Rusya, Suriye'de el Tanf yakınlarında militanlara ait iki mevzinin bombalandığını duyurduhttps://turkish.aawsat.com/5068516-rusya-suriyede-el-tanf-yak%C4%B1nlar%C4%B1nda-militanlara-ait-iki-mevzinin-bombaland%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%C4%B1-duyurdu
Rusya, Suriye'de el Tanf yakınlarında militanlara ait iki mevzinin bombalandığını duyurdu
Suriye-Ürdün sınırındaki Amerikan kuvvetleri (Arşiv- Sint.com)
Rusya, Suriye'de el Tanf yakınlarında militanlara ait iki mevzinin bombalandığını duyurdu
Suriye-Ürdün sınırındaki Amerikan kuvvetleri (Arşiv- Sint.com)
Rus devlet medyası bugün Rus Hava Kuvvetlerinin Suriye'de ABD askeri üssüne ev sahipliği yapan el Tanf bölgesinin eteklerindeki militanlara ait iki mevziye saldırı düzenlediğini bildirdi.
Ajans, Rusya'nın Suriye'deki Savaşan Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Oleg Ignasiuk'un militanların kısa süre önce Ürdün sınırında yer alan el Tanf bölgesini terk ettiklerini söylediğini aktardı.
Bir basın brifinginde, “Rus hava kuvvetleri el Tanf bölgesini terk eden militanların bulunduğu iki özel noktayı vurdu” ifadelerini kullandı.
İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında Suriyeli bir adam eşini ve dört çocuğunu kaybettihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5261392-i%CC%87srail%E2%80%99-beyrut%E2%80%99-d%C3%BCzenledi%C4%9Fi-hava-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1nda-suriyeli-bir-adam-e%C5%9Fini-ve
İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında Suriyeli bir adam eşini ve dört çocuğunu kaybetti
Hamad el-Galib, Deyrizor’da eşi ve çocuklarının cenaze töreninde taziyeleri kabul etti. (AP)
Suriyeli bir adam dün, çarşamba günü Beyrut’u hedef alan yoğun İsrail hava saldırılarında hayatını kaybeden eşi ile beş çocuğundan dördünü, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Deyrizor vilayetinde toprağa verdi.
Aile, altı yıl önce Lübnan’a sığındığında ülkelerine dönüşün bu şekilde olacağını öngörmemişti.
Cenazeler, altı aylık hamile olan kadının naaşıyla birlikte, Lübnan’dan gelen bir otobüsle taşınan ahşap tabutlar içinde getirildi. Tabutların yan taraflarına isimlerin elle yazıldığı görüldü. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, erkekler defin öncesinde Sur kasabasında otobüsün yanında gözyaşı dökerken, taziye için toplanan kalabalık da aileye destek verdi.
Ailenin kızlarından birinin naaşına ise henüz ulaşılamadı. Üç gün süren arama çalışmalarının bugün sona erdiği, kayıp kızın enkaz altında olduğunun değerlendirildiği belirtildi.
Söz konusu saldırı, İsrail’in çarşamba günü önceden uyarı yapmaksızın düzenlediği yaklaşık 100 hava saldırısından biri olarak kayda geçti. İsrail ordusu, saldırıların Beyrut ve Lübnan’ın diğer bölgelerinde Hizbullah ile bağlantılı olduğunu öne sürdüğü hedeflere yönelik olduğunu açıkladı. Aynı gün 350’den fazla kişi hayatını kaybetti; ölenlerin üçte birinin kadın ve çocuklardan oluştuğu bildirildi. Bu bilanço, yaklaşık altı haftadır süren savaşın en kanlı günü olarak değerlendirildi.
Deyrizor’da toprağa verilmeden önce el-Galib ailesinden iki kişinin tabutları (AP)
Çok sayıda saldırının, Beyrut’un merkezindeki caddeleri ve çatışma bölgelerinden uzak, yoğun nüfuslu mahalleleri hedef aldığı bildirildi.
Baba Hamad el-Galib, apartmanda bekçi olarak çalıştığı sırada tüp almak için ev dışında bulunduğu için saldırıdan kurtuldu. Yaşadığı Ayn Mureyse mahallesine hava saldırısı düzenlendiğini öğrenince hızla geri dönen el-Galib, genellikle yürüyüş ve spor yapan insanlarla dolu olan ünlü Beyrut sahil şeridi yakınındaki bir caminin arkasındaki binadan yükselen yoğun dumanla karşılaştı.
El-Galib, “İsrail saldırısı kızlarımı öldürdü. Onlar masumdu, sadece evde oturuyorlardı. Öğle yemeği yiyorlardı” dedi.
