ABD, Sudan’daki sivil örgütleri birleşik cephe kurmaya çağırıyor

Molly , Hamduk ile görüştü ve Sudan’daki Sivil Toplum Koordinasyonu’nun (Tekaddum) bileşenlerin çeşitlendirilmesindeki çabalarına övgüde bulundu

Molly Phee, Addis Ababa’da Sudanlı kadın sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle (Hartum’daki ABD Büyükelçiliği)
Molly Phee, Addis Ababa’da Sudanlı kadın sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle (Hartum’daki ABD Büyükelçiliği)
TT

ABD, Sudan’daki sivil örgütleri birleşik cephe kurmaya çağırıyor

Molly Phee, Addis Ababa’da Sudanlı kadın sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle (Hartum’daki ABD Büyükelçiliği)
Molly Phee, Addis Ababa’da Sudanlı kadın sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle (Hartum’daki ABD Büyükelçiliği)

ABD’nin Hartum Büyükelçiliği tarafından Çarşamba günü Facebook’tan yapılan açıklamada, “Afrika’daki sorunlarla ilgili, ABD'nin Afrika İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Molly Phee’nin, Sudan’ın çatışmadan sonraki geleceğini belirlemek ve geçiş aşamasındaki önceliğini belirlemek için geniş, kapsamlı, demokrasi yanlısı bir sivil cephenin oluşturulmasına bağlı olduğunu vurguladığı” belirtildi.

Molly Phee, 12-17 Şubat tarihleri arasında Afrika Zirvesi faaliyetlerine katılmak üzere Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’ya yaptığı ziyaret sırasında, eski Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk liderliğindeki Tekaddum’dan bir heyetle ve bazı Sudanlı sivil toplum lideriyle görüştü.

Amerikalı yetkili, Tekaddum’un çabalarına övgüde bulunarak bu çabaların birçok sesi, görüşü ve arka planı içerecek şekilde çeşitlendirilmesine devam edilmesini destekledi. Tüm Sudanlıları kendi meseleleri hakkında güçlü bir duruş sergilemeye çağırdı.

Buna karşılık, Tekaddum Koordinasyonu Medya Komitesi yaptığı basın açıklamasında, “Amerikalı yetkiliyle yaptıkları toplantıda Sudan’daki genel durumla ilgili gelişmelerin, savaşı sona erdirme ve demokratik bir şekilde kalıcı barışa ulaşma çabalarının ele alındığını” söyledi. Toplantıda ayrıca Tekaddum’un koordinasyon çalışmaları ve belirlenen takvime göre kuruluş konferansı yapılıncaya kadar gelecek planları ele alındı.

ABD Dışişleri Bakanlığı geçtiğimiz Pazar günü, Afrika İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Molly ve ABD’nin Afrika Özel Temsilcisi Mike Hammer’ın da aralarında bulunduğu üst düzey yetkililerden oluşan bir heyetin, Afrika Birliği Zirvesi'ne katılmak üzere Addis Ababa’ya gittiğini bildirdi.   
Bu örgütte “Sivil Demokratik Güçler Koordinasyonu” (Tekaddum) , “Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri” (ÖDBG), eski iktidar koalisyonu ve bazı siyasi parti, sivil güç ve sendika organı yer alıyor.

Ortak Koordinasyon

Öte yandan, ‘Tekaddum’ Koordinasyonu ile ‘Sudan Arap Sosyalist Baas Partisi’ arasında Çarşamba günü yapılan ortak açıklamada, “Şu anda en büyük önceliğin, Sudan'ın birlik ve istikrarını korumak için devam eden çatışmaların durdurulması, Sudan halkını, kendilerini kasıp kavuran felaketten kurtarmak olduğu” vurgulandı. Salı günü Mısır'ın başkenti Kahire'de yapılan görüşmelerde iki taraf, savaşı durdurmak, ırkçılık ve nefret söylemiyle mücadele etmek ve insani krizi hafifletmeye yönelik girişimlerde bulunmak için ulusal iradeyi harekete geçirmek üzere ortak saha çalışması üzerinde mutabakata vardı. İki taraf, savaşın her iki tarafı olan Sudan ordusu ve Hızlı Destek Güçleri’nin işlediği tüm insan hakları ihlallerini kınayarak, bunların durdurulmasını istedi ayrıca her iki tarafın işlediği tüm suçların soruşturulmasının ve hesap sorulmasının önemini vurguladı.

Tekaddum ile Sudan Baas Partisi'nin ortak açıklamasında, birden fazla tüm silahlı güçlerin tek bir ordu çatısı altında birleştirilmesi çağrısında bulunuldu. Taraflar, geçiş dönemi adaleti için kapsamlı bir siyasi sürecin başlatılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca kapalı rejimin yapısının değiştirilmesi konusunda da mutabakata varıldı. Her iki taraf da, orduyu ve HDK’yi “Savaşı derhal önkoşulsuz durdurmaya, uluslararası insani hukuka saygı göstermeye, can ve mal dokunulmazlığını ihlal etmeye son vermeye, insani yardım akışına izin vermeye, kamu ve özel tesislerin tahrip edilmesini durdurmaya” çağırdı.

Toplantıda, savaşı durdurmak ve demokratik sivil dönüşüm yolunu yeniden kazanmak amacıyla en geniş sivil cepheye ulaşmaya yönelik tüm çabaları birleştirmek için ortak bir çalışma grubunun kurulması kabul edildi.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.