Koordinasyon Çerçevesi, ABD'nin Yüksek Yargı Konseyi Başkanı'nı hedef alan yasası karşısında tepkili

Irak Dışişleri Bakanlığı ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Mike Waltz'un Irak’ın iç işlerine açıkça müdahale ettiği gerekçesiyle kınarken Irak Temsilciler Meclisi ‘tehlikeli bir emsal’e işaret etti

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani (ortada) Haşdi Şabi Heyeti Başkanı Falih el-Feyyad (sağda) ve Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan (solda) ile birlikte bir resmi törene katıldıkları sırada (AFP)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani (ortada) Haşdi Şabi Heyeti Başkanı Falih el-Feyyad (sağda) ve Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan (solda) ile birlikte bir resmi törene katıldıkları sırada (AFP)
TT

Koordinasyon Çerçevesi, ABD'nin Yüksek Yargı Konseyi Başkanı'nı hedef alan yasası karşısında tepkili

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani (ortada) Haşdi Şabi Heyeti Başkanı Falih el-Feyyad (sağda) ve Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan (solda) ile birlikte bir resmi törene katıldıkları sırada (AFP)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani (ortada) Haşdi Şabi Heyeti Başkanı Falih el-Feyyad (sağda) ve Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan (solda) ile birlikte bir resmi törene katıldıkları sırada (AFP)

ABD Temsilciler Meclisi’nin gündeminde olan ve Iraklı üst düzey yetkilileri ‘sadakatsizlik’ ve ‘İran’ın Irak’taki çıkarlarına hizmet ettikleri’ gerekçesiyle cezalandırmayı öngören bir yasa tasarısı, Mukteda es-Sadr ve hareketi dışında Şii güçlerin çoğunun aynı çatı altında buluştuğu Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında büyük tepkiyle karşılandı.

Ülkenin en yüksek yargı organını Yüksek Yargı Konseyi’nin başındaki ismin ABD’nin yasa tasarısında hedef alınan isimlerin başına konulması, Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin iki kat öfkelenmesine neden oldu.

ABD basınında yer alan haberlere göre ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler ve Dış İlişkiler Komiteleri Üyesi Florida’dan Cumhuriyetçi Temsilci Mike Waltz, Yabancı Hesaplar Vergi Uyum Yasası’nda (FATCA) bir değişiklik taslağı sunacak.

Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Zeydan’ın İran'la rolü

Aynı haberlere göre Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan, ‘İran'ın Irak'taki çıkarlarını desteklemek ve Tahran'a bağlı milislerin ülkede yer edinmesine yardımcı olmak için çalışan önde gelen isimler’ arasında yer alıyor.

Aralarında ABD’nin önde gelen gazetelerinden The Washington Free Beacon’ın da olduğu ABD basınında yer alan haberlere göre Irak Yüksek Federal Mahkemesi tarafından 2022 yılının şubat ayında alınan ve cumhurbaşkanlığı seçimleri için düzenlenen oturum sırasında Temsilciler Meclisi'nde hazır bulunan üye sayısı için gerekli sayıyı yorumlayan karar, seçimlerde kaybeden Koordinasyon Çerçevesi güçlerine söz konusu oturumun sonuçlarını bozma, böylece yerel seçimlerde en fazla sandalyeyi kazanan Sadr bloğunu Temsilciler Meclisi’nden  çekilmeye zorlama ve Koordinasyon Çerçevesi güçlerinin hükümeti kurmasının önünü açma hakkı verdi.

Vbzhshh
Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Zeydan (sağda) Irak Başbakanı Sudani (solda) (X platformu)

Yüksek Federal Mahkeme, sadece mahkemelerin idari işlerini denetleyen Yüksek Yargı Konseyi'nden ayrı, bağımsız bir organ olmasına rağmen, ABD Temsilciler Meclisi üyeleri, Faik Zeıdan'ı ‘Irak Yüksek Federal Mahkemesi’ni kontrol etmekle ve İran yanlısı Iraklı güçler lehine karar alması için zorlamakla’ suçluyor. ABD Temsilciler Meclisi üyeleri, Irak Yüksek Yargı Konseyi’nin ‘İran karşıtı Iraklı unsurların ABD ile daha dost bir hükümet kurmasını etkili bir şekilde engelleyen tartışmalı Şubat 2022 kararının arkasında olduğunu’ söylüyorlar.