Kurtarma ekiplerinin, ailesinin cenazelerini enkaz altından çıkarmasının üç gün sürdüğünü belirten el-Galib, “Kızım Fatıma hâlâ kayıp” ifadesini kullandı. Kayıp olduğu belirtilen Fatıma’nın 10 yaşında olduğu, 12 yaşındaki diğer kızının bulunduğu; erkek çocuklarının ise 17, 14 ve 13 yaşlarında olduğu aktarıldı.
Aynı saldırıda, ailenin üç akrabasının daha hayatını kaybettiği bildirildi. Söz konusu kişilerin, Deyrizor’un eş-Şuhayl beldesinde dün toprağa verildiği kaydedildi.
Beyrut’a yönelik İsrail saldırısında hayatını kaybeden el-Galib ailesinin üyeleri için cenaze namazı kılan Suriyeliler (AP)
Hamad el-Galib, ailesinin 2020 yılında, aşiret grupları ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki yerel gerilimlerin artması üzerine yaşadıkları bölgeden göç ederek Lübnan’a sığındığını belirtti.
Ölenler ve yaralananlar arasında Suriyeli mülteciler de bulunuyor
Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre, çarşamba günü düzenlenen İsrail hava saldırılarının ve ülke genelindeki diğer saldırıların yol açtığı can kayıpları, İsrail ile Hizbullah arasında bir aydan uzun süredir devam eden savaşta toplam vefat sayısını bin 950’nin üzerine, yaralı sayısını ise 6 bin 300’ün üstüne çıkardı. Hayatını kaybedenler ve yaralılar arasında en az 315 Suriyelinin de bulunduğu bildirildi.
Çarşamba günkü saldırılarda hayatını kaybedenler arasında Lübnan vatandaşı olmayanların sayısı ise netlik kazanmadı. Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın verileri milliyetlere göre ayrıntı içermiyor.
Yetkililer, en az 39 Suriyelinin hayatını kaybedenler arasında yer aldığını açıkladı.
Deyrizor’da toprağa verilmeden önce el-Galib ailesinden iki kişinin tabutları (AP)
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Sözcüsü Dalal Harb, Ayn Mureyse’de hayatını kaybeden ailenin kuruma kayıtlı olmadığını belirtti. Lübnan’da yaklaşık 530 bin Suriyeli mültecinin kayıtlı olduğu, ancak yüz binlercesinin kayıt dışı bulunduğunun tahmin edildiği ifade edildi.
Eski Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in Aralık 2024’te devrilmesinin ardından yüz binlerce Suriyelinin Lübnan’dan geri döndüğü, ancak iş imkânlarının yetersizliği ve süregelen şiddet olayları nedeniyle çok sayıda kişinin dönüş konusunda tereddüt yaşadığı aktarıldı.
Hamad el-Galib’in kardeşi Cuma el-Galib, patlamanın meydana geldiği sırada binadan yaklaşık 150 metre uzaklıkta bulunduğunu söyledi. “Koştuk, koştuk, ardından ikinci patlama oldu” dedi.
Binaya ulaştığında yapının çökmeye başladığını belirten el-Galib, “Artık binadakileri kurtarmak için çok geçti. Onlara seslendik ama kimse yanıt vermedi” ifadelerini kullandı.
Ambulansların daha sonra cenazeleri enkazdan çıkardığını belirten el-Galib, naaşları hastanede teşhis ettiğini söyledi.
Netanyahu: İran'a karşı savaş, ülkenin nükleer ve balistik füze programlarını çökerttihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5261383-netanyahu-i%CC%87rana-kar%C5%9F%C4%B1-sava%C5%9F-%C3%BClkenin-n%C3%BCkleer-ve-balistik-f%C3%BCze-programlar%C4%B1n%C4%B1-%C3%A7%C3%B6kertti
Netanyahu: İran'a karşı savaş, ülkenin nükleer ve balistik füze programlarını çökertti
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, video konferans yoluyla konuşma yaparken (Video görüntüsü)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün, İran'a karşı yürütülen savaşın bu ülkenin nükleer bomba sahibi olmasını engellediğini vurguladı.
Netanyahu, video konferans yoluyla yaptığı konuşmada, “Eğer ‘Yükselen Aslan’ ve ‘Kükreyen Aslan’ operasyonlarını gerçekleştirmeseydik, İran şu anda nükleer bombaya sahip olacaktı” dedi.
Netanyahu, “İran’a karşı savaş, ülkenin nükleer ve füze programlarını çökertti. İran ve müttefikleri artık (hayatta kalmak için savaşıyor)” diye devam etti.
İsrail Başbakanı, Lübnan ile ‘gerçek bir barış anlaşması’ istediğini belirtti.
Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre Netanyahu, “Bizi boğmak istediler, ama şimdi onları boğan biziz. Bizi ezmekle tehdit ettiler, ama şimdi hayatta kalmak için savaşıyorlar” ifadelerini kullandı.
