BM uzmanları: İsrail, Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği soykırım nedeniyle uluslararası arenada dışlanabilir

Geçtiğimiz ağustos ayında Gazze'nin ed-Derec mahallesindeki et-Tabiin okulunda gerçekleşen katliamda öldürülen akrabası için ağlayan bir Filistinli (AFP)
Geçtiğimiz ağustos ayında Gazze'nin ed-Derec mahallesindeki et-Tabiin okulunda gerçekleşen katliamda öldürülen akrabası için ağlayan bir Filistinli (AFP)
TT

BM uzmanları: İsrail, Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği soykırım nedeniyle uluslararası arenada dışlanabilir

Geçtiğimiz ağustos ayında Gazze'nin ed-Derec mahallesindeki et-Tabiin okulunda gerçekleşen katliamda öldürülen akrabası için ağlayan bir Filistinli (AFP)
Geçtiğimiz ağustos ayında Gazze'nin ed-Derec mahallesindeki et-Tabiin okulunda gerçekleşen katliamda öldürülen akrabası için ağlayan bir Filistinli (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları dün (Pazartesi) İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki ‘soykırımı’ nedeniyle uluslararası arenada dışlanabileceği uyarısında bulunarak, Gazze Şeridi'ndeki savaşla ilgili ‘çifte standardı’ kınadı ve İsrail’in sorumlu tutulması gerektiğini vurguladı.

Birçok bağımsız BM uzmanı İsrail'in şiddeti tırmandırmasını, Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'da insan haklarını ihlal etmesini, uluslararası mahkeme kararlarını hiçe saymasını ve BM'ye yönelik saldırılarını kınadı.

Özel raportörler ve bağımsız uzmanlar, Cenevre'deki BM İnsan Hakları Konseyi tarafından atanır ancak BM adına konuşmazlar.

Uzmanlar Gazze Şeridi'ndeki yıkıcı savaşla ilgili olarak süregelen ‘çifte standardı’ kınadılar ve İsrail'in eylemlerinden sorumlu tutulması gerektiğini vurguladılar.

BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, “İsrail'in BM'ye ve Filistinlilere yönelik amansız saldırısı nedeniyle dışlanmış bir ülke haline gelmesinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum” dedi.

İsrail'i defalarca Gazze Şeridi'nde ‘soykırım’ yapmakla suçlayan ve İsrail tarafından sert bir şekilde eleştirilerek görevden alınması çağrısında bulunulan Albanese, ‘İsrail'in BM'ye yönelik amansız saldırıları için cezasız kalmaya devam etmesine izin verilip verilemeyeceğini’ sorguladı.

Cenevre'den gerçekleşen video konferansla Tunuslu gazetecilere konuşan Albanese, “İsrail'in kesinlikle saygı duymadığı bu örgüte (BM) üyeliği düşünülmeli mi?” diye sordu.

dcfvg
Han Yunus'ta enkazların arasında yaşam (AFP)

Demokratik ve adil bir uluslararası düzenin desteklenmesi konusunda Bağımsız Uzman Georgios Katrougalos, İsrail'e tüm ülkelerle aynı standartlarda muamele edilmesi gerektiğini vurguladı ve BM yetkililerine ya da kurumlarına yönelik tekrarlanan saldırılarını kınadı.

Katrougalos gazetecilere şunları söyledi: “Bu tür çifte standartlara ve ikiyüzlülüğe artık tahammül edemeyiz. İsrail'in ilerici ve demokrat vatandaşlarının, ülkelerinin apartheid döneminde Güney Afrika'nın olduğu gibi bir parya haline gelmesine izin vermeyeceklerinden eminim.”

İnsanların güvenli içme suyu ve sanitasyon hakkı Özel Raportörü Pedro Arrojo-Agudo, İsrail ve müttefiklerinin uluslararası mahkemelerin, BM Güvenlik Konseyi'nin ve diğer BM organlarının çatışmayla ilgili bulgularını açıkça göz ardı etmelerinin örgütün bir bütün olarak altını oyduğu uyarısında bulundu.

Arrojo-Agudo, “Eğer tepki göstermezsek BM yok olmak üzere” dedi.

Diğer yandan İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırısının ‘soykırım’ anlamına geldiği yönündeki suçlamaları şiddetle reddediyor ve uluslararası hukuk çerçevesinde hareket ettiğini söylüyor.

İsrail misyonu tarafından dün yapılan açıklamada, “Francesca Albanese, doğası gereği ayrımcı olan BM yetkisini nefret dolu, anti-Semitik ve yanlış bilgilendirilmiş siyasi gündemini yaymak için kötüye kullanmasıyla tanınıyor. Hamas'ın eylemlerini savunmak ve meşrulaştırmak da dahil olmak üzere onun pozisyonu BM için kalıcı bir utanç kaynağıdır” ifadeleri yer aldı.

fdv
Gazze Şeridi'ndeki İsrail askerleri, 30 Ağustos. (AFP)

AFP'nin İsrail'in resmi verilerinden aktardığına göre savaş, Hamas'ın İsrail'in güneyine düzenlediği ve İsrail tarafında çoğu sivil bin 205 kişinin ölümüne yol açan eşi benzeri görülmemiş bir saldırıyla tetiklendi. Bu sayıya Gazze Şeridi'nde esir tutulurken ölenler de dahil.

Saldırı sırasında toplam 251 kişi kaçırıldı; bunlardan 97'si halen esir tutuluyor, 33'ünün ise öldüğü belirtiliyor.

Hamas'a bağlı Sağlık Bakanlığı'na göre İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanı ve kara harekâtı en az 41 bin 226 kişinin ölümüne yol açtı. BM, ölenlerin çoğunun kadın ve çocuk olduğunu doğruladı.

