Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Tek Su Zirvesi kapsamında Riyad'da devlet başkanları ve üst düzey yetkililerle bir araya geldi

TT

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Tek Su Zirvesi kapsamında Riyad'da devlet başkanları ve üst düzey yetkililerle bir araya geldi

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Riyad'da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve üst düzey Fransız iş dünyası liderleriyle bir araya geldi. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Riyad'da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve üst düzey Fransız iş dünyası liderleriyle bir araya geldi. (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, dün (Salı) başkent Riyad'da düzenlenen Tek Su Zirvesi çerçevesinde devlet başkanları ve uluslararası kuruluşların üst düzey yetkilileriyle bir dizi ikili görüşme gerçekleştirdi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve bir grup üst düzey Fransız iş dünyası lideri, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, Moğolistan Başbakanı Luvsannamsrain Oyun-Erdene, Türkmenistan Milli Lideri ve Halk Maslahatı Başkanı Gurbangulu Berdimuhammedov ve Dünya Bankası Grubu Başkanı Ajay Banga ile bir araya geldi.

xcdvf
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Riyad'da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve üst düzey Fransız iş dünyası liderleriyle bir araya geldi. (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Macron ve Fransız iş dünyası liderleriyle yaptığı toplantıda, çölleşmeyle mücadele çabaları, uzmanlık ve yenilikçi teknolojilerin paylaşımı, su sorunlarının ele alınması ve su kaynaklarının sürdürülebilirliğinin sağlanması için araştırma ve geliştirmenin teşvik edilmesi, bir dizi ekonomik girişimin gözden geçirilmesi ve Suudi-Fransız ilişkileri ve bunları geliştirme yolları ele alındı.

İkili görüşme sırasında Muhammed bin Selman ve Kazakistan Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki ilişkilerin yönlerini ve çeşitli alanlarda bunları geliştirme ve iyileştirme yollarını gözden geçirmenin yanı sıra su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak ve çevresel zorluklarla yüzleşmek için ortak eylemlerin koordinasyonu başta olmak üzere bir dizi konuyu ele aldı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile Suudi Arabistan-Pakistan ilişkilerinin boyutlarını, ikili iş birliği alanlarını ve bunları geliştirmenin yollarını gözden geçirdi. Ayrıca son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bunlara yönelik çabaları ve özellikle su sorunlarının ele alınmasına yönelik çabalar olmak üzere bir dizi konuyu ele aldı.

Muhammed bin Selman'ın Moğolistan Başbakanı Luvsannamsrain Oyun-Erdene ile görüşmesinde ise iki ülke arasındaki iş birliği olanakları ve ortak çıkarlara hizmet edecek şekilde bunları geliştirme fırsatları ele alınırken, Tek Su Zirvesi'nde yer alan bir dizi konu da gözden geçirildi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Türkmenistan Milli Lideri ve Halk Maslahatı Başkanı Gurbangulu Berdimuhammedov ile görüşmesinde de iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerinin gözden geçirilmesinin yanı sıra başta su kıtlığı ve kuraklıkla ilgili çevresel zorluklara karşı ortak koordinasyon olmak üzere bir dizi konu ele alındı.

Muhammed bin Selman ve Dünya Bankası Grubu Başkanı Ajay Banga, Suudi Arabistan ve Dünya Bankası arasındaki iş birliği ilişkilerini, Suudi Arabistan’ın su sorunlarının ele alınmasına yönelik çaba ve girişimlerini, su kaynaklarının kullanımı ve korunmasında iş birliğinin geliştirilmesini gözden geçirdi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Fransa Cumhurbaşkanı, Kazakistan Cumhurbaşkanı ve Dünya Bankası Grubu Başkanı'nın eş başkanlığında düzenlenen Tek Su Zirvesi'ne Suudi Arabistan'ın ev sahipliği yapması, Krallığın su üretimi, taşınması ve dağıtımı konusundaki onlarca yıllık küresel deneyimine ve su sorunlarına yönelik teknik çözümler geliştirmesine dayanarak, dünya genelindeki su sorunlarının ele alınmasında uluslararası alanda oynadığı öncü rolü ve çevresel sürdürülebilirlik konularına olan bağlılığını vurguluyor.

