2025'in merakla beklenen 10 filmi

Alacakaranlık (Twilight) serisiyle yıldızı parlayan 38 yaşındaki Robert Pattinson'ın bu yıl gösterime girmesi planlanan iki filmi daha var (Warner Bros. Pictures)
Alacakaranlık (Twilight) serisiyle yıldızı parlayan 38 yaşındaki Robert Pattinson'ın bu yıl gösterime girmesi planlanan iki filmi daha var (Warner Bros. Pictures)
TT

2025'in merakla beklenen 10 filmi

Alacakaranlık (Twilight) serisiyle yıldızı parlayan 38 yaşındaki Robert Pattinson'ın bu yıl gösterime girmesi planlanan iki filmi daha var (Warner Bros. Pictures)
Alacakaranlık (Twilight) serisiyle yıldızı parlayan 38 yaşındaki Robert Pattinson'ın bu yıl gösterime girmesi planlanan iki filmi daha var (Warner Bros. Pictures)

2024'te Deadpool & Wolverine ve Ters Yüz 2 gibi gişe canavarlarını da izledik, Furiosa: Bir Mad Max Destanı (Furiosa: A Mad Max Saga) ve Dune: Çöl Gezegeni Bölüm İki (Dune: Part Two) gibi epik bilimkurguları da. Rekabet (Challengers) ve Anora gibi çarpıcı dramalar, jenerik akmaya başladıktan çok sonra da bizimle kaldı. Cevher (The Substance) ve Cambaz (Longlegs) gibi gerilimler ise içimize işledi ve tüylerimizi ürpertti.

Sırada 2025 ve bizi bekleyen yepyeni filmler var... Başka bir deyişle, henüz kimsenin konuşmadığı ama çok yakında konuşulacağından emin olduğumuz filmler.

Vizyon tarihlerinin sırasına göre, 2025'in sabırsızlıkla beklediğimiz filmlerini sebepleriyle birlikte sıraladık...

Bridget Jones Onun İçin Çıldırıyor

Onu ister sevin ister nefret edin ama Bridget Jones dönüyor, bizden söylemesi... 

Popüler serinin 4. halkası Bridget Jones Onun İçin Çıldırıyor (Bridget Jones: Mad About The Boy), romantik komedi hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.

Michael Morris'in yönettiği ve Helen Fielding'in 2013 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan film, izleyicisine hem nostalji hem de yenilik vaat ediyor. 

Renée Zellweger, Hugh Grant, Colin Firth ve Emma Thompson gibi yıldız oyuncuların önceki rollerine dönmesi, serinin klasik cazibesini koruyacağına işaret ediyor. Özellikle Firth'ün Mark Darcy rolüyle bu kez bir "hayalet" olarak geri dönmesi fikri, hikayeye ilginç bir dokunuş katacak gibi görünüyor.

Yeni karakterler arasında Oscar adayı Chiwetel Ejiofor ve One Day'le yıldızı daha da parlayan Leo Woodall'ın yer alması, seriyi gençleştirirken dinamik bir enerji de ekliyor.

Bridget Jones Onun İçin Çıldırıyor'un vizyon zamanlaması da manidar: Romantik komedi, 14 Şubat'ta gösterime girecek.

Mickey 17

Robert Pattinson, Bong Joon-ho'nun bilimkurgu filminde uzay yolcusu Mickey 17 rolünde izleyicilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Edward Ashton'ın 2022 tarihli Mickey7 romanından uyarlanan Mickey 17, bilimkurgu ve kara komediyi buluştururken insanlığın uzak bir buz dünyası olan Niflheim'ı kolonileştirme çabalarını anlatıyor. 

Hikaye, "harcanabilir" bir çalışan olan Mickey Barnes'ın ölümden sonra yeniden dirilen klonları arasında yaşanan gerilim ve kimlik mücadelesine odaklanıyor. 

Bong Joon-ho'nun Parazit (Parasite) ve Snowpiercer gibi yapımlarındaki benzersiz tarzı, 150 milyon dolarlık bütçeyle çekilen Mickey 17 için büyük bir beklenti yaratıyor.

