Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier: (Türkiye-Almanya) İki ülke olarak birbirimiz için vazgeçilmeziz

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier: (Türkiye-Almanya) İki ülke olarak birbirimiz için vazgeçilmeziz

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, "(Türkiye-Almanya) İki ülke olarak birbirimiz için vazgeçilmeziz, birbirimize ihtiyacımız var." dedi.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Almanya-Türkiye ilişkilerinin uzun ve zengin bir geçmişe dayandığını dile getiren Steinmeier, "Benim için diplomatik ilişkilerimizin başlamasının 100. yıl dönümünde Türkiye'ye gelmek çok önemliydi." dedi.

Steinmeier, bu ilişkilerin sadece devletler ve hükümetler arasında olmadığını söyleyerek, özellikle insani ilişkilerin iki ülke arasındaki bağları özel kıldığına işaret etti.

"Dünyadaki hiçbir ülkeyle Almanya'nın (Türkiye'yle olduğu gibi) bu kadar yoğun dostane ve ailevi ilişkileri yoktur." ifadesini kullanan Steinmeier, 1961'de işgücü anlaşması imzalanmasından bu yana yaklaşık 3 milyon Türk kökenli insanın Almanya'da yaşadığını hatırlattı.

Steinmeier, iki ülkenin NATO'da, G20 nezdinde ve özellikle de Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler karşısında bilgi ve görüş alışverişinde bulunması gerektiğini söyleyerek, "(Türkiye-Almanya) İki ülke olarak birbirimiz için vazgeçilmeziz, birbirimize ihtiyacımız var." ifadesini kullandı.

"Gazze'de insani durumu düzeltmeliyiz"
Gazze'de yaşanan son gelişmelere de değinen Steinmeier, "Gazze'deki insani durumu düzeltmeliyiz, düzeltmek durumundayız." dedi.

Steinmeier, savaşın bölgeye yayılmasının engellenmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Filistinliler için siyasi bir perspektif olmadan orta veya uzun vadede İsrail için de güvenlik sağlanamaz. Sonucunda bu siyasi perspektif sadece iki devletli bir çözüm olabilir, bu yönde yine adım atmalıyız.

Kısa süre içinde ve bu çok zor dönemlerde Türk-Alman ilişkilerine yeniden önem kazandırmalıyız, ivme kazandırmalıyız. Çok yoğun ve detaylı görüşmelerimiz sonrasında size tekrar davetiniz için tüm gönlümle teşekkür etmek istiyorum."

Erdoğan'a İstanbul, Gaziantep ve Ankara'ya daveti için teşekkür eden Steinmeier, Erdoğan'ın Almanya'ya 2018'deki ziyaretinden sonra iki kere daha görüşme fırsatına sahip olduklarını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Steinmeier, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Filistin'deki duruma ilişkin, "Bu iki olay tehlikeli bir zamanda yaşadığımızı gösteriyor. Bu gerçekler bizim siyasi hayatımızı ne kadar etkilese de ilişkilerimiz çok uzun bir geçmişe ve zengin bir geçmişe dayanıyor." ifadelerini kullandı.

İki ülkenin insani ilişkilerine işaret eden Steinmeier, şöyle devam etti:

"100 yılı aşkın bir süre önce zanaatkarlar Almanya'daki yoksulluktan kaçarak Türkiye'ye, bu uzaklara gelmişlerdi. 1920'li yıllarda Alman bilim adamları, mimarlar, şehir plancıları genç Türk Cumhuriyeti'nin kuruluşuna katkıda bulunmak için geldiler. 1930'lu, 1940'lı yıllarda ise Nazi Almanya'sında baskıya uğrayan çoğu Yahudi olan aileler buraya geldiler."

Steinmeier, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde katıldığı etkinlikte, geçmişte Türkiye'ye gelen bilim insanları konusunda yeni bilgiler edindiğini söyleyerek, iki ülkenin tarihi bağlılığının son derece güncel olduğunu ifade etti.

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde Almanya'dan insani yardım kuruluşlarının, doktorların kısa sürede Türkiye'ye ulaşarak arama kurtarma ekiplerine katıldığını anımsatan Steinmeier, Almanya'dan çok yoğun maddi destek de sağlandığını belirtti.

Steinmeier, deprem bölgesi ziyaretiyle ilgili konuşurken de yeniden inşa çalışmalarının "takdire şayan" olduğunu ifade ederek, "Burada aynı zamanda Suriyeli göçmenler de aynı şekilde bu depremin mağdurları oldular. Dün onlarla da konuştum. Almanya olarak depremzedeleri unutmayacağız ve desteklemeye devam edeceğiz." dedi.

Ticaret hacmi 55 milyar avroya ulaştı
Görüşmelerinde kültürel, bilimsel ve ekonomik ilişkilerin de konuşulduğunu belirten Steinmeier, "İki ülke arasındaki ticaret 55 milyar avroluk hacimle yeni bir rekora ulaştı. Türkiye'de finans politikalarındaki reformlar Avrupa'da da Batı'da da büyük bir takdirle karşılanıyor. Bana refakat eden Maliye Bakanım da bana bu konuda bilgi verdi." şeklinde konuştu.

Stenmeier, ekonomik açıdan zor bir dönemden geçildiğine işaret ederek, "Bu nedenle ekonomik ilişkilerimizi daha da geliştirmek zorundayız." dedi.

Yasal güvenlik ve hukuk devleti ilkelerinin önemli olduğunu vurgulayan Steinmeier, "Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkiler konusunda da basın özgürlüğü, hukuk devleti ilkeleri son derece önemli. Geçtiğimiz hafta AB Zirvesi sırasında bu konuda somut ilerlemelerin kaydedilmesi konusunda, örneğin vize konularında ilerleme kaydedilmesini, çaba harcamamız gerektiğini söyledik." diye konuştu.

Steinmeier, Türkiye'de "son derece gayretli bir sivil toplum, ülkelerinin iyiliğini isteyen, çabalayan insanlar" olduğunu vurgulayarak, "Bu nedenle Türkiye'ye dinamik, demokratik ve Avrupa'ya yönelen bir gelişme diliyorum. 100 yıldır süren ilişkilerimizin daha da başarılı olması ve geleceğe dönük olmasını arzu ediyorum. Bunu arzu ediyorum çünkü biraz önce söylediğim gibi dünyada yaşanan gelişmeler hepimizi son derece endişelendiriyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Steinmeier, Erdoğan ile Rusya-Ukrayna savaşını da ele aldıklarını ve ABD'nin Ukrayna'ya yardımlarının söz konusu olduğunu belirterek, "Türkiye'nin de Ukrayna'yı desteklediğini biliyoruz. Biz de aynı şekilde bu desteği vermeye çalışıyoruz. Gelecekte de bu desteği yoğun bir şekilde, askeri ve ekonomik açıdan sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

Birkaç hafta sonra Almanya'da "Ukrayna Yeniden Yapılanma Konferansı" düzenleneceğini kaydeden Steinmeier, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı da bu konferansa davet etti.

Gazze'deki insani durum
Hamas’ın 7 Ekim saldırısının, Orta Doğu’daki son çatışmanın nedeni olduğunu savunan Steinmeier, "(Gazze'deki insani durum) Bu konuda da Türkiye'nin önemli bir görevi var. Sayın Cumhurbaşkanı'yla birlikte hepimizin, elimizden geldiğince özellikle rehinelerin serbest bırakılması için bölgedeki ilişkilerimizi kullanmamız gerektiğini konuştuk. Bu, diğer adımların bu olayın tırmanmasına engel olması için ön koşul." diye konuştu.

Steinmeier, iki ülke ilişkilerinin "yüzeysel" olmadığını, kendisine Türkiye ziyaretinde çeşitli alanlardaki kişilerden oluşan kalabalık bir heyetin eşlik ettiğini aktardı.

Berlin'de döner dükkanı işleten üçüncü kuşaktan Arif Keleş'in dönerinin de "bu çeşitliliğin bir parçası" olduğunu kaydeden Steinmeier, "Bu, yeni Almanya'yı şekillendiren bir çeşitlilik. Bunun anlaşılmasını arzu ediyorum." ifadelerini kullandı.

Steinmeier, Almanya'nın İsrail'e silah ihracatına ilişkin soruya da bu desteğin "soykırıma katkı olduğu" fikrini paylaşmadıklarını ve uluslararası mahkeme nezdinde de bu konumlarını savunduklarını söyleyerek karşılık verdi.

Almanya'nın Solingen kentinde geçen ay kundaklama sonucu Türk kökenli Bulgaristan vatandaşı aynı aileden 4 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıya ilişkin Steinmeier, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile toplantılarında bu konuyu konuştuklarının altını çizdi.

Steinmeier, bu saldırıdan duyduğu üzüntüye değinerek, Alman makamlarının saldırıyı yapanlara hak ettikleri cezayı vereceğini sözlerine ekledi.

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier Ankara'dan ayrıldı
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından Berlin'e dönmek üzere Ankara'dan ayrıldı.