Netanyahu, İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü operasyonda ‘tarihi başarılar’ elde ettiğini belirterek, ‘doğrudan bekasına yönelik tehdidi’ ortadan kaldırdığını vurguladı.
İsrail'in Ynet haber sitesine göre Netanyahu, “Operasyon henüz bitmedi, ancak tarihi başarılar elde ettiğimizi açıkça söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.
İsrail'in İran'ın nükleer silah kapasitesine sahip olma yolunda ilerlediğine işaret eden Netanyahu, kendi ifadesiyle ‘kesin istihbarat bilgileri’ aldıktan sonra harekete geçtiğini vurguladı.
İsrail Başbakanı, “Tek Yahudi devletinin başbakanı olarak bunu kabul edemezdim” dedi.
İsrail ve ABD'nin düzenlediği saldırıların nükleer tesisleri, füze depolarını ve fırlatma rampalarını hedef aldığını ve silah geliştirme çalışmalarına katılan üst düzey nükleer bilim adamlarının ölümüne yol açtığını söyleyen Netanyahu, “İran'ın kendi sınırları içinde harekete geçme konusunda korku duvarını aşan ilk bizdik” diye devam etti.
İran'ın artık faal halde hiçbir uranyum zenginleştirme tesisi kalmadığı bir aşamaya gelindiğini ifade eden İsrail Başbakanı, İran'ın hala füzelere sahip olduğunu, ancak stoklarının ‘kademeli olarak azaldığını’ belirtti.
18 bin bomba
İsrail ordusu, beş haftayı aşkın bir süre devam eden savaş boyunca İran'a yaklaşık 18 bin bomba attı. Bu rakamlar, İsrail basını tarafından yayınlandı. İsrail ordusundan bir sözcü tarafından dün yapılan açıklamada da doğrulandı.
İlk olarak Times of Israel gazetesi ve diğer medya kuruluşları tarafından yayınlanan veriler, İsrail'in binden fazla hava saldırısı düzenlediğini gösteriyor. Bu mühimmatların türleri ve ağırlıkları hakkında ek ayrıntılar hemen elde edilemedi.
Buna karşılık, raporlar İran'ın İsrail'e doğru yaklaşık 650 balistik füze fırlattığını belirtti.
Alman Haber Ajansı DPA’ya göre bunların yarısından fazlası, geniş alanlara daha küçük patlayıcılar yaymak üzere tasarlanmış parçacıklı mühimmat başlıklarıyla donatılmıştı.
İsrail'in açıkladığı veriler, bu saldırılar sonucunda İsrail'de 20 sivilin, Batı Şeria'da ise 4 Filistinlinin hayatını kaybettiğine işaret etti. İsrail Sağlık Bakanlığı, 7 binden fazla kişinin yaralandığını açıkladı.
İran Dışişleri Bakanlığı: Müzakerelerin başarısı, ABD’nin ‘aşırı’ taleplerinden vazgeçmesine bağlıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5261382-i%CC%87ran-d%C4%B1%C5%9Fi%C5%9Fleri-bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-m%C3%BCzakerelerin-ba%C5%9Far%C4%B1s%C4%B1-abd%E2%80%99nin-%E2%80%98a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%E2%80%99-taleplerinden
ABD ile İran arasındaki müzakereleri takip etmek üzere kurulan basın merkezinde, İslamabad görüşmelerine ilişkin bir afişin önünde duran bir güvenlik görevlisi (AP)
İran Dışişleri Bakanlığı: Müzakerelerin başarısı, ABD’nin ‘aşırı’ taleplerinden vazgeçmesine bağlı
ABD ile İran arasındaki müzakereleri takip etmek üzere kurulan basın merkezinde, İslamabad görüşmelerine ilişkin bir afişin önünde duran bir güvenlik görevlisi (AP)
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bu sabah erken saatlerde yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerinin başarısının, Washington'ın ‘aşırı’ ve ‘hukuka aykırı’ taleplerinden vazgeçmesine bağlı olduğunu vurguladı.
İsmail Bekayi, sosyal medya platformu X hesabından şunları yazdı:
“Bu diplomatik sürecin başarısı, karşı tarafın ciddiyetine ve iyi niyetine, aşırı taleplerden ve hukuka aykırı isteklerden vazgeçmesine ve İran'ın haklarını ve meşru çıkarlarını kabul etmesine bağlı.”
Bekayi, tarafların ‘Hürmüz Boğazı, nükleer program, savaş tazminatları, yaptırımların kaldırılması ve bölgedeki savaşın tamamen sona erdirilmesi’ gibi bazı konuları görüştüğünü de ekledi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة