Trump hangi idari emirleri yayınladı ve hangilerini iptal etti?

TT

Trump hangi idari emirleri yayınladı ve hangilerini iptal etti?

Trump hangi idari emirleri yayınladı ve hangilerini iptal etti?

ABD Başkanı Donald Trump, enerjiden cezai aflara ve göçe kadar birçok konuda yeni yönetimine damgasını vurmaya çalışırken bir dizi idari emir ve talimat yayınladı.

İşte Trump'ın göreve geri döndüğü ilk günde imzaladığı önemli idari emirlerden bazıları:

*Af

Trump, milletvekillerinin 2020 seçimlerindeki yenilgisini onaylamasını engellemeye çalışırken polise saldıran kişilere destek jesti olarak 6 Ocak 2021'de ABD Kongre Binası'nı basan yaklaşık bin 500 kişi için af çıkardı. Trump, “Açıkçası bu gece ortaya çıkacaklarını umuyoruz. Bunu bekliyoruz,” dedi.

Karar ayrıca aşırı sağcı Proud Boys ve Oath Keepers örgütlerinin 14 üyesinin cezalarını da hafifletiyor; bunlardan bazıları şiddeti kışkırtmak ve komplo kurmaktan hüküm giymişti. Karar ayrıca ABD Adalet Bakanı'na isyanla ilgili devam eden davaları düşürme talimatı veriyor.

* Göçmenlik

Trump, ABD-Meksika sınırındaki yasadışı göçü ulusal acil durum ilan eden, suç çetelerini terör örgütü olarak tanımlayan ve yasadışı göçmenlerin ABD'de doğan çocuklarına otomatik vatandaşlık verilmesini hedef alan emirleri imzaladı.

Trump'ın ABD'de mültecilerin yeniden yerleştirilmesiyle ilgili emri, programı en az dört ay süreyle askıya alacak ve belirli ülkelerden gelen yolcuların seyahat yasağına tabi tutulup tutulmayacağını görmek için bir güvenlik incelemesi yapılmasını emredecek. Kararda, “Amerika Birleşik Devletleri çok sayıda göçmeni kabul etme kapasitesinden yoksundur” denildi.

* Biden'ın eylemleri iptal edildi

Bir spor salonunda düzenlenen mitingde Trump, önceki yönetimin 78 yürütme eylemini iptal etti. Trump, “Önceki yönetimin yaklaşık 80 yıkıcı icraatını iptal edeceğim” dedi. Eski Başkan Joe Biden'ın yönetimi altındaki “siyasi zulüm” ile ilgili tüm kayıtların muhafaza edilmesi yönünde talimat veren bir kararnameyi imzalayacağını ifade etti.

İptal, Biden'ın 2021'de göreve geldiği ilk günden geçen haftaya kadar, Kovid yardımından temiz enerji endüstrilerinin desteklenmesine uzanan konuları kapsayan icra emirleri için geçerli.

* Çeşitlilik

Trump ayrıca çeşitliliği, eşitliği ve kapsayıcılığı teşvik eden ve LGBTQ ve ırksal azınlıkların haklarını güçlendiren yürütme emirlerini iptal ederek, en marjinalleştirilmiş Amerikalılara yönelik korumaları azaltma vaatlerini yerine getirdi. Biden tarafından imzalanan ve iptal edilen 78 kararnameden en az 12'si ırksal eşitliği ve LGBT topluluğuna yönelik ayrımcılıkla mücadeleyi destekleyen nitelikte.

* TikTok yasağı

Trump, 19 Ocak'ta kapatılması planlanan kısa video uygulaması TikTok'un 75 günlük yasağını erteleyen bir kararnameyi imzaladı. Karar, Başsavcıya "yönetime TikTok ile ilgili uygun eylem tarzını belirleme fırsatı vermek için" yasayı uygulamama talimatı veriyor.

* Mevzuat ve işe alımların dondurulması

Trump, hükümet işe alımlarını ve yeni federal düzenlemeleri donduran emirlerin yanı sıra federal çalışanların tamamen yüz yüze katılıma dönmelerini gerektiren bir emir imzaladı. “Biden'ın bürokratlarının yönetmelik çıkarmaya devam etmesini engelleyecek yeni düzenleyici eylemleri derhal donduracağım” diyen Trump, ‘yalnızca Amerikan halkına sadık olan yetkin kişileri işe almamızı sağlamak için geçici bir işe alım dondurması’ yapacağını belirtti.

