İsrail, İran ve Hizbullah'a karşı savaşın şeklini değiştiriyor

Çağrı cihazlarını patlatma operasyonu, düşman içine sızmada istihbarat bilgilerinin rolünün önemini gösteriyor

 İsrail’in operasyonu büyük olasılıkla bir İsrail saldırısının başlangıcı olmayı değil, Hizbullah'ı savaştan kaçınmak için diplomatik bir çözüm üzerinde anlaşmaya varacak şekilde zayıflatmayı amaçlıyordu (AFP)
İsrail’in operasyonu büyük olasılıkla bir İsrail saldırısının başlangıcı olmayı değil, Hizbullah'ı savaştan kaçınmak için diplomatik bir çözüm üzerinde anlaşmaya varacak şekilde zayıflatmayı amaçlıyordu (AFP)
TT

İsrail, İran ve Hizbullah'a karşı savaşın şeklini değiştiriyor

 İsrail’in operasyonu büyük olasılıkla bir İsrail saldırısının başlangıcı olmayı değil, Hizbullah'ı savaştan kaçınmak için diplomatik bir çözüm üzerinde anlaşmaya varacak şekilde zayıflatmayı amaçlıyordu (AFP)
İsrail’in operasyonu büyük olasılıkla bir İsrail saldırısının başlangıcı olmayı değil, Hizbullah'ı savaştan kaçınmak için diplomatik bir çözüm üzerinde anlaşmaya varacak şekilde zayıflatmayı amaçlıyordu (AFP)

Hüda Rauf

İran, İsrail'e karşı arenalar birliğini açıkladığında, Tel Aviv'in aynı prensibi ama tam tersi yönde izleyeceğini, yani aynı anda birden fazla arenada savaş yürüteceğini belki de hayal etmemişti.

Hem İsrail hem de İran, deniz savaşı ve siber savaş da dahil olmak üzere pek çok biçim alan ve gölge savaşı olarak bilinen bir yöntemle birbirlerinin çıkarlarına zarar vermeye alışmışlardı. Ancak Tel Aviv, İran toprakları içinde istihbarat ve güvenlik alanında sızma operasyonları yürütmede başarılı oldu. Bu operasyonlar arasında şunlar sayılabilir; nükleer arşivin çalınması ve nükleer fizikçi Muhsin Fahrizade'ye suikast düzenlenmesi, İran topraklarında bir Devrim Muhafızı subayının sorgulanması, ardından bir izleme ve takip sürecinden sonra İran'da İsmail Heniyye'ye yönelik suikast düzenlenmesi, ayrıca İsrail Özel Kuvvetlerinin Suriye'nin Masyaf bölgesindeki bir İran silah tesisine baskın düzenlemesi ve iki İranlı personeli kaçırması.

Yukarıdaki operasyonların tümü İsrail tarafından gerçekleştirildi ve bunların bir kısmı İran'ın toprak egemenliğinin ihlali olarak değerlendirildi, ancak hepsi Tahran'ın muzdarip olduğu istihbarat ve güvenlik zafiyetini tekrar tekrar doğruluyordu.

Son olarak Lübnan ve Suriye'deki “Hizbullah” üyelerini hedef alan ve çağrı cihazlarını patlatma olarak bilinen operasyon da aynı bağlamda yer alıyor. İsrail, Hizbullah’a yönelik operasyonunu, Lübnan'a getirtilen Tayvan yapımı yeni bir çağrı cihazı siparişinin içerisine sakladığı patlayıcı maddeleri salı günü patlatarak gerçekleştirdi. Patlayıcı madde her cihazda bataryanın yanına yerleştirilmişti.

Ayrıca patlayıcıları patlatmak için uzaktan çalıştırılabilen bir kod eklemişti. Hizbullah, Lübnan'ın her yerindeki üyelerine bu çağrı cihazlarından dağıtmıştı ve hatta bir kısmı İran ve Suriye'deki müttefiklerine de verilmişti.

İki gün içinde yaklaşık 37 kişinin ölümüne ve 3 bine yakın kişinin yaralanmasına yol açan operasyon, istihbarat çalışmaları kapsamında yer alıyor. Bu, istihbarat bilgilerinin rolünün ve dolayısıyla istihbarat alanındaki bu zafiyetin sadece Hizbullah için değil, aynı zamanda İran için de önemini ortaya koyuyor. Çağrı cihazları ve telsizler, İsrailli Mossad'a ait olduğu anlaşılan bir şirket ile yapılan anlaşma aracılığıyla temin edildiler. Çağrı cihazları, bir mesaj ile patlatılan ve şu ana kadar yukarıda zikrettiğimiz kayıplara yol açan bir maddeyi içerecek şekilde üretildi.