Romanın varoluşsal ve etik sorularını, Bong'un karakter odaklı yönetmenlik anlayışıyla nasıl ele alacağı merak uyandırıyor. Ödüllü yazar Charles Yu'nun katkılarıyla zenginleşen senaryo, bilimkurgu türüne özgün bir dokunuş sunma potansiyeline sahip. 

Başroldeki Pattinson'a Naomi Ackie, Steven Yeun, Toni Collette ve Mark Ruffalo gibi yıldız isimler eşlik ediyor.

Vizyon tarihi defalarca değişen film, Türkiye'deki sinemaseverlerle 18 Nisan'da buluşacak.

F1 

Formula 1 dünyasını merkezine alan spor ve aksiyon filmi F1, Brad Pitt, Damson Idris, Kerry Condon, Javier Bardem ve Tobias Menzies gibi yıldızları bir araya getiriyor.

Yönetmen koltuğunda Top Gun: Maverick ve Korkusuzlar (Only the Brave) gibi yapımlara da imza atan Joseph Kosinski'nin otuduğu film, emekli bir F1 pilotunun genç bir yeteneğe akıl hocalığı yapma hikayesini anlatıyor. 

Aksiyon filmi, gerçek F1 sürücüleri ve takımlarının yanı sıra ikonik pistlerde çekilen sahnelerle türün meraklıları tarafından uzun süredir merakla bekleniyor. 

F1'de merak uyandıran detaylardan biri de bugüne dek dokunduğu her filmi güzelleştiren efsanevi besteci Hans Zimmer'in müzikleri. 

300 milyon dolarlık bütçesiyle epey iddialı olan F1, yalnızca aksiyon ve dramayı değil, aynı zamanda sporun duygusal yönlerini de ele almayı hedefliyor. Filmde yer alan profesyonel sürücüler arasında Esteban Ocon ve Carlos Sainz de yer alıyor.

27 Haziran'da vizyona girecek F1, Formula 1 meraklıları ve sinema tutkunları için yılın en heyecan verici projelerinden biri olarak öne çıkıyor. F1, sinemalardan sonra Apple TV+'ta da yayına girecek.

Lewis Hamilton'ın da filmin yapımcıları arasında yer aldığını hatırlatalım.

Mission: Impossible - Son Hesaplaşma

Görevimiz Tehlike serisinin 8. filmi Mission: Impossible - Son Hesaplaşma (Mission: Impossible - The Final Reckoning), aksiyon ve casusluk türünün sınırlarını bir kez daha zorlamaya hazırlanıyor. 

Tom Cruise meşhur casus Ethan Hunt rolünde sinemaseverlerin karşısına çıkarken ona Hayley Atwell, Ving Rhames ve Simon Pegg gibi isimler eşlik ediyor. Cruise'un dublör kullanmadan çektiği çılgın aksiyon sahneleri Son Hesaplaşma için beklentileri şimdiden arşa çıkarıyor.

Yönetmen koltuğunda Christopher McQuarrie'nin oturduğu filmin çekimlerinin Norveç, Güney Afrika ve Malta gibi büyüleyici lokasyonlarda gerçekleşmesi, Son Hesaplaşma'nın görsel açıdan yine etkileyici bir deneyim sunacağının sinyallerini veriyor. 

Colin Kittridge ve Erika Sloane gibi eski karakterlerin dönüşü, serinin nostaljik tarafını güçlendirirken, Angela Bassett'ın ABD Başkanı olarak rol alması hikayeye politik bir derinlik katıyor. 

400 milyon dolarlık dev bütçeli filmin ismi olarak Son Hesaplaşma'nın seçilmesi, Ethan Hunt için bir dönemin sonu gibi görünse de Cruise'un seriye devam etme isteği, gelecekte daha fazla macera ihtimaline açık kapı bırakıyor. 

23 Mayıs'ta izleyiciyle buluşacak filmin, yılın gişe canavarlarından biri olacağına şimdiden kesin gözüyle bakılıyor.

Ballerina

2025, Keanu Reeves'in meşhur suikastçısı John Wick'i özleyenler için sıcak bir kucaklaşma vaat ediyor. 

