Mısır ve İsrail arasında tırmanan Philadelphia Koridoru krizi için ‘uzlaşı’ arayışı

Uzmanlara göre Kahire, Gazze’de ateşkese ulaşılması için Tel Aviv'in kademeli olarak geri çekilmesini kabul edebilir

Philadelphia Koridoru (Times of Israel)
Philadelphia Koridoru (Times of Israel)
TT

Mısır ve İsrail arasında tırmanan Philadelphia Koridoru krizi için ‘uzlaşı’ arayışı

Philadelphia Koridoru (Times of Israel)
Philadelphia Koridoru (Times of Israel)

Mısır ve İsrail arasında tırmanan Philadelphia (Salahaddin) Koridoru krizi, Kahire'nin İsrail askerlerinin sınır şeridindeki varlığını reddetmesi ve Tel Aviv'in Hamas'a silah kaçakçılığı yapılmasını önleme gerekçesiyle askerlerin kalmasında ısrar etmesi arasında halen uzlaşıya varılamaması nedeniyle Gazze Şeridi'nde bir ateşkes anlaşmasına ulaşılmasının önündeki en büyük engel haline geldi.

ABD, ‘uzlaşı’ için bir öneride bulunarak krize müdahale etti. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bunu ‘bir atılımın işareti’ olarak değerlendirdiler. Uzmanlara göre Kahire, Gazze’de ateşkes anlaşmasına varılması için İsrail'in Philadelphia Koridoru’ndan kademeli olarak çekilmesini, bunun esir takası anlaşmasının sonraki aşamalarında tam bir çekilmeye yol açması koşuluyla kabul edebilir.

İsrail ordusunun 1967-2005 yılları arasında Gazze Şeridi'ni işgali sırasında oluşturduğu, yer yer 100 metre genişliğindeki 14 kilometrelik Gazze Şeridi ile Mısır sınırı boyunca uzanan bir sınır şeridi olan Philadelphia Koridoru, Kahire ve Tel Aviv arasında 1979 yılında imzalanan Camp David Anlaşması uyarınca tampon bölge olarak kabul ediliyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun geçtiğimiz yılın sonlarında yaptığı ve Kahire'nin ‘iki ülke arasındaki ilişkileri tehdit eden kırmızı çizgi’ olarak gördüğü ‘sınır şeridini kontrol etme’ arzusunu ima eden açıklamalarının ardından bu yana Mısır ve İsrail arasındaki Philadelphia Koridoru krizi devam ediyor. Mısır Devlet Enformasyon Servisi Başkanı Ziya Raşvan tarafından daha önce yapılan resmi açıklamaya göre Kahire, İsrail askerlerinin Philadelphia Koridoru’nda konuşlu olmasını ‘iki ülke arasındaki ilişkileri tehdit eden bir kırmızı çizgi’ olarak değerlendiriyor.

sxcdvfe
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Mısır sınırı yakınlarında bulunan Refah şehrinde Philadelphia Koridoru boyunca oynayan Filistinli çocuklar (AP)

Mısır ve İsrail arasındaki gerginlik mayıs ayında İsrail'in Gazze Şeridi ile Mısır arasında bulunan Refah Sınır Kapısı’nın kontrolünü ele geçirmesiyle tırmanmıştı. Mısır, İsrail'in Philadelphia Koridoru’ndaki askeri varlığını reddettiğini defalarca kez yinelerken, İsrail, askerlerini burada kalmasında ısrar ediyor.

Büyük bir ikilem

ABD Başkanı Joe Biden, krizi çözmek amacıyla Netanyahu'dan İsrail askerlerini Mısır ve Gazze arasındaki sınır bölgesinden çekmesini istedi. ABD merkezli haber sitesi Axios, cuma günü kimliği açıklanmayan üç İsrailli yetkilinin Netanyahu'nun Biden'ın talebini kısmen kabul ettiğini söylediklerini aktardı.

