Şarku'l Avsat’a konuşan kaynaklar: Hamas, Sinvar'ın halefinin kimliğini gizlemek için harekete geçti... Sinvar'ın yerine geçebilecek 5 muhtemel aday var

Hamas'ın liderliğini gizleme uygulaması, Yasin ve Rantisi'nin öldürülmesinden sonra hareketin başvurduğu ‘eski bir taktik’

TT

Şarku'l Avsat’a konuşan kaynaklar: Hamas, Sinvar'ın halefinin kimliğini gizlemek için harekete geçti... Sinvar'ın yerine geçebilecek 5 muhtemel aday var

Yahya Sinvar’ın 21 Ekim 2011 tarihinde Gazze Şeridi'nde çekilen bir fotoğrafı (AP)
Yahya Sinvar’ın 21 Ekim 2011 tarihinde Gazze Şeridi'nde çekilen bir fotoğrafı (AP)
İsmail Heniyye'nin Tahran'da öldürülmesinin üzerinden üç ay geçmeden İsrail'in Gazze Şeridi'nde Yahya Sinvar'ı öldürmesinin ardından Hamas yeni siyasi büro başkanının kimliğini gizlemek için harekete geçti.
Şarku’l Avsat'a konuşan Hamas kaynakları hareket içinde bu konuda tartışmalar olduğunu söyledi. Kaynaklar ayrıca, “Hareketin liderliği, siyasi bürosunun yeni başkanının kim olacağı konusunda istisnai bir karar verme eğiliminde. Hamas’ın karşı karşıya olduğu güvenlik sorunları nedeniyle bu ismi gizli tutması muhtemel” ifadelerini kullandı.
Kaynaklar, hareketin liderliği içinde, hem hareketin içinde hem de dışında bu konuda neredeyse oybirliği olduğunu açıkladılar.
Bu hamlenin amacının yeni yetkiliye çalışmak için daha fazla alan sağlamak ve hareketin liderlerinin çoğuna suikast düzenlemeye çalışan İsrail'in işini zorlaştırmak olduğunu vurguladılar.
Bu hamle aynı zamanda ‘çalışmaların daha sorunsuz bir şekilde yürütülmesine, hareket içindeki genel düzen ve uyumun korunmasına ve hiyerarşinin muhafaza edilmesine olanak tanıyor.’
 
Jxjdj
Yahya Sinvar’ın 21 Ekim 2011 tarihinde Gazze Şeridi'nde çekilen bir fotoğrafı (AP)

Hamas, Gazze Şeridi'nde ateşkes ve esir değişimi müzakerelerinin yeniden başlaması halinde kararları kimin alacağı konusunda İsrail'in kafasını karıştırmak istiyor.

Sinvar'ın resmi ölüm ilanının duyurulduğu cuma gününden bu yana Hamas liderliği yerine geçecek kişinin kim olacağını ve kimliğinin kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağını tartışıyor.
Sinvar'ın yaklaşık üç ay önce Hamas'ın liderliğine seçilmesinde birkaç neden vardı. Sinvar yaklaşık üç ay önce İsrail'e meydan okuyan bir mesaj vermek ve Hamas'ın Aksa Tufanı Operasyonu’na bağlılığını göstermek için atanmıştı. Sinvar'ın seçilmesi aynı zamanda, İsrail'in tehditleri, arabulucuların siyasi baskısı ve ev sahibi ülkelerin Hamas liderlerini sınır dışı etme çağrılarıyla karşı karşıya olan örgütün dış liderliği üzerindeki baskıyı azaltmayı amaçlıyordu.
 