John Wick evreninde geçen Ballerina, ailesinin ölümünden sorumlu katilleri birer birer öldürmeye ant içmiş genç bir suikastçının intikam arayışını anlatıyor.

Ana de Armas'ın başrolde yer aldığı film, karakter odaklı bir hikayeyle dövüş sanatlarının estetiğini birleştiriyor. 

Len Wiseman'ın yönetmenliği ve Chad Stahelski'nin aksiyon sahnelerine katkıları, serinin benzersiz koreografisine yeni bir boyut katmayı amaçlıyor.

Reeves ve Ian McShane gibi tanıdık yüzlerin geri dönüşü, John Wick evreniyle köprü kurarken 2023'te aramızdan ayrılan usta aktör Lance Reddick'in son performansı, filme duygusal bir ağırlık ekliyor. 

The Walking Dead'in sevilen karakteri Daryl'a hayat veren Norman Reedus'ın da rol aldığı filmin defalarca ertelenmesi ve tekrarlanan çekimler, beklentileri yükseltirken bazı endişeleri de beraberinde getiriyor. 

Eğer işler yolunda giderse Ballerina, hem seriye aşina olanlar hem de bağımsız bir aksiyon hikayesi arayanlar için ideal bir film olabilir. Peki bunu ne zaman öğrenebileceğiz? 6 Haziran'da...

28 Yıl Sonra

28 Yıl Sonra (28 Years Later), Danny Boyle'un yeniden yönetmen koltuğuna oturduğu ve Alex Garland'ın kaleminden çıkan hikayeyle devam ediyor. Başrollerde Jodie Comer, Aaron Taylor-Johnson ve Ralph Fiennes'in yer aldığı 28 Yıl Sonra'da, ilk filmin Oscarlı yıldızı Cillian Murphy de Jim rolüyle dönüyor.

Hikaye, Öfke virüsünün dünyayı mahvetmesinden neredeyse 30 yıl sonra, bir adada hayatta kalmaya çalışan bir grubun mücadelesini ve karanlık sırları keşfetme yolculuğunu işliyor.

Boyle ve Garland'ın seriye dönüşü, korku hayranları için nostaljik bir heyecan yaratırken, ikilinin dehası hesaba katıldığında yenilikçi yönler de ekleyecek gibi görünüyor.

Kuzey Britanya'nın karanlık ve melankolik doğası, filmin atmosferini tamamlayarak gerçekçi bir kıyamet sonrası manzara sunuyor. 

iPhone'la çekilen film, hem serinin sadık hayranları hem de yeni izleyiciler için heyecan verici.

28 Yıl Sonra, ilk filmin gösterime girmesinden 23 sene sonra, 20 Haziran'da vizyonda.

Jurassic World: Rebirth

Jurassic World: Rebirth, bilimkurgu ve aksiyonu bir araya getirerek, 6 milyar dolarlık gösterişli seriyi yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. 

Yönetmenliğini İstila (Monsters) ve Godzilla'yla tanınan Gareth Edwards'ın üstlendiği film, izleyicileri tropik bölgelerde geçen, hem görsel hem de duygusal olarak etkileyici bir maceraya sürüklüyor. 

sadfrgt
Filmin senaryosu, 1993 yapımı ilk Jurassic Park'ın senaryosunu da yazan David Koepp imzasını taşıyor (Universal Pictures)

Scarlett Johansson, Mahershala Ali ve Jonathan Bailey'nin liderliğindeki güçlü oyuncu kadrosu, hikayeye derinlik katmayı vaat ediyor. 

Film, insanlık için hayati öneme sahip bir ilaç üretmek adına, dinozorların genetik materyalini toplama görevini merkeze alıyor. 

Serinin önceki halkalarından bağımsız şekilde ilerleyen Rebirth, ilk Jurassic Park'ın bilimsel doğruluğu ve atmosferine dönüş yapmayı hedefliyor. 