Anlaşmayı yapan ister Hizbullah ister İran olsun, burada sızma operasyonu yalnızca satın alma sürecinde bu ikisinden birinin yanıltılmasıyla sınırlı kalmadı, bunun bir de İsrail’in, Hizbullah’ın çağrı cihazları satın almaya ihtiyacı olduğu ve sözleşmenin ne zaman yapılacağı bilgisini elde edebilmesi yönü de var. Son patlamalar, İsrail'in istihbarat üstünlüğü karşısında İran'ın başarısızlıklarına yenisini ekliyor.

İsrail operasyonunun amacı ve bunun İsrail'in Hizbullah'a karşı kapsamlı savaşının başlangıcı olup olamayacağı konusunda spekülasyonlar bol miktarda yapılırken, Netanyahu hükümeti, çağrı cihazları saldırısından saatler önce, İsrail’in savaş hedeflerinin, Hizbullah’ın sürekli roket ateşi nedeniyle evlerinden kaçan on binlerce sakinin kuzey İsrail'deki evlerine geri dönüşünü de kapsayacak şekilde genişleyeceğini açıkça belirtmişti. İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant ise bunu yapmanın tek yolunun askerî harekât olduğunu söyledi.

Hizbullah Gazze'ye, halkına ve direnişine destek operasyonlarının her gün olduğu gibi bugün de devam edeceğini ve bunun suçlu düşmanın geçen salı günkü patlamalara yanıt olarak beklemesi gereken sert cezadan farklı bir süreç olduğunu belirten bir açıklama yaptı.

Daha geniş çaplı bir savaşı önlemek için İran'ın yanıtını kısıtlamayı, Netanyahu hayati öneme sahip İran hedeflerine sert saldırılar yönlendirmek için kullanabilir. Bu ise İsrail'e çatışmada hareket özgürlüğü veriyor. Buna karşılık Tahran'ın Tel Aviv'e karşı caydırıcılık gücünü yeniden inşa etme konusundaki başarısızlığı artarken, Hizbullah'ın İsrail şehirlerine misilleme niteliğinde bir saldırıyla karşılık vermesi, siviller arasında ağır kayıplara yol açabilir ve bu da İsrail'e Hizbullah’ı çökertmek ve bununla birlikte İran'ı da cezalandırma hedefine ulaşmak için bir bahane sunacak.

Büyük olasılıkla İsrail operasyonu, bir İsrail saldırısını başlatmak değil, Hizbullah'ı savaştan kaçınmak için diplomatik çözüm üzerinde anlaşmaya varacak şekilde zayıflatmayı amaçlıyordu. Ancak İsrail'in ana odağı,11 aydan fazla bir süre boyunca Hizbullah saldırıları nedeniyle yerlerinden edilen yaklaşık 100 bin İsraillinin güvenli bir şekilde geri dönüşünü kolaylaştırmak olmaya devam ediyor.

Ancak bu nedenlerin yanı sıra, bilhassa üç gün önce Netanyahu'nun İsrail sağındaki ortaklarının baskısıyla Savunma Bakanı Gallant'ı görevden almayı planladığı yönünde yapılan haberler göz önüne alındığında, bunun İsrail'in iç siyasetiyle ilgili bir nedeni de olabilir. Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı analize göre nitekim Savunma Bakanlığı'na daha fazla ağırlık kazandıran çağrı cihazları operasyonunun başarısından sonra Netanyahu, Hizbullah'a kayıplar verdiren Gallant'ı görevden alamaz.

İsrail, İran ve Hizbullah'a yönelik son operasyonların tümünde çatışma şeklini değiştirdi. Tel Aviv, kapsamlı bir askeri savaşa yol açmadan caydırıcılık yaratmak amacıyla, büyük çaplı saldırılarda bulunabileceğini İran eksenine duyurmak istiyor gibi görünüyor. Burada soru şu: İsrail içine yönelik Husi saldırılarını da kapsayan bu gelişmeler gelecekte savaş denklemlerini değiştirecek mi?

Çağrı cihazlarının patlatılması, Hizbullah'ın İsrail'in başlatmak üzere olduğu savaşa karşı kendisini savunma gücünü zayıflatmanın bir yolu olabilir. Son dönemdeki operasyonların Mossad'ın bir istihbarat teşkilatı olarak itibarını güçlendirdiği ve aynı zamanda Hizbullah ve diğer milis grupları, çalışma ve iletişim yöntemleri konusunda daha dikkatli olmaya iteceği kesin. Ayrıca Hizbullah’ın üyeleriyle iletişim kurma ve askeri operasyonları koordine etme becerisine ciddi zarar verdiğine şüphe yok.

