Hamas üyeleri tehlikeye karşı birbirlerini gizli sembollerle uyarıyor

Hamas, Gazze'nin güneyinde savaş taktiklerini değiştirmek zorunda kalırken Hamas üyeleri bazen bir kaçış yolu oluşturmak için evde bir delik açıyor

Hamas üyelerinin birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için kullandıkları gizli şifreler ve notlar (AFP)
Hamas üyelerinin birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için kullandıkları gizli şifreler ve notlar (AFP)
TT

Hamas üyeleri tehlikeye karşı birbirlerini gizli sembollerle uyarıyor

Hamas üyelerinin birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için kullandıkları gizli şifreler ve notlar (AFP)
Hamas üyelerinin birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için kullandıkları gizli şifreler ve notlar (AFP)

İzzettin Ebu Ayşe

Tel Aviv 1 Aralık 2023 tarihinde askeri harekatını Gazze Şeridi'nin güneyine kaydırdığında Hamas Hareketi, kendisini ortadan kaldırmayı amaçlayan İsrail ordusuyla yüzleşmek için geleneksel savaş stratejisinden farklı yeni savaş taktiklerine yönelmek zorunda kaldı.

Gerilla savaşı yaklaşımını benimseyen Hamas, Gazze Şeridi'ne giren İsrail kara kuvvetleriyle çatışmaya girmekten ya da doğrudan çatışmaya girmekten büyük ölçüde kaçındı. Savaş stilini değiştirerek pusu kurmaya ve İsrail askerlerini vurmak için el yapımı bombalar kullanmaya başladı.

Savaş taktikleri

İsrail, 2023 aralığında önce Gazze'nin kuzeyinde savaşıyordu. Bu dönemde Hamas, temelde kara saldırılarını yavaşlatmaya çalışarak üyelerine geri çekilme, güneye yönelme ya da bir savunma hattı kurma şansı vermeye çalıştı. Kuzeyde bir ‘askeri işgal’ stratejisi izledi. Ancak çatışmalar Gazze Şeridi'nin güneyine taşındığında önemli ölçüde zarar görmüş halde olan Hamas, stratejisini değiştirmeye karar verdi.

sdtrgbtr
Hamas üyeleri, sivil kıyafetlerle sessizce kapı kapı dolaşıyor (AFP)

Hamas, güneyde Askeri Sözcüsü Ebu Ubeyde aracılığıyla uzun bir yıpratma savaşına hazırlandığını ve üyelerinin kentsel alanlarda gerilla savaşı olarak özetlenen bu stratejiye başladığını duyurdu. Bu açıklamayla birlikte Hamas savaş stilini değiştirmiş oldu.

Pusu savaşı

Askeri uzman Tümgeneral Raid Safi, Hamas’ın gerilla savaşında üyelerini İsrail ordusuyla doğrudan büyük çatışmalara girmekten uzak tutarak saflarındaki kayıp sayısını sınırladığını, ancak bu stratejide, üyelerinin birbirlerini pusuya düşürme riski olduğunu söyledi.

scdvfrb
Gerilla savaşı yaklaşımını benimseyen Hamas, Gazze Şeridi'ne giren İsrail kara kuvvetleriyle çatışmaya girmekten ya da doğrudan çatışmaya girmekten büyük ölçüde kaçındı (AFP)

Tümgeneral Safi, sözlerinin şöyle sürdürdü:

“Gerilla savaşında Hamas'ın savaş takımları ayrı ayrı faaliyet gösteriyor. Hamas güçleriyle sahadaki savaşçılar arasında açık ve kesintisiz bir koordinasyon bulunmuyor. Gerilla savaşı pusuya dayalı olduğundan Hamas üyelerinin birbirlerini de bu pusulara düşürmesi mümkün.”

Savaşta hatalar yapılabilir, ancak Hamas üyeleri bu boşluğu fark etmiş ve ele almış gibi görünüyor. Tehlikeden kaçınmak ve birbirlerini tehlikeye karşı uyarmak için daha önce belirlemiş oldukları işaretleri kullanıyorlar.

