BM Libya Özel Temsilcisİ Bathiliy: Ortak hükümet acil ihtiyaç

Ulusal Uzlaşma Hazırlık Komitesi’nin beşinci olağan toplantısı Zintan’da başladı.

Dibeybe, hükümet üyeleriyle toplantıda (Ulusal Birlik Hükümeti)
Dibeybe, hükümet üyeleriyle toplantıda (Ulusal Birlik Hükümeti)
TT

BM Libya Özel Temsilcisİ Bathiliy: Ortak hükümet acil ihtiyaç

Dibeybe, hükümet üyeleriyle toplantıda (Ulusal Birlik Hükümeti)
Dibeybe, hükümet üyeleriyle toplantıda (Ulusal Birlik Hükümeti)

Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, iktidarda kalma konusundaki kararlılığını yinelerken, Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Abdullah Bathiliy, ülkeyi ertelenen seçimlere götürecek yeni bir ortak hükümet üzerinde anlaşmaya varılmasının acil ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Dibeybe, (13 Şubat) yaptığı televizyon açıklamalarında görevinde kalacağını açıklayarak, önce anayasa konusunda referandum yapılması çağrısında bulundu. Dibeybe, anayasal kural üzerinde uzlaşmaya varılması ve ardından Libya’da seçim yapılması çabalarına dikkat çekti. Temsilciler Meclisi’nin yeni bir geçiş aşamasını içeren her türlü fikrini reddettiğini yineleyerek, hükümetinin Libya’daki son geçiş aşaması olması gerektiğine söz veren Dibeybe, “Bir sonraki seçimlerin yapılabilmesi için adil yasaların çıkarılması gerekiyor” dedi.

Temsilciler Meclisi ve Yüksek Konsey’i ‘mevcut pozisyonlarını sürdürmek istemekle’ suçlayarak, “Yasa çıkarmak istemiyorlar. İki meclisin kanunları onaylayarak yasama görevlerini tamamlamasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Libya’daki pek çok sorunun, savaşlara ve cinayetlere yol açan, 17 Şubat öncesi ve sonrasındaki anlaşmazlıklar döneminden kaynaklandığını belirten Dibeybe, “Ama bunların sonlanması gerekiyor. Bu nedenle Libya işlerinin yeniden düzenlenmesini içeren ‘Hayata Dönüş’ projesini başlattık ve ilk aşamasının süresi 3 yıl” ifadelerini kullandı.

Dibeybe, Libya’dan göç eden ve 20 milyar doları aştığını söylediği sermayenin güvenlik istikrarı sağlandıktan sonra Libya’ya dönmesi çağrısında bulunarak, maaşların vadesinin ötesinde ödenmesindeki gecikmeden dolayı Libya halkından özür diledi. Dibeybe ayrıca, “Nedenleri bizim kontrolümüz dışında” diyerek, bunu bir daha yapmayacağına yemin etti.

Aynı şekilde Dibeybe, bir televizyon röportajında, Libyalıları ikna ettikten sonra akaryakıt sübvansiyonlarının bu yılın ortasında veya sonunda kaldırılmasını beklediğini söyledi. Hükümetinin vatandaşların gelirini artırarak doğrudan yakıt sübvansiyonlarının telafisini sağlamak üzere olduğuna dikkati çeken Abdulhamid Dibeybe, Libyalıların değişiklikleri anlayabilmesi için desteğin kaldırılmasının gerçekçi bir girişe ihtiyacı olduğunu söyledi. Dibeybe, Libya halkının yüzde 40’ının yoksulluk sınırının altında yaşadığını yalanlarken, “Vatandaşların gelir düzeyinin iyileştirilmesi için çalışıyoruz. Bazı işlerde maaşlara yüzde 400 ve yüzde 500 civarında zam yapıldı” ifadelerini kullandı.