Mısır Düşünce ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Muhammed İbrahim ed-Duveyri, Philadelphia Koridoru krizinin Gazze Şeridi’nde ateşkes için yapılan müzakerelerdeki temel ikilem ve anlaşmazlık noktalarından biri olduğunu vurguladı. Krizin çözümünün ‘ateşkes anlaşmasına varılmasının anahtarı’ olarak tanımlayan Duveyri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Biden’ın Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile son dönemde yoğunlaşan temaslarının ‘bu ikilemi çözmeyi amaçladığını’ söyledi.

sx dvfebrnt
İsrail'in Mısır-Refah sınırı yakınlarında düzenlediği hava saldırısının ardından yükselen dumanlar, 6 Mayıs 2024 (AP)

Reuters'ın Beyaz Saray'a dayandırdığı habere göre Biden, Gazze'de bir türlü sağlanamayan ateşkes için cuma akşamı Katar ve Mısır liderleriyle telefonda görüştü. Bu görüşmeler, Kahire'de başlayan Gazze’de ateşkes için yeni müzakere turuyla aynı zamana denk geldi. Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğü tarafından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Sisi ve Başkan Biden, Gazze’de ateşkes için anlaşmaya varılması amacıyla ilgili tarafların mevcut engelleri aşmasının ve esneklik göstermesinin önemini vurguladı.

Orta yolun bulunması

Philadelphia Koridoru krizinin çözümü için sadece ABD öneride bulunmadı. İsrail basını, cumartesi günü Yediot Aharonot gazetesi tarafından yayınlanan “Tel Aviv, Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki sınırda, Gazze ile İsrail kontrolündeki topraklar arasındakine benzer bir yeraltı duvarı örülmesini öngören bir güvenlik önerisi sundu’ şeklindeki haber de dahil olmak üzere çeşitli çözümleri dolaşıma soktu. Yediot Aharonot gazetesi, bu öneriyle ilgili tartışmaların İsrail ordusunun geçtiğimiz mayıs ayında Philadelphia Koridoru’nu kontrol altına almasından önce başladığına dikkati çekti. Gazete, “Ancak bu çözümün hayata geçirilmesi uzun zaman alabilir. Zira finansman engelini söylemeye bile gerek yok” diye yazdı.

Müzakereleri yakından takip eden Mısırlı bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, İsrail basınında dolaşan kule ya da yeraltı duvarı inşası önerilerinin doğru olmadığını vurguladı. Ancak genel bir yumuşama olduğunu söyleyen kaynak, Kahire’nin, İsrailli ve ABD’li taraflarca sunulan bazı önerilere açık olduğunu ifade etti. İsrail ordusunun konuşlanacağı yerleri belirleyen haritalarla ilgili teknik müzakerelerin yapıldığını açıklayan kaynak, Tel Aviv'in Philadelphia Koridoru ve Refah Sınır Kapısı’ndan çekilmeyi prensipte kabul ettiğini de sözlerine ekledi.

Mısırlı kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü:

ABD, Mısır'la İsrail güçlerinin Philadelphia Koridoru’ndan kademeli olarak çekilmesini ve bu konuda garantiler verilmesini ve taahhütlerde bulunulmasını konuşuyor. Bu önerilerden bazıları Kahire tarafından kabul edildi. Pazar günü Kahire'de başlayacak ateşkes müzakerelerinde bu önerilerin üzerine bir şeyler inşa edilebilir.

Müzakerelerin iki aşamalı olduğunu belirten kaynak, bunlardan ilkinin Philadelphia Koridoru’ndaki, ikincisinin ise Refah Sınır Kapısı’ndaki güvenlik düzenlemeleriyle ilgili olduğunu kaydetti.

zx dfbg
İsrail'in bölgenin boşaltılması talimatı sonra Bureyc’ten kaçmaya çalışan Filistinli bir aile (Reuters)

İsrail heyeti, ateşkesin ilk aşamasında İsrail askerlerinin Gazze Şeridi’nde ve Philadelphia Koridoru’nda konuşlanması için önerilen yerleri gösteren haritaları Mısır'a teslim ettikten sonra cuma günü Kahire'den ayrıldı. Kahire'nin bu haritaları Mısır'daki toplantıları sırasında Hamas heyetine sunması bekleniyor.

Ateşkesin sağlanması

Mısır Düşünce ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Genel Müdür Yardımcısı Duveyri ise Mısır'ın gerek Philadelphia Koridoru’nda gerek Refah Sınır Kapısı’nda olsun, İsrail'in hukuksuz askeri varlığının devam etmesini kesinlikle reddettiğini söyledi. İsrail ya da ABD’nin ateşkes anlaşmasını sonuçlandırmak istemesi halinde Mısır'ın en önemli koşullarından birinin bu olduğunu belirten Duveyri, bunun Mısır’ın taviz kabul etmeyen ve Hamas'ın tutumu ya da görüşüyle bağlantılı olmayan açık ve net duruşu olduğunun altını çizdi.

