Abbas-Dahlan yakınlaşması Fetih Hareketi’nin birleşmesinin mi yoksa savaş sonrası Gazze için yapılan düzenlemelerin mi bir işareti?

Abbas'ın Gazze ziyareti öncesi El Fetih’ten ihraç edilenlerin geri dönüşü tartışması: “Her vaka ayrı ayrı incelenecek”

Fetih Hareketi yönetimi ile Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan'ın temsilcileri arasında toplantılar yapılacağı konuşuluyor (AP)
Fetih Hareketi yönetimi ile Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan'ın temsilcileri arasında toplantılar yapılacağı konuşuluyor (AP)
TT

Abbas-Dahlan yakınlaşması Fetih Hareketi’nin birleşmesinin mi yoksa savaş sonrası Gazze için yapılan düzenlemelerin mi bir işareti?

Fetih Hareketi yönetimi ile Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan'ın temsilcileri arasında toplantılar yapılacağı konuşuluyor (AP)
Fetih Hareketi yönetimi ile Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan'ın temsilcileri arasında toplantılar yapılacağı konuşuluyor (AP)

Fetih Hareketi’nden (El Fetih) çok sayıda Filistinli kaynak, Independent Arabia'ya yaptıkları açıklamalarda, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın El Fetih’ten ihraç edilenleri geri alma konusunda ‘ciddi niyetleri’ olduğunu ve bu konuda ihraç edilen isimlerden biri olan Demokratik Reform Akımı lideri Muhammed Dahlan ile temaslarına devam ettiğini söyledi.

Bu gelişme, Fetih Hareketi Merkez Komitesi'nin Dahlan'ı ‘birtakım suçlara karıştığı ve mali yolsuzluk yaptığı’ gerekçesiyle ihraç edilmesinden ve ardından üst ve alt kadrolardan yüzlerce üyesinin uzaklaştırılmasının üzerinden 13 yıl geçtikten sonra yaşandı.

El Fetih’ten kimliğinin gizli tutulmasını isteyen üst düzey bir üye, Fetih Hareketi Merkez Komitesi’nin ihraç edilenlerin büyük bir çoğunluğundan geri dönüş talepleri aldığını açıkladı.

Her bir vaka ayrı ayrı incelenecek

Kimliği gizlenen kaynak, Fetih Hareketi’nin her bir vakayı ayrı ayrı inceleyeceğini ve bu meseleyi tek seferde ele almayacağını vurguladı. El Fetih’ten ihraç edilenlerin geri dönüşü için koşulların ‘henüz olgunlaşmadığını’ açıklayan kaynak, “El Fetih yönetimi yakında hızlı, olumlu sonuçlar ve pratik önlemler almayı umuyor” dedi.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a yakınlığıyla bilinen FKÖ Yürütme Komitesi Sekreteri Hüseyin eş-Şeyh ile Demokratik Reform Akımı’nın önde gelen isimleri Samir Meşheravi ve Cafer Hadib arasında görüşmeler yapıldığı bilgisine ulaştı.

Görüşmelerin üç ay önce gerçekleştiğini açıklayan kaynaklara göre görüşmeler, özellikle ziyaret etmek istediği Gazze Şeridi'nde Dahlan’ın lideri olduğu Demokratik Reform Akımı’nın gücüne ihtiyaç duyması nedeniyle Abbas'ın talimatıyla gerçekleşti.

Kaynaklar, görüşmelerin Batı Şeria, Abu Dabi, Kahire ve diğer Arap ve Avrupa ülkelerinin başkentlerinde yapıldığını belirttiler.

Kaynaklara göre 13 yıldır kesintiye uğramayan bu toplantılar, Filistin Devlet Başkanı'nın talimatıyla kısa bir süre önce gerçekleşirken El Fetih'i kendi iç tüzüğüne göre yeniden bir araya gelmek amacıyla yapılan bu görüşmelerden şimdiye kadar herhangi bir sonuç çıkmadı.

Kaynaklar, Filistin Devlet Başkanı'nın Fetih Hareketi’ni birleştirmeye açık olmasının nedenleriyle ilgili olarak ise bunun Dahlan’ın lideri olduğu Demokratik Reform Akımı’nın özellikle Gazze Şeridi ile Batı Şeria ve Lübnan'daki Filistin mülteci kamplarında sahip olduğu gücün ve nüfuzunun farkına varmasından kaynaklandığını kaydettiler.

