Mısır’da Ras el-Hikme Anlaşması’nın dolar üzerindeki yansımaları “sosyal” anlaşmazlığa neden oldu

Başbakan Mustafa Medbuli ‘dev anlaşmayı’ duyururken (Mısır Bakanlar Kurulu)
Başbakan Mustafa Medbuli ‘dev anlaşmayı’ duyururken (Mısır Bakanlar Kurulu)
TT

Mısır’da Ras el-Hikme Anlaşması’nın dolar üzerindeki yansımaları “sosyal” anlaşmazlığa neden oldu

Başbakan Mustafa Medbuli ‘dev anlaşmayı’ duyururken (Mısır Bakanlar Kurulu)
Başbakan Mustafa Medbuli ‘dev anlaşmayı’ duyururken (Mısır Bakanlar Kurulu)

Mısır'ın kısa bir süre önce duyurduğu Ras el-Hikme Anlaşmasının yansımaları, Mısırlıların başlıca endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Anlaşmanın ‘karaborsa doları’ ve Mısır piyasalarındaki emtia fiyatları üzerindeki yansımalarıyla ilgili endişeler sürerken, bazı iyimser çevreler ise ‘dolar karaborsasının çökeceğini’ söylüyor ve fiyatlarda önemli bir düşüşün olmasını bekliyor. Buna karşın Mısır hükümetinin anlaşma çerçevesinde karaborsadaki dolar akışıyla mücadelede atacağı sonraki adımlara ilişkin soru işaretlerinin gündemde olduğu bir dönemde meseleye şüpheyle yaklaşan çevreler, anlaşmanın piyasalar üzerinde herhangi bir etkisi olmayacağını düşünüyor.

Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), cuma günü Mısır'ın kuzeybatısında yer alan Ras el-Hikme bölgesinin geliştirilmesi için bir anlaşma imzaladı. Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, imzaların atılmasının ardından düzenlediği basın toplantısında, “Mısır’ın yatırım yasaları çerçevesinde imzalanan Ras el-Hekme Anlaşması, iki ay içinde 35 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırımı içerecek” ifadelerini kullandı.

Anlaşma, ayrıntıları ve piyasalar üzerindeki etkisine ilişkin soru işaretleri arasında, cumartesi günü Mısır'da sosyal medya sitelerinin trendlerinde ve arama motorlarında en çok arananlar listesinin başında yer aldı. Bu ilgiye, özellikle resmi piyasalar ile karaborsa arasında Mısır para biriminin dolara karşı döviz kurundaki tutarsızlığı sonrasında ülkenin birkaç aydır tanık olduğu yüksek fiyat dalgası yol açtı. Bankalarda doların resmi piyasa fiyatı 30,9 Mısır lirasında sabitlenirken, son dönemde karaborsada dolar 70 liranın üzerindeki rakamlardan alıcı bulabiliyor.

‘Dev anlaşma’ diye anılan Ras el-Hikme Anlaşmasıyla ilgili haberler hızla yayılırken, dün Mısır basınında ‘karaborsada doların lira karşısında fiyatının yaklaşık 64 liradan 52 liraya düştüğü’ haberleri yer aldı.

sdvbrft
Ras el-Hekme Şehir Planı (Egypt's Projects Map)

Mısırlı iş insanı ve ekonomist Hassan Heikal, anlaşmayı ‘önceliklerin yeniden değerlendirilmesi ve devletin ekonomideki rolü hakkında ciddi bir konuşmayla ilişkilendirilmesi gereken yeni bir başlangıç ​​fırsatı’ olarak değerlendirdi. Dün X platformundaki hesabından yaptığı uzun paylaşımında, anlaşmanın kamuya ihaleye açılmaması da dahil olmak üzere sık sorulan bazı soruları yanıtladı. Heikal, ‘bu paranın bir miktarının bir geliştirici ya da yatırımcı tarafından bir anda ödenmesinin mümkün olmadığını’ söyledi. Mısırlı iş insanı, ekonomik çözümün başlamasının, anlaşmanın büyüklüğü nedeniyle sistem üzerinde büyük bir olumlu şok etkisi yaratması gerektirdiğini de sözlerine ekledi.