cvf
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Riyad'da Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ile görüştü. (SPA)

Suudi Arabistan'ın zirveye ev sahipliği yapması, 2030 Vizyonu ve onun küresel ortaklıklar kurma, yaşam kalitesini sağlama ve sürdürülebilir ekonomik kalkınma sütunları doğrultusunda, mevcut nesiller için daha iyi bir yaşam sağlamak ve insanlık için daha iyi bir geleceği güvence altına almak için su sorunlarını ele alma ve küresel düzeyde su kaynaklarının sürdürülebilirliğini artırmaya yönelik çabaları birleştirme yollarında uluslararası bir değişim yaratma konusundaki öncü rolünün bir yansımasıdır.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi zirvede yaptığı konuşmada, dünyanın bugün su sektöründe artan zorluklarla karşı karşıya olduğunu, artan kuraklık oranlarının kullanılabilir su kıtlığıyla temsil edilen çoklu krizlere yol açtığını, çölleşme sorunlarını şiddetlendirdiğini ve bunun sonucunda insan yaşamı ve toplumlar için tehdit oluşturduğunu, bunun da su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için planlar geliştirmek üzere ortak eylem gerektirdiğini söyledi.

Suudi Arabistan, Dünya Su Konseyi ile iş birliği içinde 2027 yılında 11. Dünya Su Forumu'na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Muhammed bin Selman, Riyad merkezli, ülkelerin ve kuruluşların zorlukları bütüncül bir şekilde ele alma çabalarını geliştirmeyi ve entegre etmeyi amaçlayan küresel bir organizasyonun kurulduğunu duyurdu.

Krallığın Dünya Su Örgütü'nü kurma girişimi uluslararası düzeyde çevre alanında öncü bir adımdır. Zira bu organizasyon, su güvenliği sorunlarını ele almak üzere ortak uluslararası eylemi teşvik etmeyi ve Suudi Arabistan’ın çevre koruma çabalarına katkıda bulunma ve iklim eylemi alanında bölgesel ve uluslararası düzeyde öncü bir rol oynama kararlılığını teyit etmeyi amaçlamaktadır.

xscvdf
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Riyad'da Moğolistan Başbakanı Luvsannamsrain Oyun-Erdene ile görüştü. (SPA)

Tek Su Zirvesi, iklim değişikliği bağlamında su sektöründe ve finansmanında karşılaşılan zorluklara yönelik olası çözümler konusunda uluslararası tartışmalar yapmak üzere ülke, kuruluş, finans kurumları ve özel sektörden liderleri bir araya getirmeyi amaçlıyor. İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kirlilik nedeniyle küresel su krizi artarken zirve, 2026'daki Birleşmiş Milletler (BM) Su Konferansı'na hazırlık olarak su sektöründeki zorluklara somut çözümler için bir kuluçka merkezi olarak hizmet etmeyi hedefliyor.



KİK Müzakere Heyeti Başkanı: KİK-Birleşik Krallık Anlaşması, çalkantılı bir dünyada stratejik bir adım

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Londra’da anlaşmayı imzaladıktan sonra müzakerecilerin alkışları eşliğinde birbirlerine sarıldılar. (Birleşik Krallık Ekonomi Bakanlığı)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Londra’da anlaşmayı imzaladıktan sonra müzakerecilerin alkışları eşliğinde birbirlerine sarıldılar. (Birleşik Krallık Ekonomi Bakanlığı)
TT

KİK Müzakere Heyeti Başkanı: KİK-Birleşik Krallık Anlaşması, çalkantılı bir dünyada stratejik bir adım

