Yeni araştırmaya göre birlikte yaşamayan yaşlı çiftler daha mutlu

Ayrı yaşayan ama birliktelik sürdüren daha yaşlı insanların ruh sağlığı, bekar olanlardan daha iyi gibi görünüyor

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Yeni araştırmaya göre birlikte yaşamayan yaşlı çiftler daha mutlu

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Yeni bir araştırma, 60 yaş ve üzerindeki çiftlerin birlikte yaşamaktansa "ayrı yaşayarak birliktelik sürdürdüklerinde" daha mutlu olduğunu öne sürüyor.

Türünün en büyüğü olan ancak henüz yayımlanmayan araştırma, 400 bin haneyi ya da yaklaşık 100 bin kişiyi kapsayan Birleşik Krallık (BK) Hane Halkı Boylamsal Çalışması'nın (UK Household Longitudinal Study) verilerini analiz etti. Araştırmacılar, bu gruptan 60 yaş ve üzerindekilerin ilişki ve ruh sağlıklarını 2011'le 2023 arasında takip etti.

Araştırmacılar, çiftlerin özellikle bekarlık, evlilik, birlikte yaşama ve "ayrı yaşayarak birliktelik sürdürme" yani LAT (living apart together) ilişkide olma durumlarına göre ruh sağlıklarının nasıl değiştiğini inceledi.

Daha sonra LAT ilişkilere başlama ve son verme durumlarını inceleyerek evlilik ve birlikte yaşamakla karşılaştırarak daha yaşlı yetişkinlerin ruh sağlıklarıyla aradaki bağlantıyı değerlendirdiler.

Daha genç çiftler için birlikte yaşamamak çoğunlukla ev maliyetini karşılayamamakla ilgili olsa da araştırmacılar daha yaşlı yetişkinler için bunun "uzun vadeli bir düzenleme" olduğunu gözlemledi.

Anket, Birleşik Krallık'ta LAT ilişkilerin yaygınlığının daha yaşlı yetişkinlerde yüzde 3 ila 4 olduğunu ve bu oranın ABD, Hollanda ve Kanada gibi diğer Batı ülkeleriyle kıyaslanabilecek seviyede olduğu tespit etti.

Bekar olan daha yaşlı kadınlarda, LAT ilişkiye başlamak evlilik veya birlikte yaşamaktan 10 kat, daha yaşlı erkeklerdeyse evlilikten neredeyse 10, birlikte yaşamaktan da yaklaşık 20 kat daha yaygın.

Araştırmacılar, daha yaşlı yetişkinlerin ayrı yaşayıp birlikte olduğu zaman, bekar olduğu zamana kıyasla daha iyi bir ruh sağlığı olduğunu ortaya koydu.

60 yaş ve üzeri kişilerde partner bulmak ruh sağlığını biraz daha iyileştirse de araştırmacılar, LAT ilişkilerde ayrılığının boşanma veya birlikte yaşamaya son vermeye kıyasla daha az ruh sağlığı riski olabileceğini belirtiyor.

Araştırmada "LAT ilişkilerden vazgeçmek ruh sağlığında birlikte yaşamaya ve evliliğe son vermekten daha az olumsuz etkiye yol açıyor" dendi.

Çalışma, daha yaşlı erkeklerde de kadınlarda da bunun benzer ruhsal sağlık yararları olduğuna dikkat çekiyor.

LAT ilişkilere başlayan daha yaşlı bekarların ruh sağlığı iyileşirken LAT ilişkilerden bekarlığa geçenlerin ruh sağlığında gerileme oluyor.

Araştırmacılar, bulguların LAT ilişkilerin yaşlılıkta önemli bir "cinsiyet-eşitlikçi" aile birliği biçimi olduğunu gösterdiğini söyledi.

Araştırma, evliliğin erkeklerin ruh sağlığı üzerinde kadınlara kıyasla daha olumlu bir etkisi olduğunu gösteren önceki bulguları da doğruluyor.

Çalışmada, daha yaşlı yetişkinlerdeki ilişki yapılarının daha fazla araştırılması gerektiği vurgulanıyor.

