Suudi Arabistan vurguladı: Filistin devleti kurulmadan İsrail'le ilişki olmaz

Suudi Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
Suudi Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan vurguladı: Filistin devleti kurulmadan İsrail'le ilişki olmaz

Suudi Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)
Suudi Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ın bir Filistin devleti kurulmadan İsrail ile ilişki kurmayacağını belirterek, Krallığın bu konudaki tutumunun değişmez olduğunu ve “müzakere ya da teklife tabi olmadığını” vurguladı.

Açıklamada, Prens Muhammed bin Selman'ın Suudi Arabistan'ın, “başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması için gayretli çalışmalarını durdurmayacağını ve bu olmadan İsrail ile diplomatik ilişkiler kurmayacağını” vurguladığı ifade edildi.

Açıklamada, Suudi Arabistan'ın “İsrail'in yerleşim politikaları, Filistin topraklarının ilhakı ya da Filistin halkını topraklarından sürme çabaları yoluyla, Filistin halkının meşru haklarından taviz verilmesini kategorik olarak reddettiği” vurgulandı. Bugün uluslararası topluma düşen görev, topraklarına sahip çıkmaya devam edecek ve topraklarını terk etmeyecek olan Filistin halkının çektiği ağır insani acıları hafifletmek için çalışmaktır” denildi.

Açıklama, Krallığın “bu kesin pozisyonun müzakere ya da teklife tabi olmadığını ve Filistin halkı uluslararası meşruiyet kararlarına uygun olarak meşru haklarını elde etmeden, kalıcı ve adil bir barışa ulaşılamayacağını ve bunun önceki ABD yönetimine ve mevcut yönetime zaten açıkça ifade edildiği” şeklinde son buldu.



Suudi Arabistan’da sanayi üretimi 2025 yılını yüzde 8,9’luk güçlü bir büyüme ile tamamladı

Aramco şirketine ait fabrikalardan biri (Aramco)
Aramco şirketine ait fabrikalardan biri (Aramco)
TT

Suudi Arabistan’da sanayi üretimi 2025 yılını yüzde 8,9’luk güçlü bir büyüme ile tamamladı

Aramco şirketine ait fabrikalardan biri (Aramco)
Aramco şirketine ait fabrikalardan biri (Aramco)

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu (GASTAT), 2025 yılı sonunda ülke sanayi sektörünün olağanüstü bir performans sergilediğini açıkladı. Kuruma göre, sanayi üretim miktarları endeksi, geçen yılın aralık ayına kıyasla yıllık bazda yüzde 8,9 oranında artış gösterdi.

Bu artış, özellikle madencilik ve imalat sanayii başta olmak üzere temel ekonomik faaliyetlerdeki toparlanmayı yansıtıyor ve sanayi sektörünün ulusal ekonomiye sağladığı katkının önemini güçlendiriyor.

Petrol üretimi

Madencilik ve taş ocakçılığı faaliyetleri, sanayi üretim endeksini yukarıya taşıyan başlıca etkenler arasında yer aldı. Endeks, aralık ayı itibarıyla yıllık bazda dikkat çekici bir şekilde yüzde 13,2 oranında büyüme kaydetti. Bu ivmenin temel nedeni, Suudi Arabistan’daki petrol üretiminin artarak günlük 10,1 milyon varile ulaşması olarak gösteriliyor. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 8,9 milyon varildi. Aylık bazda ise endeks, kasım ayına kıyasla yalnızca yüzde 0,3 oranında sınırlı bir artış göstererek nispeten istikrarlı seyretti.

Üretim endüstrisi

Buna paralel olarak imalat sanayi sektörü de yüksek bir esneklik göstererek yıllık bazda yüzde 3,2 oranında büyüdü. Bu büyüme, özellikle kimya ve gıda üretimi faaliyetlerindeki güçlü performansla desteklendi. Kimyasal maddeler ve kimyasal ürünlerin üretimi, sektördeki en güçlü itici unsurlardan biri olarak öne çıkarak yüzde 13,4 oranında artış kaydetti. Bunu yüzde 7,3 büyüme ile gıda ürünleri üretimi takip etti. Aylık bazda da endeks pozitif seyrini sürdürdü ve Kasım 2025’e kıyasla yüzde 0,3 oranında artış gösterdi. Söz konusu artışta gıda ürünleri üretimi yüzde 9,6, kimyasal ürünler üretimi ise yüzde 2,8 oranında yükseldi.