“Tehlikeli bir emsal”

Yargı kaynaklarına göre ABD'nin yeni tasarısının onaylanması ve uygulanması, ABD’deki çeşitli makamların Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan ve bir bütün olarak Irak yargısı ile uğraşmasını engelleyecek ve ABD ile uyumlu ülkelerin Zeydan ve kontrol ettiği makamlarla uğraşmaktan kaçınmasına izin verecek.

Kaynaklar, iş birliği yapılmamasının, (ister teröristlerin ister yolsuzluk yapan kişilerin yargılanmasıyla ilgili olsun) yurtdışında alınan yargı kararlarını uygulamanın reddedilmesi, Irak mahkemeleri tarafından Interpol’den uygulanması istenen tutuklama kararlarının ve çıkarılan kırmızı bültenlerinin tanınmaması ve Irak ve mahkemeleriyle uluslararası hukuki iş birliğini reddedilmesi anlamına geliyor.

Irak Temsilciler Meclisi Başkanvekili Muhsin Ali Ekber el-Mendelavi, cumartesi günü yaptığı ilk resmi açıklamada ABD Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçi Üyesi Mike Waltz tarafından Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan'ı hedef alan bir maddenin yer aldığı bir yasa değişikliği taslağının sunulmasının ‘tehlikeli bir emsal’ teşkil ettiği vurgulandı.

Irak Dışişleri Bakanlığı, Mike Waltz'ın Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan’a yönelik sözlerinin ‘Irak’ın iç işlerine yönelik açıkça yapılmış bir müdahale’ olduğu açıklamasında bulundu.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada ‘Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan'ın şahsına ve yargının hak ve özgürlüklerin başlıca garantörü olduğu Irak devletinin temel haklarına yönelik bu saldırıların reddedildiği’ vurgulandı.

Koordinasyon Çerçevesi güçlerine yakın siyasetçilerden biri olan İzzet eş-Şabander, X platformundan ABD’nin karar tasarısıyla ilgili yaptığı yorumda, “ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler tarafından (Iraklı liderleri İran'ın Irak'taki nüfuzunun araçları olarak göstermek üzere) sunulan ve yargı kurumunu ön plana çıkararak başkanını ismen hedef alan son tasarı kınanacak önemli bir olay ve Irak'ın iç işlerine açıkça müdahaledir” ifadelerini kullandı.

Irak'taki İnsan Hakları Komisyonu eski Üyesi Ali el-Bayati, karar tasarısının, daha önce eski Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in politikalarının yaptığı gibi Irak'ın uluslararası arenadan tecrit edilmesine katkıda bulunacağını söyledi.

Vgzhsh
Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan

Beyati, X hesabından yaptığı açıklamada, “ABD Temsilciler Meclisi’nin Yüksek Yargı Konseyi’ne ve Başkanı’na yaptırım uygulanmasını öngören bir yasa çıkarma hamlesi çok tehlikeli bir adım adımdır. Bu konuda hızlıca diplomatik çabaların başlatılması gerekiyor” dedi.

Beyati sözlerine şöyle devam etti:

“İki gün önce Cenevre'deki İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından (Irak'taki insan haklarına ilişkin) şok edici ve tehlikeli bir rapor yayınlandı. Ne yazık ki Iraklılar, sanki rapor Irak'tan değil de başka bir ülkeden bahsediyormuş gibi bu konuda tepkisiz ve ilgisizdi.”

Sorun İran

Iraklı eski diplomat Gazi Faysal ise yasa tasarısının ABD'de, İran'ın hegemonyasına ve Irak'taki ekonomik, siyasi ve güvenlik alanlarındaki nüfuzunu genişletmesine karşı Temsilciler Meclisi’ndeki Demokrat ve Cumhuriyetçi parti üyelerinin ortak olarak attığı bir adımı temsil ettiğini söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Faysal, “ABD, İran'ı bir terör projesi olarak görüyor ve İran rejimini dünyadaki terörizmin başta gelen destekçisi olarak tanımlıyor. Bugün ABD Temsilciler Meclisi’nde Iraklı siyasi ve hukuki yetkililer hakkında İranlı kurumlarla yakın ilişkileri konusundaki gelişmeler, ABD yönetimi ile Şii Koordinasyon Çerçeve güçlerini temsil eden Bağdat hükümeti arasındaki hassas konulardan biridir” değerlendirmesinde bulundu.