Muhtemel adaylar...
‘Gölge adam’ Derviş
Sinvar'ın yerine geçecek birkaç potansiyel aday var. Ancak Heniyye'nin 31 Temmuz'da Tahran'da öldürülmesinin ardından siyasi büro başkanlığı için kimse Sinvar'la yarışmadı.
Şu anda tüm gözler Muhammed Derviş'in (Ebu Ömer Hasan) üzerinde. Derviş, Hamas'ın Şura Konseyi Başkanı olarak görev yapıyor. Bilinmeyen bir figür olarak kabul edilen Derviş, Heniyye'nin suikastından sonra ön plana çıktı. Bazıları şansının çok yüksek olduğuna inanıyor. Son zamanlarda birçok resmi toplantıda hareketin tarihi liderlerinin önünde yer aldı.
Bir Hamas kaynağı, ‘gölge adam’ olarak görülen Derviş'in hareket içinde üst düzey bir yetkili olarak görünmeye başladığını söyledi. Derviş, son zamanlarda gelen ziyaretçileri Hamas adına kabul ediyor.
Derviş hayatını yurtdışında geçirdi. İç tüzüğünde değişiklik yapmadan önce Hamas'ın da içinden çıktığı Müslüman Kardeşler ile yakından bağlantılıydı. Daha sonra Hamas, Müslüman Kardeşler ile bağlarını kopardı.
 
Xkkxkk
Halil el-Hayye Hamas'a liderlik edecek adaylardan biri (AP)

Sinvar'ın yardımcısı Halil el-Hayye

Derviş'in yanı sıra Halil el-Hayye'nin ismi de öne çıkıyor. El-Hayye resmi olarak Sinvar'ın yardımcısı görevini yürütüyordu. Sinvar'ın şehadetinin ardından el-Hayye hareketin sembolü haline geldi.
El-Hayye, Gazze Şeridi'nde uzun süredir siyasi bir yetkili konumunda. Gazze Şeridi’nin yönetiminde Sinvar'ın yardımcısı ve ona yakın bir isimdi. Ardından Hamas'ın Gazze'deki yetkilisi oldu. Şimdi savaşı durdurmak ve takas anlaşmasını tamamlamak için müzakere ekibine liderlik ediyor. El-Hayye hareket adına birden fazla önemli olayda boy gösterdi. 7 Ekim saldırısının yıldönümünde yaptığı ve Sinvar'ın yasını tuttuğu, kendisinin Aksa Tufanı’nın lideri olduğunu söylediği son konuşması da bu önemli olaylar arasında. El-Hayye o konuşmada şu hususların altını çizdi: “Direniş, halkımızın kapsamlı kurtuluş özlemleri gerçekleşene kadar kurucu liderlerin ve şehitlerin ahdiyle devam edecek. Başkenti Kudüs olan tüm Filistin toprakları üzerinde bir Filistin devletinin kuruluşu gerçekleşene kadar direniş sürecek.”
El-Hayye ayrıca şu ifadeleri kullandı: “Direnişin elindeki esirler, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırganlık durdurulmadıkça geri dönmeyecek. İşgalciler Gazze Şeridi'nden çekilmeden esirler iade edilmeyecek. Kahraman tutsaklarımız işgalcilerin hapishanelerinden serbest bırakılmadıkça esirler geri dönmeyecek.”
Hamas'ın siyasi şahinlerinden biri olarak kabul edilen el-Hayye, İran'la ittifakın önemi konusunda Sinvar'la hemfikirdi.
 
Dkkdkd
 Hamas lideri Halid Meşal Doha'da yaptığı bir konuşma sırasında (Arşiv - Reuters)

Halid Meşal... Müslüman Kardeşler'e İran'dan daha yakın

El-Hayye ve Derviş'in yanı sıra Halid Meşal, Musa Ebu Merzuk ve Muhammed Nazzal da harekete liderlik etmek için öne sürülen isimler arasında yer alıyor.
Meşal yaklaşık 21 yıl boyunca Hamas Siyasi Büro Başkanlığı görevini yürüttü ve halen Hamas'ın yurtdışı sorumlusu olarak görev yapıyor. Heniyye'nin öldürülmesinden sonra sağlık koşulları ve mevcut durumun doğasıyla ilgili diğer nedenlerden dolayı Heniyye'nin görevini devralmadığı düşünülüyor. Meşal'in Sinvar'dan sonra hareketin liderliğini üstlenme konusundaki mevcut pozisyonu bilinmiyor.
Meşal siyasi olarak tanınan bir isim ve Müslüman Kardeşler'e İran'dan daha yakın duruyor.
 