Bu hamle, çok sayıda kamu çalışanını uzaktan çalışma düzenlemelerini terk etmeye zorlayacak ve Kovid-19 salgınının ilk aşamalarında başlayan eğilimi tersine çevirecek. Trump'ın bazı müttefikleri, işe geri dönme talimatının kamu hizmetlerinin küçülmesine yardımcı olmayı amaçladığını ve Trump'ın uzun süredir görev yapan hükümet çalışanlarını sadık kişilerle değiştirmesini kolaylaştıracağını söyledi.

* Enflasyon

Trump, artan fiyatlar karşısında Amerikan halkına acil yardım sağlanması ve Amerikan işçisinin refahının arttırılması için tüm icra dairelerine ve kurumlarına talimat verdi. Bu tedbirler arasında maliyetleri arttıran düzenlemelerin ve iklim politikalarının azaltılması, konut maliyetlerinin düşürülmesi ve konut arzının arttırılmasına yönelik adımlar yer alıyor. Kararda, “Geçtiğimiz dört yıl boyunca Biden yönetiminin yıkıcı politikaları Amerikan halkına tarihi bir enflasyon krizi yaşattı” denildi.

* İklim

Trump ayrıca BM'ye çekilme gerekçelerini açıklayan bir mektubu da içeren Paris İklim Anlaşmasından çekilme kararını imzaladı. Trump'ın 5 Kasım'da başkanlık seçimlerini kazanmasından beri beklenen bu duyuru, anlaşmanın temel hedefi olan küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi seviyelerin 1,5 santigrat derece üzerine çıkmasını önleme hedefini tehdit ediyor.

Emirde “Yönetimimin politikası ABD'nin ve Amerikan halkının çıkarlarını ön planda tutmaktır” deniliyor.

Biden tarafından yayınlanan ve Kuzey Kutbu'ndaki yaklaşık 16 milyon dönümlük alanda petrol sondajını yasaklayan 2023 tarihli bir notu iptal ederek, hükümetin federal topraklarda ve sularda enerji arama ve üretimini teşvik etmesi gerektiğini belirtti ve elektrikli araçlarla ilgili bir yetkiyi iptal etti.

*Sağlık

Trump, örgütün Kovid-19 salgını ve diğer küresel sağlık krizlerini kötü idare ettiğini söyleyerek, ABD'nin Dünya Sağlık Örgütü'nden çekilmesi talimatını verdi. Trump'ın BM'ye bağlı kuruluşa yönelik uzun süredir devam eden eleştirileriyle uyumlu olan plan, ABD'nin küresel sağlık politikasında büyük bir değişimi temsil ediyor ve Washington'u salgın hastalıklarla mücadeleye yönelik uluslararası çabalardan daha da izole ediyor.

* Hükümet Verimliliği

Trump, ABD hükümetini küçültmeyi amaçlayan Hükümet Verimliliği Departmanı adlı danışma grubu oluşturmak için bir idari eylem imzaladı. Tesla CEO'su Elon Musk tarafından yönetilen grubun başlıca hedefleri arasında, tüm federal kurumları ortadan kaldırmak ve federal hükümet istihdamının dörtte üçünü kesmek yer alıyor.

* “Derin devleti” hedef almak

Başkan, hükümeti siyasi muhaliflere karşı “askersizleştirmek” için bir belge imzaladı. Emir, Başsavcı'yı, önceki yönetim döneminde Adalet Bakanlığı, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu ile Federal Ticaret Komisyonu da dahil olmak üzere federal hükümetin son dört yıldaki faaliyetlerini soruşturmaya yönlendiriyor.

Emir, hükümeti “federal hükümetin kolluk kuvvetlerini silahlandırma ve istihbarat topluluğunu silahlandırma konusundaki suiistimallerini tespit etmeye ve düzeltmek için uygun önlemleri almaya” yönlendiriyor.

* İfade Özgürlüğü

Trump, “ifade özgürlüğünü yeniden tesis etmeyi ve federal sansürü sona erdirmeyi” amaçladığını söylediği bir kararname imzaladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada “‘Dezenformasyon’, ‘dezenformasyon’ ve ‘yanlış bilgilendirme’ ile mücadele kisvesi altında, federal hükümet Amerikan vatandaşlarının anayasal olarak korunan ifade haklarını ihlal etmiştir” denildi. Trump ve Cumhuriyetçi müttefikleri, eski Demokrat Başkan Biden yönetimini çevrimiçi platformlarda ifade özgürlüğünün bastırılmasını teşvik etmekle suçladı.