Faysal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tüm bunlar Washington ile Bağdat arasındaki ilişkileri karmaşık hale getirip, ikili ilişkilerde yeni ve ek krizlere yol açıyor. Belki ABD'nin Irak'taki yeni büyükelçisinin İran ve İran’la bağlantılı Iraklı grupların nüfuzuyla mücadele tehdidinde bu gerilimlerin bazı yönlerini keşfedebiliriz.”

Öte yandan Iraklı araştırmacı Yahya el-Kubeysi, ABD'nin değişiklik tasarısında Yüksek Yargı Konseyi'nin Yüksek Federal Mahkeme ile karıştırıldığını ve her iki kurumun da bu listeye dahil edilebileceğini açıkladı. Irak yargısını mercek altına alan büyük bir adımla karşı karşıya kalacaklarını belirten Kubeysi, bunun da Irak yargısının tüm siyasileştirilmiş ve profesyonel olmayan kararlarını sıkı bir incelemeye tabi tutacağını söyledi.

The Washington Free Beacon gazetesinin aktardığına göre değişikliği öneren Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Waltz, yaptığı açıklamada, “Bu, İran'ın Irak hükümetindeki varlıklarının izole edilmesi ve katı muhafazakar İran rejiminin artan nüfuzunun azaltılması yönünde atılmış bir ilk adımdır” dedi.

“İran rejiminin, ABD'nin (Temsilciler Meclisi’nin) İran’ın Dini Lideri’nin (Ali Hamaney) Irak'ı bir vasal devlete dönüştürmesine izin vermeyeceğini anlaması gerekiyor” diyen Waltz, Irak'taki Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan ve diğerleri gibi İran sempatizanlarının bunu dikkate alması gerektiğini de sözlerine ekledi.



Yemen İçişleri Bakanlığı: Husilere bağlı terör hücreleri çökertildi… Koalisyon Suudi Arabistan’a yönelik tehdide müdahale ediyor

Yemen İçişleri Bakanı ve Aden Valisi basın toplantısı sırasında (Yemen İçişleri Bakanlığı)
Yemen İçişleri Bakanı ve Aden Valisi basın toplantısı sırasında (Yemen İçişleri Bakanlığı)
TT

Yemen İçişleri Bakanlığı: Husilere bağlı terör hücreleri çökertildi… Koalisyon Suudi Arabistan’a yönelik tehdide müdahale ediyor

Yemen İçişleri Bakanı ve Aden Valisi basın toplantısı sırasında (Yemen İçişleri Bakanlığı)
Yemen İçişleri Bakanı ve Aden Valisi basın toplantısı sırasında (Yemen İçişleri Bakanlığı)

Yemen İçişleri Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, 26 Eylül’de geçici başkent Aden ile Lahic ve Ebyen vilayetlerinde Husilere bağlı terör hücrelerinin çökertildiğini duyurdu.

Yemen İçişleri Bakanı Tümgeneral İbrahim Haydan, Aden’de düzenlediği basın toplantısında, 18 kişiden oluşan hücrenin güvenlik ve askeri yetkililer ile stratejik tesisleri hedef almayı, ayrıca çatışma cephelerine yönelen askeri takviye birliklerine ve ikmal hatlarına saldırmayı planladığını belirtti.

Öte yandan Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, pazartesi günü Suudi Arabistan yönüne ilerleyen insansız hava araçları ve seyir füzelerinden kaynaklanan bir tehdidin tespit edilerek takip altına alındığını açıkladı. Koalisyon, tehdide yönelik müdahalenin sürdüğünü bildirdi.

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ise başkent Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda operasyonların askıya alınması kararının uzatıldığını duyurdu. Açıklamada, havalimanı tesislerinin güvenliğinin ve operasyonel hazırlık durumunun doğrulanmasına yönelik gerekli işlemlerin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdürüldüğü belirtildi.

