İsrail, Mısır'dan hava sahasına giren bir İHA’yı düşürdüğünü duyurdu… Kahire'de ‘resmi sessizlik’

Mısır Genelkurmay Başkanı geçtiğimiz eylül ayında Refah'taki bir dizi güvenlik kontrol noktasını denetledi. (Askeri Sözcü)
Mısır Genelkurmay Başkanı geçtiğimiz eylül ayında Refah'taki bir dizi güvenlik kontrol noktasını denetledi. (Askeri Sözcü)
TT

İsrail, Mısır'dan hava sahasına giren bir İHA’yı düşürdüğünü duyurdu… Kahire'de ‘resmi sessizlik’

Mısır Genelkurmay Başkanı geçtiğimiz eylül ayında Refah'taki bir dizi güvenlik kontrol noktasını denetledi. (Askeri Sözcü)
Mısır Genelkurmay Başkanı geçtiğimiz eylül ayında Refah'taki bir dizi güvenlik kontrol noktasını denetledi. (Askeri Sözcü)

İsrail'in ‘Mısır’dan hava sahasına giren bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğünü’ duyurmasına Kahire’den resmi bir yanıt gelmedi. Şarku’l Avsat'a konuşan Mısırlı uzmanlar ve parlamenterler, İsrail'in iddialarını ‘Mısır'ın, Gazze sakinlerini yerinden etme planını reddetmesi ve buna karşı çıkmasının ardından Netanyahu hükümetinin Kahire'ye baskı yapma ve Mısır sınırından güvenliğini tehdit etme konusuyla dikkatini dağıtma girişimi’ olarak değerlendirdi.

İsrail Ordu Sözcüsü dün sabah, İsrail ordusunun Mısır topraklarından hava sahasına giren bir İHA’yı düşürdükten sonra 13 silahın kaçakçılığını engellediğini açıkladı.

Kahire'den İsrail'in açıklamasına ilişkin henüz bir cevap gelmedi. Şarku'l Avsat, Mısır Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı kaynaklar aracılığıyla Mısır'ın yanıtına ulaşmaya çalıştı ancak bunu başaramadı.

Eski Mısır Genel İstihbarat Servisi yetkilisi Tümgeneral Muhammed Reşad İsrail'in açıklamasını, “İsrail başarısızlıklarını herkesin, özellikle de Mısır'ın üzerine yıkmaya çalışıyor” şeklinde yorumladı.

Mısır istihbaratında İsrail askeri işleri dosyasının başındaki isim olan Reşad Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Mısır, Gazze Şeridi'nde ateşkesi sağlamayı başardı. Bu ateşkes İsrailli aşırılık yanlılarının büyük bir bölümünün tepkisini çekti. Gazze Şeridi'nin güneyinden orta ve kuzey Gazze'ye dönen Filistinlilerin oluşturduğu kuyruklar İsrail Başbakanı ve hükümeti için en büyük tokat oldu. Yaşananlar, Gazze Şeridi'ndeki olaylar nedeniyle bölünmüş olan İsrail kamuoyunda bir kırılmaya yol açabilir.”

Reşad sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu nedenle İsrail hükümeti başarısızlığını üzerine yıkacak bir şey bulmaya çalışıyor. İsrail'in söyledikleri yorum yapmaya değmez. Tel Aviv'in iddia ettiği gibi bir İHA Mısır'dan sınırı geçerse ne taşıyacak? Kesinlikle ağır silahlar taşımayacak ve taşıdığı şey güçlü olduğunu iddia eden bir ülke için değil, bir köy için bile herhangi bir tehdit oluşturmaz. Bu girişimler İsrail tarafından sürekli tekrarlanmakta ve her seferinde başarısızlıkla sonuçlanmaktadır. Şimdi de Mısır'ın Filistinlilerin Gazze'den çıkarılması konusunu kategorik olarak reddetmesi nedeniyle bunu yapıyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi dün, ABD Başkanı Donald Trump tarafından önerilen yerinden etme teklifini kategorik olarak reddetti ve “Filistin halkının yerinden edilmesi, bu konuda sağlam ve tarihi bir pozisyona sahip olan Mısır'ın katılmayacağı bir adaletsizliktir” dedi.

İsrail ordusu kasım ayında yaptığı bir açıklamada, ‘Mısır topraklarından gelen bir İHA tespit ettiklerini ve düşürdüklerini’ duyurmuş, ‘İHA’nın dört tüfek, beş fişek ve yüzlerce mermi taşıdığını’ ve ‘silah ve mühimmatın daha fazla araştırma için güvenlik güçlerine teslim edildiğini’ açıklamıştı.

Şubat ayında da İsrail ordusu Mısır topraklarından İsrail'e silah kaçıran bir İHA’yı düşürdüğünü ve İHA’nın düşürülmesinin ardından dört tüfek ve bir tabanca bulunduğunu duyurmuştu.