Edwards'ın yönetmenlik tarzı ve çekim yapılan egzotik lokasyonların görsel ihtişamı güçlendireceği tamin ediliyor. 

Filmin, eleştirmenlerden olumsuz yorumlar alan 2022 yapımı Jurassic World: Hakimiyet'ten (Jurassic World: Dominion) sonra seriye itibar kazandırması amaçlanıyor. 

Önceki filmlerin yıldızlarını barındırmayan yeni hikaye, seriye taze bir soluk getirecek. 

Jurassic World: Rebirth, Türkiye'de ABD'den iki gün sonra, 4 Temmuz'da gösterime girecek. 

Superman

James Gunn, Superman'i yeniden başlattığı DC Evreni'nin bir parçası olarak bir kez daha beyazperdeye getiriyor. David Corenswet'in Clark Kent/Superman rolünde izleyicilerin karşısına çıkacağı film, görsel olarak etkileyici bir atmosfer sunmayı vaat ediyor. 

Rachel Brosnahan ve Nicholas Hoult gibi isimlerin de rol aldığı film, pratik efektler ve modern IMAX kameralarıyla çekilerek sinematik kaliteyi üst düzeye çıkarıyor.

DC Evreni'nin yeni dönemine güçlü bir başlangıç yapmayı hedefleyen Gunn, önceki projelerinde olduğu gibi mizah, aksiyon ve duygusal derinliği harmanlayarak, izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunmak istiyor.

All-Star Superman çizgi roman serisinden ilham alan yapım, kahramanımızın "süperköpeği" Krypto gibi sevilen yan karakterleri de seriye katıyor.

Hasılat rekorları kırması beklenen Superman, 11 Temmuz'da vizyona girecek.

Wicked: For Good

Broadway uyarlaması Wicked şu sıralar gişe rekorlarını altüst ederken, ilk filme bayılanlar şimdiden ikinci kısım için sabırsızlanmaya başladı bile. 

Jon M. Chu'nun yönettiği Wicked: For Good, Oz Diyarı'nın büyüleyici dünyasına güçlü bir dönüş yapmayı vaat ediyor. Winnie Holzman'la Dana Fox'un kaleme aldığı senaryo, Wicked sahne müzikalinin ikinci perdesine sadık kalırken hikayeyi daha derinlemesine keşfetmek için genişletilmiş. 

j7u8kı9l
Wall Street Journal yazarı Kyle Smith, Cynthia Erivo (solda) ve Ariana Grande'nin (sağda) performanslarını övdüğü incelemesinde Wicked için "yılın en eğlenceli filmi" ifadesini kullanıyor (Universal Studios)

Cynthia Erivo ve Ariana Grande, sırasıyla Elphaba ve Glinda'ya hayat verirken onlara Game of Thrones'un yıldızı Peter Dinklage ve Oscar ödüllü Michelle Yeoh gibi isimler eşlik ediyor.

Devam filmi, ilkinde olduğu gibi Broadway müzikalinin unutulmaz şarkılarının ve dramatik dönüm noktalarının eksiksiz bir şekilde aktarılmasını hedefliyor. 

Wicked: For Good, 21 Kasım'da izleyiciyle buluşacak.

Avatar: Fire And Ash

James Cameron, bu yılın sonunda bir kez daha sinemaseverleri Avatar'ın büyülü dünyasında kaybolmaya davet ediyor. 

Avatar: Fire and Ash, Cameron'ın vizyonunu ve sinematik yenilikçiliğini bir kez daha sergileyen epik bir bilimkurgu olarak öne çıkıyor. İlk iki filmin başarılarına dayanarak seriyi ileri taşıyan yapım, Pandora'nın büyüleyici dünyasını ve karakterlerini daha derinlemesine keşfetmeyi vaat ediyor.

scwfergt
Avatar: Fire And Ash için yeni konsept çizim, kasımda gerçekleşen Brezilya D23 etkinliğinde açıklandı (Dylan Cole)

Sam Worthington ve Zoe Saldaña'nın yanı sıra Sigourney Weaver ve Stephen Lang gibi yıldızlar da serinin üçüncü filmi için geri dönüyor. 