Havalimanındaki operasyonların askıya alınması, Husilerin düzenlediği ve farklı ülke vatandaşlarının hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan saldırıların ardından geldi. Saldırılarda meydana gelen maddi hasarın tespit çalışmalarının da sürdüğü kaydedildi.

Husilerin Suudi Arabistan’daki havalimanlarını ve sivil tesisleri hedef alan saldırıları, Arap dünyasında ve uluslararası toplumda geniş çaplı kınamalara neden olurken Suudi Arabistan’a yönelik güçlü bir dayanışma mesajı da verildi.

Yemen, güvenliği hedef alan Husi hücresini çökertti

Yemen İçişleri Bakanı Tümgeneral İbrahim Haydan, pazartesi günü Aden’de düzenlediği basın toplantısında, söz konusu hücreler arasında en dikkat çekici olanının 26 Eylül’de Lahic vilayetinde yakalanan 18 kişilik bir ağ olduğunu belirtti. Haydan, ağın Husi liderlerinin gözetiminde faaliyet gösterdiğini ve üyelerinin Husilerin kontrolündeki Saada, Damar ve Taiz vilayetinin El-Havban bölgesi gibi çeşitli yerlerde özel eğitim aldığını söyledi.

Haydan, soruşturmalarda hücre üyelerine patlayıcı düzenekler yerleştirme, bubi tuzakları kullanma ve güvenlik ile askeri yetkilileri ve tesisleri hedef alan saldırılar düzenleme eğitimi verildiğinin ortaya çıkarıldığını kaydetti. Hücrenin iki gruba ayrıldığını belirten Haydan, gruplardan birinin gözetleme, takip ve istihbarat toplama, diğerinin ise bombalı saldırılar ve diğer eylemleri gerçekleştirme görevini üstlendiğini ifade etti.

sc
Yemen İçişleri Bakanı Tümgeneral İbrahim Haydan (Yemen İçişleri Bakanlığı)

İçişleri Bakanı, güvenlik ve istihbarat birimlerinin planları hayata geçirilmeden önce engellediğini doğruladı. Hücrelerin, hükümet güçlerinin kontrolündeki vilayetlerde güvenlik ve istikrarı bozmayı, çatışma cephelerindeki durumu sekteye uğratmayı ve Husilerin kentleri ele geçirmesine zemin hazırlamayı amaçladığını belirtti.

Haydan, “Güvenlik birimleri, güvenlik ve istikrarı güçlendirmek amacıyla İran destekli Husi milislerinin terör planlarına karşı tek bir an bile durmayan kesintisiz bir mücadele yürütüyor” dedi.

Güvenlik güçlerinin ülkenin iç kesimlerinde güvenliği sağlamaya yönelik elde ettiği başarıların, kurtarılmış bölgelerdeki mücadelenin tamamlanması ve Yemen halkının on yılı aşkın süredir büyük bir özlemle beklediği nihai zafere ulaşılması açısından temel bir dayanak ve gerçek bir başlangıç noktası oluşturduğunu vurguladı.

Haydan, şöyle konuştu:

“Husi milislerine karşı mücadelemizi sürdürüyoruz. Terörizmi ideolojik doktrininin bir parçası haline getiren bu milisler, gerçek İslam dinimizin öğretilerinden uzaklaşmıştır. Terör faaliyetleri, kurtarılmış vilayetlerdeki toplulukları hedef almakla sınırlı kalmamış, Müslümanlar için en kutsal mekânlar olan Mekke ve Medine’ye yönelmeye kadar varmıştır. Bu iki şehir, dünya genelinde bir milyardan fazla Müslümanın kalbinde özel bir yere sahip olup inançları ve dinî kimlikleriyle derinden bağlantılıdır.”

Husi milislerinin bütün örf, adet ve köklü toplumsal değerleri terk ettiğini savunan Haydan, örgütün terör ve aşırılık yanlısı hedeflerine ulaşmak, kurtarılmış vilayetlerde güvenlik ve istikrarı bozmak, kamu düzenini ve huzurunu baltalamak amacıyla çocukları, kadınları, Afrikalı göçmenleri ve yaşlıları saflarına katmak gibi alçakça yöntemlere başvurduğunu söyledi.