Uçurumun kapatılması

Dahlan'a yakın bu kaynaklar, Dahlan'dan Nasır el-Kudva'ya kadar tüm önde gelen isimleri ve diğer orta düzey kadrolara kadar Fetih Hareketi’nden ihraç edilenlerin geri dönmeleri gerektiğini vurguladılar.

Dahlan, Fetih Hareketi Merkez Komitesi tarafından 2011 yılında ihraç edilmesine ilişkin alınan kararın geçersiz olduğunu savunuyor.

Fetih Hareketi Merkez Komitesi, Dahlan hakkında ‘maddi ihlallerde bulunduğu, Fetih Hareketi’nin sabitelerini ve Filistinlilerin yüksek çıkarlarını ihlal ettiği ve masum vatandaşlara yönelik suikastlara karıştığı’ gerekçesiyle ihraç kararı almıştı.

Fetih Hareketi’nin önde gelen isimlerinden biri, El Fetih yönetimi ile Dahlan'ın temsilcileri arasında görüşmeler yapıldığına dair haberleri ‘abartılı’ bulurken El Fetih’in ‘ihraç kararının iptali taleplerini toplu olarak değil, tek tek inceleyeceğini vurguladı.

Fetih Hareketi’nin önde gelen isimlerinden bir diğeri, hem Abbas'ın hem de Dahlan'ın aralarındaki anlaşmazlığı giderme ve El Fetih’i yeniden birleştirme konusunda ciddi olduklarını, bu kez durumun ‘El Fetih içindeki ihtilafları sona erdirmek için gerçek bir iradenin ortaya koyulamadığı önceki dönemlerden farklı olduğunu’ vurguladı.

Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen kaynak, “Bu kez hareketi birleştirme konusunda tam ve sağlam bir irade ortaya koyuldu. Mevcut koşullar, özellikle de Devlet Başkanı Abbas'ın Gazze Şeridi'ni ziyaret etme kararını açıklamasının ardından, hareket içindeki anlaşmazlıklara son verilmesini gerektiriyor” ifadelerini kullandı.

Kaynağa göre Abbas, tüm anlaşmazlıklara ve yanlış anlamalara rağmen Fetih Hareketi’ni tüm kapasitesiyle harekete geçirmek ve tüm yetkinliklerini kendi etrafında toplamakla ilgileniyor.

El Fetih’in birleştirilmesi

Dahlan'ın lideri olduğu Demokratik Reform Akımı, Abbas'tan El Fetih’i birleştirecek adımlar atmasını istedi. Bu adımların başında da ‘keyfi’ ihraç kararlarının iptal edilmesi, Dahlan'a bağlı binlerce çalışanın maaşlarının kesilmesi ve Filistin Yönetimi'ni Gazze'de yeniden tesis etmek üzere geniş yetkilere sahip bir hükümet kurulması geliyor.

Bir araştırma ve anket merkezi direktörü olan Cihad Harb, Gazze Şeridi'nin yeniden ayağa kalkması için El Fetih'in birleşmesi gerektiğini söyledi. Harb, Filistin Yönetimi'nin Gazze'yi yeniden yönetmesinin, Gazze Şeridi'nde önemli bir güce sahip olan ve mevcut savaş sırasında güçlenen Dahlan’ın lideri olduğu Demokratik Reform Akımı ile iş birliği yapmasını gerektirdiğini vurguladı.

Abbas ve Dahlan arasındaki anlaşmazlığın sona ermesinin 'bölgesel dengenin sağlanmasına' katkıda bulunacağını belirten Harb, Dahlan'ın El Fetih’in üç yıl önceki parlamento seçimlerinin hazırlıkları sırasında görevden alınan hareketin önde gelen isimlerinden Nasır el-Kudva ve İsrail hapishanelerinde tutulan Mervan Bergusi ile iş birliği yaptığını da sözlerine ekledi. Ancak Harb, ihraç edilenlerin geri dönüşünün ve El Fetih içindeki anlaşmazlıkların sona erdirilmesinin önünde siyasi, hukuki ve adli engeller olduğunu ifade etti.



Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak: Gazze'de yeni bir savaşı önlemek için Mısır-İsrail görüşmesi yapıldı

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yerinden edilmiş insanlar için sığınak haline getirilen bir caminin çatısında temizlik yapan Filistinli bir kadın, 10 Temmuz 2026 (AP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yerinden edilmiş insanlar için sığınak haline getirilen bir caminin çatısında temizlik yapan Filistinli bir kadın, 10 Temmuz 2026 (AP)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan bir kaynak: Gazze'de yeni bir savaşı önlemek için Mısır-İsrail görüşmesi yapıldı

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yerinden edilmiş insanlar için sığınak haline getirilen bir caminin çatısında temizlik yapan Filistinli bir kadın, 10 Temmuz 2026 (AP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yerinden edilmiş insanlar için sığınak haline getirilen bir caminin çatısında temizlik yapan Filistinli bir kadın, 10 Temmuz 2026 (AP)

Muhammed er-Reyyis

Gazze anlaşması müzakerelerine ilişkin süreci yakından takip eden bilgi sahibi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kahire’de son saatlerde Mısırlı ve İsrailli heyetler arasında gerçekleştirilen görüşmenin ayrıntılarını paylaştı. Kaynağa göre görüşme, Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasını tehdit edebilecek olası sorunların önüne geçmek amacıyla yoğun diplomatik çabalar kapsamında yapıldı.

İsrail Kamu Yayın Kurumu, perşembe akşamı yaptığı açıklamada, İsrail ordusundan üst düzey subaylardan oluşan bir heyetin Kahire’ye giderek son iki gün içinde Mısır ordusunun üst düzey yetkilileriyle Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçiş sürecini ele aldığını duyurdu.

Mısır ile İsrail arasındaki görüşme, Hamas liderlerinden Halil el-Hayye başkanlığındaki bir heyetin, geçen yıl ekim ayında imzalanan Gazze anlaşmasının uygulanmasının güvence altına alınmasına ilişkin arabulucularla temaslarda bulunmak üzere Kahire’de bulunduğu sırada gerçekleşti.

Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde savaş nedeniyle yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampta, omzunda eşyalarını taşıyan bir Filistinli, enkazların yanından geçiyor. (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde savaş nedeniyle yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir kampta, omzunda eşyalarını taşıyan bir Filistinli, enkazların yanından geçiyor. (AFP)

Mısırlı kaynak, Gazze konusunda istişarelerde bulunmak ve Hamas ile yürütülen temasları sürdürerek arabuluculuk çabalarını kurtarmak amacıyla ABD’li bir heyetin de bölgeye gelmesinin beklendiğini belirtti. Kaynak ayrıca, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun seçim hesapları doğrultusunda savaşı yeniden başlatmaya hazırlandığına ilişkin bilgiler bulunduğunu aktardı.

Aynı kaynak, Kahire’deki görüşmelerin, geçen hafta ateşkes anlaşmasına ilişkin gündeme getirilen ve Hamas’ın itiraz ettiği öneriler üzerinde yoğunlaştığını ifade etti. Kaynağa göre İsrail heyeti, Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’a iletilmek üzere bir mesaj sundu. Mesajda, Mladenov’un hazırladığı belgeye ilişkin yeni formülasyonlar temelinde yürütülen mevcut girişimlerin sonuç vermemesi halinde İsrail’in askeri seçeneğe yöneleceği ve Gazze Şeridi’nde askeri operasyon başlatacağı belirtildi.

Son üç ay boyunca Mladenov tarafından sunulan öneriler, yeniden imar sürecinin ilerleyebilmesi için öncelikle Gazze Şeridi’nin silahsızlandırılmasına odaklanırken, Hamas ise bu önerilere çekince koyarak anlaşmanın ilk aşamasında yerine getirilmeyen maddelerin uygulanmasını ve İsrail’in bölgeden çekilmesini talep etti.

Kaynağın aktardığına göre İsrail heyeti mesajında, Hamas’ın özellikle önerilen formüller çerçevesinde silahsızlanma maddesi başta olmak üzere anlaşmanın hükümlerine bağlı kalmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Arabulucuların ise Hamas’la, Mladenov’a iletilecek açık ve net bir metin üzerinde uzlaşılması için temaslarını sürdürdüğü, böylece sürecin ilerlemesinin ve İsrail’in askeri operasyonlarını yeniden başlatmasının önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan Nasır Tıp Kompleksi’nde, bir çadırı hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybeden yakınının ardından göz yaşı döken Filistinli bir kadın (AFP)Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan Nasır Tıp Kompleksi’nde, bir çadırı hedef alan İsrail saldırısında hayatını kaybeden yakınının ardından göz yaşı döken Filistinli bir kadın (AFP)

Mısırlı kaynak, Netanyahu’nun önümüzdeki aylarda yapılması beklenen seçimler öncesinde seçim hesaplarıyla yeni bir askeri operasyona girişebileceğine ilişkin bilgilerin giderek arttığı uyarısında bulundu. Kaynak, kamuoyu yoklamalarının Gadi Eisenkot, Naftali Bennett ve diğer rakip isimlerin şansını artırdığını, bu nedenle Netanyahu’nun siyasi desteğini ve kamuoyu nezdindeki konumunu yeniden güçlendirmeye çalıştığını ifade etti. Kaynağa göre bu süreci, Mladenov’un mevcut metinlerde herhangi bir değişikliği kesin biçimde reddetmesi ve Hamas’ın mevcut önerileri ciddiyetle ele alması yönündeki ısrarı da destekliyor.

Kaynağın aktardığına göre İsrail heyeti, ‘Mısır2ın sorumlu girişimlerine olumlu karşılık verme isteğini’ dile getirirken, Hamas’ın uzlaşmaz tutumunu sürdürmesi halinde hareketle kaçınılmaz bir çatışmanın yaşanacağını da vurguladı.

Mısırlı kaynak, Kahire’nin gerilim iddialarına rağmen İsrail heyetine ev sahipliği yapmasının, Mısır’ın tüm taraflara açık olduğunu ve taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını gidermek için yoğun çaba gösterdiğini ortaya koyduğunu belirtti. Kaynak, mevcut süreçte herhangi bir görüşmenin yapılmasının önünde de hiçbir engel bulunmadığını söyledi.

Kaynak, “Kahire, mevcut tablonun son derece tehlikeli olduğunun farkında olduğu için tüm taraflarla sorumlu bir şekilde temas kurmaya çalışıyor. Mısır, kötüleşen insani durumu kurtarmak, çatışmaların yeniden tırmanmasını, daha fazla saha komutanının hedef alınmasını ve koşulların daha da ağırlaşmasını önlemek amacıyla yoğun diplomatik girişimlerde bulunuyor” ifadelerini kullandı. Kaynak ayrıca, Gazze’deki gelişmeleri ele almak üzere ABD’li bir heyetin Mısır’a gelme ihtimalinin bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Kaynağa göre Mısır, İsrail hükümeti üzerinde mümkün olan en yüksek baskının kurulabilmesi amacıyla Türkiye ve Katar ile yakın koordinasyon yürütüyor. Önümüzdeki günlerde Mısır’ın ABD tarafıyla da temaslarda bulunmasının beklendiğini belirten kaynak, bu girişimlerin ABD yönetiminin barış planının temel maddelerine bağlı kalmasını sağlamak, plandan sapılmasını veya alternatif süreçlerin gündeme gelmesini önlemek ve Mladenov’un krizi daha da karmaşık hale getirebilecek yeni taslaklar hazırlamasının önüne geçmek amacı taşıdığını ifade etti.

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta kaplarına su dolduran iki çocuk (AP)Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta kaplarına su dolduran iki çocuk (AP)

Mısırlı kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Hamas’ın arabulucu taraflarla yürüttüğü temaslarda zaman faktörünü kullanmayı sürdürebileceğini söyledi. Kaynağa göre hareket, ABD ile İran arasındaki müzakereler ve olası gerilimlerin seyrini bekleyerek ilerleyen süreçte müzakere pozisyonunu güçlendirmeyi hedefleyebilir. Ayrıca Hamas’ın, hareket içindeki seçim sürecinin henüz tamamlanmadığını gerekçe göstererek nihai kararlar alamayacağını ve kapsamlı mutabakat metinleri oluşturamayacağını öne sürmesinin de ihtimaller arasında yer aldığı belirtildi. Bu durumun ise sürecin ya askıya alınmasına ya da değerlendirme amacıyla bir süre belirsizlik içinde bırakılmasına yol açabileceği ifade edildi.

