Çin'in "Büyük Köy Seddi" projesi

"Gücünü dışarıya yansıtırken, içeride egemenliği pekiştiriyor"

Uzmanlar, Çin'in sınır köylerinin hem güvenlik hem de propaganda amacı taşıdığını savunuyor (Reuters)
Uzmanlar, Çin'in sınır köylerinin hem güvenlik hem de propaganda amacı taşıdığını savunuyor (Reuters)
TT

Çin'in "Büyük Köy Seddi" projesi

Uzmanlar, Çin'in sınır köylerinin hem güvenlik hem de propaganda amacı taşıdığını savunuyor (Reuters)
Uzmanlar, Çin'in sınır köylerinin hem güvenlik hem de propaganda amacı taşıdığını savunuyor (Reuters)

Amerikan gazetesi New York Times (NYT), Çin'in ihtilaflı sınır noktalarına "köy seddi" inşa ettiğini yazıyor.

NYT'nin yapay zeka destekli uydu görüntü analizlerine göre Çin, ülkenin batı sınırına 50'den fazla yeni köy inşa etti ve bunlardan 12 tanesi ihtilaflı bölgelerde yer alıyor.

Bunlar dışında ülke sınırlarının farklı noktalarında yer alan 100 köye yeni evler eklendi ve yerleşmeleri için buralara yurttaşlar gönderildi.

Haberde, "sivil karakol" diye nitelenen bu yerleşim alanlarının "Pekin'in gücünü dışarıya yansıtmasına ve içeride egemenliğini pekiştirmesine yönelik bir strateji olduğu" değerlendirmesi yapıldı. 

NYT, Batı sınırındaki yerleşim bölgelerinin Hindistan, Butan ve Nepal'in de hak iddia ettiği sınırlara inşa edildiğine dikkat çekiyor. Kuzeydeki yerleşimlerin güvenliği güçlendirip Orta Asya'yla ticareti teşvik ettiği, güneydeki sınır köylerininse Güneydoğu Asya'dan gelen uyuşturucu kaçakçılarına karşı koruma sağladığı aktarılıyor. 

Köyler, sınıra hızlı şekilde asker sevk etmek istemesi halinde Çin ordusuna yol, internet erişimi ve elektrik gibi altyapıları sağlayabilir. NYT, uzak bölgelerdeki köylülerin "göz ve kulak görevi görerek davetsiz misafirleri ya da kaçakları caydırdığını" yazıyor. 

Kionglin Yeni Köy adlı yerleşim merkezi, Hindistan'ın kuzeydoğusundaki Arunaçhal Pradeş eyaleti sınırına yaklaşık 5 kilometre mesafede yer alıyor. Pekin yönetimi, bölgede hak iddia ederek burayı Güney Tibet'in bir parçası olarak kabul ediyor. Her iki ülkenin de sınırda askeri yığınağı var.

Londra SOAS Üniversitesi'nden Robert Barnett, şu değerlendirmeleri paylaşıyor: 

Çin, yabancıların güvenlik personeli veya yurttaşlar tarafından sorgulanmadan sınırı geçmesini istemiyor.

NYT'nin paylaştığı verilere göre 2016'dan beri Çin, Tibet Özerk Bölgesi'nde en az 90 köy kurdu. Sincan Uygur Özerk Bölgesi'yle Yünnan eyaletinde 6 yeni köy inşa edilirken, 59 sınır köyünün alanları da genişletildi. 

Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de çalışan analist Brahma Chellaney, Çin'in sınır köyü inşaatlarıyla Güney Çin Denizi'nde kullandığı yayılmacı stratejiyi kara coğrafyasına uyguladığını savunarak şu yorumları yapıyor: 

Çin'in jeopolitik sonuçları çok dikkate almadan sahadaki gerçekleri yeniden şekillendirme hızı ve bunu gizli tutma becerisi dikkat çekici. Çin, Hindistan'la Himalaya sınırında yeni bölgelere yerleşimciler gönderiyor ve onları ilk savunma hattı haline getiriyor.