Haydan, Husi milislerinin söz konusu hücrelere sınırsız destek sağlamasına ve eğitimlerini İran Devrim Muhafızları Ordusu ile Hizbullah’tan uzmanların doğrudan denetlemesine rağmen İçişleri Bakanlığı personelinin hazırlığı, dikkati ve cesareti sayesinde hücrelerin birbiri ardına çökertildiğini belirtti. İstihbarat birimleriyle birlikte yürütülen operasyonların son aylarda örgüte ağır darbeler indirdiğini kaydetti.

Bu operasyonların, Husilerin kaos çıkarmak, güvenlik ve istikrarı bozmak, başta Aden, Lahic ve Ebyen olmak üzere hükümetin kontrolündeki vilayetlerde cephelerdeki durumu sekteye uğratmak ve kentleri ele geçirmek amacıyla hücrelere bel bağlama planlarını engellediğini ifade etti.

Aden’in Dar Saad ilçesinde güvenlik güçleri, bakanlığın açıklamasına göre, güvenlik ve askeri yetkililer ile stratejik tesisleri hedef alma planıyla bağlantılı patlayıcı düzenekler ve malzemeler bulunan bir hücre üyesini yakaladı. Soruşturmalar sırasında hücrenin kentte saldırmayı planladığı başka hedefler de ortaya çıkarıldı.

Bakanlık ayrıca 22 Eylül’de Lahic’te tamamı kadınlardan oluşan bir hücrenin üyelerinin yakalandığını duyurdu. Açıklamada, hücre üyelerinin gözetleme, takip, eleman devşirme ve sabotaj faaliyetleri yürütmekle görevlendirildiği belirtildi.

Bunun yanı sıra güvenlik güçleri, ayın başlarında Ebyen vilayetinin Lawdar ilçesinde iki kişiden oluşan bir hücreyi, güvenlik ve askeri güçler ile sivillere yönelik saldırılar planladıkları şüphesiyle yakaladı.

Haydan, Yemen’e sağladığı destek dolayısıyla Suudi Arabistan’a teşekkür ederek özellikle güvenlik alanındaki katkılarına dikkat çekti. Riyad’ın güvenlik kurumlarının kapasitesini güçlendirmede ve terör hücreleriyle mücadelede elde edilen başarılara katkıda bulunmada önemli rol oynadığını vurguladı.

Aden’de yerinden edilenler için 800 çadır kuruldu

Devlet Bakanı ve Aden Valisi Abdurrahman Şeyh ise yerel yönetimin, Husilerin Hudeyde ve Taiz vilayetlerindeki tırmanışı nedeniyle yaşanan göç dalgasının sonuçlarıyla mücadele etmek üzere güvenlik ve önleyici tedbirler aldığını söyledi.

Şeyh, valilik tarafından gerekli hizmet ve donanıma sahip 800 çadır kurulduğunu ve yaklaşık 15 gün içinde 7 bin yerinden edilmiş kişinin bu çadırlara yerleştirildiğini açıkladı.

Lahic Valisi Murad el-Halimi de vilayetlerdeki güvenlik birimleri ile İçişleri Bakanlığı arasındaki koordinasyonun hücrelerin yakalanmasına ve planlanan terör ve sabotaj eylemlerinin engellenmesine katkıda bulunduğunu belirtti.

El-Halimi, herkesi sorumluluklarının bilincinde olmaya, kurtarılmış vilayetlerde güvenliği korumak için kararlılıkla çalışmaya ve bu bölgelerin Husi milislerinin planlarının kurbanı olmasını önlemeye çağırdı.

Yemen İçişleri Bakanlığı, soruşturmaların ve delil toplama sürecinin tamamlanmasının ardından şüphelilerin yargılanmaları için ilgili adli makamlara sevk edileceğini doğruladı.


Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor
TT

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor

Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen koalisyon, pazartesi günü Suudi Arabistan’a yönelik insansız hava araçları (İHA) ve seyir füzelerinden kaynaklanan bir tehdidin tespit edilerek takip edildiğini ve tehdide müdahalenin sürdüğünü açıkladı.