Buna karşın aynı kaynak, Mısır’ın, İsrail’de yaklaşan seçimler ve ABD Kongresi ara seçimleri öncesinde Gazze Şeridi’nde askeri gerilimin yeniden tırmanmasını önlemek için zamana karşı yarışacağını dile getirdi. Kaynak, birbirine bağlı bu siyasi gelişmelerin diplomatik ve siyasi süreçleri tamamen sekteye uğratabilecek nitelikte olduğuna dikkat çekti.

Kaynak ayrıca, mevcut belirsizliklere Mladenov’un ABD’nin desteğiyle üst düzey bir uluslararası göreve aday gösterilmesi ihtimalinin de eklendiğini belirtti. Bunun tüm taraflar açısından zaman baskısını artıracağını ve yerine yeni bir isim atanana kadar söz konusu görevde uzun süre boşluk yaşanabileceğini ifade eden kaynak, buna rağmen Mladenov’un yerine geçebilecek isimlerin de hazır olduğuna dair bilgiler bulunduğunu söyledi. Kaynağa göre bu isimler, eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair ile ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff olarak öne çıkıyor.

İsrail saldırısında hedef alınan bir aracı inceleyen Filistinliler, Gazze, 9 Temmuz 2026 (Reuters)İsrail saldırısında hedef alınan bir aracı inceleyen Filistinliler, Gazze, 9 Temmuz 2026 (Reuters)

İsrail Kamu Yayın Kurumu, perşembe akşamı yaptığı açıklamada, İsrail ordusundan üst düzey subaylardan oluşan bir heyetin Kahire’ye giderek son iki gün içinde Mısır ordusunun üst düzey yetkilileriyle Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçiş sürecini ele aldığını duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül 2025’te İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşını sona erdirmeyi amaçlayan bir plan açıkladı. Planın ilk aşamasında ateşkes ilan edilmesi, İsrail’in kısmi çekilmesi, İsrailli esirlerin serbest bırakılması ve Gazze’ye günlük 600 yardım tırının girişine izin verilmesi öngörüldü.

Hamas, ilk aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirerek İsrailli esirleri serbest bırakırken, İsrail ise insani yükümlülüklerini yerine getirmedi ve askeri operasyonlarını sürdürdü. Bu süreçte bin 92 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 3 bin 507 kişinin de yaralandığı belirtildi.

Anlaşmanın ikinci aşaması ise İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin yüzde 70'ten fazlasını kapsayan işgal alanlarından daha geniş çaplı çekilmesini, yeniden imar sürecinin başlamasını ve buna karşılık Filistinli grupların silahsızlandırılması sürecinin başlatılmasını öngörüyor. Ancak İsrail bu aşamayı uygulamaya koymadı ve önceliğin silahsızlanma olması gerektiği yönündeki tutumunu sürdürdü.

Ekim 2023’ten bu yana devam eden savaş nedeniyle Gazze Şeridi büyük bir yıkımla karşı karşıya bulunuyor. Haberde yer alan verilere göre çatışmalarda 73 binden fazla Filistinli yaşamını yitirirken, 173 binden fazla kişi yaralandı. Ayrıca Gazze’deki altyapının yaklaşık yüzde 91’inin tahrip olduğu ifade edildi.


Avn'dan Hizbullah'a Lübnan'a olan bağlılığınızı kanıtlayın çağrısı

Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman’da dün İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip olmuş bir araba (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman’da dün İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip olmuş bir araba (AFP)
TT

Avn'dan Hizbullah'a Lübnan'a olan bağlılığınızı kanıtlayın çağrısı

Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman’da dün İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip olmuş bir araba (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Kfar Rumman’da dün İsrail'in düzenlediği saldırıda tahrip olmuş bir araba (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Hizbullah’a "Lübnanlılığını kanıtlaması" çağrısında bulunarak, "(Hizbullah), güneydeki savaşı sona erdirmek için harcanan çabalara yanıt vermezse, kendi kararının sorumluluğunu üstlenmiş olacak ve tercihinin Lübnan değil, İran olduğunu kanıtlayacaktır" dedi.

