İran sandıkta: Azeri Türkü "joker aday" yeni Cumhurbaşkanı mı olacak?

Pezeşkiyan, Batı medyasında "reformist" diye nitelendi (Reuters)
Pezeşkiyan, Batı medyasında "reformist" diye nitelendi (Reuters)
TT

İran sandıkta: Azeri Türkü "joker aday" yeni Cumhurbaşkanı mı olacak?

Pezeşkiyan, Batı medyasında "reformist" diye nitelendi (Reuters)
Pezeşkiyan, Batı medyasında "reformist" diye nitelendi (Reuters)

İran'da halk, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için bugün sandığa gitti. Batı basınında reformist aday Mesud Pezeşkiyan'la ilgili analizler dikkat çekti.

İran İçişleri Bakanlığı'na bağlı Seçim Merkezi'nin verilerine göre, 88 milyon nüfusa sahip ülkede, yaklaşık 62 milyon seçmen, 59 binden fazla merkezde kurulan sandıklarda oy kullanacak. Ayrıca, 95 ülkede kurulan seçim merkezlerinde yurtdışındaki İranlılar da sandığa gidebilecek.

Seçimlerde eski Sağlık Bakanı Pezeşkiyan'ın yanı sıra muhafazakar adaylar Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Said Celili ve eski İçişleri Bakanı Mustafa Purmuhammedi yarışıyor.

Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani ve Emir Hüseyin Kadızadehaşimi ise "muhafazakar kanatta birliği sağlamak için" seçime saatler kala adaylıktan çekildi.

Birleşik Krallık'ın kamu yayımcısı BBC, 2001-2005'te Sağlık Bakanı olarak görev yapan Pezeşkiyan'ı "joker aday" diye tanımladı. 

BBC'nin diplomasi muhabiri Caroline Hawley'nin kaleme aldığı analizde Pezeşkiyan'ın başörtüsü meselesinde en reformist açıklamaları yapan aday olduğuna dikkat çekildi.

Pezeşkiyan, 14 Haziran'da yaptığı açıklamada şunları söylemişti:

Başörtüsü takmayan bir kadın, biz müdahale etmediğimiz sürece bir sorun yaratmıyor. Müdahale toplumsal çatışmaya neden oluyor.

69 yaşındaki siyasetçi, İran'daki kadınların ve kız çocuklarının İslam inancıyla bir derdi olmadığını savunarak, "Bunları dayatırsak, bize karşı cephe alırlar, din düşmanı olurlar" ifadelerini kullanmıştı. 

Pezeşkiyan, Batı'yla ilişkileri düzeltmeyi ve İran'a uygulanan ambargonun kaldırılması için nükleer meselesiyle ilgili görüşmeler düzenlemeyi hedeflediğini de açıklamıştı.

İranlı Öğrenciler Anket Ajansı'nın (ISPA) 26 Haziran'da ülke genelinde 3 bin 589 kişiyle gerçekleştirdiği kamuoyu yoklamasında, katılımcıların yüzde 33,1'le Pezeşkiyan'a yüzde 28,8'i Celili'ye, yüzde 19,1'i de Kalibaf'a destek verdiğini belirtmişti. 

BBC, özellikle gençlerin ve orta sınıfın muhafazakar yönetimden hayal kırıklığına uğradığına işaret etti. Böyle bir ortamda Pezeşkiyan'ın bir değişiklik yaratabileceği belirtildi.

Öte yandan analizde, bazı kesimlerin Tahran yönetiminin seçimlere katılım oranını artırma stratejisi güderek Pezeşkiyan'ın adaylığına müsaade ettiğini düşündüğü aktarıldı. 

Adı Azad olarak paylaşılan kadın hakları aktivisti, ülkenin politikasını dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in belirlediğini hatırlatarak şunları söyledi: 

Hamaney adında tek bir kişi kuklacı olunca, sandıktan hangi ismin çıkacağının hiçbir önemi kalmıyor. Onlara güvenmiyoruz ve tekrar manipüle edilmek istemiyoruz.

Adı Meryem olarak paylaşılan 54 yaşındaki İran vatandaşıysa Pezeşkiyan'ı desteklediğini belirterek, "Oyumu Pezeşkiyan'a vereceğim. Değişimin ancak İran'ın içinden, reform yoluyla gelebileceğine inanıyorum" dedi.

Pezeşkiyan'ın Türk, Kürt ve Beluç vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde diğer adaylara göre yüksek oy oranı aldığı da görülüyor.

İran'ın Batı Azerbaycan eyaletindeki Mahabad şehrinde dünyaya gelen Pezeşkiyan'ın annesi İran Kürdü, babası da İran Azerisi. 

Amerikan gazetesi New York Times, Azeri Türkü olan kalp cerrahı Pezeşkiyan'ın seçim kampanyası konuşmalarının bazılarını Kürtçe ve Türkçe yaptığına da dikkat çekti. 

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, 19 Mayıs'ta İran-Azerbaycan sınırında bir barajın açılış törenine katılmış, dönüşte geçirdiği helikopter kazasında hayatını yitirmişti.

Reisi'nin yanı sıra Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ve diğer 6 kişi de kazada hayatını kaybetmişti. Bunun ardından Reisi'nin yerine Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Muhbir atanmıştı. Daha sonra Hamaney, yeni Cumhurbaşkanı'nın belirlenmesi için seçim yapılacağını duyurmuştu.

Bugün yerel saatle 08.00'de başlayan oy verme işlemi 18.00'de sona erecek. Sonuçlara dair ilk verilerin gece yarısı paylaşılması, kesin sonuçlarınsa en geç pazar günü açıklanması bekleniyor.

Adayların ilk turda seçilebilmesi için yüzde 50+1 oy alması gerekiyor. Bunun gerçekleşmemesi halinde en fazla oyu alan iki aday ikinci tura kalacak ve 5 Temmuz'da yapılacak ikinci turda kazanan isim, ülkenin 9. Cumhurbaşkanı olacak.

Independent Türkçe



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe