekleştirdiği ziyarette yaptığı açıklamalarda, ordunun tüm cephelerde ilerlediğini, zafer için ve düşmanı yakın gelecekte sahada mağlup etmek için yoğun şekilde çalıştığını da sözlerine ekledi.

Aynı zamanda “Devletin HDK’ye karşı verdiği mücadelenin bir onur mücadelesi olduğu düşünüldüğünde ordu mağlup edilemez” vurgusunda bulundu.  

Öte yandan HDK Komutanı Hamideti ise X platformunda yayınladığı ses kaydında, savaşın önümüzdeki günlerde hızla sona ereceğini söyledi. “Sudan'ın tüm bölgelerini kontrol edebilirdik ama barışı seçtik” ifadelerini kullandı.

Burhan, ülkenin doğusundaki güçleri ile (SUNA) 
Burhan, ülkenin doğusundaki güçleri ile (SUNA) 

Geçen hafta Sudan ordusundan bir kaynak, Omdurman şehrinin kuzeyindeki Vadi Seyidna askeri bölgesinde darbe girişimi olduğuyla ilgili haberleri yalanladı ve Müslüman Kardeşleri (İhvân-ı Müslimin) bu ‘yanlış’ haberi sızdırmakla suçladı. Kaynak, Arap Dünyası Haber Ajansı’na (AWP) yaptığı açıklamada Askeri İstihbarat'ın üst düzey subayları tutukladığını belirtti. İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, ‘tutuklanan subayların çoğunun HDK’ya karşı yürütülen çatışmalarda kullanılan taktikler konusunda üst düzey liderlerle aynı fikirde olmayan saha komutanları’ olduğunu kaydetti. Bu isimlerin üst düzey liderliğin savaşı çözmede yavaş olduğunu düşündüklerini de ekledi.

Beklenen kıtlık

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), yakın tarihli bir raporunda, Uluslararası Kıtlık Erken Uyarı Sistemi Ağı’nın Sudan'ın bu yıl ülkeler arasında ihtiyaç sahibi nüfus açısından üçüncü en yüksek yüzdeye sahip olmasını beklediğini bildirdi. Ağ, Sudan Silahlı Kuvvetleri ile HDK arasında ülkenin güneydoğusundaki çatışmaların son zamanlarda artması nedeniyle gıda yardımı ihtiyaçlarının arttığını ifade etti.

FOTO: Darfur bölgesindeki çatışmalardan kaçan çocuklar araçla Sudan-Çad sınırını geçiyor (Reuters)
Darfur bölgesindeki çatışmalardan kaçan çocuklar araçla Sudan-Çad sınırını geçiyor (Reuters)

İlgili raporda, “Artan düşmanlıklar ve zayıf insani yardım erişimi, zaten zor olan gıda güvenliği durumunu daha da kötüleştirecek. Başkent Hartum'da ve Batı Darfur eyaletindeki el-Cuneyna şehrinde bazı ailelerin gıda güvensizliğinin felaket düzeyine ulaşması bekleniyor. İnsani yardım çalışanlarının çatışma hatlarını aşmalarına yönelik acil onaylar ve hem yardım hem de ticaret akışı için güvenli geçiş garantileri, en azından gelecek yılın kurak mevsiminde açlığın daha da kötüleşmesini önlemek açısından hayati önem taşıyor” ifadelerine değinildi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.