Hindistan Dışişleri Bakanlığı'ndan 2021'de yapılan açıklamada, Çin'in son birkaç yıldır bölgede çeşitli altyapı faaliyetleri yürüttüğü" belirtilmişti. 

NYT, Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) bölgeye yurttaşları yerleştirmek için köylere spor salonları, dans pistleri, hastaneler ve okullar inşa ettiğine dikkat çekiyor.

Gazetenin köy inşaatlarıyla ilgili ele geçirdiği bir belgeden aktardığına göre ÇKP, bazı yurttaşlara sınır köylerine yerleşmeleri için yıllık 20 bin Çin Yuanı (yaklaşık 93 bin 500 TL) ödüyor.

Çin'in Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Liu Pengyu, NYT'ye gönderdiği yazılı açıklamada, Pekin'in sınırdaki anlaşmazlıklara dair yürüttüğü politikayı şu ifadelerle aktarıyor: 

Çin her zaman barışçıl ve dostane istişareler yoluyla adil ve makul çözümler bulmaya çalışmaktadır.

Independent Türkçe,  New York Times, Times of India



Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
TT

Pakistan’daki Şii camisine saldırıyı DEAŞ üstlendi

Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)
Pakistan'daki cami saldırısı, DEAŞ'ın tekrar güçlendiğine dair analizlerin yayımlandığı dönemde geldi (Reuters)

Pakistan'da en az 31 kişinin yaşamını yitirdiği cami saldırısını DEAŞ üstlendi.

Başkent İslamabad'daki İmam Bargah Camisi'nde cuma namazı sırasında meydana gelen patlamada 170'ten fazla kişi de yaralanmıştı. 

DEAŞ, Telegram kanalından yayımladığı açıklamada, Hatice-i Kübra Camii diye de bilinen Şii ibadethanesine düzenlenen saldırıyı üstlendi.

Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, X'ten dün yaptığı açıklamada, silahlı saldırganın etrafa ateş açarak camiye girdiğini, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonrası üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdiğini bildirmişti. 

Asıf, şüphelinin daha önce Afganistan'a gittiğini ve saldırının Hindistan'la Afganistan tarafından organize edildiğini öne sürmüştü.

Kabil ve Yeni Delhi yönetimleriyse iddiaları kınayarak reddetmişti.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, olayın "intihar saldırısı" olduğunu belirterek, "İbadethaneleri ve sivilleri hedef almak, insanlığa karşı işlenmiş iğrenç bir suçtur ve İslam ilkelerinin açık bir ihlalidir” demişti. 

Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari de patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dilemişti. 

Şii camisindeki patlama, 2008'den bu yana İslamabad'da meydana gelen en ölümcül saldırı oldu. 2008'de başkentteki Marriott Hotel'e bomba dolu kamyonla düzenlenen saldırıda 60 kişi yaşamını yitirmiş, en az 266 kişi de yaralanmıştı. Saldırıyı üstlenen olmamıştı. 

Reuters'ın irtibata geçtiği Pakistanlı polis memuru Şahid Malik, camide 600 ila 700 kişinin olduğunu belirterek şunları söylüyor:  

Birçok olay yeri gördüm ama bu gerçekten çok korkunçtu.

Cami cemaatinden 46 yaşındaki Sarfraz Şah da saldırıda yaşanan kaosu şöyle anlatıyor: 

Silah seslerini duydum ve ne yaşandığını anlamaya çalışırken büyük bir patlama oldu. İnsanlar oraya buraya savruldu. Etraf dumanla doldu. Kimse ne olduğunu anlamadı. Sonra her yer kanla kaplandı.

Şah, saldırıda 39 yaşındaki kardeşi Manzar'ın yaşamını yitirdiğini söylüyor. 