Steinmeier ve beraberindeki heyeti Ankara Valisi Vasip Şahin uğurladı. Steinmeier ve heyetini Berlin'e götürecek uçak, saat 19.36'da Ankara'dan hareket etti.

Steinmeier, 3 günlük Türkiye ziyareti kapsamında 22 Nisan'da İstanbul'a gelmiş ve 63 yıl önce Almanya'ya iş gücü göçünün başladığı nokta Sirkeci Garı'na ziyarette bulunmuştu. Burada, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın tarafından karşılanan Steinmeier, sonrasında İmamoğlu ve İstanbul Valisi Davut Gül ile Demiryolu Müzesi'ni ziyaret etmişti.

Cumhurbaşkanı Steinmeier, Almanya'nın Ankara Büyükelçiliğinin Tarabya'daki tarihi yazlık rezidansında da iş dünyası, gazeteci, siyasetçi ve spor dünyasından isimlere davet vermişti.

Steinmeier, 23 Nisan'da da İstanbul Havalimanı'nda Alman lojistik firması DHL'yi ziyaret ederek yetkililerden bilgi almıştı. Ardından Gaziantep'e giden Steinmeier, Gazikent İlkokulu'nu ziyaret etmiş; Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin etkilediği Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulunmuştu.

Dün akşam saat 20.48'de de Ankara'ya gelen Steinmeier, bugün Anıtkabir'i ziyaret etmesinin ardından Ankara Üniversitesi (AÜ) Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile bir araya gelmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Steinmeier, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenlemişti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden Almanya'nın Ankara Büyükelçiliğine gelen Steinmeier, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşmüştü.
 



İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
TT

İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)

Reuters'ın aktardığına göre, İran'ın Fars Haber Ajansı bugün Asaluyeh'deki Güney Pars Petrokimya Kompleksi'nde birkaç patlama sesi duyulduğunu bildirdi.

Bugün, İran'ın Kum kentindeki bir yerleşim bölgesine düzenlenen hava saldırısında, devlet kontrolündeki İran Daily gazetesinin internet sitesine göre en az 5 kişi öldü. İran, son günlerde savaşla ilgili genel kayıp rakamlarını açıklamadı, ekipman kayıplarından ise bahsetmedi.

Bu sabah erken saatlerde, İran'ın başkenti Tahran'a bir dizi hava saldırısı düzenlendi ve patlamalar gece boyunca yankılandı; ancak hedeflerin ne olduğu anlaşılamadı. Alçak uçuş yapan savaş uçaklarının uğultusu birkaç saat boyunca aralıklarla duyuldu.


Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
TT

Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)

Dünya, ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşın seyrini durdurabilecek her gelişmeyi endişeyle takip ediyor. Bu gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala daha da artıyor. Trump, Tahran’dan Hürmüz Boğazı’nı açmasını talep etmiş, aksi takdirde bir misilleme ile karşı karşıya kalacaklarını belirtmişti.

Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak bir anlaşmaya varmaları için önümüzdeki çarşamba gününü son tarih olarak verdi. Bu, ABD’nin doğu kıyısı saatiyle salı akşamı 20:00’ye denk geliyor. Taraflar, savaşın kırkıncı gününe yaklaşırken ya bir uzlaşmaya varacak ya da yıkıcı bir saldırıyla yüzleşecek.

Olası ateşkes

ABD ve İsrail kaynaklarına göre, ABD ve bölgesel arabulucular, savaşın kalıcı olarak sona ermesine yol açabilecek 45 günlük olası bir ateşkes üzerine görüşmeler yürütüyor.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre uzmanlar, sürenin son saatlerinde kısmi bir anlaşma sağlanma olasılığı azalmasına rağmen, bu girişimi savaşın dramatik bir şekilde tırmanmasını önlemek için ‘son şans’ olarak değerlendiriyor.

Savaşı durdurmaya yönelik çabalar

Diplomatik çabalara yakın kaynaklar, görüşmelerin Pakistan, Mısır ve Türkiye aracılığıyla yürütüldüğünü ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında doğrudan mesajlaşmaların gerçekleştiğini açıkladı. Axios’a göre müzakereler şu anda iki aşamalı bir anlaşma üzerinde yoğunlaşıyor: İlk aşama, savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesi amacıyla yürütülecek görüşmelerin süreceği yaklaşık bir buçuk aylık olası bir ateşkesi kapsıyor. Gerekirse ateşkes süresi uzatılabilecek.

