‘Biz ertesi günüz’ ve diğer mesajlar… Hamas'ın Deyr el-Balah'ta 3 esiri teslim ettiği görüntüler

Hamas savaşçıları Deyr el-Balah'taki teslim alanına silah ve mermi taşıyor (AFP)
Hamas savaşçıları Deyr el-Balah'taki teslim alanına silah ve mermi taşıyor (AFP)
TT

‘Biz ertesi günüz’ ve diğer mesajlar… Hamas'ın Deyr el-Balah'ta 3 esiri teslim ettiği görüntüler

Hamas savaşçıları Deyr el-Balah'taki teslim alanına silah ve mermi taşıyor (AFP)
Hamas savaşçıları Deyr el-Balah'taki teslim alanına silah ve mermi taşıyor (AFP)

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın bugün üç İsrailli esiri teslim etmesi biçim ya da içerik açısından alışılagelmişin dışında olsa da organizasyon, sahneler, mesajlar ve hatta mekân açısından önemli bir olaydı.

Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının beşinci ayağı kapsamında Kassam Tugayları üç esiri serbest bıraktı. 34 yaşındaki Or Levy, 52 yaşındaki Eliyahu Sharabi ve 56 yaşındaki Ohad Ben-Ami, 16 aylık esaretin ardından Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Balah'ta Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne (ICRC) teslim edildi.

Beşinci teslimin paradoksu

Daha önceki törenlerde de olduğu gibi Kassam Tugayları savaşçıları bölgeye konuşlandırıldı, ancak bu kez sayıları çok daha fazlaydı.

Alınlarında hareketin yeşil bandanasını ve aynı renkte Filistin kefiyesini taşıyan onlarca maskeli ve silahlı Kassam Tugayları savaşçısı, temiz ve ütülü üniformalarını giymişti.

Bu görüntülere öfkelenen İsrailliler, İsrail'in Hamas’a karşı yürüttüğü 15 aylık savaş boyunca bu savaşçıların nerede olduğunu ve İsrail ordusunun onlara nasıl ulaşamadığını merak ediyor.

Teslim alanında onlarca Kassam Tugayları savaşçısı hazır bulundu. (AFP)Teslim alanında onlarca Kassam Tugayları savaşçısı hazır bulundu. (AFP)

Teslim alanına gelen yüzlerce kişilik kalabalık, Kassam Tugayları tarafından oluşturulan güvenlik kordonunun arkasında toplandı. Kassam Tugayları savaşçılarının etrafını saran kalabalık, çeşitli sloganlar attı.

foto

İronik bir şekilde, esir teslimi ilk kez Deyr el-Balah'ta gerçekleşti. İsrail istihbaratı, Gazze Şeridi'nin diğer bölgeleri gibi topçu ateşine ya da hava saldırılarına maruz kalmayan Deyr el-Balah'ta çok sayıda esir bulunduğunu bildirmişti.

 Hamas savaşçıları ve üç İsrailli esirin Deyr el-Balah'ta Kızılhaç ekibine teslim edilmesini izlemek üzere toplanan Filistinliler (AFP)Hamas savaşçıları ve üç İsrailli esirin Deyr el-Balah'ta Kızılhaç ekibine teslim edilmesini izlemek üzere toplanan Filistinliler (AFP)

‘Biz ertesi günüz’

İsrailli esirlerin teslim edildiği platformun üstüne ve altına çeşitli mesajlar yazılı pankartlar asıldı.

Platforma asılan büyük bir pankartta, “Biz tufanız... Biz ertesi günüz” yazıyordu.

Kassam Tugayları bu ifadeyi Arapça, İbranice ve İngilizce olmak üzere üç dilde yazarken, pankartta ayrıca bir yumruğun yanında Filistin bayrağı çizimi yer aldı.

 “Biz tufanız... Biz ertesi günüz” (Reuters)“Biz tufanız... Biz ertesi günüz” (Reuters)

Kassam Tugayları'nın “Biz ertesi günüz” ifadesini seçmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistinlileri Gazze Şeridi'nden Mısır ile Ürdün’e yerleştirme ve Gazze Şeridi'nde ‘Ortadoğu Rivierası’ olarak tanımladığı bir yer inşa etme önerisinden bahsetmesinden günler sonra geldi.

Hamas’ın teslimin ardından yaptığı açıklamada, “Biz tufanız... Saldırıların durdurulması anlaşmasının imzalanmasından bu yana başlayan, halkımızın ve direnişimizin kanı ve fedakarlıklarıyla yücelen, tamamen Filistinlilere ait bir gün olan ertesi gün biziz. Teslimin muhteşem sahneleri ve direnişin ertesi günle ilgili mesajları, halkımızın ve direnişinin elinin üstün kalacağını ve ertesi günün bizi dönüşe, özgürlüğe ve kendi kaderimizi tayin etmeye daha da yaklaştıracak mükemmel bir Filistin günü olduğunu yinelemektedir” ifadeleri yer aldı.