Çoğunluğu Sünni Müslümanlardan oluşan Pakistan'da azınlık olan Şiiler, geçmişte de IŞİD ve Pakistan Talibanı'nın (Tehrik-i Taliban Pakistan/TTP) saldırılarında hedef alınmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Le Monde


Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
TT

Pakistan'da bir camide meydana gelen patlamada ölü ve yaralılar var

İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)
İslamabad'da bir camide bugün meydana gelen patlamada yaralananlardan biri hastaneye götürülüyor (AFP)

Pakistan polisi, bugün başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen patlamada ibadet eden çok sayıda kişinin öldüğünü bildirdi.

Yerel yetkililere göre, İslamabad'daki cami patlamasında yaralananların sayısı 80'i geçti.

Polis yetkilisi Zafer Ikbal, patlamanın Cuma namazı sırasında meydana geldiğini söyledi. "Birçok kişiyi hastanelere götürdük. Şu anda ölü sayısı veremem, ancak evet, ölüler var" ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre üst düzey bir güvenlik kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla "Şu ana kadar 11 kişi öldü ve 20 kişi yaralandı" dedi.

Polis sözcüsü, patlamanın niteliğinin henüz netleşmediğini belirtti.


Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
TT

Çin, Myanmar'da dolandırıcılık faaliyetleri yürütmekten suçlu bulunan 4 kişiyi idam ediyor

Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).
Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinde Ming ailesi suç örgütü üyeleri mahkemeye çıkarıldı (AFP).

Çinli yetkililer bugün, altı Çin vatandaşının ölümüne neden olmaktan ve Myanmar'da 4 milyar dolardan fazla değerde dolandırıcılık ve kumar operasyonu yürütmekten suçlu bulunan dört kişinin idam edileceğini duyurdu.

Güney Çin'deki Shenzhen Orta Halk Mahkemesi bu sabah yaptığı açıklamada idamların ne zaman gerçekleştirileceğine dair bilgi vermedi.

Geçtiğimiz hafta, Myanmar'da dolandırıcılık operasyonu yürütmekle suçlanan 11 kişinin daha idam cezasına çarptırıldığı açıklandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre, geçen kasım ayında Shenzhen'deki bir mahkeme, aralarında kötü şöhretli Bai ailesinin üyelerinin de bulunduğu beş kişiyi, dolandırıcılık merkezleri ve kumar kulüpleri ağı işletmekten dolayı ölüm cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan biri olan grubun lideri Bai Su Cheng'in mahkumiyetinden sonra bir hastalıktan öldüğünü bildirdi.

Grup, Myanmar'ın Çin sınırındaki Kokang bölgesinde sanayi parkları kurmuştu ve adam kaçırma, gasp, zorla fuhuş ve uyuşturucu üretimi ile ticareti de dahil olmak üzere dolandırıcılık amaçlı kumar ve telekomünikasyon faaliyetleri yürütmekle suçlanıyordu.

Mahkeme, sanıkların kurbanlarını 29 milyar yuan'dan (4,2 milyar dolar) fazla dolandırdığını, altı Çin vatandaşının ölümüne ve birçoğunun yaralanmasına neden olduğunu belirterek, suçlarının "son derece iğrenç, son derece ciddi koşullar ve sonuçlar doğuran ve topluma ciddi bir tehdit oluşturan" nitelikte olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sanıkların başlangıçta karara itiraz ettikleri, ancak Guangdong Eyaleti Yüksek Halk Mahkemesi'nin itirazlarını reddettiği belirtildi.

Bu infazlar, Pekin'in Güneydoğu Asya'da, özellikle Myanmar, Kamboçya ve Laos'ta gelişen bir iş haline gelen "dolandırıcılık kümelenmeleri"ne karşı yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonun bir parçası olarak gerçekleşti. Bu çeteler, aralarında binlerce Çin vatandaşının da bulunduğu dünya çapındaki kurbanlara karşı kaçakçılık, insan ticareti ve siber dolandırıcılık gibi çeşitli suçlar işliyor.

Bölgedeki yetkililer, özellikle Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerden gelen artan uluslararası baskıyla karşı karşıya kalıyor ve suç oranındaki artışla mücadele etmeleri bekleniyor.