İsrail'in 7 Ekim saldırısı ile ilgili ilk askeri raporu, ordunun sivilleri korumadaki başarısızlığını ortaya koyuyor

Soruşturma, olaylar zincirini, çatışmaları ve güvenlik güçlerinin gün içindeki davranışlarını inceledi.

Filistinli savaşçılar tarafından hedef alınan bir İsrail askeri aracının yakılmasını kutlayan Filistinliler, 7 Ekim 2023. (Reuters)
Filistinli savaşçılar tarafından hedef alınan bir İsrail askeri aracının yakılmasını kutlayan Filistinliler, 7 Ekim 2023. (Reuters)
TT

İsrail'in 7 Ekim saldırısı ile ilgili ilk askeri raporu, ordunun sivilleri korumadaki başarısızlığını ortaya koyuyor

Filistinli savaşçılar tarafından hedef alınan bir İsrail askeri aracının yakılmasını kutlayan Filistinliler, 7 Ekim 2023. (Reuters)
Filistinli savaşçılar tarafından hedef alınan bir İsrail askeri aracının yakılmasını kutlayan Filistinliler, 7 Ekim 2023. (Reuters)

İsrail ordusu dün (perşembe), 7 Ekim tarihinde gerçekleşen Hamas saldırısı sırasındaki güvenlik hatalarına ilişkin ilk soruşturmasının sonuçlarını yayınladı. Soruşturmada, saldırıdan en kötü etkilenen topluluklardan biri olan Beeri topluluğunun vatandaşlarının korunamadığı kabul edildi.

Beeri saldırısında 100'den fazla kişi ölmüş ve 11'i halen Gazze Şeridi'nde bulunan 32 kişi esir alınmıştı. Şarku’l Avsat’ın Reuters haber ajansından aktardığına göre topluluk yaklaşık bin kişilik bir nüfusa sahip.

Ordu, soruşturmanın olaylar zincirini, çatışmaları ve güvenlik güçlerinin gün içindeki davranışlarını ele aldığını bildirdi. Reuters ve diğer medya kuruluşları saldırıyı takip eden haftalarda bazı ayrıntıları zaten açıklamışlardı.

xscdfgrthy
Gazze Şeridi'nden İsrail'e 7 Ekim 2023 tarihinde atılan bir roket (Reuters)

Ordu, toplumdaki sivilleri korumadaki başarısızlığını kabul etmekle birlikte, sayıca az olmalarına rağmen militanları püskürtmeye çalışan hızlı müdahale ekibi de dahil olmak üzere Beeri sakinlerinin cesaretini övdü.

Soruşturma, İsrail ordusunun militanların İsrail'e büyük bir sızma senaryosuna hazırlıklı olmadığı, bölgede yeterli kuvveti bulunmadığı, saldırı başladıktan birkaç saat sonra öğlene kadar olayların tam resmine sahip olmadığı, Beeri sakinlerini yeterince uyarmadığı ve çatışmanın koordine edilmediği sonucuna vardı.

Soruşturma, İsrail'de sivilleri tehlikeye attığı gerekçesiyle eleştirilen bir tankın militanların 15 kadar esiri tuttuğu eve ateş açmasında bir kusur bulmadı.

Ordudan yapılan açıklamada, “Evden silah seslerinin duyulması ve teröristlerin kendilerini ve esirleri öldürme niyetlerini açıklamalarının ardından, kuvvetler esirleri kurtarmak için eve saldırmaya karar verdi” denildi.

xsdfvbrtgy
Gazze Şeridi'nden 7 Ekim 2023 tarihinde yapılan roket atışının ardından İsrail'in güneyinde yanan araçlar görülüyor. (Reuters)

Açıklamanın devamında, “Ekip, evin içindeki sivillerin tank mermileri tarafından vurulmadığını tespit etti. Ancak, esirlerin nasıl öldüğünü belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var. Çünkü onları militanların öldürdüğüne dair işaretler var” ifadeleri yer aldı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant dün, İsrail tarihinin en kanlı günü ve Holokost'tan bu yana Yahudilere yönelik en kötü saldırı olan 7 Ekim saldırısındaki güvenlik zafiyetlerine ilişkin resmi bir soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.

Gallant soruşturmanın kendisini ve Başbakan Binyamin Netanyahu'yu da kapsaması gerektiğini söyledi. Netanyahu daha önce yapılan resmi soruşturma çağrılarını reddetmişti.

Ordu, raporunu, çoğu 7 Ekim saldırısından bu yana yerinden edilen on binlerce İsrailli arasında yer alan Beeri sakinlerine sundu.

Beeri topluluğu sakinlerinden Miri Gad Mesika şunları söyledi: “Tüm bu ayrıntılara ihtiyacım yoktu. Benim önemsediğim bunun neden olduğu, bir daha olmasını nasıl engelleyebileceğimiz, esirleri nasıl geri alabileceğimiz ve kendimizi yeniden nasıl güvende hissedebileceğimiz.”



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe