Türkiye, 1 hafta boyunca çöl tozunun etkisinde kalacak

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, Türkiye'nin 1 hafta boyunca Afrika üzerinden gelen çöl tozunun etkisi altında kalacağını bildirdi.

Türkiye, 1 hafta boyunca çöl tozunun etkisinde kalacak
TT

Türkiye, 1 hafta boyunca çöl tozunun etkisinde kalacak

Türkiye, 1 hafta boyunca çöl tozunun etkisinde kalacak

Prof. Dr. Toros, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çöl tozlarının rüzgarlar sebebiyle atmosferik sistemlerle binlerce kilometre uzaklara taşındığını söyledi.

Çöl bölgelerinde bol miktarda toz bulunduğunu belirten Toros, bu tozların farklı kıtalara hareket etmesinin normal bir doğa olayı olduğunu anlattı.

Toros, en büyük sıcak çöl olan Sahra Çölü'nün dünya atmosferinde önemli bir mineral toz kaynağı olduğunu kaydederek, "Demir ve fosfor gibi mineraller yönünden zengin çöl tozları, taşıdığı minerallerle denizlerde fitoplanktonların besin kaynağı olurken, karalarda bitkilerin gelişmesine ve toprağın veriminin artmasına katkı sağlıyor." dedi.

Türkiye'nin de Afrika'dan gelen çöl tozunun etkisi altına girdiğini aktaran Toros, şunları söyledi:

"Türkiye'de çöl tozunun etkisi, atmosferik sayısal model sonuçlarına göre önümüzdeki hafta boyunca devam edecek. Çöl tozu etkisi Türkiye'nin farklı bölgelerinde günden güne değişiyor. Örneğin bugün Doğu ve Güneydoğu Anadolu, pazar ve pazartesi Akdeniz, İç Anadolu, Ege, Marmara, salı Karadeniz, Marmara ağırlıklı, çarşamba Akdeniz, İç Anadolu, Ege, Marmara Bölgesi'nde çöl tozu etkili olacak. Perşembe günü çöl tozunun etkisi azalacak. Cuma gününden itibaren azalarak ülkemizi terk edecek."

Toros, bugünlerde akşamları çiseleyen havayla birlikte araçların üzerinde çöl tozlarının görüleceğini dile getirdi.

"Havadaki parçacık maddeler arttıkça hava kalitesi kötüleşebilir"

Prof. Dr. Toros, çöl tozunun etkisiyle atmosferin bu günlerde kırmızımsı şekilde görüldüğünü kaydetti.

Gökyüzünde görülen renklerin atmosferdeki moleküllerin saçtığı güneş ışığından geldiğini belirten Toros, "Güneş ışınlarının geliş açısı ve toz miktarına bağlı olarak bilhassa gün doğumu ve gün batımında gökyüzü daha kızılımsı, daha sütlü ve daha puslu yani daha renkli hale gelebilir." diye konuştu.

Toros, altın değerinde mineraller taşıyan çöl tozlarının Türkiye'ye doğal gübre taşıdığını belirtti.

"Bugünlerde koşmak yerine yürüyüş yapmak daha doğru olacaktır"

Yapılan çalışmaların, çöl tozlarının faydalarına rağmen yer seviyesinde yoğunlaştığında bazı sağlık sorunu olan kişilerde nefes alma sorunlarına neden olabildiği yönünde olduğunu belirten Toros, "Çünkü havadaki parçacık maddeler arttıkça hava kalitesi kötüleşebilir. Parçacıklar solunarak akciğerlere ve kan dolaşımına girebilir ve astım ve üst solunum yolu sıkıntıları olanları olumsuz etkileyebilir." diye konuştu.

Toros, tozların bilhassa bebekler, çocuklar, yaşlılar ve kalp veya akciğer rahatsızlığı olanlarda daha olumsuz etkisi olduğunu kaydederek, "Bu sebeple sağlımızı korumak için bulunduğumuz yerin hava kalitesini 'www.havaizleme.gov.tr' adresinden takip etmesinde fayda var. Kendi sağlık durumunuza göre dikkatli olalım. Örneğin bugünlerde dışarıya çıkıyorsanız koşmak yerine yürüyüş yapmak daha doğru olacaktır." ifadelerini kullandı.



Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

TT

Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

Türkiye: İsrail bölgenin güvenliğine yönelik en büyük tehdit ve Suriye'yi istikrarsızlaştırıyor

İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarını arttırması ve Türkiye'yi Suriye'yi vesayeti altına almaya çalışmakla suçlamasının ardından Türkiye dün yaptığı açıklamada, İsrail'in Suriye'den çekilmesi ve istikrar çabalarını engellemekten vazgeçmesi gerektiğini belirtti.

Dışişleri bakanlığı açıklamasında, “İsrail, bölgedeki güvenliğe yönelik en büyük tehdit haline geldi” diyerek, “stratejik bir istikrarsızlaştırıcı, kaosa neden olan ve terörizmi körükleyen” bir ülke haline geldiğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre açıklama şöyle devam etti: “Dolayısıyla, bölgede güvenliğin tesis edilebilmesi için İsrail'in öncelikle yayılmacı politikalarından vazgeçmesi, işgal ettiği topraklardan çekilmesi ve Suriye'deki istikrar çabalarını baltalamaktan vazgeçmesi gerekmektedir.”

Suriye'ye yönelik hava saldırılarını dün gece yoğunlaştıran İsrail, saldırıları Şam'daki “yeni yöneticilere” bir uyarı olarak ilan etti ve Ankara'yı Suriye'ye vesayetini dayatmaya çalışmakla suçladı.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, çarşamba gecesi düzenlenen hava saldırılarının “İsrail Devleti'nin güvenliğinin tehlikeye atılmasına izin vermeyeceğimize dair açık bir mesaj ve gelecek için bir uyarı” olduğunu söyledi.

Katz yaptığı açıklamada, İsrail silahlı kuvvetlerinin Suriye içindeki tampon bölgelerde kalacağını ve güvenliğine yönelik tehditlere karşı harekete geçeceğini belirterek, Suriye hükümetini, İsrail'e düşman güçlerin girmesine izin vermesi halinde ağır bir bedel ödeyeceği konusunda uyardı.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki etkisine ilişkin endişelerini yansıtarak, Ankara'yı Suriye'de, Lübnan'da ve başka yerlerde “olumsuz bir rol” oynamakla suçladı.

Saar, Paris'te düzenlediği basın toplantısında “Suriye'ye Türk vesayetini empoze etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Niyetlerinin bu olduğu çok açık” ifadelerini kullandı.