Su temini ve kamu hizmetleri

Kamu hizmetleri sektöründe, su temini, kanalizasyon hizmetleri ile atık yönetimi ve işleme faaliyetleri yıllık bazda güçlü bir artış göstererek yüzde 9,4 büyüdü. Buna karşın elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme hizmetleri faaliyetleri, 2024 Aralık ayına kıyasla yüzde 2,5 oranında azaldı. Aylık bazda ise her iki sektörde de Kasım 2025’e göre daralma gözlendi; su ve atık hizmetlerinde yüzde 7,2, elektrik ve gaz faaliyetlerinde yüzde 13,1 düşüş kaydedildi. Bu durum, üretimin mevsimsel dalgalanmalardan veya rutin bakım programlarından etkilendiğini gösteriyor.

Petrol ve petrol dışı faaliyetler arasındaki denge

Son olarak, veriler Suudi Arabistan ekonomisinin temel sektörleri arasında dengeli bir büyüme dağılımı olduğunu ortaya koyuyor. Petrol faaliyetleri yıllık bazda yüzde 10,1 oranında artarken, petrol dışı faaliyetler istikrarlı bir şekilde yüzde 5,8 büyüme kaydetti. Kısa vadeli performansa bakıldığında, petrol dışı sektörlerin aylık bazda yüzde 0,4 ile üstünlüğünü sürdürdüğü görülürken, petrol faaliyetleri ise aylık bazda yüzde 0,3 oranında hafif bir düşüş gösterdi. Bu durum, ülkedeki ekonomik çeşitlendirme stratejisinin sürdürüldüğünü yansıtıyor.


El-Faysal’ın eşlik ettiği Prens William spor pistini ziyaret etti

Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, Spor Bulvarı’nda Prens William’a eşlik etti. (X)
Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, Spor Bulvarı’nda Prens William’a eşlik etti. (X)
TT

El-Faysal’ın eşlik ettiği Prens William spor pistini ziyaret etti

Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, Spor Bulvarı’nda Prens William’a eşlik etti. (X)
Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal, Spor Bulvarı’nda Prens William’a eşlik etti. (X)

Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki el-Faysal bugün resmi ziyaret kapsamında Suudi Arabistan’ı ziyaret eden Prens William’ı kabul etti.

El-Faysal, Prens William’a Riyad’daki Spor Bulvarı Projesi’nde bir tur yaptırarak projenin bileşenleri, yaşam kalitesini artırma hedefleri, sağlıklı yaşam biçimlerini destekleme ve Vizyon 2030 hedeflerine katkısı hakkında bilgi verdi.

Ziyaret, Riyad’daki büyük kalkınma projelerini yakından görmek, sürdürülebilir kentsel gelişim örneğini değerlendirmek ve şehirde yaşayanların ve ziyaretçilerin yaşam kalitesini yükseltme rolünü incelemek amacıyla gerçekleştirildi.

xascdfvg
Prens William Spor Bulvarı’nı ziyaret ederken (X)

Kensington Sarayı’na göre, ziyaret programı Riyad merkezinin yeniden geliştirilme projesini kapsayan bir turu, yerel kız futbol takımlarıyla antrenman izlemeyi ve günün sonunda e-spor turnuvasına katılımı içeriyor. Bu etkinlikler, Suudi başkentindeki dönüşümü yansıtıyor.

Ziyaret, Suudi ve İngiliz kraliyet aileleri arasındaki köklü ve dostane ilişkilere bir devam niteliği taşıyor. Bu bağlar on yıllara dayanıyor; Suudi Arabistan, Birleşik Krallık’ın Körfez bölgesindeki önde gelen ortaklarından biri olarak öne çıkıyor. Merhum Kraliçe 2. Elizabeth, dört resmi ziyarette Suudi kraliyet ailesi üyelerini ağırlamıştı.

İngiltere Kralı 3. Charles, Veliaht Prens olarak Şubat 2014’te Riyad’ı resmi olarak ziyaret eden son üst düzey İngiliz kraliyet ailesi üyesi olmuştu.