‘Mutlak zafer’

Kassam Tugayları platformun altına İbranice olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sıkça kullandığı ‘mutlak zafer’ ifadesini, Netanyahu'nun fotoğrafı ve imha edilmiş bir İsrail tankının resmiyle birlikte yazdı.

Hamas tarafından yapılan açıklamada, “Suçlu Netanyahu ve ordusunun 471 gün boyunca aradığı mutlak zafer, Gazze Şeridi topraklarında sonsuza dek paramparça olmuş bir yanılsamadır” denildi.

 Kassam Tugayları platformun altına İbranice olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sıkça kullandığı ‘mutlak zafer’ ifadesini yazdı. (AFP)Kassam Tugayları platformun altına İbranice olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sıkça kullandığı ‘mutlak zafer’ ifadesini yazdı. (AFP)

Açıklamada, “Efsanevi kararlılığıyla dünyaya topraklarında sağlam durduğu, direnişine bağlı olduğu ve özgürlüğe ve başkenti Kudüs olan bağımsız devletini kurana kadar yoluna devam etmeye kararlı olduğu yönünde açık bir mesaj gönderen büyük Filistin halkına selamlarımızı gönderiyoruz” ifadesi yer aldı.

İmza töreni

Esirler platforma çıkmadan önce Kassam Tugayları ve ICRC arasında bir imza töreni düzenlendi.

Kassam Tugayları savaşçısı sandalyesinde ICRC delegesinin yanında otururken, etrafı imza anını kayda almak için telefon ve kamera tutan Kassam Tugayları savaşçılarıyla çevriliydi.

 Kassam Tugayları savaşçısı, ICRC delegesiyle birlikte teslim belgelerini imzalıyor. (EPA)Kassam Tugayları savaşçısı, ICRC delegesiyle birlikte teslim belgelerini imzalıyor. (EPA)

‘Şok edici derecede zayıflama

Üç İsrailli esir beyaz pikaplarla teslim alanına geldi.

Ancak daha önceki İsrailli esirlerin aksine, bugün serbest bırakılan üç esirin sağlık durumu dikkat çekiciydi. Son derece zayıflamış görünüyorlardı. Öyle ki Kassam Tugayları savaşçıları platforma doğru yürümelerine yardımcı oldu.

İsrailli esirlerin içinde bulunduğu beyaz pikaplar (Reuters)İsrailli esirlerin içinde bulunduğu beyaz pikaplar (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, görüntülerin yayınlanmasının ardından yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki üç esirin ICRC'ye teslimi sırasında ‘şok edici’ olarak nitelediği sahnelerin ‘cevapsız kalmayacağını’ söyledi.

Netanyahu yaptığı açıklamada, hükümetinin tüm esirlerin ve kayıp kişilerin iadesi konusundaki kararlılığını vurguladı.

Daha sonra İsrail medyası, Netanyahu'nun yetkililere ‘esirlerin durumu ve Hamas'ın ateşkes ve esir değişimi anlaşmasını defalarca ihlal etmesi ışığında uygun tedbirlerin alınması’ talimatı verdiğini bildirdi.

Bugün serbest bırakılan esirlerden Eliyahu Sharabi (AFP)Bugün serbest bırakılan esirlerden Eliyahu Sharabi (AFP)

Esirler, teslim töreni için hazırlanan platformda konuştu. Kassam Tugayları savaşçısı, esirlere İbranice bazı sorular sordu. Esirler de hükümetlerini ikinci aşama müzakerelere devam etmeye ve ateşkes anlaşmasının aşamalarını tamamlamaya çağırarak cevap verdi.

Bugün serbest bırakılan esirlerden Ohad Ben-Ami (AFP)Bugün serbest bırakılan esirlerden Ohad Ben-Ami (AFP)

Esirlerden biri, “Müzakerelerin devam edeceğini ve savaşın sona ereceğini umuyoruz” dedi.

Bir Hamas savaşçısı serbest bırakılan esirlerden birine “Kassam Tugayları’na ne söylemek istersiniz?” diye sordu. Esir de hayatlarını koruduğu ve kendilerine yiyecek ve su sağladığı için Kassam Tugayları’na teşekkür etti.

Hamas yaptığı açıklamada, esirlerle ilişkilerinde insani değerlere ve uluslararası insani hukuk hükümlerine bağlı kaldığını ve ‘Siyonist bombardımana ve savaş suçlusu Netanyahu'nun onları hedef alma ve tasfiye etme girişimlerine rağmen’ hayatlarını korumak için büyük çaba sarf ettiğini söyledi.

Kassam Tugayları’nın yardımıyla platformdan indirilen esirler, ICRC’ye teslim edildi. İsrail'in bugün onlarca Filistinli mahkûmu serbest bırakması bekleniyor.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.