*Enerji

Trump ulusal enerji acil durumu ilan ederek, stratejik petrol rezervlerini doldurma ve ABD enerjisini dünyanın dört bir yanına ihraç etme sözü verdi. ABD'de petrol ve gaz üretimini en üst düzeye çıkarmak için ulusal enerji acil durumu ilan etmek, aşırı düzenlemeleri kaldırmak ve ABD'yi iklim değişikliğiyle mücadele için uluslararası bir anlaşmadan çekmek de dahil olmak üzere kapsamlı bir plan ortaya koydu.

Trump bu emirlerin enflasyonu düşürmeye ve ABD'nin ulusal güvenliğini korumaya yardımcı olmasını beklediğini söyledi. Trump ayrıca Alaska'da petrol ve gaz gelişimini arttırmayı amaçlayan emirleri imzaladı ve Biden'ın Kuzey Kutbu topraklarını ve sularını sondajdan koruma çabalarını iptal etti. Beyaz Saray'ın internet sitesinde yer alan açıklamaya göre ABD ayrıca rüzgâr çiftliklerinin kiralanmasına da son verilecek.

Biden'ın fosil yakıtlardan uzaklaşmayı teşvik etmek ve küresel ısınmayla mücadelede ABD'nin liderliğini sağlamlaştırmak istemesinin ardından atılan bu adımlar, Washington'un enerji politikasında büyük bir değişime işaret ediyor.



Afrika'nın Sahel bölgesinde teröristlerin nüfuz mücadelesi

Afrika'nın Sahel bölgesinde El Kaide ile DEAŞ arasındaki rekabet, cihadı temsil etme tekelini kimin elinde tutacağına dair açık bir mücadeledir (Reuters)
Afrika'nın Sahel bölgesinde El Kaide ile DEAŞ arasındaki rekabet, cihadı temsil etme tekelini kimin elinde tutacağına dair açık bir mücadeledir (Reuters)
TT

Afrika'nın Sahel bölgesinde teröristlerin nüfuz mücadelesi

Afrika'nın Sahel bölgesinde El Kaide ile DEAŞ arasındaki rekabet, cihadı temsil etme tekelini kimin elinde tutacağına dair açık bir mücadeledir (Reuters)
Afrika'nın Sahel bölgesinde El Kaide ile DEAŞ arasındaki rekabet, cihadı temsil etme tekelini kimin elinde tutacağına dair açık bir mücadeledir (Reuters)

Sağır el-Haydari

El Kaide’nin Sahel bölgesindeki kolu olan Cemaat Nusret el İslam vel Müslimin’in (CNIM) finans başkent Bamako'ya doğru ilerlediği ve Burkina Faso ve Nijer gibi ülkelere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde, DEAŞ ile ilişkiler belirleyici bir dönüm noktasına ulaştı. Her iki taraf da Afrika Sahel bölgesinde önemli aktörler olarak kendilerini kanıtlamak için zamana karşı yarışıyor.

DEAŞ, üyelerinin Mali'de düzenledikleri bir pusuda, CNIM’e bağlı Sahra Bölgesi Emiri Ebu Yahya gibi El Kaide'nin önde gelen isimlerini ortadan kaldırmayı başardıklarını duyurdu.

DEAŞ ile El Kaide arasındaki rekabet, Mali, Burkina Faso ve Nijer gibi Afrika Sahel ülkelerinde yaşanan ciddi güvenlik krizlerinin ortasında yaşanıyor ve her iki taraf da bu durumdan yararlanmaya çalışıyor.

Üç daire

DEAŞ ve El Kaide'nin faaliyetleri, Afrika'nın Sahel bölgesini her yıl binlerce kişinin hayatını kaybettiği gerçek bir ‘terör yuvası’ haline getirdi.

Afrika meseleleri uzmanı ve siyasi araştırmacı Sultan Elban, Sahel bölgesinde El Kaide ile DAEŞ arasındaki rekabetin, cihadı temsil etme tekelini kimin elinde tutacağına dair açık bir çatışmaya dönüştüğünü, ancak sahada bunun ideolojik bir anlaşmazlıktan çok insan gücü ve kaynaklar üzerinde bir yarış halini aldığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Elban genel olarak bakıldığında CNIM'in El Kaide'nin Afrika Sahel'deki kolunu temsil ettiğini ve özellikle Burkina Faso, Mali ve Nijer'de en yaygın ve sosyal olarak en köklü örgüt olduğunu, askeri üslere karmaşık saldırılar düzenleme, insansız hava araçları ve patlayıcı cihazlar kullanma ve çok sayıda savaşçıyı seferber etme konusunda gelişmiş operasyonel kapasiteye sahip olduğunu belirtti.