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Londra’da anlaşmayı imzaladıktan sonra müzakerecilerin alkışları eşliğinde birbirlerine sarıldılar. (Birleşik Krallık Ekonomi Bakanlığı)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, Londra’da anlaşmayı imzaladıktan sonra müzakerecilerin alkışları eşliğinde birbirlerine sarıldılar. (Birleşik Krallık Ekonomi Bakanlığı)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ile Birleşik Krallık, Londra’da iki taraf arasında serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin resmen tamamlandığının duyurulmasının ardından kapsamlı stratejik iş birliğinde yeni bir döneme girdi. Anlaşma, yatırım akışlarını güçlendiren ve yedi pazardaki iş dünyası için geniş fırsatlar sunan yapısal bir dönüşüm niteliği taşıyor. Ayrıca bu anlaşma, Körfez ülkelerinin G7 üyesi bir devletle imzaladığı ilk serbest ticaret anlaşması olma özelliğini taşıyor.

KİK Müzakere Heyeti Başkanı Dr. Reca el-Merzuki, anlaşmayı ortak ticaret ve yatırım hareketlerini yeniden yönlendirecek kaçınılmaz stratejik bir adım olarak nitelendirdi. El-Merzuki, küresel ekonominin yüksek belirsizlik ve korumacı dalgalanmaların baskısı altında bulunduğu bir dönemde anlaşmanın önemine dikkat çekti.

El-Merzuki, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, KİK ülkeleri ile Birleşik Krallık arasındaki ticaret hacminin hâlihazırda yaklaşık 80 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirtti. Serbest ticaret anlaşmasının, dünyadaki benzer anlaşmaların sonuçlarına dayanarak ticaret hacmini yüzde 60’tan fazla artırmasının beklendiğini ifade etti.

Olumsuz etkilerin hafifletilmesi

El-Merzuki, anlaşmanın küresel ekonomi açısından kritik bir dönemde imzalandığını belirtti. ABD’nin gümrük vergilerini artırma ve bazı önceki ticaret anlaşmalarını iptal etme yönündeki kararlarının riskleri yükselttiğine dikkat çeken el-Merzuki, bunun uluslararası ekonomik ilişkileri düzenleyecek istikrarlı ve net bir hukuki çerçeveye duyulan ihtiyacı daha da artırdığını söyledi.

sdvdf
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, Birleşik Krallık ile imzalanan serbest ticaret anlaşmasını ticaret ve yatırım akışını yeniden yönlendirmek için stratejik bir adım olarak görüyor. (KİK)

Anlaşmanın, içerdiği ayrıntılı ve karşılıklı hukuki yükümlülükler sayesinde bu değişimlerin olumsuz etkilerini hafifletmeye katkı sağlayacağını ifade eden el-Merzuki, serbest ticaret çerçevesinin riskleri azaltarak taraflara geleceğe yönelik daha net bir perspektif sunduğunu kaydetti. El-Merzuki ayrıca, anlaşmanın kapsamlı yapısına dikkat çekerek, düzenlemenin yalnızca geleneksel mal ticaretiyle sınırlı kalmadığını; yatırım, hizmetler ve modern finansal hizmetler sektörleri için de bütüncül çerçeveler oluşturduğunu vurguladı.

Teknoloji ve bilgi transferi ile yatırım çekmeye yönelik bir platform

El-Merzuki, serbest ticaret anlaşmalarının yabancı yatırımları çekme ve teknoloji transferini hızlandırma açısından en önemli araçlardan biri olduğunu belirtti. Benzer anlaşmaları imzalayan birçok ülkenin deneyimlerinin, doğrudan yabancı yatırım akışlarında yüzde 30’un üzerinde artış yaşandığını ortaya koyduğunu ifade etti.

