Gazze savaşının geleceğine dair 4 senaryo

Lübnan sınırındaki gerginlik artarken, Tel Aviv-Washington hattındaki sürtüşme sürüyor

İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda toplamda en az 37 bin 658 kişi öldürülürken, 86 bin 237 kişi de yaralandı (AFP)
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda toplamda en az 37 bin 658 kişi öldürülürken, 86 bin 237 kişi de yaralandı (AFP)
TT

Gazze savaşının geleceğine dair 4 senaryo

İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda toplamda en az 37 bin 658 kişi öldürülürken, 86 bin 237 kişi de yaralandı (AFP)
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda toplamda en az 37 bin 658 kişi öldürülürken, 86 bin 237 kişi de yaralandı (AFP)

Amerikan gazetesi New York Times (NYT), Gazze savaşının geleceğine dair 4 senaryoyu inceledi.

İsrail ordusunun Refah'taki kara harekatı sürerken, ABD bir yandan da Hizbullah'la topyekun savaş ihtimalinden endişeleniyor. 

Ateşkes ve rehine takası sürecinde de henüz somut bir ilerleme sağlanmadı. NYT, Gazze savaşındaki bazı belirsizliklere de dikkat çekerek, bölgenin geleceğine dair 4 senaryoyu masaya yatırdı. 

1 - Gazze'de küçük çaplı baskınlar sürebilir

Analizde, İsrail'in Refah'taki kara harekatını tamamlaması durumunda, bunun ardından bölgede küçük çaplı rehine kurtarma operasyonları düzenleyebileceği belirtildi. 

Haberde, İsrail'in 8 Haziran'da düzenlediği kanlı rehine operasyonu da hatırlatıldı. Gazze Şeridi'ndeki Nusayrat mülteci kampında iki noktaya düzenlenen operasyonda, 4 rehine kurtarılmıştı. 

Ancak operasyonda yüzlerce Filistinlinin kanı dökülmüştü. Gazze Sağlık Bakanlığı, en az 274 Filistinlinin öldürüldüğünü, 698 kişinin de yaralandığını bildirmişti.

NYT, kısa çaplı operasyonların buna benzer rehine kurtarma harekatlarını içerebileceğine işaret etti. 

Ayrıca İsrail ordusunun, Hamas'ın belirli bölgelerde tekrar güç kazanmasını önlemek için Gazze'deki mahallelere kısa süreli baskınlar düzenlemeye devam edebileceği belirtildi. 

2 - Gazze'de iktidar boşluğu oluşabilir

İkinci senaryoda, İsrail'in Gazze'nin büyük bir bölümünden askerlerini çekerek, Hamas'ın hakimiyetini sürdürmesine izin verebileceği ifade edildi. 

İsrail ordusunun baskınlarla Hamas'ın eski gücüne kavuşmasını engelleyebileceği belirtilirken, bunun başka çetelerin ve grupların örgütle rekabete girişmesine ve Gazze'de bir iktidar boşluğu oluşmasına yol açabileceğine dikkat çekildi. 

Bu durumun Gazze'nin yeniden inşasını, insani yardım tedarikini ve sivillerin evlerine dönmesini zorlaştırabileceği değerlendirmesi yapıldı. 

Bu senaryoda İsrail'in silah kaçakçılığını engellemek için Gazze'nin Mısır sınırını kontrol altında tutması da öngörülüyor. Ayrıca İsrail'in, Gazze'nin kuzeyiyle güneyini birbirinden ayıran bir hat kurarak burada asker konuşlandırmayı sürdürebileceği belirtildi. 

3 - Hizbullah'la savaşa girilebilir veya gerginlik azaltılabilir

İsrail ordusunun, kuzeydeki Lübnan sınırına daha fazla asker sevk ederek Hizbullah'la geniş çaplı bir savaşa girebileceği yorumu yapıldı. 

Bölgeye asker yığılması, Hizbullah'ın saldırılarını artırmasıyla sonuçlanabilir, bu da topyekun bir savaşa dönüşebilir. 

Öte yandan Gazze'de çatışmaların azaltılmasının, Hizbullah'la gerginliği hafifletebileceğine dikkat çekildi.

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, şubattaki açıklamasında Gazze'deki savaş durduğunda saldırıları sonlandıracaklarını belirtmişti. 

4 - Biden yönetimiyle gerginlik sürebilir

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında Gazze'deki birliklerin çoğunu Hizbullah'la savaş ihtimali nedeniyle Lübnan sınırına sevk edeceklerini duyurmuştu.

Netanyahu, "Gazze'de yoğun çatışma aşaması sona ermek üzere ve Hamas'ı yok etmeden savaşı durdurmaya hazır değilim" demişti.

NYT, Netanyahu'nun bu açıklamasıyla ABD Başkanı Joe Biden'la yaşadığı sürtüşmeyi bir nebze azaltabileceğini yazdı. 

Ancak analizde, Netanyahu'nun Gazze'nin savaş sonrası yönetimine ilişkin net bir plan ortaya koymaması ve Hizbullah'la gerginliği azaltmaması nedeniyle, Tel Aviv-Washington hattında anlaşmazlığın sürebileceği ifade edildi.

Washington'ın aylardır Gazze'de somut bir alternatif oluşturması için Tel Aviv yönetimine baskı yaptığı hatırlatılırken, son dönemde Hizbullah'la çatışmaların sonlandırılması çağrısında bulunulduğu da belirtildi.  

Radikal sağcı koalisyon ortaklarından da baskı gören Netanyahu'nun bu yönde yapıcı bir tavır sergileyemediği değerlendirmesi paylaşıldı.

Independent Türkçe



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.