Buna karşın DEAŞ’ın Afrika Saheli’nin bazı bölgelerinde, özellikle Mali'nin kuzeyindeki Minaka bölgesinde daha agresif göründüğünü söyleyen Elban, Nijer, Burkina Faso ve diğer bölgelerin büyük bir kısmını kontrol ettiğini, ancak yerel olarak daha az köklü ve ulusal ordular ile CNIM'in çifte direnişiyle karşı karşıya kaldığını kaydetti. CNIM, 2020'den bu yana Mali ve Burkina Faso'nun merkezi bölgelerinden bu örgütü kovmayı başardı ve sonraki yıllarda da genişlemesini engellemişti.

evfrv
El Kaide'nin CNIM lideri Iyad Ag Ghali'ye bağlı birkaç şubesi bulunuyor (AP)

El Kaide'nin şu anda Afrika Sahel bölgesindeki en önemli yapısal güç olduğunun altını çizen Elban, DEAŞ’ın ise belirli bölgelerde en ölümcül güç olduğunu ve kitlesel katliamlara ve halkı terörize etmeye daha yatkın olduğunu vurguladı. İki örgüt arasındaki rekabetin üç alanda yoğunlaştığını belirten Elban’a göre bunlardan birincisi, sınır geçişleri ve kaçakçılık rotalarının kontrol edilmesi, ikincisi, köylerde ve kırsal alanlarda tahkim ve yargı yetkisinin dayatılması ve üçüncüsü, merkezin önünde, yani Suriye ve Afganistan'ın önünde ve hatta Sahel'deki yerel sıcak noktaların önünde, küresel cihadın tekelleştirilmesi.

Kayıpların telafisi

Afrika'nın Sahel bölgesindeki ülkeler, son yıllarda bazı askeri darbelere tanık oldu. Bu darbeler sonucunda, güvenlik ve istikrarı yeniden tesis etme sözü veren askeri konseyler iktidara geldi. Ancak, özellikle Ensaruddin gibi radikal grupların yeni bölgelere doğru ilerleme kaydetmeleri bakımından bu konseylerin çabaları eleştirilmeye devam ediyor.

Nijeryalı güvenlik araştırmacısı Issa Mounkaila, gerçekte, El Kaide’nin yıllardır Afrika'nın Sahel bölgesini tekelinde tuttuğunu ve bu bölgenin El Kaide için Afganistan gibi ülkelerde yaşadığı başarısızlıkların ardından güvenli bir sığınak haline geldiğini söyledi.

Aynı durumun DAEŞ için de geçerli olduğunu belirten Mounkaila, DAEŞ'in şu anda Afrika kıyılarına, nüfuz kazanmanın kolay olduğu bir güvenlik kırılganlığı bölgesi olarak geri döndüğünü ve DAEŞ'in şu anda Suriye, Irak ve Libya'daki kayıplarını telafi etmeye çalıştığını söyledi. Mounkaila’ya göre bu telafi, ancak El Kaide'nin kontrolündeki bölgelerin aleyhine olabilir. Nijeryalı uzman ayrıca, DEAŞ’ın merkezi düzeyde net bir liderlik kaybına uğraması ve örgütün bölgedeki nüfuzunu ve hedeflerini yönetme planına ilişkin belirsizlikler göz önüne alındığında, El Kaide'nin hala üstünlüğünü koruduğuna inanıyor.

Denge El Kaide lehine değişiyor

El Kaide, CNIM gibi kendisine bağlı örgütler aracılığıyla, Rusya ve daha önce Fransa ile ittifak kuran Afrika Sahel'deki askeri konseylere karşı çıkıp kendi saflarına katılmaya çağıran videolar yayınlamaya devam ediyor.

Öte yandan ise DEAŞ, haftalık dergisi en-Nebe'de savaşın sürdürülmesi çağrısında bulunurken, El Kaide'ye karşı saldırılar başlattığını da açıklayarak iki grup arasındaki çatışmanın şiddetlendiğini gösteriyor.