Independent Türkçe



The Pitt'in yıldızı, başrolle arasında husumet olduğuna dair söylentileri yanıtladı

Sepideh Moafi (solda), ikinci sezonda Dr. Al-Hashimi rolüyle The Pitt'e katıldı (HBO Max)
Sepideh Moafi (solda), ikinci sezonda Dr. Al-Hashimi rolüyle The Pitt'e katıldı (HBO Max)
TT

The Pitt'in yıldızı, başrolle arasında husumet olduğuna dair söylentileri yanıtladı

Sepideh Moafi (solda), ikinci sezonda Dr. Al-Hashimi rolüyle The Pitt'e katıldı (HBO Max)
Sepideh Moafi (solda), ikinci sezonda Dr. Al-Hashimi rolüyle The Pitt'e katıldı (HBO Max)

The Pitt'in yıldızı Sepideh Moafi, rol arkadaşı Noah Wyle'yle arasında husumet olduğu yönündeki spekülasyonları yalanladı.

HBO Max'in Emmy ödüllü tıp dramasının ikinci sezonunda diziye katılan 40 yaşındaki Moafi, hastanenin uzman doktoru Dr. Michael "Robby" Robinavitch'in (Wyle) uzun süreli izni süresince onun yerine geçici olarak atanan Dr. Baran Al-Hashimi'yi canlandırıyor.

İki doktor, hasta tedavisi ve çalışma tarzları konusunda sürekli çatışırken bu durum, Dr. Robby'nin acil servisini Dr. Al-Hashimi'ye devretmekte tereddüte kapılmasına yol açıyor. İkinci sezonun finalinde Dr. Al-Hashimi'nin nöbet bozukluğuyla mücadele ettiğini açıklaması, Dr. Robby'yi ona bir ültimatom vermeye zorluyor: Ya hastalığını hastane yönetim kuruluna açıklayacak ya da Dr. Robby onu ihbar edecek.

Karakterlerin gergin ilişkisi, oyuncular arasında da bir anlaşmazlık olduğu yönünde hararetli hayran söylentilerine yol açtı. Hatta Moafi'nin karakterinin gidişatının, Wyle'yle ekran dışında yaşadığı söylenen rekabetin cezası olduğu yönünde asılsız bir teori bile dolaşıyor.

Variety'ye verdiği yeni röportajda Moafi, husumet söylentilerine noktayı koyarak şöyle dedi:

Kesinlikle hayır. Bende öyle bir güç yok. Biz gerçekten harika iş arkadaşlarıyız. Noah ve benim her zaman harika bir iş ilişkimiz oldu, bu yüzden 15. bölümdeki daha karanlık, daha muzır sahneleri çekmek güvenli geldi; özellikle de sahne hazırlıkları arasında geyik yapıp gülüp eğlendiğimiz için.

The L Word: Generation Q oyuncusu "Yani aramızda kişisel bir husumet ya da rekabet olduğu iddiası tamamen yanlış" diyerek sözlerini yineledi. 

En azından benim bildiğim kadarıyla. Noah'ya sorabilirsiniz ama ben bu konuda bir şey bilmiyorum.

Moafi ayrıca bu yaz çekimlerine başlanması ve Ocak 2027'de prömiyer yapması beklenen üçüncü sezonda geri döneceğini doğruladı. Ancak dizide "ne dereceye kadar" yer alacağına halihazırda emin değil.

Oyuncu "Geri döneceğimden eminim yani galiba?" dedi gülerek.

Hikayede neler yaşanacağı, kaç bölüm olacağı gibi konularda benim için hiçbir şey net değil ama geri döneceğim.

dbrgftb
Noah Wyle, The Pitt'teki Dr. Robby rolünde sergilediği başrol performansıyla oyunculuk dalındaki ilk Emmy ödülünü kazandı (HBO)

Hayranların en sevdiği karakterlerden kıdemli asistan doktor Samira Mohan'in (Supriya Ganesh) diziye veda edeceği geçen ay duyurulmuştu. Mohan'in ayrılışı pek çok hayranın kalbini kırsa da ikinci sezonun büyük bir bölümünü geleceğini sorgulayarak ve farklı uzmanlık alanlarındaki diğer asistanlık programlarına başvurarak geçirdiği için bu durum muhtemelen pek sürpriz olmadı.

2025'te başlayan The Pitt, o zamandan beri televizyonda en çok izlenen dizilerden biri haline geldi. Her bölümün, Pittsburgh'deki bir acil servisin 15 saatlik vardiyasının bir saatini kapsadığı benzersiz formatı izleyicileri ve eleştirmenleri kendine bağlarken, gerçekçiliği ve Amerikan toplumunun yaşadığı en büyük sorunlardan bazılarını ele alan hikayeleriyle geniş çapta övgü topluyor.