Yıllar süren prodüksiyon süreci ve 9 kez ertelenen vizyon tarihi beklentiyi artırırken, filmin kalitesine olan inancı da pekiştiriyor. Pandora'nın hikayesini yalnızca görsel değil, aynı zamanda duygusal açıdan da derinleştiren bu üçüncü film, serinin gelecekteki iki devam halkası için sağlam bir temel oluşturacak.

İlk iki filmin gişe başarıları göz önüne alındığında, Avatar: Fire and Ash'in sinema tarihine damga vurması kaçınılmaz görünüyor.

Avatar serisinin sabırsızlıkla beklenen yeni halkası, 19 Aralık'ta sinemalarda gösterime girecek.



Bilimden "İnsanların yüzde 90'ı neden sağlak?" sorusuna yanıt

İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)
İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)
TT

Bilimden "İnsanların yüzde 90'ı neden sağlak?" sorusuna yanıt

İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)
İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)

İnsanların çok büyük bir bölümünün neden sağlak olduğu nihayet tespit edildi. Bilim insanları bu eğilimin ellerden ziyade bacaklarla bağlantılı olduğunu söylüyor.

Dünyanın her yerinde insanların yaklaşık yüzde 90'ı sağ elini, geri kalan yüzde 10'u ise sol elini kullanıyor.

Evrimsel biyologlar ve nörobilimciler onlarca yıldır bu eğilimi açıklamaya çalışsa da kesin bir sonuca ulaşamıyordu. Beyin yapısı, genetik veya kültürler arası farklar bu durumu açıklayamadığı gibi, diğer primatlarda da bir elin diğerine kıyasla bu kadar yoğun tercih edildiği bir örnek yok.

Oxford Üniversitesi'nden araştırmacılar bu soru işaretini gidermek adına 41 ayrı maymun ve insansı maymun türüne ait 2 bin 25 bireyin el tercihi verilerini inceleyerek bunları insanlarınkiyle karşılaştırdı.

İstatistiksel bir model kullanan ekip, bir elin daha baskın bir şekilde tercih edilmesiyle ilgili önde gelen teorilere odaklanarak işe başladı. Bunlar arasında beslenme, yaşam alanı, vücut kütlesi, sosyal yapılar, alet kullanımı ve hareket biçimi gibi faktörler yer alıyordu.

Bu teorilerin her birine dair istatistiklerde insanlar, diğer primatlara kıyasla epey uçta yer aldı. Yani diğer primatlarda popülasyon geneli bir el tercihi görülmezken, insanlarda yüksek oranda sağ el eğilimi vardı.

Bilim insanları bu farklılığın nedenini açıklaması amacıyla modellerine iki faktörü daha ekledi: beyin büyüklüğü ve kol-bacak oranı. İnsanların bacaklarının, kollarına göre daha uzun olması iki ayak üzerinde yürümesinden kaynaklandığı için bu etken çalışmaya dahil edildi.

Araştırmacılar bu iki özelliği hesaba kattıktan sonra insanlar el tercihinde istisna olmaktan çıktı. 

Bulguları hakemli dergi PLOS Biology'de yayımlanan çalışmaya göre sağ ele yönelik baskın eğilim, büyük beyinler ve uzun bacaklardan kaynaklanıyor. 

Makalenin ortak yazarı Thomas Püsche, "Bu, insanlardaki el tercihine ilişkin başlıca hipotezlerin birçoğunu tek bir çerçevede test eden ilk çalışma. Sonuçlarımız, bunun muhtemelen bizi insan yapan temel özelliklerden bazılarıyla, özellikle iki ayak üstünde yürüme ve daha büyük beyinlerin evrimiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor" diyerek ekliyor:

Birçok primat türüne bakarak, el tercihinin hangi yönlerinin eski ve ortak olduğunu ve hangilerinin yalnızca insana özgü olduğunu anlamaya başlayabiliriz.

Araştırmacılar sağ el tercihinin iki aşamada gerçekleştiğini tahmin ediyor. İlk olarak iki ayak üzerinde yürümeye başlayınca ellerini hareket etmek için kullanma ihtiyacı ortadan kalktı. 