El-Merzuki, KİK- Birleşik Krallık Anlaşması’nın öneminin, Birleşik Krallık’ın teknoloji ve yabancı yatırım ihraç eden başlıca ülkeler arasında yer almasından kaynaklandığını vurguladı. Bu durumun Körfez ekonomilerine nitelikli yatırım tabanını genişletme, bilgi birikimini artırma ve ileri teknolojileri transfer etme konusunda ek fırsatlar sunduğunu söyledi.

dv
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Müzakere Heyeti Başkanı Dr. Reca el-Merzuki, KİK- Birleşik Krallık Anlaşması’nın imzalanması sırasında KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi’nin arkasında duruyor. (DPA)

El-Merzuki, KİK ülkelerinin başta Çin olmak üzere büyük doğu ekonomileriyle imzaladığı diğer ticaret anlaşmalarıyla eş zamanlı atılan bu adımın, bölgenin Doğu ile Batı arasında bir köprü niteliği taşıyan stratejik konumundan azami ölçüde faydalanılmasını güçlendirdiğini belirtti. Bu yaklaşımın aynı zamanda farklı uluslararası ortaklarla dengeli ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini desteklediğini ifade etti.

Yeni aşama

HSBC Grubu CEO’su Georges Elhedery ise KİK ülkelerinin, sunduğu uzun vadeli büyüme fırsatları sayesinde stratejik açıdan giderek daha büyük önem kazandığını belirtti. Elhedery, bankacılık grubunun Körfez’deki altı ülkede köklü ve güçlü bir varlığa sahip olduğunu, Birleşik Krallık’ın da bankanın ana pazarlarından biri olduğunu ifade etti.

Elhedery, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, bankanın bölgedeki varlığının yeni anlaşmanın doğuracağı fırsatları doğrudan görmesine imkân sağladığını kaydetti. Bankanın ekonomik bağların derinleştirilmesine katkı sunmaya, şirketler ve kurumlar arasında yeni ortaklıkların kurulmasını desteklemeye, yatırımları güçlendirmeye ve daha fazla büyümenin önünü açmaya hazır olduğunu vurguladı.

Ortak bildirinin imzalanması

KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi ile Birleşik Krallık Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Chris Bryant, geçtiğimiz çarşamba günü Londra’da iki taraf arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin tamamlandığını ilan eden ortak bildiriyi imzaladı. Anlaşma, yıllar süren müzakere turlarının ardından sonuçlandı.

El-Budeyvi, anlaşmayı KİK- Birleşik Krallık ilişkilerinde ‘niteliksel bir sıçrama’ olarak tanımladı. Anlaşmanın iki bölge arasındaki ekonomik ilişkileri gelecek nesiller boyunca güçlendireceğini belirten el-Budeyvi, düzenlemenin tesadüfi olmadığını, Körfez’deki altı ülke ile Birleşik Krallık arasında ‘yıllar süren çalışma ve ortak siyasi iradenin’ ürünü olduğunu ifade etti.

Londra taahhüdü

Birleşik Krallık Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, KİK ülkeleriyle imzalanan serbest ticaret anlaşmasının Londra’nın Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Umman ile uzun vadeli ortaklık taahhüdünü yansıttığını belirtti. Bakanlık, bunun KİK’nin bir G7 ülkesiyle yaptığı ilk serbest ticaret anlaşması olduğunu vurguladı.

Açıklamada, anlaşmanın iki taraf arasındaki siyasi ve güvenlik koordinasyonunun giderek arttığı bir dönemde şirketler ve yatırımcılar için hukuki güvence ile istikrar sağlayacak bir çerçeve sunacağı ifade edildi.

İngiliz verilerine göre, Birleşik Krallık ile Körfez ülkeleri arasındaki mevcut ticaret hacmi yaklaşık 52,9 milyar sterlin (72 milyar dolar) seviyesinde bulunuyor. Ticaret hacminin yüzde 20 artarak yıllık yaklaşık 15,5 milyar sterlinlik (21 milyar dolar) ek büyüme sağlaması bekleniyor.

sdvdsfv
HSBC Grubu CEO’su Georges Elhedery

Anlaşmanın ayrıca Körfez ülkelerinin Birleşik Krallık pazarına ihracatını kolaylaştıracağı, hizmet ve meslek sektörlerini destekleyeceği, vize işlemleri ile iş ziyaretlerini basitleştireceği belirtildi.

