Kaynaklar, Sudan ordusu ile HDK arasında dolaylı görüşmeler yapıldığını ortaya çıkardı

ABD'nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello savaşı durdurmak için görüşmeler yapıyor.

ABD'nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello (Şarku'l Avsat)
ABD'nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello (Şarku'l Avsat)
TT

Kaynaklar, Sudan ordusu ile HDK arasında dolaylı görüşmeler yapıldığını ortaya çıkardı

ABD'nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello (Şarku'l Avsat)
ABD'nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello (Şarku'l Avsat)

ABD'li üst düzey bir yetkili, aralarında Sivil Demokratik Güçler Koordinasyonu'nun (Tekaddum) önde gelen liderlerinin de bulunduğu bir grup Sudanlıya, ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında dolaylı müzakerelerin yürütüldüğünü bildirdi. Şarku'l Avsat'a konuşan kaynaklara göre, müzakerelerin yeniden başlaması için görüşmeler devam ediyor. Kaynaklar ayrıca, ABD'nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello'nun her iki taraftan üst düzey yetkililerle yaptığı temaslara ve Afrika'daki komşu ülkelerin cumhurbaşkanları ve liderlerinin müzakere yoluyla barışçıl bir çözüme ulaşma çabalarına atıfta bulundu.

Aynı kaynaklar, Sudan Egemenlik Konseyi liderlerinin müzakerelere dönmeyi reddederek diyalog süreci hakkında olumlu konuşmaya yönelik tutumlarındaki ani değişikliğin ABD Özel Temsilcisi ile yapılan görüşmelerin bir sonucu olduğuna inanıyor.

grtyju
Sudan Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (arşiv)

ABD'nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello, dün (Çarşamba) Kahire'den Washington'a gitti ve Kurban Bayramı’nın hemen ardından bölgeye dönecek.

Sudan dosyasını elinde tutan ABD çevrelerine yakın kaynaklar ise Tom Perriello'nun bölge ülkelerine (Etiyopya, Kenya, Uganda ve Mısır) yaptığı ziyaret sırasında savaşın iki tarafı olan Sudan ordusu ve HDK liderleriyle doğrudan temaslarda bulunduğunu doğruladı.

Kaynaklar, “Washington, Sudan Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ve HDK Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu’yu (Hamideti) mümkün olan en kısa sürede barışçıl müzakere yoluna dönmeye ikna etmek için tüm bölgesel güçler ve bölgedeki ortaklarıyla iletişim halinde” dedi.

Adlarının açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkililer, “ABD yönetimi kapalı kapılar ardında doğrudan temaslarda bulunarak iki tarafın Cidde Platformu’nda müzakere masasına oturup anlaşmayı imzalamadan önce neredeyse tamamlanmış bir anlaşmaya varmaları için çalışıyor” ifadesini kullandı.

cdfvgbrh
ABD'nin Sudan Özel Temsilcisi Tom Perriello Kampala'da Sudanlı aktivistlerle bir toplantı sırasında (X)

Aynı kaynaklara göre, çatışmanın iki tarafıyla yapılan bu görüşmeler ‘iyi ve ileri’ sonuçlar verdi. Kaynaklar, Sudan ordusu komutanlarının kapalı görüşmelerdeki tutumunun ‘kamuoyunda söylediklerinin aksine, ABD'nin son hamleleriyle ilgili olarak daha olumlu göründüğüne’ dikkat çektiler.

Öte yandan, üst düzey bir HDK komutanı, HDK'nin üst düzey komutanlarıyla devam eden temasların varlığını doğruladı, ancak herhangi bir sonuca ulaşıldığı bilgisini reddetti. HDK komutanı Şarku’l Avsat'a, “Suudi Arabistan ve ABD'deki arabuluculara HDK'nin Cidde Platformu’ndaki müzakerelere her an dönmeye hazır olduğunu bildirdik. Yönetimimiz bölgesel ve uluslararası topluluklarla sürekli iletişim halinde ve onların tezlerini dinliyor. Barışa ulaşmak için müzakere sürecini kolaylaştıracak fikir ve önerileri paylaşıyoruz” şeklinde konuştu.

zaxscdfv
Omdurman'da Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki savaşta imha edilen bir tank (Reuters)

Müzakere heyetinin bir üyesi olan komutan, “HDK barış görüşmelerine dönmek için herhangi bir koşul öne sürmüyor. Ancak diğer taraf savaşı sona erdirme arzusuna sahip değil, çünkü karar mercii değil. İslamcılar ordu içinde karar mekanizmasını tamamen kontrol ediyor ve iktidara geri dönmek amacıyla savaşı durdurmak için bir anlaşmaya varmak üzere Cidde Platformu'nda müzakere masasına gitmemeleri için liderlerine baskı yapıyor” ifadelerini kullandı.

‘İslamcıların Cidde Platformu'nda varılan her şeyi ve Bahreyn'in başkentindeki Manama Anlaşması’nı engellemek için çalıştıklarını’ açıklayan HDK komutanı, “Top şimdi Suudi Arabistan ve ABD'deki arabulucuların yanı sıra Afrika Birliği (AfB) ve Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi'nin (IGAD) sahasında. Sudan ordusuna Cidde Platformu’na geri dönmesi için baskı yapma görevi onlarda” dedi.

Güney Darfur hükümeti

Öte yandan HDK, X platformunda, şu anda çatışmanın iki tarafı arasında çatışmaların yaşandığı el-Faşir kentinden sonra bölgenin ikinci büyük yerleşimi olan Güney Darfur eyaletinde sivil bir hükümetin kurulduğunu duyurdu.

HDK'ye göre bu eyaletteki otorite, kontrolü altındaki Hartum, El Cezire ve diğer bazı Darfur şehirlerindeki sivil yönetimlere benzer şekilde ‘yerel halktan oluşturuldu’.

HDK tarafından yapılan açıklamada, bunun ‘federal yönetim çerçevesinde gerçekleştiği, böylece bölge vatandaşlarının yaşamı kolaylaştırmak ve halka kamu hizmetleri sağlamak açısından kendi işlerini yönetmek için yönetime katıldıkları ve HDK'nin misyonunun güvenlik ve istikrarı tesis etmek olduğu’ belirtildi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.