Bu durum muhtemelen ellerin, eşya taşıma ve alet kullanımı gibi yeni işlevler edinerek evrimleşmesini sağladı.

Bununla birlikte insan beyninin gelişip büyümesi sonucu sağ ele yönelik tercihin iyice güçlendiği düşünülüyor.

Bilim insanları ayrıca Ardipithecus ve Australopithecus gibi daha eski hominin türlerinde sağ el tercihinin çok daha zayıf olduğunu ancak Homo cinsinin ortaya çıkmasıyla bunun arttığını tespit etti. Bu eğilim Homo erectus ve Neandertallerde giderek artarken modern insanlarda (Homo sapiens) doruk noktasına ulaştı.

Öte yandan "hobbit" diye bilinen Homo floresiensis'in burada bir istisna olduğu göze çarpıyor. Daha küçük beyinli bu insan türünde el tercihi diğerlerine göre pek baskın değildi. Araştırmacılar bu duruma, türün tamamen iki ayak üstünde yürümek yerine tırmanarak da hareket etmesinin yol açtığını düşünüyor.

Bulgular, insanlardaki sağ ele yönelik baskın eğilimin, evrimlerinin kritik dönüm noktalarıyla ve çevreyle etkileşime girme biçimleriyle yakın bir ilişkisi olduğuna işaret ediyor.

Bilim insanları daha sonraki çalışmalarda sağlaklığın bu kadar kalıcılaşmasında kültürlerin etkisi olup olmadığını ve solaklığın neden hâlâ varlığını sürdürdüğünü araştırmayı planlıyor. 

Independent Türkçe, Popular Science, Interesting Engineering, PLOS Biology


James Cameron'ın yeni Avatar planı endişe yarattı

James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)
James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)
TT

James Cameron'ın yeni Avatar planı endişe yarattı

James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)
James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)

James Cameron, Avatar serisinin 4. ve 5. filmlerini çok daha verimli bir üretim süreciyle hayata geçirmeyi planlıyor. 

Empire Film Podcast'e konuşan ünlü yönetmen, serinin prodüksiyon sürecinin son derece maliyetli olduğunu hatırlattı. "Yeni teknolojiler kullanarak bu filmlerin üretim sürecini daha verimli hale getirmenin yollarını arıyoruz" diyen Cameron ekledi: 

Çünkü mevcut süreç hem çok maliyetli hem de çok uzun sürüyor.

Kanadalı yönetmenin hedefi net: 

Süreyi yarıya düşürmek, maliyeti de üçte iki oranında azaltmak.

Cameron, bu hedefe ulaşmak için yaklaşık bir yıl sürecek bir hazırlık dönemi planlıyor.

Hayranlarda yapay zeka tedirginliği

Cameron'ın "yeni teknolojiler" vurgusu, bazı hayranlar arasında projenin üretiminde üretken yapay zeka kullanılabileceğine dair endişelere yol açtı. 

Sosyal medyada birçok kullanıcı, 71 yaşındaki yönetmenin bu adımının yapay zeka teknolojilerine kapı aralayabileceğinden kaygı duyduğunu dile getirdi.

Yeni yol haritası

Serinin üçüncü filmi Avatar: Ateş ve Kül (Avatar: Fire and Ash), gişede 1,48 milyar dolar hasılat elde ederek başarılı bir performans sergilese de Disney'in daha yüksek beklentileri olduğu biliniyordu. 

400 milyon dolarlık devasa yapım bütçesi ve eklenen yüz milyonlarca dolarlık küresel pazarlama gideri göz önüne alındığında, stüdyonun serinin "maliyet-performans" dengesini iyileştirmek istediği aşikar.

Cameron daha önce, serinin geleceğiyle ilgili şeffaf davranacağını belirtmiş ve Ateş ve Kül'ün ardından Disney'in devam etmeme kararı alması durumunda, planladığı hikaye detaylarını bir basın toplantısıyla hayranlara bizzat kendisinin anlatacağını söylemişti. Ancak başarılı gişe sonuçlarının ardından, 4. filmin çekilmesine kesin gözüyle bakılıyor. 