Çete stratejisi

Gazze Şeridi'nde sahadaki tüm çatışmaları yakından takip eden Tümgeneral Safi'ye göre Hamas gerilla stratejisinde pusu kurmaya ve İsrail hedeflerini vurmak için el yapımı bombalar kullanmaya yöneldi. Tanksavar bombalar ve yangın çıkarıcı el yapımı patlayıcılar kullanırken sivil kıyafetler giyerek kendini gizliyor. Hamas üyeleri evler arasında güven içinde sakince yürüyor. Sıradan evlerden patlayıcıları alıp girişlere, odaların arasına ve bölgenin her noktalarına yerleştiriyorlar. Daha sonra kurdukları pusudan uzaklaşıp uzak bir köşede oturarak İsrail askerlerini izliyor, olayı cep telefonu kameralarına kaydetmeye hazır olarak bekliyor ve askerler pusuya girer girmez bombayı patlatıyorlar.

zxscdvf
Hamas üyeleri evlerin duvarlarına yazılar yazıyor ya da diğer üyelerin anlayabileceği garip sloganlar ve semboller çiziyor (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Tümgeneral Safi, Hamas üyeleri arasındaki yeterli koordinasyonun olmayışıyla ilgili ise şunları söyledi:

“Hamas üyeleri yıpratma savaşı stratejisi izlediklerinden aralarında doğrudan bir koordinasyon olması zor. Bu da pusuyu kuran ve patlayıcıları eve yerleştiren ekibin diğer üyelerle koordinasyon kurmadan bağımsız hareket etmiş olabileceği anlamına geliyor.”

xsvdfbgrnt
Pusu kuran ve evlerden birine patlayıcı yerleştiren ekip, diğer üyelerle koordinasyon kurmadan tek taraflı hareket etmiş olabilir (AFP)

Tümgeneral Safi, Hamas üyelerinin diğer üyelere önceden hazırlanmış bir pusu ve yerleştirilmiş ve patlamaya hazır patlayıcılar olduğunu haberdar vermek için kendi aralarında kararlaştırdıkları özel bir sembol kullandıklarını söyledi.

Tümgeneral Safi, şöyle devam etti:

“Hamas tarafından paylaşılan videoları izlerken gördüğüm kadarıyla Hamas üyeleri, bubi tuzakları ve patlayıcıların yerleştirildiği evlerin dışında pencereden sarkan kırmızı bir bez parçası bırakıyor. Bu da burada bir tehlike olduğu ve binalardan uzak durulması gerektiği anlamına geliyor.”

Gizli semboller

Kırmızı bez Tümgeneral Safi'nin Hamas tarafından videolarında fark ettiği gizli işaretlerden biri. Tümgeneral Safi, Hamas üyelerinin diğer üyelere tuzaklanmış patlayıcı, tünel girişi ya da silah zulası olduğunu göstermek için arkalarında açık işaretler bıraktığını belirtti.

Askeri uzman, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu işaretler, tuzakların olduğuna dikkat çekmek için kırmızı bez asılmasından, silah ve mühimmatın varlığına işaret etmek için siyah bir bezin asılmasına kadar çeşitlilik gösterirken bazen de bazen Hamas üyeleri bir kaçış yolu oluşturmak için evde bir delik açıyor.”

xacdvfebrt
Hamas Hareketi, saldırılardan sonra hızla geri çekilme, saklanma, yeniden toparlanma ve yeniden ortaya çıkma becerisi gösterdi (AFP)

Hamas görevlileri ayrıca evlerin duvarlarına yazılar yazıyor ya da savaşçıların anlayabileceği garip sloganlar ve semboller çiziyor. Safi, bu bilmecelerin Hamas militanları tarafından kolayca çözülebildiğini, çünkü bu konuda eğitim aldıklarını ve bu stratejiyi anlama konusunda yüksek düzeyde yeterliliğe sahip olduklarını söylüyor.

Hamas'ın üst düzey yöneticilerinden Ali Baraka, hareket üyelerinin İzzettin el-Kassam Tugayları tarafından benimsenen askeri bilim ve savaş stratejileri çerçevesinde birbirlerini tehlikelere karşı uyarmak için kullandıkları birçok hile ve sembol olduğunu resmen kabul ediyor.

Öte yandan İsrail'deki askeri yetkililer, Hamas üyelerinin yeni taktikler benimsediğini gözlemledi. İsrail Ordusu Basın Sözcüsü Peter Lerner, Hamas Hareketi’nin saldırılardan sonra hızla geri çekilme, saklanma, yeniden toparlanma ve ordunun Hamas üyelerinden arındırıldığını düşündüğü bölgelerde yeniden ortaya çıkma becerisi gösterdiğini belirtti.