İsrail'in İran ve Hizbullah'a yönelik yürüttüğü güvenlik ve istihbarat operasyonlarının kendilerine hem operasyonel hem de manevi açıdan zarar verdiği de kesin.

*Bu analiz Şarku'l Avsat tarafından Independent Arabia'dan çevrilmiştir.



Trump hafta sonu tatilini yarıda keserek Beyaz Saray’a döndü

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’a gelişinde (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’a gelişinde (AP)
TT

Trump hafta sonu tatilini yarıda keserek Beyaz Saray’a döndü

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’a gelişinde (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’a gelişinde (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu tatilini geçirmek üzere bulunduğu Camp David’deki programını yarıda keserek, Ortadoğu’daki gerilimin arttığı bir dönemde dün beklenmedik şekilde Beyaz Saray’a döndü.

Trump yönetimi, daha önce duyurulduğu üzere bugün Camp David’den dönmek yerine programın neden değiştirildiğine ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı.

Plan değişikliği, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun dün sabaha karşı Husiler tarafından Riyad’a doğru fırlatılan bir balistik füzenin önlendiğini ve imha edildiğini açıklamasıyla eş zamanlı olarak geldi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Dışişleri Bakanlığı ile Ortadoğu’daki bazı ABD büyükelçilikleri de Amerikan vatandaşlarına yönelik güvenlik uyarıları yayımladı.


Trump, Rusya'ya yönelik yaptırımları onayladı; Medvedev misilleme tehdidinde bulundu

Hindistan Başbakanı Narendra Modi (solda), Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Yeni Delhi’de hatıra fotoğrafı çektirirken (AP)
Hindistan Başbakanı Narendra Modi (solda), Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Yeni Delhi’de hatıra fotoğrafı çektirirken (AP)
TT

Trump, Rusya'ya yönelik yaptırımları onayladı; Medvedev misilleme tehdidinde bulundu

Hindistan Başbakanı Narendra Modi (solda), Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Yeni Delhi’de hatıra fotoğrafı çektirirken (AP)
Hindistan Başbakanı Narendra Modi (solda), Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Yeni Delhi’de hatıra fotoğrafı çektirirken (AP)

ABD Başkanı Donald Trump cuma akşamı, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşını sürdürmesi nedeniyle yeni yaptırımlar uygulanmasına izin veren yasa tasarısını onayladı. Karar, Kongre’nin bir yılı aşkın süren gecikmenin ardından bu hafta söz konusu düzenlemeyi kabul etmesinin ardından geldi.

Kongre tarafından bu hafta kabul edilen düzenleme, Rusya’nın enerji ve savunma sektörlerinin yanı sıra başta Devlet Başkanı Vladimir Putin olmak üzere üst düzey yetkililer ile bazı kişileri hedef alıyor. Rusya Eski Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev ise dün, yeni yaptırımlara verilecek Rusya yanıtının “askerî caydırıcılığı” da içermesi gerektiğini söyledi.

Öte yandan yeni veriler, Rusya ve İran’la gerilimlerin arttığı bir dönemde, geçen yıl İngiltere’deki askeri tesislerin yüzlerce kez insansız hava araçlarıyla hedef alındığını ortaya koydu. Şarku’l Avsat’ın The Independent’ın yayımladığı resmi verilerden aktardığına göre, Ağustos 2026’da sona eren bir yıllık dönemde Birleşik Krallık genelinde Savunma Bakanlığı’na bağlı tesislerde veya bunların yakınında İHA’ları içeren 340 güvenlik vakası yaşandı.

2025 yılında ise 250 vaka kaydedildi. Bu sayı, bir önceki yıl kaydedilen 126 vakanın yaklaşık iki katına denk geliyor.


Türkiye, ABD yaptırımları kapsamında İranlı Bank Mellat'ın lisansını iptal etti

İstanbul’da İran’ın Mellat Bankası şubesi önünde yürüyen insanlar (Arşiv- Reuters)
İstanbul’da İran’ın Mellat Bankası şubesi önünde yürüyen insanlar (Arşiv- Reuters)
TT

Türkiye, ABD yaptırımları kapsamında İranlı Bank Mellat'ın lisansını iptal etti

İstanbul’da İran’ın Mellat Bankası şubesi önünde yürüyen insanlar (Arşiv- Reuters)
İstanbul’da İran’ın Mellat Bankası şubesi önünde yürüyen insanlar (Arşiv- Reuters)

Türkiye, yıllardır Batı yaptırımlarına tabi olan İran’ın Mellat Bankasının faaliyet lisansını iptal etti. Kararın, İran bankacılık sistemine yönelik baskıyı artırmayı amaçladığı ve Washington’ın Tahran’a karşı ekonomik baskısını artırdığı bir dönemde ABD’nin artan baskılarına yanıt niteliği taşıdığı belirtildi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), lisansın iptaline ilişkin kararını, Washington’ın Devrim Muhafızları ile bağlantıları olduğu şüphesiyle Türk Golden Global Bank’a yaptırım uygulamasından iki hafta sonra aldı. Banka ise söz konusu suçlamaları reddetti.