BAE’li iş insanı Khalaf Ahmad Al Habtoor da X hesabından yaptığı paylaşımda anlaşmayı överek, “Bu Mısır tarihinin en büyük projesi... Mısır çok önemli bir ülke ve Arap dünyasının direği. Hepimiz zor günlerde ona destek olmalıyız. BAE bu adımı, Mısır ekonomisini güçlendirmek ve canlandırmak amacıyla doğru zamanda attı. Bu girişim, Mısır ekonomisini rayına oturtmak için altın bir fırsat. Özel sektörü büyük ölçüde canlandıracağına ve harekete geçireceğine şüphe yok. Birçok iş fırsatının sağlanmasına katkıda bulunacak. Çeşitli ekonomik alanları yeniden canlandıracak” yazdı.

Öte yandan Mısırlı medyatik isim Dalia Abouomar, Mısır devletini sanayileşmeye odaklanmaya, üreticilerin sorunlarını çözmeye, işlerinin önündeki ‘engelleri’ kaldırmaya ve içinde bulunduğumuz yılı sanayileşme yılı haline getirmeye çağırdı. Abouomar, dün X hesabından yaptığı paylaşımda, “Üretim, bir cankurtaran simididir” dedi.

Mısırlı iş insanı Naguib Sawiris, anlaşmanın gayrimenkul piyasası üzerinde değil de endüstri ve tarım alanında etkili olmasını ümit eden bir vatandaşın gönderisini alıntılayarak, ‘bunun önemli olmadığını’ vurguladı. Sawiris, X'teki hesabından, “Önemli olan döviz girişi, krizin çözülmesi, döviz piyasasının istikrara kavuşması ve iş imkanları sağlanması” yazdı.

Diğer taraftan bazı sosyal medya kullanıcıları da dev anlaşmanın Mısır piyasaları üzerindeki etkisine dikkati çekti. Roza_msr adlı bir sosyal medya kullanıcısı, X hesabından Mısır’daki fiyatlarla ilgili yorum yaparak, ‘dolar karaborsasının çökmesine rağmen fiyatlarda herhangi bir düşüş yaşanmadığını’ söylerken, ‘piyasada şeker bulmanın zorluğundan’ şikayet etti.

EmaarW adlı bir başka sosyal medya kullanıcısı ise X hesabından anlaşmayı ve ‘dolar kurundaki düşüşü’ kutlayanlarla ilgili bir yorumda bulunarak, önce bu gelişmenin ‘pratik olarak sokak üzerindeki’ etkisine ve gıda emtia fiyatlarına nasıl yansıyacağının gözlemlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Çok sayıda sosyal medya kullanıcısı da Ras el-Hikme Anlaşmasının karaborsa doları üzerindeki etkisine ilişkin görüşlerini paylaşarak etkileşime girdi. Bu etkileşim sonucunda ‘#İnhiyar_es-Suk_es-Sevda’ (dolar karaborsası çöktü) etiketi, dün sosyal medya platformlarındaki trendlerin zirvesinde yer aldı.

Sosyal medyada dev anlaşmayla ilgili tartışma devam ederken Fatima Ali ve nişanlısı Hüseyin Mahmud, (Kahire'nin doğusunda yer alan) Heliopolis semtindeki bir ticaret merkezinde kafaları karışmış haldeydi. Evlerini döşemek için ihtiyaç duydukları ev eşyalarını şimdi mi almaları yoksa fiyatların düşmesini mi beklemeleri gerektiği konusunda kararsızlardı.

Özel bir şirkette çalışan 20 yaşındaki Fatima Ali, Şarku'l Avsat'a, “Herkes fiyatların düşeceğinden bahsediyor ama sahada durum farklı ve fiyatlar her geçen gün daha fazla artıyor. Kafam karışıktı, karar veremez haldeyim” diye konuştu. Ancak arkadaşları Fatima Ali’ye ‘Mısır'da hiçbir şeyin garantisi olmadığını’ söyleyerek, beklememesini tavsiye etti.