Suudi Arabistan ve IMF, çalkantılı bir dünyada gelişmekte olan ekonomiler için dayanıklılığın temel unsurlarını belirledi

Suudi Arabistan ve IMF, çalkantılı bir dünyada gelişmekte olan ekonomiler için dayanıklılığın temel unsurlarını belirledi
TT

Suudi Arabistan ve IMF, çalkantılı bir dünyada gelişmekte olan ekonomiler için dayanıklılığın temel unsurlarını belirledi

Suudi Arabistan ve IMF, çalkantılı bir dünyada gelişmekte olan ekonomiler için dayanıklılığın temel unsurlarını belirledi

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan ile Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, önümüzdeki dönemin, gelişmekte olan ekonomilerin dayanıklılığını artırmak ve mevcut fırsatları değerlendirebilmesi için politika ve kurumsal çerçevelerin güçlendirilmesini zorunlu kıldığını vurguladı. Taraflar, süregelen küresel belirsizlikler, derinleşen jeopolitik dönüşümler ve küresel ticaret ve teknoloji alanındaki hızlı değişimlerin bu ihtiyacı daha da acil hale getirdiğine dikkat çekti.

İkinci El-Ula Gelişmekte Olan Ekonomiler Konferansı’nın sonunda yayımlanan ortak bildiride, sağlam ekonomik ve mali politikaların, güçlü kurumlar ve etkin yönetişimle desteklendiğinde, giderek şoklara daha açık hale gelen küresel ortamda dayanıklılığın temel dayanağı olmayı sürdürdüğü ifade edildi. Bildiride, birçok gelişmekte olan piyasanın deneyimlerinin, güvenilir politika çerçevelerinin enflasyonun kontrol altına alınması, finansal istikrarın korunması ve yüksek belirsizlik dönemlerinde dahi küresel piyasalara erişimin sürdürülmesi açısından daha iyi sonuçlar sağladığını gösterdiği belirtildi.

Açıklamada ayrıca, konferansta gelişmekte olan ekonomilerin karşı karşıya bulunduğu temel zorlukların ve bu ekonomilerin dayanıklılığını artırmaya ve büyümeyi desteklemeye yönelik politikaların ele alındığı kaydedildi. Konferansın ikinci edisyonunun, gelişmekte olan ekonomilerin ortak zorlukları, fırsatları ve beklentilerine odaklanan küresel bir forumun önemini bir kez daha ortaya koyduğu vurgulandı.

Yeni nesil reformlar ve istihdam yaratma

Bildiride, reform sürecinin bir sonraki aşamasının ana hatları da çizilerek, hedefin ‘istikrar aşamasından daha yüksek, sürdürülebilir ve istihdam yaratma kapasitesi güçlü bir büyüme dönemine geçiş’ olduğu belirtildi. Taraflar, bu hedefe ulaşmada özel sektörün önünün açılmasının kilit önem taşıdığını vurguladı. Bu kapsamda finansal piyasaların derinleştirilmesi, girişimcilik ve yatırımın önündeki engellerin azaltılması gerektiği ifade edildi. Ayrıca, yapay zekâ teknolojilerinin dijital altyapıya yoğun yatırımlar yoluyla etkin biçimde kullanılması ve genç iş gücünün, hızla dönüşen küresel iş piyasasında başarılı olabilmesi için gerekli becerilerle donatılmasının önemine dikkat çekildi.

Bölgesel entegrasyon... Stratejik bir fırsat

Uluslararası ticaret ve yatırım kalıplarındaki süregelen dönüşüm ışığında bildiride, bölgesel ve küresel düzeyde daha derin entegrasyonun gelişmekte olan ekonomiler için önemli fırsatlar sunduğu vurgulandı. Taraflar, küresel ekonomik manzaranın hızla değiştiğine dikkat çekerek, ticaretin güçlendirilmesi ve bölgesel iş birliğinin derinleştirilmesinin bu sürece uyum sağlamak açısından kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu ifade etti. Bu yaklaşımın, gelişmekte olan ülkelerin jeopolitik zorlukları ortak büyüme fırsatlarına dönüştürmesini sağlayacağı kaydedildi.

El-Cedan ve Georgieva, ortak bildirilerini, gelişmekte olan piyasaların küresel meydan okumalar karşısında karşılıklı öğrenme ve kararlı eylem konusundaki bağlılıklarını övgüyle anarak tamamladı. İki isim, El-Ula Gelişmekte Olan Ekonomiler Konferansı’nın ortak hedeflerin ele alındığı küresel bir forum olarak konumunu pekiştirdiğini belirterek, önümüzdeki edisyonlarda bu tartışmaların sürdürülmesi ve oluşan ivmenin üzerine inşa edilmesi yoluyla, gelişmekte olan ekonomiler üzerinden küresel ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesinin hedeflendiğini vurguladı.