Kahire, İsrail ordusunun bu açıklamaları hakkında yorum yapmadı. Mısırlı senatör Usame el-Havari Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, “Bunlar İsrail tarafının kötü niyetli girişimleridir ve İsrail'in, yerinden edilmeyi reddeden ve her zaman Filistin davasını destekleyen Mısır'ın kararını etkilemek amacıyla Mısır'a karşı başlattığı bir dizi söylenti ve sistematik yalan çerçevesinde ortaya çıkmaktadır” dedi.

El-Havari, “Bu söylentiler Mısır'ın kararını etkilemeyecek. İsrail'in bir bütün olarak ne yaptığı biliniyor ve anlaşılıyor. Bu şeyler İsrail'e yabancı değil ve önümüzdeki dönemde ondan daha fazla söylenti bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

El-Havari, ‘tüm Mısır halkının yerinden edilmeyi reddetme kararında Mısır yönetiminin arkasında olduğunu ve bunun geçtiğimiz günlerde ABD'nin Filistinlileri Gazze Şeridi'nden Mısır ve Ürdün'e yerleştirme önerisini reddeden büyük katılımla gösterildiğini’ vurguladı.



Akın Gürlek Adalet Bakanlığına, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ise İçişleri Bakanlığına atandı

İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı (İstanbul Başsavcılığı)
İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı (İstanbul Başsavcılığı)
TT

Akın Gürlek Adalet Bakanlığına, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ise İçişleri Bakanlığına atandı

İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı (İstanbul Başsavcılığı)
İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek, Adalet Bakanı olarak atandı (İstanbul Başsavcılığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Resmi Gazete'de yayımlanan bir kararnameyle İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek'i Adalet Bakanı olarak atadığını duyurdu.

İçişleri Bakanlığına Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin atanmasını da içeren kabine değişikliğinin ardındaki nedenler belirsizliğini koruyor. Resmi Gazete'de, bu görevleri yürüten önceki bakanların istifalarına dikkat çekildi.

Türkiye'nin en büyük şehrinin başsavcısı olan Gürlek, geçen yıl mart ayında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında gözaltı emri çıkarmıştı. Bu hamle, halk arasında geniş çapta tepkilere yol açmış ve siyasi amaçlı olarak değerlendirilmişti.

Erdoğan'a rakip olarak görülen İmamoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri adayını açıklamasından sadece birkaç gün önce tutuklandı. Gürlek daha önce Adalet Bakan Yardımcılığı görevinde de bulundu ve eleştirenler tarafından Erdoğan'ın rakiplerini hedef almakla suçlanıyor.

Ekim 2024'te İstanbul Başsavcısı olarak atanmasından bu yana, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) 15'ten fazla belediye başkanı yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklandı; bunların çoğu suçlamaları reddediyor. Gürlek ayrıca, rüşvet, terör faaliyetlerine karışma ve cumhurbaşkanına hakaret suçlamalarıyla onlarca CHP üyesi hakkında soruşturma başlatılması emrini verdi.

54 yaşındaki İmamoğlu, Gürlek'in dürüstlüğünü sorgulamak da dahil olmak üzere bir dizi davayla karşı karşıya. Ayrıca, Gürlek'i tehdit ettiği ve hakaret ettiği iddiasıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel hakkında da soruşturma başlatıldı.

Gürlek, mevcut Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un yerine geçerken, daha önce Ali Yerlikaya'nın yürüttüğü İçişleri Bakanlığı görevine ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi getirildi.


ABD'deki on binlerce göçmene kötü haber

Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)
Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)
TT

ABD'deki on binlerce göçmene kötü haber

Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)
Donald Trump'ın "sınır çarı" diye tanımladığı Tom Homan, 2025'te 580 bine yakın kişiyi sınır dışı ettiklerini duyurmuştu (Reuters)

ABD'deki bir federal temyiz mahkemesi, 60 bin göçmenin daha sınır dışı edilebilmesini sağlayacak bir karar verdi.

ABD 9. Temyiz Mahkemesi'nin pazartesi duyurduğu kararla, Kaliforniya eyaletindeki bir federal yargıcın Honduras, Nepal ve Nikaragua'dan gelen göçmenler için aralık ayında aldığı sınır dışına karşı koruma hükmü geçici olarak kaldırıldı. 

Mahkeme, Donald Trump yönetiminin bu üç ülkenin yurttaşları için Geçici Koruma Statüsü'nü (Temporary Protected Status/TPS) uygulamama kararının meşru sebepleri olabileceğini kanıtlayabileceğini belirtti. 

ABD 9. Temyiz Mahkemesi, geçen sene görülen benzer bir davada Yüksek Mahkeme'nin TPS'den faydalanan yüz binlerce Venezuelalı göçmenin bu korumalardan mahrum bırakılmasına izin verdiğini hatırlattı. 