2025 Emmy Ödülleri'ni silip süpüren dizi, En İyi Drama Dizisi ve Wyle'nin eve götürdüğü Drama Dizilerinde En İyi Erkek Oyuncu ödülleri de dahil 5 dalda galip gelmişti.

Independent Türkçe


Fırtına estiren korku filminin yönetmenine 10 milyon dolarlık teklif

Michael Johnston, Curry Barker'ın korku filmi Saplantı'da Bear'i canlandırıyor (Focus Features)
Michael Johnston, Curry Barker'ın korku filmi Saplantı'da Bear'i canlandırıyor (Focus Features)
TT

Fırtına estiren korku filminin yönetmenine 10 milyon dolarlık teklif

Michael Johnston, Curry Barker'ın korku filmi Saplantı'da Bear'i canlandırıyor (Focus Features)
Michael Johnston, Curry Barker'ın korku filmi Saplantı'da Bear'i canlandırıyor (Focus Features)

Saplantı'nın (Obsession) yönetmeni Curry Barker, Hollywood'da öyle bir yankı uyandırdı ki bir stüdyonun, henüz ortada bir proje olmamasına rağmen Baker'ın sonraki filmi için 10 milyon dolar teklif etmeye kalktığı bildiriliyor.

Bu hafta sonu gişesinde Saplantı, açılış hafta sonuna kıyasla ikinci hafta sonunda yaklaşık yüzde 30 daha yüksek bir hasılat elde ederek son derece nadir bir başarıya imza attı.

Barker'ın ilk filmi, gösterime girdiğinde 17,2 milyon dolar, geçtiğimiz hafta sonu ise 22 milyon dolar hasılat elde etti.

Ancak The Hollywood Reporter'a göre Barker'ın Saplantı'nın gösterime girmesinden önce Universal Pictures/Focus Features'la imzaladığı anlaşma, yapım şirketi Blumhouse-Atomic Monster'a yönetmenin bir sonraki filmi için öncelik hakkı tanıdığından, Barker'ın bir sonraki filmine yapılan 10 milyon dolarlık teklif beklemek zorunda kalacak. 

Çok konuşulan korku filmi Saplantı, uzun soluklu "ne dilediğine dikkat et" temasına yeni bir yorum getiriyor.

Barker'ın filminin ana karakteri Bear (Michael Johnston), sahibine bir dileğini yerine getirmeyi vaat eden lanetli bir "Tek Dilek Söğüdü" satın alıyor ve bunu, uzun süredir hoşlandığı iş arkadaşı Nikki'yi (Inde Navarrette), "kendisini dünyadaki her şeyden daha çok sevmeye" zorlamak için kullanıyor. Nikki'nin adama korkutucu derecede saplantılı hale gelmesi ve ölümcül sonuçlar doğmasıyla Bear dilediği şeyden pişman olmaya başlıyor.

Yönetmen, senaryonun Simpsonlar'ın (The Simpsons) dizisinin bir bölümünden esinlendiğini açıklamıştı. Bu bölümde Lisa Simpson, babası Homer'ın bir esnafın uyarısını önemsemeyip lanetli bir maymun pençesi satın almasıyla ilgili bir kabus görüyor.

The Independent'tan eleştirmen Clarisse Loughrey, filme 4 yıldız verdiği incelemesinde şöyle yazıyor: 

Saplantı, mizah unsurlarını kullanmaktan çekinmeyen, incelikle işlenmiş bir yapım. Ölüm kalım meselesi olsa bile müşteri hizmetleri komik derecede beceriksiz. Ancak hem senarist hem de yönetmen olan Barker, Bear'le Nikki arasındaki dinamiklerin gerçek hayattaki toksik ilişkileri yansıtmaya başlamasıyla da ilgilenirken, asıl önemli noktalarda asla çok pervasız davranmıyor… Ancak Saplantı, nihayetinde bu ibretlik hikayeden iki canavar yaratmadaki ısrarıyla zafer kazanıyor. Güneşe biraz fazla yakın olmayı arzulayan aşık Bear'e, bu büyük dileğinde rızanın bulunmadığı defalarca hatırlatılıyor (bazen kelimenin tam anlamıyla, şoke edici bir şekilde) ve yine de tepkileri, herhangi bir sonuçla karşılaşmayacağına kanaat getirdiği zaman bu rızayı ihlal etmeye ne kadar hazır olduğunu ele veriyor. Öyleyse kozmik cezalandırma çağında ele alınması gereken doğru konu kesinlikle bu. Saplantı, bu adamı er ya da geç hesap vermeye zorluyor.