Karar ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın New York’ta salı günü başlayacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında gerçekleştirmesi beklenen görüşmenin hemen öncesinde alındı.

Merkezi Tahran’da bulunan Mellat Bank, OpenSanctions adlı ve yaptırım uygulanan kuruluşların izlenmesine olanak sağlayan açık veri tabanına göre, “İran hükümetine mali destek sağladığı” gerekçesiyle ABD, Avrupa Birliği ve İngiltere’nin yaptırımlarına tabi. Aynı kaynağa göre İran hükümeti, bankanın en büyük hissedarları arasında yer alıyor.

Mellat Bank, İran’ın en büyük ve en eski ticari bankalarından biri. 1980 yılında kurulan bankanın ülke genelinde 1.000’den fazla şubesi bulunuyor.

BDDK, kararını Bankacılık Kanunu’nun “B-71” maddesine dayandırdı. Söz konusu madde, bankanın faaliyetlerini sürdürmesinin “mevduat sahiplerinin ve hissedarların haklarını, finansal sistemin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğinin” tespit edilmesi halinde lisansın iptal edilmesine olanak tanıyor.

Görsel kaldırıldı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 24 Ağustos’ta İran’a yönelik yaptırımların sıkılaştırıldığını duyurduğu basın toplantısında. (Reuters)

Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah elde etmeye çalıştığı yönündeki suçlamalar kapsamında daha önce Mellat Bank’a yaptırım uygulamıştı. Tahran ise bu suçlamaları reddediyor. Söz konusu yaptırımlar, İran’ın nükleer programına ilişkin 2015 tarihli uluslararası anlaşma kapsamında daha sonra kaldırılmış, ancak ABD Mayıs 2018’de anlaşmadan tek taraflı olarak çekilerek Tahran’a yönelik ağır yaptırımları yeniden yürürlüğe koymuştu.

Türkiye’nin son adımının, onlarca yıldır uygulanan uluslararası yaptırımların İran bankacılık sistemini küresel finans sisteminden büyük ölçüde izole ettiği bir dönemde, ülkenin bankacılık sektörüne yönelik baskıyı daha da artırması bekleniyor.

Karar, Washington’ın Tahran’a karşı yürüttüğü “ekonomik savaş” kapsamında Ankara üzerindeki finansal ve bankacılık akışlarını denetleme yönündeki baskısının arttığı bir döneme denk geldi.

ABD Hazine Bakanlığının Golden Global Bank’a yaptırım uygulamasının ardından Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ankara’nın “terörün finansmanı ve her türlü yasa dışı finansmanla mücadele” konusunda kararlı olduğunu belirtti. Şimşek ayrıca Türk şirketlerine yaptırımlardan kaçınmak için gerekli tedbirleri almaları çağrısında bulundu.

Washington kısa süre önce, aralarında İran merkezli sivil havayolu şirketi Mahan Air ile iş birliği yapmakla suçlanan üç Türk şirketinin de bulunduğu 36 kuruluşu yaptırım listesine aldı. Mahan Air ayrıca İran Devrim Muhafızları’na destek sağlamakla suçlanıyor.

Şarku’l Avsat’ın İran’ın yarı resmi Öğrenciler Haber Ajansı’ndan (ISNA) aktardığına göre Mahan Air, bu hafta Türk makamlarının talebi üzerine 21 Eylül’den itibaren Türkiye’ye uçuşlarını askıya alacağını açıkladı.

İran, şubat ayının sonlarında başlayan ve ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan bir savaşın içinde bulunuyor. Çatışmalar daha sonra Ortadoğu’nun diğer bölgelerine de yayıldı.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Financial Times gazetesinde yayımlanan bir makalesinde Washington’ın İran’a karşı “şimdiye kadarki en büyük ekonomik saldırıyı” başlatacağını yazmıştı. Bessent, bu girişimi Normandiya Çıkarması’na, İngilizcede “D-Day” olarak bilinen operasyona benzetirken, bu çabalara katılmayan ülkelere ikincil yaptırımlar uygulanacağı uyarısında bulunmuştu.