Mısırlı ekonomist Dr. İzzeddin Hassaneyn, ‘Ras el-Hikme Anlaşmasının piyasalarda fiyatların düşmesine neden olacağına’ inanmıyor. Şarku'l Avsat'a konuşan Dr. Hassaneyn, “Fiyatlarda bir düşüş olmayacak ve olsa bile bu önemli bir düşüş olmayacak. Çünkü tüccarların çoğu, satın aldıkları malları liranın dolar karşısındaki değeri nedeniyle yüksek fiyatlardan satıyor. Anlaşmanın şu an fiyatlar üzerinde önemli bir etkisi olmayacak. Fakat belki diğer ekonomik faktörlerin sabit kalması ve karaborsa ile döviz kurunun kontrol altına alınmasıyla bir yıl sonra yansımaları ortaya çıkabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Hassaneyn, anlaşmanın imzalanmasına ve ülkeye beklenen dolar girişine ilişkin söylentilere rağmen Mısır piyasasında son birkaç gündür bazı emtia fiyatlarında artış yaşandığına dikkati çekti.

fgbgr
Mısır Başbakanı Ras el-Hikme Anlaşmasının imza töreninde hazır bulundu (Mısır Bakanlar Kurulu)

Ancak Mısırlı ekonomi uzmanı Dr. Midhat Nafi, Şarku'l Avsat'a yaptığı değerlendirmede, diğer faktörlerin devam etmesi ihtimaliyle birlikte doların kaçışında herhangi bir düzenlemeye gidilmesinin piyasalarda rahatlama sağlayacağını söyledi. Nafi, Mısır'daki enflasyonun büyük bir bölümünün dolar kurundan kaynaklandığını, bu yüzden de herhangi bir iyileşmenin emtia fiyatlarına düşüş olarak yansıyabileceğini belirtti. Nafi, tüccarların önümüzdeki dönemde piyasa beklentilerine bağlı olarak fiyatları artırma esnekliğinin, fiyatları düşürme esnekliğinden daha fazla olduğunun altını çizdi.

Mısır Merkez Bankası verileri, akaryakıt ve değişken fiyatlı bazı gıda ürünlerini hariç tutan çekirdek enflasyon oranının, aralık ayındaki yüzde 34,2 seviyesinden geçtiğimiz ocak ayında yıllık bazda yüzde 29'a düştüğünü gösterdi. Fakat bu gerileme, Mısırlıların yüksek fiyatlarla ilgili şikayetlerini dindirmedi.

Herkes dev anlaşmanın döviz kuruna etkisini bekliyor. Ekonomist Dr. Hassaneyn, anlaşmanın Mısır Merkez Bankası’nda bir toparlanma yaratacağını, limanlarda biriken mallarla ilgili krizi çözmek için kullanılabilecek dolar likiditesini sağlayacağını ve böylece piyasalardaki emtia arzını artırıp üretim ihtiyacını karşılayacağını söyledi. Bu tür önlemlerin piyasada şok etkisi yaratarak karaborsada dolara olan talebin azalmasını sağlayacağını belirten Dr. Hassaneyn, böylece serbest piyasada dolar kurunun resmi kura yaklaşacağını vurguladı.

sdfvebv
Mısırlılar dev anlaşmanın karaborsa doları üzerinde yansımaları olmasını bekliyor (Fotoğraf: Abdulfettah Ferec)

Dr. Hassaneyn, anlaşma sayesinde Mısır'a girecek dolar akışının, karaborsadan dolar toplamak için resmi döviz kurunun canlandırılması ve Mısırlıların yurt dışındaki paralarını ülkeye geri getirmesi gibi çeşitli önlemler alınmasını gerektirdiğini ifade etti. Ayrıca, 2016 yılında olduğu gibi, geçici bir süre için de olsa vatandaşlara döviz yatırma ve bankalara döviz bozdurma olanağı sağlanması önerisinde bulundu.

Öte yandan anlaşmanın bir ekonomi projesi olarak ele alınması ve bu projeden faydalanmak için çeşitli önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan ekonomi uzmanı Dr. Nafi, “Anlaşmanın sağlayacağı dolar likiditesinin nasıl kullanılacağı, bu likiditenin projelere harcanıp harcanmayacağı, hükümetin kemer sıkma önlemleri alıp almayacağı ve para kontrol politikası uygulayıp uygulamayacağını bilmek önemli” dedi.

Dr. Nafi, anlaşmanın para kontrol politikaları, büyük projelere yapılan harcamaların ve ithalatın azaltılması ve lira için esnek bir sabit döviz kurunun benimsenmesiyle birlikte uygulanması gerektiğinin altını çizdi. Dr. Nafi, bunun Mısırlıların yurtdışından ve başka yerlerden gelen havalelerinden ülkenin dolar gelirini artırmaya katkıda bulunacağını kaydetti.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.