Independent Türkçe


Deccal konferanslarıyla gündem olan Peter Thiel niye Arjantin'e taşındı?

Eşi Matt Danzeisen'la Buenos Aires'e giden Thiel, komşu Uruguay'dan da arazi aldı (Reuters)
Eşi Matt Danzeisen'la Buenos Aires'e giden Thiel, komşu Uruguay'dan da arazi aldı (Reuters)
TT

Deccal konferanslarıyla gündem olan Peter Thiel niye Arjantin'e taşındı?

Eşi Matt Danzeisen'la Buenos Aires'e giden Thiel, komşu Uruguay'dan da arazi aldı (Reuters)
Eşi Matt Danzeisen'la Buenos Aires'e giden Thiel, komşu Uruguay'dan da arazi aldı (Reuters)

PayPal ve Palantir'in kurucusu ve Facebook'un ilk dış yatırımcısı Peter Thiel, ABD'den taşınıyor.

Buenos Aires'te bir malikane alıp ailesini Arjantin'e taşıyan ve çocuklarını Güney Amerika ülkesinde okula veren iş insanının bu kararı ilgi çekiyor.

Almanya'da doğup ABD'de büyüyen Thiel, 2011'de Yeni Zelanda vatandaşlığı almış, 2022'deyse Malta pasaportuna başvurmuştu. 

New York Times (NYT), Arjantin hamlesinin nedenlerini irdeledi.

Thiel'ı tanıyan kişilerle görüşen gazete, iş insanının ABD'ye dair endişelerinin bu kararda rol oynadığını söyledi. Özellikle Kaliforniya'da dolar milyarderlerine getirilmesi planlanan servet vergisinin iş insanını düşündürdüğü aktarıldı. 

Nükleer savaş ve yapay zekanın kontrolden çıkması gibi ihtimallere karşı kamuoyunu uyaran Thiel'ın Arjantin'in muhtemel çatışmalardan uzak kalacağı düşüncesini taşıdığı öne sürüldü. 

Ekonomik kriz ve enflasyonla boğuşan Arjantin'in lideri Javier Milei'nin hamlelerinin de iş insanını heyecanlandırdığı vurgulandı. İyi ilişkilere sahip ikilinin yüksek vergi, sosyalizm ve "duyarcılığa" karşı düşmanlıkta birleştiği bildirildi. 

Arjantin'in yabancı yatırımcılara kucak açmasını isteyen Milei'nin "altın pasaport" programı başlatmayı düşündüğü ifade ediliyor. 

Thiel'e da kalıcı oturum izni ya da pasaport teklif edileceği öne sürülüyor.

Milei yanlıları, Thiel'ın ülkeye taşınmasını yabancı yatırımcıların ülkeye güvenmesinin kanıtı olarak lanse ederken karşıtları, ülkenin kontrolsüz kapitalizme satılması gibi görüyor.

Thiel'a yakın teknoloji girişimcilerden Martin Varsavsky, kendisinin de benzer düşüncelerle Arjantin'de bir çiftlik kurduğunu söyledi. 

NYT'ye konuşan İspanya ve Arjantin yurttaşı, III. Dünya Savaşı'nın çıkıp nükleer silahların Kuzey yarımküreyi mahvetmesi halinde kendisinin etkilenmeyeceğini savundu.

Çin, Tayvan'ı ya da Rusya, Litvanya'yı aldığı anda ben Buenos Aires'te olacağım. Medeniyete dair bir B planına sahip olmak güzel bir şey.

Thiel önceki aylarda Roma'da düzenlediği gizli Deccal konferanslarıyla tartışma yaratmıştı.

Milyarder iş insanı, Deccal'in küresel yönetim sistemi olarak ortaya çıkabileceğini savunuyor. Ona göre bu sistem yapay zeka, iklim değişikliği veya nükleer savaş hakkında insanların korkularını istismar ederek kontrolü ele geçirmek istiyor.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in Katolikliği benimsemesinde etkili olan Peter Thiel, ABD Başkanı Donald Trump'ın önemli bağışçılarından biri. 

PayPal'de Thiel'la birlikte çalışan David Sacks, Trump'ın ikinci döneminde "yapay zeka çarı" olarak görev yapıyor.

Independent Türkçe, New York Times, CNN