Bathiliy, Misrata’da güvenlik ve askeri liderlerle görüştü (BM misyonu)
Bathiliy, Misrata’da güvenlik ve askeri liderlerle görüştü (BM misyonu)

Öte yandan UNSMIL Başkanı Abdullah Bathiliy, geçen pazartesi akşamı Japonya’nın Trablus büyükelçi adayı Izuru Shimura ile yaptığı görüşmede, Japonya’nın Güvenlik Konseyi’ndeki (BMGK) kararlı desteğini ve Libya Yaptırımlar Komitesi başkanlığını takdir ettiğini dile getirdi. Ayrıca Bathiliy, Libya’nın doğusundaki selden etkilenenlere BM kuruluşları aracılığıyla sağlanan yardımlara övgüde bulundu. Libya’da kalıcı barış ve istikrarı teşvik etmek için ortak bölgesel ve uluslararası çabaların önemini vurgulayan Bathiliy, devam eden krize yönelik çözümün, BM’nin kolaylaştırdığı bir süreç aracılığıyla Libyalıların kendilerinden gelmesi gerektiği konusunda hemfikir olduklarını belirtti.

BM Libya Misyonu’nun aktardığına göre Bathiliy, pazartesi akşamı Misrata’nın ileri gelenleri, güvenlik ve askeri liderlerinden oluşan bir heyetle bir araya geldi. Bathiliy, yaptığı açıklamada, tüm anlaşmazlık noktalarının ele alınması, ülkeyi seçimlere götürecek yeni bir birleşik hükümet üzerinde anlaşmaya varılması ve barış, istikrar ve refahın desteklenmesi amacıyla sorumlu bir siyasi çözüme acil ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Ayrıca Bathiliy, mevcut siyasi krizi çözmelerine yardımcı olmak için BM misyonunun tüm Libyalı tarafları dahil etme taahhüdüne dikkati çekti.

Zintan’daki Ulusal Uzlaşma Konferansı Hazırlık Komitesi toplantısı (Libya Başkanlık Konseyi)
Zintan’daki Ulusal Uzlaşma Konferansı Hazırlık Komitesi toplantısı (Libya Başkanlık Konseyi)

Diğer taraftan Başkanlık Konseyi üyesi Abdullah el-Lafi, Hazırlık Komitesi üyeleri, siyasi sürece katılan tarafların temsilcileri ve ülkesinin Libya meselesiyle ilgili üst düzey komiteye başkanlık eden ve Afrika Birliği tarafından görevlendirilen Kongo Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Jean-Claude Gakosso’nun katılımıyla Ulusal Uzlaşma Hazırlık Komitesi’nin Zintan şehrinde beşinci olağan toplantısının başladığını duyurdu.

Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi Başkanı Yusuf el-Akuri, Başkan Akile Salih’in Suriye Halk Meclisi Başkanı Hammuda Sabbah’tan Suriye’yi ziyaret etmesi için resmi bir davet aldığını duyurdu.

Temsilciler Meclisi tarafından dağıtılan, heyetin Suriye Halk Meclisi Başkanı ile yaptığı görüşmeden bir fotoğraf (Temsilciler Meclisi)
Temsilciler Meclisi tarafından dağıtılan, heyetin Suriye Halk Meclisi Başkanı ile yaptığı görüşmeden bir fotoğraf (Temsilciler Meclisi)

Akuri, pazartesi akşamı İstikrar Hükümeti’ne Dışişleri Bakanı Abdulhadi el-Huveyc’in de katılımıyla Şam’da Sabbah ile yaptığı görüşmede, ‘iki ülke arasındaki ikili ilişkileri güçlendirmenin ve iki taraf arasındaki parlamenter iş birliğini geliştirmenin yollarını’ ele aldıklarını belirtti. Akuri, Suriye Halk Meclisi Başkanı’nı Bingazi’yi ve Libya Parlamentosu’nun genel merkezini ziyaret etmeye davet ettiğini dile getirdi.

Öte yandan UBH İçişleri Bakanlığı, Sınır Muhafız Teşkilatı Başkanı Muhammed el-Marhani’nin Libya- Tunus sınırında yer alan güvenlik noktalarını ziyaret ettiğini açıkladı. Marhani’nin, Dhiba bölgesinden, Batın el-Cebel bölgesi üzerinden ve Ebu eş-Şul ve Meşhed Salih noktalarından geçerek el-Gazaya ve el-Maşkik noktalarına ulaştığı aktarıldı. Bakanlık ayrıca, Nalut sınır güvenlik sektörünün açıldığını açıkladı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.