Birleşik Krallık İş ve Ticaret Bakanı Peter Kyle, anlaşmanın Birleşik Krallık ile Körfez ülkeleri arasındaki ortaklıkta ‘büyük bir adım’ olduğunu belirterek ticaret, yatırım ve inovasyon alanlarında yeni fırsatlar yaratacağını söyledi.

Birleşik Krallık’ın Ortadoğu ve Pakistan Ticaret Komiseri Sarah Mooney ise anlaşmanın gümrük vergilerini düşüreceğini ve iki tarafın ihracatını güçlendireceğini belirtti. Mooney, bunun yatırımcılara uzun vadeli kararlar alma konusunda daha fazla güven sağlayacağını ifade etti.


Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, hacıların Nusuk Kartı taşımalarının zorunlu olduğunu vurguladı

 Dün (pazar) Mekke’deki Hac Medya Forumu merkezinde düzenlenen basın toplantısından (Şarku’l Avsat)
Dün (pazar) Mekke’deki Hac Medya Forumu merkezinde düzenlenen basın toplantısından (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, hacıların Nusuk Kartı taşımalarının zorunlu olduğunu vurguladı

 Dün (pazar) Mekke’deki Hac Medya Forumu merkezinde düzenlenen basın toplantısından (Şarku’l Avsat)
Dün (pazar) Mekke’deki Hac Medya Forumu merkezinde düzenlenen basın toplantısından (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, Mekke’de dün düzenlenen hac sezonunun ilk basın bilgilendirme toplantısında, hacı adaylarının kutsal bölgeler ve Mescid-i Haram içindeki tüm hareketleri sırasında Nusuk Kartı’nı taşımalarının zorunlu olduğunu duyurdu.

Bakanlık Sözcüsü Dr. Gassan bin Raşid en-Nuaymi, ilgili tüm kurumların, Vizyon 2030 kapsamındaki Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı hedefleri doğrultusunda tam koordinasyon içinde çalıştığını belirtti. Nuaymi, hac yolculuğunun hazırlık, operasyon ve memnuniyet olmak üzere üç ana aşama üzerinden ayrıntılı performans göstergeleriyle planlandığını ifade etti.

Nuaymi, bakanlığın hac şirketlerinin hazırlık seviyesini yükseltmek için çalışmalar yürüttüğünü ve sezon başlamadan yaklaşık altı ay önce 78’den fazla ülkeyle hac organizasyonlarına ilişkin düzenlemelerin tamamlandığını söyledi. Bu süreçte, 500’den fazla hizmeti kapsayan ve 80’den fazla kurum ile 5 binden fazla hizmet sağlayıcıyla entegre çalışan Elektronik Yol Platformu’nun sözleşme işlemlerinin tamamlanmasını sağladığını kaydetti.

Bakanlığın farklı dillerde kapsamlı bilinçlendirme programları hazırladığını aktaran Nuaymi, bu çalışmaların hacıların sistem ve hizmetlere ilişkin farkındalığını artırmayı ve talimatlara uyumu güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi. Program kapsamında hacı adaylarına yönelik 630 binden fazla bilgilendirme materyalinin dağıtıldığı belirtildi.

Nuaymi ayrıca, kutsal bölgelerde yürütülen geliştirme projelerine değinerek, Arafat’taki Rahmet Dağı (Cebel-i Rahme) çevresinin geliştirilmesine yönelik projenin, 272 bin metrekareyi aşan alana yayılan entegre soğutma sistemi sayesinde sıcaklığın düşürülmesine katkı sağladığını ifade etti.

Mescid-i Haram ve diğer kutsal alanlardaki yönlendirme sistemlerinin akıllı ve çok dilli çözümlerle güçlendirildiğini belirten Nuaymi, sahadaki ekiplere anlık çeviri araçları sağlandığını, ayrıca Arafat hutbesinin 50’den fazla dile çevrileceğini söyledi.