Hamas'ın şahinlerinden Muhammed Nazzal
Son seçimlerde ortaya çıkan Muhammed Nazzal'ın gücü de göz ardı edilemez.
Batı Şerialı olan Nazzal, Ürdün'ün başkenti Amman'da doğup büyüdükten sonra Kuveyt'te eğitim gördü. Hamas'a kuruluşunun ilk yıllarında katılan Nazzal, 1996'da Siyasi Büro üyeliğine seçildi ve bugüne kadar da bu görevi sürdürdü. Nazzal, Hamas'ın şahinlerinden biri olarak kabul ediliyor.
 
Xjkxkx
Hamas Siyasi Büro Üyesi Musa Ebu Merzuk (Reuters)

Ebu Merzuk... Siyasi Büro'nun ilk başkanı

 
Önerilen isimler arasında 1987'de Hamas'ın kurucularından biri ve siyasi bürosunun ilk başkanı olan Musa Ebu Merzuk da yer alıyor. Halen hareketin yurtdışındaki başkan yardımcısı olan Ebu Merzuk, 1951 yılında Refah'taki bir mülteci kampında doğdu (ailesi Remle bölgesindeki bir köyden göç ettirilmişti).
Her halükârda, Sinvar'dan sonra Hamas liderinin Gazze Şeridi'ndeki herhangi birileri arasından değil, bu kişiler arasından seçilmesi bekleniyor. Gazze'deki siyasi büronun bazı liderleriyle iletişimin kopması da bunu destekliyor.
Hamas'ta boşalan herhangi bir pozisyona halef seçmek için dahili bir sistem bulunuyor.
 
Jxjxjx
Hamas'ın kurucusu Ahmed Yasin (solda) 2002 yılında eski Hamas lideri İsmail Heniyye ile konuşurken (Reuters)

Hamas liderinin kimliğini gizleme taktiği

Hamas, İsrail'in 22 Mart'ta kurucusu Ahmed Yasin'i, 17 Nisan'da da halefi Abdulaziz Rantisi'yi öldürmesinin ardından 2004 yılında liderinin kimliğini gizlemeye başladı.
Hamas, İsrail'in kovuşturmasından kaçınmak için hareketin Filistin'deki liderinin adını uzun süre açıklamadı.
Sinvar'ın 17 Ekim'de öldürülmesi, eski siyasi büro başkanı İsmail Heniyye'nin Tahran'da suikasta kurban gitmesinden sadece üç ay sonra Hamas için büyük bir gerileme oldu.
Sinvar'ın öldürülmesi hareketi, mevcut çatışma ve ateşkes müzakerelerine ilişkin gelecekteki politikasını etkilemesi beklenen geniş istişareler başlatmaya zorladı.
Sinvar'ın vefatı Hamas'ta karar alma mekanizmasını ağırlık merkezi olan Gazze Şeridi'nden dışarıya kaydırdı.
Etkili tarihi liderlerin yokluğunda, gelecekteki kararların daha geniş bir kolektif tartışmaya tabi olması muhtemel.
Burada söz konusu olan Hizbullah'a benzer bir kolektif liderlik değil, kolektif istişarenin daha geniş bir şekilde yerleşmesidir.
Hamas'ın 1987'de kurulmasından bu yana siyasi büroya dört kişi başkanlık etti: 1992'den 1996'ya kadar siyasi büronun ilk başkanı olarak görev yapan Musa Ebu Merzuk, 1996'dan 2017'ye kadar Halid Meşal, 2017'den bu yıl öldürülene kadar Meşal'in yerine geçen İsmail Heniyye ve son olarak Yahya Sinvar. Beşinci başkanın da önümüzdeki günlerde seçilmesi bekleniyor.


Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.