Son kararı oybirliğiyle veren mahkemenin üç yargıcı Trump, Cumhuriyetçi George W. Bush ve Demokrat Partili Bill Clinton tarafından atanmıştı. 

ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, kararı X hesabında şöyle yorumladı:

TPS hiçbir zaman kalıcı olacak şekilde tasarlanmamıştı ama önceki yönetimler onu on yıllardır fiili olarak bir af programı gibi kullandı. Bu ülkelerin her birinde durumun iyileştiği göz önünde bulundurulduğunda onun geçici olduğuna hükmediyoruz.

Reuters, 89 bin kişinin bu karardan etkilenebileceğini bildirirken New York Times; 50 bini Honduraslı, 7 bini Nepalli, 3 bini de Honduraslı olmak üzere 60 bin civarında kişinin Geçici Koruma Statüsü kapsamında olduğunu aktarıyor. 

TPS; doğal afet, silahlı çatışma ve diğer olağanüstü durumlar yaşayan ülkelerin yurttaşlarına sınır dışı edilmeme istisnası tanıyor ve çalışma izni sağlıyor. 

Trump yönetimi, TPS kapsamındaki kişilerin sayısını çok azaltmayı hedefliyor.

San Francisco'daki ABD Bölge Yargıcı Trina Thompson aralıkta aldığı kararda Trump yönetiminin bu üç ülkenin yurttaşlarının memleketlerine geri dönmelerini sağlayacak koşulların oluştuğuna dair yeterli kanıtları sunmadığını ifade etmişti.  

Thompson, Noem ve Trump'ın göçmenleri suçlu gibi lanse eden ve komplo teorilerini destekleyen açıklamalarını hatırlatarak TPS uygulamalarından vazgeçilmesinde ırkçılığın etkili olabileceğini öne sürmüştü.

Independent Türkçe, New York Times, Reuters

 


Pentagon'dan savunma şirketlerine gözdağı

Savaş Bakanlığı olarak da bilinen Pentagon, "İyi performans gösterenlerle ortaklığa devam edeceğiz, göstermeyenlerse sonuçlarıyla yüzleşecek" mesajı veriyor (AP)
Savaş Bakanlığı olarak da bilinen Pentagon, "İyi performans gösterenlerle ortaklığa devam edeceğiz, göstermeyenlerse sonuçlarıyla yüzleşecek" mesajı veriyor (AP)
TT

Pentagon'dan savunma şirketlerine gözdağı

Savaş Bakanlığı olarak da bilinen Pentagon, "İyi performans gösterenlerle ortaklığa devam edeceğiz, göstermeyenlerse sonuçlarıyla yüzleşecek" mesajı veriyor (AP)
Savaş Bakanlığı olarak da bilinen Pentagon, "İyi performans gösterenlerle ortaklığa devam edeceğiz, göstermeyenlerse sonuçlarıyla yüzleşecek" mesajı veriyor (AP)

Wall Street Journal'ın (WSJ) bugün yayımladığı özel habere göre ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) birlikte çalıştığı savunma şirketlerine yönelik baskısını artırdı.

Bu endüstrideki şirketlere önceki günlerde gönderilen mesajda, kontratlarındaki hükümleri yerine getirip getirmediklerinin dikkatli bir şekilde inceleneceği ve detaylı performans değerlendirmelerinin yapılacağı bildirildi. 

Donald Trump ocak ayında yayımladığı başkanlık emrinde, beklenenden daha düşük performans sergileyen savunma şirketlerinin kontratlarını iptal edebileceği tehdidini savurmuştu. 

Pentagon'un belirleyeceği şirketlere üretimdeki gecikmelere dair düzeltme planlarını göndermek için 15 gün tanınacağı da başkanlık emrinde belirtilmişti. 

Silah alımından sorumlu Pentagon müsteşarı Michael Duffey'nin 6 Şubat'ta gönderdiği e-postada şu ifadeler kullanıldı:

Bu başkanlık emri gereğince şirket performansını değerlendirmeye yönelik ilk incelemeleri tamamladık ve uyumsuzluk belirlemeleri yapacağımız kapsamlı soruşturma dönemine giriyoruz. Önümüzdeki karar döneminde belirlenen şirketlerle düzeltme planlarını başlatmak için temasa geçeceğiz.

Pentagon Sözcüsü Sean Parnell da The Hill'e yaptığı açıklamada bu şirketlerin üretim kapasitelerine yatırım yapıp yapmadıklarının denetlendiğini duyurdu. Trump yönetiminin bu hamlesi sonrasında şirketlerin performanslarını geliştirmeye başladığını öne sürdü. 

WSJ, savunma şirketlerinin Pentagon'un silah üretimini hızlandırma talebiyle, yatırımcıların temettü beklentisini aynı anda karşılamaya çalıştığını vurguladı.

Independent Türkçe, WSJ, The Hill