Bu açıklamalar, Beyrut yönetiminin İsrail ile yürüttüğü müzakere sürecini, Washington ile Tahran arasındaki gerilimden ayırmaya çalıştığı kritik bir dönemde yapıldı. Lübnan, ABD gözetiminde, İsrail ordusunun çekilmesini sağlamak ve ardından Lübnan ordusunun bu bölgelere konuşlanmasına imkân tanımak amacıyla "pilot bölgeler" üzerinde yoğun bir çalışma yürütüyor. Cumhurbaşkanı Avn, bu stratejik konuyu dün Ordu Komutanı General Rudolf Heykel ile görüştü.

Roma Zirvesi kritik dönemeç

14-15 Temmuz tarihlerinde Roma'da gerçekleştirilecek olan 6. tur müzakereler, "Çerçeve Anlaşması"nın hayata geçirilmesindeki ilk somut uygulama adımı olarak görülüyor. Anlaşma uyarınca, Lübnan ordusunun belirlenen iki pilot bölgeye konuşlanması süreci de dahil olmak üzere, uygulama aşamasını denetleyecek komitelerin oluşturulması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Avn, gelinen noktayı "Artık İran'daki durumdan ve İslamabad Anlaşması'ndan (Tahran-Washington hattındaki süreçten) ayrı bir rotadayız" ifadeleriyle değerlendirdi. Ancak Avn, bölgeyi çevreleyen hassas koşullara dikkat çekerek, yaşanabilecek herhangi bir çatışmanın Lübnan'ın iç dengeleri üzerinde olumsuz etki yaratabileceğine dair endişelerini de dile getirdi.


Irak: Yolsuzluk davası, fonların geri alınması şartıyla çözülüyor

Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta  Yüksek Yargı Konseyi Başkanı  Faik Zeydan'ı kabul etti (Hükümet Medyası)
Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan'ı kabul etti (Hükümet Medyası)
TT

Irak: Yolsuzluk davası, fonların geri alınması şartıyla çözülüyor

Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta  Yüksek Yargı Konseyi Başkanı  Faik Zeydan'ı kabul etti (Hükümet Medyası)
Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, Bağdat'ta Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan'ı kabul etti (Hükümet Medyası)

Irak Yargı Konseyi dün, yolsuzluk davalarında sanıkların hesap vermesini sağlarken kamu kaynaklarının da geri kazanılmasına imkân tanıyacak hukuki mekanizmaları hükümetle birlikte değerlendirdiğini açıkladı. Konsey, Genel Af Yasası'nda yapılan değişiklik kapsamında, kamuya ait paraları gönüllü olarak iade eden kişiler hakkında cezaların hafifletilmesi ihtimalinin de ele alındığını bildirdi.

Konsey basın açıklamasında, söz konusu yaklaşımın anayasal esaslara dayandığını belirterek, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra işlenen suçların hiçbir şekilde af kapsamına alınmayacağını vurguladı.

Yargı Konseyi, adaletin sağlanması ile kamu malının korunmasını uzlaştırmayı hedefleyen bir "yol haritası" üzerinde çalışıldığını ifade etti. Açıklamada, kamuya ait alacakların tahsil sürecini tamamlamaya yönelik uygulamalarla birlikte yargı süreçlerinin de devam edeceği, böylece hem hesap verebilirliğin sağlanacağı hem de kamu yararının korunacağı kaydedildi.

Buna karşılık, bir yargı uzmanı Şarku'l Avsat’a yaptığı açıklamada, "Yolsuzluk suçları ya da herhangi bir başka suç için uzlaşmaya imkân tanıyan bir yasal düzenleme bulunmuyor" dedi. Uzman, Genel Af Yasası'nın, zimmet ve kamu malını zarara uğratma suçlarından hüküm giyenlere ilişkin belirli süreler ve yasal koşullar çerçevesinde uygulanacak hükümler içerdiğini ifade etti.