Filmin oyuncularından Sigourney Weaver da "İnsanlık adına söyleyecek çok önemli iki hikayemiz daha var, umarım bunları hayata geçirebiliriz" diyerek devam filmlerine olan inancını dile getirdi.

Rekor hasılatlar

Avatar, dünya genelinde her filmiyle 1 milyar dolar barajını aşmayı başaran tek sinema serisi olma unvanını koruyor. 

Serinin 2009 yapımı ilk filmi 2,7 milyar dolar, Avatar: Suyun Yolu (Avatar: The Way of Water) ise 2,4 milyar dolar hasılat elde etmişti.

Avatar 4'ün 21 Aralık 2029'da, Avatar 5'in ise 19 Aralık 2031'de vizyona girmesi planlanıyor.

Şu ana kadar 4. filmin sadece üçte birlik kısmı çekilebildi ve serinin finali için kat edilmesi gereken uzun bir yol var. Cameron'ın bu "maliyet düşürme" stratejisinin, 2029'a kadar sinema teknolojilerinde nasıl bir devrim yaratacağı merakla bekleniyor.

Independent Türkçe, GamesRadar, Variety, Empire, Entertainment Weekly 


HBO'nun Harry Potter dizisinde beklenmedik ayrılık

J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)
J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)
TT

HBO'nun Harry Potter dizisinde beklenmedik ayrılık

J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)
J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)

HBO'nun merakla beklenen yeni Harry Potter dizisinde önemli bir değişiklik yaşanıyor. Dizinin ilk sezonunda Ginny Weasley karakterini canlandıran genç oyuncu Gracie Cochrane, ailesinin yaptığı resmi açıklamaya göre ikinci sezon için projeye geri dönmeyecek.

"Zorlu bir karar"

İlk sezon çekimleri yeni tamamlanmışken gelen bu haber, dizinin hayranlarını şaşırttı. Cochrane ve ailesi, ayrılıkla ilgili yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Beklenmedik durumlar nedeniyle Gracie, ilk sezonun ardından Ginny Weasley rolünden zor bir kararla ayrıldı. Harry Potter dünyasında geçirdiği zaman gerçekten harikaydı; unutulmaz bir deneyim yaşamasına vesile olan Lucy Bevan'a ve tüm yapım ekibine içten şükranlarını sunar. Gracie, gelecekte onu bekleyen yeni fırsatlar için çok heyecanlı.

HBO da oyuncunun kararını desteklediğini açıklayarak, "Gracie Cochrane ve ailesinin ikinci sezon için dönmeme kararını destekliyor, ilk sezondaki emeği için kendisine teşekkür ediyoruz. Gracie ve ailesine en iyi dileklerimizi sunuyoruz" ifadelerini kullandı.

"Felsefe Taşı" Noel'de ekranlarda

J.K. Rowling'in ünlü kitap serisinden uyarlanan dizinin ikinci sezon onayı bu ayın başında verilmişti. Yeni bölümlerin çekimlerine sonbaharda başlanması planlanıyor.

Francesca Gardiner'ın dizi sorumlusu ve yürütücü yapımcı görevini üstlendiği projenin ilk sezonu olan Harry Potter ve Felsefe Taşı (Harry Potter and the Philosopher's Stone), Noel döneminde HBO Max'te izleyiciyle buluşacak. 

İlk sezonun çekimleri Londra yakınlarındaki Leavesden Stüdyoları'nda tamamlanırken, ikinci sezon için ön hazırlık çalışmaları da hız kesmeden devam ediyor.

Çocuk oyuncular sözkonusu olduğunda yeniden oyuncu seçimi son derece hassas bir sürece dönüşüyor. Harry Potter dünyasının büyüklüğü ve Ginny Weasley karakterinin hikayenin ilerleyen bölümlerindeki kilit rolü nedeniyle bu değişiklik hayranlar tarafından yakından takip ediliyor.

Independent Türkçe, Deadline, Variety