Hamas’ın savaş yöntemlerini değiştirdiğini söyleyen Lerner, “Güçlerimiz hareketin taktiklerindeki değişime adapte oluyor ve tüm savaşçılarını ortadan kaldıramayacağımızı ya da tüm tünellerini yok edemeyeceğimizi biliyor” diye konuştu.



Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.


İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

İran'ın pazarlık hamleleri, Gazze anlaşmasının durgun sularını hareketlendiriyor

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

İran ile yaşanan gerilimler ve Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmaz ortamında, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında, önümüzdeki çarşamba gününe ertelenen ve büyük bir merakla beklenen bir görüşme planlanıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, yapılması planlanan görüşmenin, Gazze ateşkes anlaşmasındaki çıkmazın aşılması karşılığında İran'a yönelik baskının artırılması konusunda pazarlık içerebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorlar.

Amerikan haber sitesi Axios'a göre 19 Şubat'ta yapılması planlanan ve ikinci aşamayı ilerletmesi beklenen Gazze "Barış Konseyi" toplantısı öncesinde, Netanyahu'nun ofisi, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelmesinin beklendiğini belirtti. Açıklamada ayrıca, "İran ile yapılacak herhangi bir müzakerenin, balistik füzelerin sınırlandırılmasını ve bölgedeki İran'ın vekillerine verilen desteğin durdurulmasını içermesi gerektiğine inanılıyor" denildi.

Çarşamba günü yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump'ın Ocak 2025'te göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ve Trump arasında gerçekleşecek yedinci görüşme olacak.

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Rakha Ahmed Hassan, Netanyahu'nun "Barış Konseyi" toplantısından önce Washington'a yaptığı ziyaretin zamanlamasının, "özellikle İran ve Gazze konularında, Washington ve Tel Aviv arasında çoğu noktada varılan anlaşma çerçevesinde" pozisyonların koordinasyonunu yansıttığına inanıyor.

Hassan, özellikle Washington'un "İran'a yapılacak bir saldırının kendi çıkarlarına daha büyük zarar vereceğinin farkına vardığı ve bunun Netanyahu için kabul edilemez göründüğü" göz önüne alındığında, iki konunun geleceğiyle ilgili "uzlaşma" olasılığına işaret etti.  

Filistinli siyasi analist Ayman al-Raqab, "uzlaşmanın mümkün olduğunu" ve Trump'ın "İran ve Gazze'nin birbirine bağlı meseleleri konusunda bir koordinasyon sağlamak isteyebileceğini ve birçok Amerikalı elçiyle, en son Steve Wittkoff ile görüşen ve başta uluslararası istikrar gücü, Hamas'ın silahsızlandırılması, yeniden yapılanma ve İsrail'in çekilmesi olmak üzere çetrefilli konuları ele alan Netanyahu ile meseleleri sonuçlandırmak isteyebileceğini" değerlendiriyor.

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında yıkılmış evler (AFP)

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ise dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ile yaptığı telefon görüşmesinde, "ABD başkanının planının ikinci aşamasının gereklerini yerine getirmek için çalışmanın gerekliliğini" vurgulayarak, "Mısır'ın Barış Konseyi'ne desteğini" belirtti.

Abdulati, "Mısır'ın Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi'nin çalışmalarına tam desteğini" yineleyerek, bunun nüfusun günlük işlerini yönetmeyi amaçlayan ve Filistin Yönetimi'nin Şeritteki tüm sorumluluklarını yeniden üstlenmesinin yolunu açan geçici bir çerçeve olduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı, "ateşkesi izlemek, Gazze Şeridi'ne insani yardım ve kurtarma desteği sağlamaya devam etmek ve erken toparlanma ile yeniden yapılanmanın yolunu açmak için uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasının acil gerekliliğini" vurguladı.

Hassan, "Mısır, Gazze anlaşmasının tam olarak uygulanmasına bağlıdır ve gerek Barış Konseyi ve ona katılımı yoluyla gerekse uluslararası ortaklarla yapılan görüşmeler ve toplantılar yoluyla bu sürecin tamamlanmasını desteklemek için her cephede çalışmaktadır" dedi. Al-Raqab, Gazze anlaşmasının kalan konularının "barış sürecinin ilerlemesi için son derece önemli" olduğunu belirterek, İsrail'in "anlaşmada ilerlemenin önüne çok sayıda engel koyduğunu ve Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin bu konuda çok önemli olacağını" ifade etti.


Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.