Husiler, Suudi Arabistan’daki sivil tesislere yönelik saldırılarını sürdürürken koalisyon sözcüsü Türki el-Maliki dün yaptığı açıklamada, bir mühimmatın Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın 4 numaralı yolcu terminaline isabet ettiğini bildirdi. Maliki, hava savunma sistemlerinin havalimanı çevresinde bir başka seyir füzesini de önlediğini belirtti.

Maliki ayrıca Hamis Muşayt’ı hedef alan bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini, Doğu Bölgesi’nde ise bir İHA’nın etkisiz hale getirildiğini kaydetti.

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi ise Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiğini, 11 kişinin yaralandığını açıkladı.

Husilerin Suudi Arabistan’daki havalimanlarını ve sivil tesisleri hedef alan saldırıları, Arap dünyasında ve uluslararası alanda geniş çaplı kınamalara yol açarken Suudi Arabistan’la güçlü bir dayanışma mesajı verildi.


Saddam Hafter, Şeybani’ye “Genel Komutanlık”ın Suriye halkına destek vermeye hazır olduğunu teyit etti

Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)
Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)
TT

Saddam Hafter, Şeybani’ye “Genel Komutanlık”ın Suriye halkına destek vermeye hazır olduğunu teyit etti

Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)
Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)

Libya’daki “Ulusal Ordu”nun Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile Bingazi’ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret kapsamında bir araya gelerek çeşitli güvenlik meselelerini ele aldı. Hafter, iki halk arasındaki köklü kardeşlik ve tarihî bağlara dikkat çekti.

Suriye diplomasisi, eş-Şeybani’nin ağustos ayının sonunda başkent Trablus’ta gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından yaklaşık 14 yıllık Libya yokluğunu sona erdirmişti. Görüşmelerde iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve ortak iş birliği alanlarının geliştirilmesi hedeflenirken, Suriye’nin Libya Büyükelçiliği de yeniden açılmıştı.

Genel Komutanlık tarafından dün yapılan açıklamada, Saddam Hafter’in Bingazi’deki merkezde gerçekleşen görüşmede Suriye yönetiminin “ülkede güvenlik ve istikrarın sağlanması, geçiş sürecinde karşılaşılan zorlukların aşılması, hayatın normale döndürülmesi ve uluslararası topluma açılım” konularındaki rolünü takdir ettiği belirtildi.

Hafter, Genel Komutanlığın Suriye yönetiminin yanında olduğunu vurgulayarak, “Kardeş Suriye halkına destek olmak ve Suriye’nin Arap ve uluslararası arenadaki konumunu yeniden kazanmasını sağlamak için elimizden gelen her türlü yardımı sunmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

scdfb
Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ve beraberindeki heyetle dün Bingazi’deki Genel Komutanlık merkezinde görüştü. (Genel Komutanlık)

Suriye Dışişleri Bakanı eş-Şeybani ise Suriye yönetiminin Libya’da her düzeyde kalıcı istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak girişimleri desteklemeye önem verdiğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Eş-Şeybani, görüşmede Suriye’deki son gelişmelere ilişkin de bilgi verdi.

Toplantıya Suriye tarafından Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı Tümgeneral Abdülkadir Tahan da katıldı.

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığına göre görüşmede, ortak ilgi alanlarına giren konularda iş birliğinin geliştirilmesi yolları ele alındı. Bu kapsamda, Bingazi’de Suriye Başkonsolosluğu açılması, iki taraf arasındaki ortak güvenlik meseleleri ve Libya’da kayıp olan Suriye vatandaşlarının durumunun takibi konuları ele alındı.

Suriye’nin Trablus Büyükelçiliği, Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin Ağustos 2011’de devrilmesinden aylar sonra, 2012 yılında kapatılmıştı. Bu karar, o dönemde Libya’da oluşturulan Ulusal Geçiş Konseyi’nin Suriye devrimini tanımasının ardından alındı. İki ülke arasındaki ilişkiler, devrik Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed döneminde bu tarihten sonra kesildi.

Eş-Şeybani, daha önce 4 Ağustos’ta Libya’nın Şam Büyükelçiliği maslahatgüzarı Velid Hasan Ammar ile de görüşmüştü. Görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesi yolları ele alınmış, karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunulmuştu.

cvgr
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, dün Bingazi’deki Genel Komutanlık merkezine gelişinde (Genel Komutanlık)