Elban, iki taraf arasındaki çatışmanın geçmişi çerçevesinde, özellikle 2020'den bu yana Çad ve Burkina Faso arasındaki sınır üçgeninde, ara sıra ateşkeslerle birlikte, sınırlı çatışmalardan açık savaşa kadar çeşitli aşamalardan geçtiğini söyledi.

sddvd
Burkina Faso terör örgütlerinin yayılmasını önlemeye çalışıyor (Reuters)

Elban, her iki örgütün de kontrol ve finansman mekanizmalarına sahip olduğunu, özellikle de vergilerle, bu örgütleri kontrol ettikleri bölgelerde devlete paralel vergi otoriteleri haline getirdiğini, yönetim boşluğundan ve ekonomik çöküşten faydalanarak vergi uygulayıp zekat topladıklarını söyledi. Çobanların hayvanlarına el konulduğunu ve yerel pazarlarda veya Moritanya, Senegal ve başka yerlerdeki pazarlarda satıldığını da sözlerine ekledi.

İki örgüt arasında ince farkın El Kaide'nin gelirlerinin bir kısmını yoksulları destekleyerek ve anlaşmazlıkları çözerek yargı alternatifi olarak kendini dayatacak şekilde belirli bölgeleri kayırma eğiliminde olması olduğuna dikkati çeken Elban, El Kaide’nin bazen de imajını iyileştirmek ve meşruiyetini pekiştirmek için insani yardım kuruluşlarının çalışmalarına göz yumduğunu, DEAŞ’ın ise daha nefret dolu bir yaklaşım sergileme eğiliminde olduğunu ve sosyal kabul görme konusunda endişelenmediğini vurguladı.

Bölge ülkelerinin bazılarının ordu tarafından yönetilmesi ve mevcut kırılganlık bakımından ağlar ve yerel entegrasyon açısından dengelerin El Kaide lehine kaydığına işaret eden Elban, ancak DEAŞ’ın savunmasız bölgelerde hedefli saldırılar düzenleme ve katliamlar gerçekleştirme yeteneğini üst düzeyde tuttuğunu belirtti.


İran, Netanyahu’nun Washington ziyaretinden önce diplomatik çabalar üzerinde ‘yıkıcı etkiler’ olacağı konusunda uyarıda bulundu

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani (Reuters)
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani (Reuters)
TT

İran, Netanyahu’nun Washington ziyaretinden önce diplomatik çabalar üzerinde ‘yıkıcı etkiler’ olacağı konusunda uyarıda bulundu

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani (Reuters)
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani (Reuters)

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin Umman’a ulaşmasının ardından Tahran, diplomatik çabalara yönelik ‘yıkıcı baskı ve etkiler’ konusunda uyarıda bulundu. Bu uyarı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD-İran müzakerelerine odaklanması beklenen görüşmeler için Washington’a yapacağı ziyaretten hemen önce geldi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi bugün düzenlenen haftalık basın toplantısında, “Görüşme yaptığımız taraf ABD’dir ve bölgeyi olumsuz etkileyen yıkıcı baskılardan bağımsız hareket etme kararı onlara aittir… Siyonist rejim, bölgede barışa yol açacak herhangi bir diplomatik girişimi sürekli olarak engellemeye çalıştı” ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonuna konuşan Bekayi, ülkesinin ABD ile yürüttüğü müzakerelerde hızlı bir sonuca ulaşmayı hedeflediğini ve gecikmeye gitmek istemediğini belirtti.

Bekayi, geçtiğimiz hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin karşı tarafın ‘ciddiyetini’ ölçmek için gerçekleştirildiğini aktarırken, mevcut müzakerelerin ne kadar süreceği veya ne zaman sonuçlanacağının öngörülemediğini kaydetti.

Şarku’l Avsat’ın İran resmi haber ajansı IRNA’dan aktardığına göre Laricani’nin Maskat’ta Umman Sultanı Heysem bin Tarık ve Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile bir araya gelmesi bekleniyor.

Laricani dün yaptığı açıklamada, ziyaretin bölgesel ve uluslararası son gelişmeler ile İran-Umman ekonomik iş birliğini ele alacağını söyledi.

Ziyaret, Washington ile Tahran arasında birkaç gün önce yapılan ve ABD’nin güç kullanma ihtimalini gündeme getirdiği müzakerelerin ardından gerçekleşiyor.