Nuaymi, Çantasız Hac girişiminin havaalanlarında işlem tamamlama süresini 120 dakikadan 15 dakikaya düşürdüğünü de sözlerine ekledi.

Hac Birleşik Medya Operasyonları Merkezi Başkanı Salih es-Subeyti ise bu yılki hac sezonunu yaklaşık 150 medya kuruluşunun takip ettiğini, yerel ve uluslararası 3 binden fazla gazetecinin görev yaptığını açıkladı. Subeyti, Suudi Arabistan Enformasyon Bakanlığı tarafından gazetecilere gerekli desteğin sağlandığını belirterek, Birleşik Medya Operasyonları Merkezi’nin hac sezonuna ilişkin medya çalışmalarını 40’tan fazla kamu kurumu ile ortaklaşa yürüttüğünü söyledi.

Subeyti, “Bu yılki hac sezonunda Allah’ın misafirlerini ‘Hoş geldiniz’ ifadesiyle karşıladık. Bu ifade, medya platformları ve yayın organlarında sezonun iletişim kimliği hâline geldi. Aynı zamanda ülkenin ve liderliğinin misafirperverlik anlayışını yansıtıyor” dedi. Suudi Arabistan yönetiminin talimatları doğrultusunda tüm kamu kurumlarının her yıl daha yüksek verimlilik ve yenilikçi yöntemlerle koordinasyon içinde çalıştığını vurgulayan Subeyti, bu yapının dünyanın en büyük yıllık insan topluluklarından birinin yönetilmesine katkı sunduğunu ifade etti.

Subeyti, Enformasyon Bakanlığı’nın medya kuruluşlarının hac sezonuna ilişkin içeriklere erişimini kolaylaştırmak amacıyla açık kaynak materyaller sunan Sanal Basın Merkezi (VPC) platformunu devreye aldığını söyledi. Ayrıca üçüncüsü düzenlenen Hac Medya Forumu’nun, 150’den fazla medya kuruluşu ile kamu ve özel sektörden yaklaşık 40 partnerin katılımıyla 13 bin 500’den fazla gazeteci ve ziyaretçiyi ağırladığını belirtti.

Subeyti, hac dönemindeki çalışmaları yansıtmak amacıyla farklı dillerde 6 bin 400’den fazla medya içeriğinin üretildiğini ve yayımlandığını kaydetti. Bunun yanı sıra hac sezonu boyunca bin 200’den fazla televizyon bağlantısı gerçekleştirildiğini aktaran Subeyti, uluslararası medya kapsamındaki toplam içeriğin 100 bini aştığını ve 11 milyardan fazla görüntülenme elde ettiğini söyledi. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA ise bu yılki hac sezonunda dijital platformları üzerinden 6 milyardan fazla erişim sağlamayı, ayrıca 42 Arap, İslam ve uluslararası haber ajansıyla iş birliği içinde 7 bin 300’den fazla haber ve medya içeriği yayımlamayı hedefliyor.

Öte yandan Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı Sözcüsü Salih bin Duheyyel, bakanlığa bağlı sistemlerin hacılara hizmet vermek üzere hazır olduğunu açıkladı. Bin Duheyyel, Suudi Arabistan Su İdaresi tarafından günlük su üretim kapasitesinin yüzde 18 artışla 3,8 milyon metreküpü aşan yeni bir rekora çıkarıldığını, su taşıma kapasitesinin ise yüzde 32 artışla günlük 2,3 milyon metreküpe yükseltildiğini söyledi.

Bin Duheyyel ayrıca, Ulusal Meteoroloji Merkezi’nin kutsal bölgeler ile hava, deniz ve kara giriş noktalarını kapsayan 92 gözlem ünitesi ve teknik altyapıyla hazırlıklarını tamamladığını belirtti. Çevresel Uyum Denetim Merkezi’nin uydu sistemleri ve insansız hava araçları (İHA) kullanarak çevresel riskleri takip etmeyi sürdürdüğünü kaydeden Bin Duheyyel, Gıda Güvenliği Kurumu’nun da Mekke ve Medine’de stratejik stokları hazır hâle getirdiğini, ihtiyaç durumunda kullanılmak üzere buğday rezervlerinin temin edildiğini ifade etti.