Arabulucular, ikinci aşamaya geçiş ve savaşın tamamen sona erdirilmesinin, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum meselesinin çözümüyle mümkün olacağını, bunun ya uranyumun yurtdışına taşınması ya da yoğunluğunun azaltılması yoluyla olabileceğini belirtiyor. Bu adımların yalnızca kapsamlı bir nihai anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilebileceği vurgulanıyor.

Şu anda arabulucular, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokuyla ilgili güven artırıcı önlemler almasını sağlayacak taslaklar üzerinde çalışıyor. Kaynaklardan ikisi, bu iki konunun Tahran için temel pazarlık maddeleri olduğunu ve İran’ın yalnızca 45 günlük geçici bir ateşkes karşılığında bunlardan tamamen vazgeçmeyeceğini söylüyor. Arabulucular ise ilk aşamada her iki konuda kısmi adımlar atılması ve ABD’nin de savaşın yeniden başlamayacağına dair garantiler sunması olasılığını değerlendiriyor.

ABD birliklerinin hareketlerini takip etmek

Başarının büyük ölçüde İran’ın vereceği yanıta bağlı olabileceği belirtiliyor. Zira Tahran son günlerde çeşitli teklifleri reddetmişti.

Londra Free Press gazetesinde yayımlanan bir makaleye göre, ABD güçlerinin bölgedeki mevcut hareketliliği biraz daha sürebilir ve bölgeye takviye birlikler gönderilebilir. Makale, mevcut durumun bu ayın sonuna kadar devam edebileceğine işaret ediyor.

Makalede, İran’daki yeni liderlerin Amerikalıların hamlelerini önemsemediği, çünkü Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün ABD’nin sahip olduğu tüm kozlardan üstün olduğunu düşündükleri ifade ediliyor. Bu nedenle ay sonuna gelindiğinde, Trump’ın önünde büyük olasılıkla yalnızca üç seçenek kalacağı ve bunların hepsinin onun açısından korkutucu olduğu vurgulanıyor.

Trump için olası seçenekler şunlar olabilir:

1- İran rejimi ile anlaşma

İlk seçenek, Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü içeren ve ABD ile İsrail’in İran’a yeniden saldırmayacağına dair uluslararası bir garanti öngören bir anlaşma yapmak. Gazeteye göre bu durum Trump için ‘son derece küçük düşürücü’ olacak. Zira kötü tabloyu hiçbir şekilde düzeltemeyecek.

2- Zafer ilanı ve asker çekme

İkinci seçenek, zafer ilan ederek birlikleri geri çekmek, ancak bu durum Hürmüz Boğazı’nın açılmasını sağlamayacak.

3- Hark Adası’nın ele geçirilmesi

Üçüncü seçenek, kara kuvvetlerini göndererek Hürmüz çevresindeki Hark Adası veya kıyı bölgelerinin ele geçirilmesiyle İran’ı müzakere masasına oturtma umudu. Gözlemciler, Amerikan askerlerinin düşürülen uçağının pilotlarını başarıyla kurtarmasının ardından Trump’ın benzer operasyonları genişletme isteğinin doğabileceğinden endişe ediyor.

2 Nisan’da gerçekleştirilen bu operasyon, pilotların güvenli şekilde kurtarılmasını sağlamıştı. The Hill gazetesine göre Trump, anlaşma sağlanamazsa İran’a kara birlikleri göndermeyi de değerlendiriyor.

Trump, sürenin dolmasına kadar bir anlaşma umudunu korurken, son saatlerdeki açıklamalarında İran’a boyun eğmezse ülkeyi tamamen yok edeceği tehdidinde bulunarak kararlılığını gösterdi. Enerji tesisleri ve başlıca köprüler, saldırı hedefleri arasında öncelikli olarak gösterildi.


Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
TT

Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bugün İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu istihbarat şefinin öldürüldüğünü duyurarak, İranlı liderleri "tek tek" takip edeceklerini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Katz, "Devrim Muhafızları sivillere ateş açıyor, biz ise terörist liderleri ortadan kaldırıyoruz" dedi.

Katz, "İran liderleri sürekli olarak hedef alındıklarını hissediyorlar ve biz de onları tek tek takip etmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

İsrail'in İran'ın çelik ve petrokimya endüstrilerine "önemli ölçüde zarar verdiğini" iddia etti.

Şöyle devam etti: "İran'ın ulusal altyapısını yok etmeye devam edeceğiz ve terörist rejimi çöküş noktasına kadar zayıflatmak, terörizmi yayma ve İsrail Devleti'ne ateş açma kabiliyetini baltalamak için çalışacağız."