Duveyri, açıklamasını şöyle sürdürdü:

Nihai hedef olan ateşkes, İsrail'in Philadelphia Koridoru’ndan belirli bir zamanda tamamen çekilmesine yol açması koşuluyla, bu alanda pratik önerilerin tartışılmasına imkan verebilir.

Arap Kalkınma ve Stratejik Araştırmalar Vakfı Başkanı ve strateji uzmanı Samir Ragıb, Biden'ın İsrail'in iki kilometre derinliğe kadar çekilmesini önerdiğini, ancak İsrail'in sadece bir kilometre çekilmeyi kabul ettiğini söyledi. Mısır'ın nihai çözümün bir parçası olarak ara aşamada kademeli bir geri çekilmeyi kabul edebileceğini, ancak hiçbir koşulda İsrail’in sınırda kalıcı varlığını kabul etmeyeceğini belirten Ragıb, Kahire'nin Philadelphia Koridoru’na kule inşa edilmesine karşı çıktığını, Gazze’deki savaştan önce bile sensör yerleştirilmesine itiraz ettiğini ve İsrail'in sınırı güvence altına alma ya da kendi toprakları üzerindeki egemenliğini ihlal etme suçlamalarını reddettiğini belirtti.

zascdv
Gazze Şeridi'ndeki İsrail askerleri (Reuters)

Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre İsrail'in krizi çözmeye yönelik önerileri arasında Mısır-Filistin sınırına sensörler ve kameralar yerleştirilmesi ya da sınıra gözetleme kuleleri dikilmesi de yer alıyor. Gazete, Mısır’ın Philadelphia Koridoru’nda herhangi bir sayıda gözlem kulesinin İsrail'e askeri kontrol sağlayacağı gerekçesiyle her iki öneriyi de reddettiğini vurguladı.

İhtiyatlı iyimserlik

İsrail, zaman zaman Gazze Şeridi sınırından silah kaçakçılığı yapıldığını iddia ediyor. Mısır, Philadelphia Koridoru’ndaki varlığını haklı göstermek için bu iddiaları defalarca reddetti. Duveyri, Kahire’nin bu bölgedeki tüm tünellerin kapatılmasına yol açan entegre önlemler aldığını, bunun da olası kaçakçılık operasyonlarının durdurulduğu anlamına geldiğini söyledi.

Mısır, İsrail'in sınırdaki tünellerin kaçakçılık için kullanıldığı yönündeki iddialarını defalarca kez yalanladı. Mısır Devlet Enformasyon Servisi (SIS) Başkanı geçtiğimiz ocak ayında yaptığı bir basın açıklamasında Mısır'ın Sina Yarımadası’nda yürüttüğü terörle mücadele çabaları çerçevesinde Gazze Şeridi ile arasındaki 14 kilometrelik sınır duvarını yerin 6 metre üstünde ve 6 metre altında beton bir duvarla güçlendirerek Sina Yarımadası ve Refah arasında üç bariyer oluşturduğunu ve böylece yerin üstünde ya da altında herhangi bir kaçakçılık faaliyetini imkansız hale getirdiğini söyledi.

Öte yandan Mısırlı kaynak, Kahire’nin bazı önerileri ve görüşleri kabul ettiğini, Hamas'a detaylar hakkında bilgi verildiğini, İsrail'in çekileceği yerlerin tam bir haritasının sunulduğunu ve önümüzdeki dönemde bu konuların gözden geçirilmesi için çalışmalara başlanacağını belirtti.

İsrail basınında, Kahire ve Tel Aviv'in barış anlaşmasını ya da güvenlik protokolünü değiştirmek istediklerine dair yer alan haberleri yalanlayan Mısırlı kaynak, bu iddiaların doğru olmadığını ve şu anda İsrail ordusunun konuşlanacağı yerlerin ayrıntılı haritaları ile Netzarim ve Philadelphia koridorlarından, Refah Sınır Kapısı’ndan ve Mısır'a sınırındaki stratejik temas noktalarından çekilmeyle ilgili güvenlik düzenlemeleri üzerinde çalışıldığını açıkladı. Kaynak, “Mısır ve İsrail için işler yolunda gibi görünürken, Gazze'de nihai bir ateşkes anlaşmasına varılması konusunda iyimserlik ihtiyatlı bir şekilde devam ediyor” diye ekledi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.