Beytullah’ın Misafirleri Terviye Günü’nde Mina’ya akın ediyor

Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)
Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)
TT

Beytullah’ın Misafirleri Terviye Günü’nde Mina’ya akın ediyor

Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)
Beytullah’ın misafiri hacılar, Terviye Günü’nü geçirmek üzere Zilhicce ayının 8’inci gününe denk gelen pazartesi günü Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. (SPA)

Hacılar, Peygamber Efendimizin sünnetine uyarak Terviye Günü’nü geçirmek üzere pazartesi günü (Zilhicce ayının 8. günü) Mina’ya ulaşmayı sürdürüyor. Suudi Arabistan hükümeti, hacıların ibadetlerini huzur ve kolaylık içinde yerine getirebilmeleri için kapsamlı hizmetler sunarken, kutsal bölgede manevi atmosfer hâkim oldu.

Suudi hac organizasyonu, otobüsler ve Meşair Treni üzerinden entegre ulaşım planlarını devreye aldı. Pazar akşamı hacı konaklama alanlarında yoğun hareketlilik yaşanırken, otobüsler dünyanın dört bir yanından gelen hacıları Mina’ya taşımak üzere hazırlandı. Sahadaki planlar, bekleme sürelerini azaltmayı ve hacıların intikalini akıcı şekilde gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Fahd el-Celacil , hac sezonunda herhangi bir salgın veya virüs yayılımı görülmediğini açıkladı. Son dönemde küresel ölçekte gündeme gelen “Hanta virüsü” konusundaki endişelere de değinen Bakan, kaygı verici bir durum olmadığını ve tüm hacıların sağlık durumunun güven verici olduğunu söyledi.

sdvbhnyj
Suudi hac organizasyonu, sevk ve ulaşım planlarını otobüsler ve Meşair Treni’nden oluşan entegre bir ağ üzerinden uyguladı. (SPA)

Hacı kafilelerinin Mina’ya hareketine, farklı güvenlik birimlerinden binlerce görevli eşlik etti. Güvenlik güçleri, hacıların geniş yollar, tüneller ve köprüler üzerinden Mina’ya yönlendirilmesini takip etti. Mekke ile kutsal bölgeler arasında gelişmiş kara yolu ağı, tüneller ve yaya yolları bulunuyor.

Mekke’den Mina’ya yapılan yolculuk, ulaşım ve sevk planlarının koordineli uygulanması sayesinde sorunsuz geçti.

Suudi Sağlık Bakanlığı ayrıca hacıları, güneş şemsiyesinin doğru kullanımına ilişkin rehberi incelemeye çağırdı. Bakanlık, özellikle kutsal bölgeler arasındaki geçişlerde doğrudan güneş ışığına maruz kalmanın oluşturduğu sağlık risklerine karşı koruyucu önlemlere uyulmasının önemine dikkat çekti.

Açıklamada, şemsiye kullanımının sıcak çarpması, güneş çarpması ve susuzluk riskini azalttığı, ayrıca ultraviyole ışınlarına karşı koruma sağladığı belirtildi. Şemsiyelerin hacının çevresindeki sıcaklığı yaklaşık 10 derece düşürdüğü ifade edildi.

Kutsal Meşair Treni’nin bu yılki hac sezonundaki ilk seferi de pazar sabahı başladı. Tren, hacıların Arafat, Müzdelife ve Mina arasındaki ulaşımını sağlıyor. Sistem, güzergâh boyunca dağıtılmış 9 istasyondan oluşuyor.

