Lübnan'daki saldırıların ardından Netanyahu: Bize zarar verenlere zarar vereceğiz

İsrail Savunma Bakanı 48 saatlik olağanüstü hâl ilan etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant Lübnan'daki askeri operasyonu takip ediyor. (Gallant'ın X hesabı)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant Lübnan'daki askeri operasyonu takip ediyor. (Gallant'ın X hesabı)
TT

Lübnan'daki saldırıların ardından Netanyahu: Bize zarar verenlere zarar vereceğiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant Lübnan'daki askeri operasyonu takip ediyor. (Gallant'ın X hesabı)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant Lübnan'daki askeri operasyonu takip ediyor. (Gallant'ın X hesabı)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ordunun Hizbullah'tan gelecek büyük bir saldırıyı önlemek için Lübnan'da operasyonlar düzenlediğini açıklamasının ardından bugün (pazar) Yahudi devletinin kuzeyinde güvenliği yeniden tesis etmek için ‘her şeyi yapma’ sözü verdi.

Netanyahu, “Ülkemizi korumak için her şeyi yapmaya, kuzeyde yaşayanları güvenli bir şekilde evlerine geri getirmeye ve basit bir kurala uymaya devam etmeye kararlıyız: Kim bize zarar verirse, biz de onlara zarar veririz” ifadelerini kullandı.

Netanyahu Tel Aviv'deki Güvenlik Kabinesi oturumunun başında yaptığı açıklamada, “Bu sabah Hizbullah'ın İsrail'e yönelik bir saldırı hazırlığında olduğunu tespit ettik. Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile yaptığım istişarelerin ardından orduya bu tehdidi bertaraf etmek üzere önleyici bir saldırı başlatma talimatı verdim” dedi.

Netanyahu sözlerini şöyle sürdürdü: “Ordu tehditleri bertaraf etmek için yoğun bir şekilde çalışıyor. Güçlerimiz kuzeyi hedef alan binlerce füzeyi imha etti. Her türlü tehdidi bertaraf etmeye ve büyük bir saldırı ve savunma gücüyle çalışmaya devam edeceğiz.”

Bu arada İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, bugün sabah saat 6'da başlamak üzere ülke genelinde 48 saatlik olağanüstü hâl ilan etti.

Gallant'ın ofisinden yapılan açıklamada, olağanüstü hâlin orduya ‘toplanmaların sınırlandırılması ve gerekli yerlerin kapatılması da dahil olmak üzere İsrail vatandaşlarına talimat verme’ yetkisi verdiği belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığı habere göre İsrail ordusu bugün yaptığı açıklamada, Hizbullah'ın İsrail'e karşı ‘geniş çaplı saldırı’ hazırlığında olduğunu tespit ettikten sonra Lübnan'da önleyici saldırılar düzenlediğini duyurdu.

İsrail Savunma Bakanı, daha önceki yerel acil durum önlemlerine atıfta bulunarak, “Ülkenin özel statü ilanının uygulanmadığı bölgelerinde sivil nüfusa yönelik bir saldırı olasılığının yüksek olduğuna ikna oldum” dedi.

Gallant, “Bu vesileyle ülkenin diğer bölgelerinde iç cephede özel bir durum ilan ediyorum. Bu durum sabah 6:00'dan itibaren 48 saat süreyle yürürlükte kalacaktır” şeklinde konuştu.

Savunma Bakanlığı'ndan yapılan ayrı bir açıklamada Gallant'ın ABD'li mevkidaşı Lloyd Austin'i durum hakkında bilgilendirdiği belirtildi. Açıklamada İsrailli bakanın “İsrail vatandaşlarına yönelik yakın bir tehdidi engellemek amacıyla Lübnan'da hassas saldırılar gerçekleştirdik” dediği aktarıldı.

Açıklamanın devamında “Beyrut'taki gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve vatandaşlarımızı savunmak için elimizdeki tüm araçları kullanmaya kararlıyız” denildi. Açıklamada ayrıca, yetkililerin ‘bölgesel gerilimden kaçınmanın önemini ele aldıkları’ belirtildi.

Hizbullah İsrail mevzilerine 320'den fazla füze fırlatıldığını duyururken, ‘nitelikli bir hedefi’ vurmak için insansız hava araçlarının (İHA) girişini kolaylaştırdıklarını bildirdi.

Hizbullah söz konusu saldırının Hizbullah'ın üst düzey lideri Fuad Şükür'ün İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerinde bir binayı bombalaması sonucu öldürülmesine yanıt olarak gerçekleştirildiğini ifade etti.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.