Albanese, başta Batılı ülkeler olmak üzere dünyanın Gazze Şeridi'nde yaşanan ‘hayal bile edilemeyecek’ acılar karşısındaki ‘devam eden sessizliğinden’ yakındı.

Arrojo-Agudo, kuşatma altındaki Filistin topraklarında su yoksunluğunun ‘bir silah olarak kullanıldığını’ vurguladı.

Gazzelilerin normalde günlük ihtiyaçları için yeterli görülen 100 litreden fazla suya kıyasla şu anda kişi başına günde ortalama sadece 4,7 litre su alabildiğini söyledi.

Bir İsrail temsilcisi dün BM İnsan Hakları Konseyi'nde yaptığı konuşmada bu suçlamayı reddederek, Hamas'ı ‘Gazze Şeridi'nde suyu tamamen kötü yönetmekle’ suçladı ve ‘doğal su kaynaklarının yüzde 95'inin onarılamaz şekilde zarar görmesinden’ sorumlu tuttu.



Netanyahu: İran ile müzakerelere ilişkin ilkelerimizi Trump’a sunacağım

Donald Trump, Florida eyaletindeki Mar-a-Lago tesisinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlenen basın toplantısının sonunda bir soruyu yanıtlarken, 29 Aralık (AP)
Donald Trump, Florida eyaletindeki Mar-a-Lago tesisinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlenen basın toplantısının sonunda bir soruyu yanıtlarken, 29 Aralık (AP)
TT

Netanyahu: İran ile müzakerelere ilişkin ilkelerimizi Trump’a sunacağım

Donald Trump, Florida eyaletindeki Mar-a-Lago tesisinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlenen basın toplantısının sonunda bir soruyu yanıtlarken, 29 Aralık (AP)
Donald Trump, Florida eyaletindeki Mar-a-Lago tesisinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlenen basın toplantısının sonunda bir soruyu yanıtlarken, 29 Aralık (AP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bugün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştireceği görüşmelerin başta İran ile yürütülen müzakereler ve Gazze dosyası olmak üzere bir dizi konuya odaklanacağını söyledi.

Netanyahu, ABD’ye hareket etmeden önce yaptığı açıklamada, ‘İran’la müzakerelere ilişkin ilkeler konusundaki görüşlerini’ Başkan Trump’a sunacağını ifade etti.

Netanyahu, “Bana göre bu ilkeler yalnızca İsrail için değil, barış ve güvenliği hedefleyen herkes için önem taşıyor” dedi.

Trump ile sık aralıklarla gerçekleştirdiği görüşmelere de değinen Netanyahu, bu temasların İsrail ile ABD arasındaki ‘benzersiz yakınlığın’ ve kendisi ile Trump arasındaki özel ilişkinin göstergesi olduğunu belirtti.

Bu görüşme, Trump’ın geçen yıl ocak ayında yeniden göreve gelmesinden bu yana Netanyahu ile yapacağı yedinci buluşma olacak.

Ynet haber sitesi, geçtiğimiz cumartesi günü yayımladığı haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD Başkanı Donald Trump’a, İsrail’in İran’ın nükleer programını tamamen ortadan kaldırma konusundaki kararlılığını vurgulayacağını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığı haberde, konuya yakın bir kaynağa dayandırılan bilgilere göre, İsrail’in ortaya koyacağı tutumun; İran’ın nükleer programının tümüyle sona erdirilmesi, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin ortadan kaldırılması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılmasını içerdiği belirtildi.

Aynı kaynak, İsrail’in Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin İran’a yeniden dönmesini talep ettiğini aktardı.

Kaynak ayrıca, İran ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın, İsrail’e tehdit oluşturamayacak şekilde füze menzilinin 300 kilometre ile sınırlandırılmasını da içermesi gerektiğini ifade etti.

Bu gelişmeler, Washington ile Tahran arasında ABD’nin güç kullanma ihtimalini gündeme getirdiği bir müzakere turunun ardından yaşandı.

Tahran ise müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmasını, füze programı dahil olmak üzere diğer başlıkların gündeme getirilmemesini istiyor.


Sudan IGAD'a geri dönüyor

Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
TT

Sudan IGAD'a geri dönüyor

Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)
Sudan Başbakanı Kamil İdris (SUNA)

Sudan, Doğu Afrika ülkelerinden oluşan Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi'ne (IGAD) geri döneceğini açıkladı. Bu karar, Sudan'ın üyeliğinin askıya alınmasından iki yıl sonra alındı. Askıya alınmasının nedeni ise o dönemde, Nisan 2023'ten beri hükümet güçleriyle savaşan Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) komutanı Muhammed Hamdan Dagalu'ya ("Hemedti") gönderilen davetti.

Sudan Dışişleri Bakanlığı X internet sitesinde yayınlanan açıklamada, "Sudan Cumhuriyeti Hükümeti, örgüt üyeliğindeki faaliyetlerine tam olarak yeniden başlayacaktır" denildi. Örgüt ise üye devletlerin iç işlerine müdahale etmeyeceğini, Sudan'ın egemenliğine, toprak ve halkının birliğine ve mevcut ulusal kurumlarının bütünlüğüne tam saygı duyduğunu vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan, Ocak 2024'te IGAD'ın Dagalu'yu Sudan'daki çatışmayı görüşmek üzere Uganda'da bir zirveye davet etmesinin ardından IGAD üyeliğini askıya almıştı. Zirvenin amacı, başta çatışma bölgelerine BM güçlerinin konuşlandırılması olmak üzere bir dizi öneriyle savaşı sona erdirmekti.


Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.