Meşair Treni yüksek taşıma kapasitesiyle öne çıkıyor. Her tren yaklaşık 3 bin yolcu taşıyabiliyor, sistemin saatlik kapasitesi ise 72 bin yolcuya ulaşıyor. Bu özelliğiyle dünyanın en yoğun toplu taşıma sistemlerinden biri kabul ediliyor. Bu sezon iki binden fazla seferle 2 milyondan fazla yolcunun taşınması hedefleniyor.

zxcvfg
Suudi Sağlık Bakanlığı, hacıları doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmanın yol açabileceği sağlık risklerini azaltmak için güneş şemsiyesi kullanmaya çağırdı. (AFP)

Tren sistemi, güvenlik ve hizmet kurumlarıyla koordinasyon içinde kutsal bölgelerdeki hareket akışını düzenlemede önemli rol oynuyor. Ayrıca hac döneminde 50 binden fazla otobüs seferine duyulan ihtiyacı ortadan kaldırarak trafik yoğunluğunu azaltıyor. Sistem, 17 trenden oluşan bir filo ile hizmet veriyor.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA, ilgili kurumların hac sezonu için kapsamlı operasyon planlarını uyguladığını bildirdi. Buna göre kalabalık yönetimi, yönlendirme, sağlık ve acil yardım hizmetleri, temizlik, sterilizasyon ve mekânsal rehberlik çalışmaları yoğunlaştırıldı. Amaç, hacıların Mescid-i Haram ve çevresindeki güvenliğini ve konforunu artırmak.

Ajansa göre modern teknolojik sistemler ve dijital hizmetler de hacıların hareketlerini kolaylaştırıyor ve onları farklı hizmet noktalarına yönlendiriyor. Çok dilli rehber ekipler ve danışma noktaları da ziyaretçilere destek veriyor.

Mina’nın Dini ve Tarihi Önemi

Mina, Mekke ile Müzdelife arasında, Mescid-i Haram’ın yaklaşık 7 kilometre kuzeydoğusunda yer alıyor. Kuzey ve güneyden dağlarla çevrili olan bölge, yalnızca hac döneminde kullanılıyor. Mekke yönünde Akabe Cemresi, Müzdelife yönünde ise Muhassir Vadisi bulunuyor.

Mina, tarihi ve dini açıdan büyük önem taşıyor. Rivayete göre Hz. İbrahim burada şeytan taşladı ve Hz. İsmail’in fidyesini kurban etti. Hz. Muhammed de Veda Haccı sırasında aynı uygulamaları yerine getirerek Müslümanlara örnek oldu.

vfg
Tren, güvenlik ve hizmet birimleriyle koordinasyon içinde kutsal bölgelerde ulaşım akışının düzenli şekilde sağlanmasında kilit rol oynuyor. (SPA)

Bölgede şeytan taşlama alanları ile birlikte Mescid-i Hayf bulunuyor. İsmini dağın eteğindeki konumundan alan cami, Mina Dağı’nın güney yamacında ve küçük cemrenin yakınında yer alıyor. İslam inancına göre Hz. Muhammed ve önceki peygamberler burada namaz kıldı.

Mina’daki Tarihi Olaylar

Mina’da gerçekleşen önemli tarihi olaylar arasında Birinci ve İkinci Akabe Biatları bulunuyor. Nübüvvetin 12. yılında Evs ve Hazrec kabilelerinden 12 kişi Hz. Muhammed’e biat etti. Bir yıl sonra gerçekleşen ikinci biatta ise Medine’den 73 erkek ve iki kadın Peygamber’e bağlılık sözü verdi.

Bu olayların yaşandığı yerde, Abbasi Halifesi Ebu Cafer el-Mansur tarafından Hicri 144 yılında Bey‘at Mescidi inşa edildi. Cami, Akabe Biatı’nın gerçekleştiği Şi‘b bölgesinin yakınında, Sebir Dağı’nın eteğinde yer alıyor. Bu biat, Ensar’ın Hz. Muhammed’e destek ve koruma sözü verdiği tarihi dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.

vvfv
Farklı birimlerden güvenlik güçleri, hacıların geniş yollar, tüneller ve köprüler üzerinden Mina’ya yönelişini takip etti. (AFP)