Tahran, görüşmelerin yalnızca nükleer programıyla sınırlı olmasını, füze programı gibi diğer konuların tartışılmamasını istiyor.

Öte yandan Mısır Dışişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, Bakan Bedr Abdulati’nin İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi yaparak bölgesel gelişmeleri ele aldığını bildirdi.

Açıklamada, Arakçi’nin Abdulati’yi yakın zamanda Umman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen ABD-İran müzakerelerinin gelişmeleri hakkında bilgilendirdiği belirtildi. Görüşmede Abdulati, ülkesinin bu müzakerelere ve gerilimi azaltmaya yönelik tüm çabalara tam destek verdiğini ifade etti.

Açıklamaya göre Abdulati, ABD ve İran arasındaki müzakere sürecinin barışçıl ve uzlaşmacı bir çözüme ulaşana kadar sürdürülmesinin önemini vurguladı. Ayrıca, bu hassas dönemde ortaya çıkabilecek herhangi bir anlaşmazlığın aşılması gerektiğini belirterek, bölgedeki gerilimi önlemenin en temel yolunun diyalog olduğunu kaydetti.


Birleşmiş Milletler, ABD'nin aidatlarını ne zaman ödeyeceğine dair açıklama talep ediyor

ABD Başkanı Donald Trump, 23 Eylül'de New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu önünde yaptığı konuşmada (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, 23 Eylül'de New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu önünde yaptığı konuşmada (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler, ABD'nin aidatlarını ne zaman ödeyeceğine dair açıklama talep ediyor

ABD Başkanı Donald Trump, 23 Eylül'de New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu önünde yaptığı konuşmada (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, 23 Eylül'de New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu önünde yaptığı konuşmada (AFP)

Birleşmiş Milletler dün yaptığı açıklamada, Washington'ın geçen hafta birkaç hafta içinde ilk ödemeyi yapacağına dair verdiği sözün ardından, Amerika Birleşik Devletleri'nin ödenmemiş bütçe borçlarını ne zaman ödeyeceğine dair ayrıntıları beklediğini belirtti.

BM sözcüsü Stéphane Dujarric basın toplantısında, “Verileri gördük ve açıkçası, Genel Sekreter bu konu hakkında bir süredir Büyükelçi (Mike) Walts ile temas halinde” dedi. “Bütçe Kontrol Birimimiz Amerika Birleşik Devletleri ile temas halinde ve bazı göstergeler sağlandı. Ödemenin kesin tarihini ve taksitlerin büyüklüğünü öğrenmeyi bekliyoruz” ifadesini kullandı.

Genel Sekreteri António Guterres, 28 Ocak'ta üye devletlere yazdığı bir mektupta, 193 üyeli örgütün aidatların ödenmemesi nedeniyle “yaklaşan mali çöküş” riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, örgütün mali durumu hakkında uyarıda bulundu.

cvfthyj
ABD Başkanı Donald Trump, New York'taki Birleşmiş Milletler'de yaptığı konuşmanın ardından eliyle jest yapıyor (AFP)

Başkan Donald Trump döneminde Washington, Birleşmiş Milletler'in sistemlerini reforme etmesini ve bütçesini azaltmasını talep ederek birçok cephede çok taraflılıktan çekildi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Waltz cuma günü verdiği demeçte, "Çok yakında kesinlikle bir ilk ödeme göreceksiniz" dedi. "Yıllık aidatlarımızın önemli bir ilk ödemesi olacak... Nihai miktarın henüz belirlendiğini sanmıyorum, ancak birkaç hafta içinde belli olacak" ifadesini kullandı.

Birleşmiş Milletler yetkilileri, ABD'nin uluslararası örgütün bütçesine ödenmesi gereken aidatların %95'inden fazlasından sorumlu olduğunu söylüyor. Şubat ayı itibarıyla Washington'ın 2,19 milyar dolar borcu bulunuyordu; buna ilave olarak mevcut ve geçmiş barış koruma misyonları için 2,4 milyar dolar ve BM mahkemeleri için 43,6 milyon dolar daha ödenmesi gerekiyordu.

BM yetkilileri, ABD'nin geçen yılki düzenli bütçe için aidatlarını ödemediğini, bu nedenle 827 milyon dolar, cari yıl için ise 767 milyon dolar borcu olduğunu, geri kalanının ise önceki yıllardan kalan borçlardan oluştuğunu ifade etti.