Hartum'da çatışmalar yeniden başlarken Sudan ordusu HDK'yı ‘sürpriz saldırılarla' tehdit etti

Sudan'ın başkenti Hartum'daki bir köprüden görünüm (AFP)
Sudan'ın başkenti Hartum'daki bir köprüden görünüm (AFP)
TT

Hartum'da çatışmalar yeniden başlarken Sudan ordusu HDK'yı ‘sürpriz saldırılarla' tehdit etti

Sudan'ın başkenti Hartum'daki bir köprüden görünüm (AFP)
Sudan'ın başkenti Hartum'daki bir köprüden görünüm (AFP)

Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki şiddetli çatışmalar dün de Hartum'da ve diğer bazı bölgelerde devam ederken el-Mukrin bölgesinde yoğunlaştı.

Sudan ordusuna ait savaş uçakları, HDK’nın kontrolü altındaki bölgeleri bombalarken HDK, Hartum'daki Omdurman ve Bahri bölgelerinde topçu bombardımanlarıyla karşılık verdi. Ordu, Hartum eyaletinde çeşitli bölgelerde ilerleme kaydettikten kısa bir süre sonra ‘sürpriz saldırılara’ başladı.

Sudan ordusu, bir buçuk yılı aşkın bir süredir devam eden kuşatmanın ardından 26 Eylül'de HDK’nın kontrolündeki üç büyük köprüyü geçmeyi başardı.

Ordu, Kuzey Hartum Bahri'deki Kedro bölgesindeki kamplardan hareket ederken, Kuzey Hartum Bahri'de Nil Nehri üzerindeki Halfaya Köprüsü'nü geçip doğu kıyısına ulaşmayı başardı.

Sudan ordusu Hartum’un kuzeyindeki Bahri'de Nil Nehri üzerindeki Halfaya Köprüsü’nü geçerek nehrin doğu kıyısına ulaşmayı başardı. Bahri’nin kuzeyindeki Kedro bölgesindeki kamplardan hareket eden birlikler taktik zaferler kazanarak el-Kedro, ed-Deruşab, es-Samrab ve el-Halfaya mahallelerini geri aldı ve HDK'yı güneye, Şambat mahallelerine kovaladı.

El-Mukrin eksenine gelince Omdurman'dan gelen ordu birlikleri kuşatma altındaki Ordu Genel Komutanlığına ulaşma hedefiyle Beyaz Nil ve Fatihab köprülerini geçerek Hartum'a ulaşmayı başardı. Nehir yakınlarındaki bölge ağır çatışmalara sahne olsa da saldıran güçler kayda değer bir ilerleme kat edemedi. Her iki taraf da diğerine ağır kayıplar verdirdiğini iddia etti.

Hartum'un güneyinde ise Zırhlı Birlikler, stratejik öneme sahip bölgeyi çevreleyen mahallelerde ilerleyerek güneydeki Lamab mahallesine doğru ilerleme kaydetti. Birlikler, HDK'yı kuzeyde er-Ruvad Kışlası’na doğru itti.

Görgü tanıkları, salı sabahı Hartum tarafından Beyaz Nil boyunca uzanan el-Mukrin bölgesinde çatışmaların şiddetlendiğini ve Başkanlık Sarayı çevresindeki HDK mevzilerine yönelik hava saldırıları sırasında bölgede şiddetli çatışma seslerinin duyulduğunu aktardılar. Öte yandan HDK, Omdurman ve Bahri bölgelerindeki ordu karargahlarına ve mevzilerine yönelik ağır topçu bombardımanlarıyla hava saldırılarına karşılık verdi.

Bu arada Hartum'un güneyindeki Zırhlı Birlikler Karargahı ve Bahri'deki Muhabere Birliği Karargahı çevresinde çatışmalar devam etti. Orduya ait savaş uçakları Bahri’deki Kafura, Şambat ve Uzbet bölgelerini bombalarken, Hartum'un güneyindeki Spor kenti bölgesinde bulunan HDK üssüne insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlendi.

sdvfbr
Hartum'daki HDK üyeleri (Reuters-Arşiv)

Sudan ordusu tarafından pazartesi günü yapılan açıklamada savunmadan hücuma geçildiği belirtildi. Bahri'nin kuzeyinde şehir merkezine doğru giden Halfaya Köprüsü ve Hartum şehir merkezine ve Ordu Genel Komutanlığına doğru giden Beyaz Nil ve Fatihab köprülerinin aşıldığı ifade edilen açıklamada, Hartum'un güneyindeki üçüncü destek ekseni (Zırhlı Birlikleri ekseni) kuzeye, stratejik öneme sahip tabur karargahına ve HDK tarafından kontrol edilen er-Ruvad Kışlası’na doğru ilerleme kaydedildiği vurgulandı.

Ordu Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, birliklerin çöküş halinde olan düşmanın zayıflığından yararlanarak tüm eksenlerde eşzamanlı olarak harekete geçtiği ve bazı hedefleri aldığı belirtildi. Açıklamaya göre Hartum'un merkezindeki Ordu Genel Komutanlığına ulaşmak için her gün belirli hedeflere doğru ilerlemeye kaydedilmeye devam ediyor.

Diğer taraftan HDK Komutanı Muhammed Hamdan Dagalu'nun danışmanı el-Başa Tabik, X platformundan yaptığı paylaşımda HDK’nın ‘Kuzey Darfur'da, Kassala eyaletindeki el-Faw bölgesinde el-Cezire eyaletindeki el-Menakil'de, Sennar eyaletindeki Sennar ve Since şehirlerinde ve Kordofan eyaletinde zaferler elde ettiğini’ söyledi. Tabik, HDK’nın ‘yakında hoş sürprizler’ yapacağını da sözlerine ekledi.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.