Suudi Arabistan: Sorunların çözümü, küresel güvenlik ve barışın sağlanması için bir çekim merkezi, lider ve önemli bir ülke

ABD Başkanı Donald Trump ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin'in 2019'daki görüşmesinden bir bölüm (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin'in 2019'daki görüşmesinden bir bölüm (Reuters)
TT

Suudi Arabistan: Sorunların çözümü, küresel güvenlik ve barışın sağlanması için bir çekim merkezi, lider ve önemli bir ülke

ABD Başkanı Donald Trump ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin'in 2019'daki görüşmesinden bir bölüm (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin'in 2019'daki görüşmesinden bir bölüm (Reuters)

Suudi Arabistan Kültür Ataşesi Doç. Dr. Faysal bin Abdurrahman Usra

Gün geçtikçe, değerli vatanımız; Efendimiz, Hadımul Haremeyni Şerifeyn Kral Selman bin Abdulaziz Al-Suud ve Majesteleri Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz Al-Suud- Allah onları korusun ve muhafaza etsin- önderliğinde, bütün bölgesel ve küresel ülkelerin dikkatini çekiyor. Pusulalar ona doğru çevriliyor. Bunun arkasında, küresel güvenlik ve barışın pekiştirilmesinde ve korunmasında, dünyanın tüm ülkeleriyle ortak ilişkiler kurulmasında oynadığı önemli ve merkezi rol yatıyor. Gayretli Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah önderliğinde öncü Suudi Arabistan diplomasisi ve Dışişleri Bakanlığı, ulusal çıkarları gerçekleştirmek ve korumak için doğru görüşlü vizyonlara, mesajlara ve değerlere dayanıyor. Etkili bölgesel, Arap, İslami ve uluslararası roller formüle etme girişimleri aracılığıyla, Krallığın, bölgede ve dünyada güvenlik, istikrar ve refahın sağlanmasındaki rolünü destekliyor.

ABD Başkanı Donald J. Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında son telefon görüşmesindeki Krallığa ilişkin övgü, iki devlet başkanını bir araya getirecek zirvenin Suudi Arabistan’da düzenlenebileceği açıklaması ile değerli ülkemizin bu önemli rolleri son zamanlarda daha da belirgin hale geldi. Değerli ülkemiz de zirvenin topraklarında düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Ukrayna krizinin patlak vermesinden bu yana Rusya ile Ukrayna arasında başlattığı kalıcı barışa yönelik çabalarını sürdürdüğünü vurguladı. Majesteleri Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz Al-Suud, - Allah onu korusun - 3 Mart 2022'de Sayın Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Sayın Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallığın krize siyasi bir çözüm bulunması için olumlu çaba göstermeye hazır olduğunu ifade etmişti. Suudi Arabistan, uluslararası barış ve güvenliği desteklemek, dünyayı bu krizin insani, güvenlik ve ekonomik etkilerinden daha fazla etkilenmekten kurtarmak için Ukrayna krizinin diplomatik ve siyasi yollarla çözümü konusunda uluslararası düzeyde görüş alışverişi, koordinasyon ve tartışma yoluyla diyalog ve iş birliğinin artırılmasının önemini vurguluyor.

Krallığın bu savaş ile ilgili birçok toplantıya ev sahipliği yapması da dahil olmak üzere, son üç yıldır çabalarını sürdürdüğü iyi biliniyor. Buna ilaveten, Majesteleri Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, Rusya-Ukrayna savaşının yan etkilerini azaltmak amacıyla, insani, güvenlik ve esirler boyutları başta olmak üzere, Ukrayna krizine büyük ilgi ve ihtimam gösteriyor. Bu konuda kapsamlı ve adil bir çözüm için Krallık çok sayıda toplantıya ev sahipliği yaptı. Bunlar arasında, Suudi Arabistan diplomasisinin Ağustos 2023'te Ukrayna-Rusya barış görüşmeleri için yaklaşık 42 ülkeyi bir araya getirmesi de yer alıyor. Bu kalıcı ve sürdürülebilir barışa ulaşma, Ukrayna'daki üç yıllık uzun süreli çatışmaya kalıcı ve adil barışçıl bir çözüm bulma yolunda Suudi Arabistan’ın önemli rollerini pekiştiriyor ve yansıtıyor. Suudi Arabistan'ın bu çabaları, ilgili tüm tarafların katılımıyla müzakerelere yönelik çağrıların artmasıyla örtüşüyor. Bu çabalar kapsamında Sayın Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, Hicri Zilhicce 1445, yani Miladi Haziran 2024 tarihinde İsviçre'nin Luzern şehrinde düzenlenen (Ukrayna'da Barış) Zirvesi'ne katılan Krallığın heyetine başkanlık etti. Sayın Bakan zirvedeki konuşmasında, Krallığın katılımının, bu çatışmayı sona erdirmeyi, adil barış ve sürdürülebilir güvenliği sağlamayı amaçlayan tüm çabaları destekleme taahhüdüne dayandığını vurguladı. Çatışmanın patlak vermesinden beri Krallığın, uluslararası hukukun merkeziliğini ve anlaşmazlıkların diyalog yoluyla barışçıl şekilde çözülmesinin önemini, gerginliğin azaltılması ve savaşın küresel etkilerinin hafifletilmesi ihtiyacını vurguladığını ifade etti.

Majesteleri Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman bin Abdulaziz Al-Suud'un bu konuda sarf ettiği çaba ve iyi niyetlerin devamı olarak; Hicri 18 Muharrem 1445 (Miladi 5 Ağustos 2023) tarihinde, 40’tan fazla ülkenin ulusal güvenlik danışmanları ve BM de dahil olmak üzere uluslararası kuruluşların temsilcilerinin katılımıyla Cidde'de bir toplantı düzenlendi. Katılımcılar, barışa giden yolda ortak zeminin inşasına katkı sağlayacak şekilde uluslararası istişare ve görüş alışverişinin sürdürülmesinin önemi konusunda mutabık kaldılar. Toplantıda ele alınan olumlu görüş ve önerilerden faydalanmanın önemini dile getirdiler. Bu toplantıya davet eden ve ev sahipliği yapan Krallığın liderlerine teşekkürlerini ve takdirlerini ilettiler.

Bütün bu siyasi ve diplomatik çabalar; bilge liderliğimizin -Allah yardımcısı olsun- sağlam ve dengeli kanaatlerinden, diyaloğun dünyadaki tüm siyasi ikilemleri ve sorunları çözmenin tek yolu olduğuna dair öngörülü vizyonundan doğmaktadır. Bu aynı zamanda Riyad'ın Ukrayna'da barışı teşvik eden, Ukrayna'da çözümün, Riyad'ın tüm taraflarla olan seçkin ilişkilerinden yararlanan yapıcı bir diyalog yoluyla olması gerektiğini yineleyen, bu yöndeki daha geniş çaplı çabalarının bir parçasıdır. Savaş makinesinin, tüm tarafları memnun edecek bir anlaşmaya varmanın parçası olmadığını da vurgulamaktadır. Krallığın çabaları, aralarında çok sayıda yabancı uyruklunun da bulunduğu yüzlerce esirin takas edilmesine de olumlu katkı sağladı. Güvenliğin sağlanmasında Krallığın siyasi ve diplomatik rollerini güçlendirdi. Bu ise Krallığın dış politikasının dayandığı temel direklerden biri ve bu çerçevede değerli ülkemizin bulunduğu insani girişim ve çabaların devamı niteliğinde sayılmaktadır.

*Bu makale Şarku'l Avsat tarafından Makkahnews'ten çevrilmiştir.



Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
TT

Muhammed bin Selman ve Şahbaz Şerif bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Başbakan (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile dün telefon görüşmesi yaparak bölgesel ve uluslararası alandaki son gelişmeleri ele aldı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin Pakistan Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde, Krallık ile Pakistan arasındaki ikili ilişkiler ve ortak iş birliğinin geliştirilme yolları ele alındı.


Hadramut, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Suudi Arabistan'ın tutumlarını nasıl karşıladı?

 Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
TT

Hadramut, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Suudi Arabistan'ın tutumlarını nasıl karşıladı?

 Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)
Suudi Arabistan'ın Mukalla Limanı’na düzenlediği hava saldırılarının ardından imha edilen askeri araçlar (AFP)

Tevfik Şanvah

Geçtiğimiz ay boyunca Hadramut şehri halkı, devam eden askeri gelişmelerin kanlı bir çatışmaya yol açacağı ve her daim barış ve huzura olan eğilimiyle bilinen şehirlerini vahim sonuçlar doğuracak bir çatışmaya sürükleyeceği endişesi, korkusu ve beklentisiyle boğuştu. Ardından, salı günü Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin kararları ve bundan önce, Suudi Arabistan liderliğindeki Koalisyon’un savaş uçaklarının Mukalla Limanı’nda Güney Geçiş Konseyi’ne gönderilen silah sevkiyatlarını hedef alan sınırlı bir askeri operasyonu, mevcut durumu umut edilen yöne çevirdi. Bunların gerilimi artırma faaliyetlerini durdurması, sükuneti sağlaması ve Güney Geçiş Konseyi’nin bir oldubitti dayatmaya yönelik tek taraflı icraatlarını önlemesi umuluyor. Ayrıca Geçiş Konseyi’ne bağlı güçlerin meşru hükümet ve Riyad'ın ele geçirdikleri bölgelerden çekilme ve “aklın sesine kulak verme” çağrısına uymaları da bekleniyor. Bu çağrı Yemen ve Suudi Arabistan'ın bunun “kabul edilemez bir isyan” olduğu yönündeki görüşüne dayanıyor.

Hadramut halkı, bilhassa meşru hükümetin Suudi Arabistan’ın açık tutumuna dayanan ve Hadramut ile komşu şehir Mehra’nın istikrarına yönelik kesin desteğini vurgulayan tepkisiyle birlikte, bu önlemlerin stratejik öneme sahip şehirlerine yeniden sükuneti getirmesini ve şehirlerini yönetmelerini sağlamasını umuyor.

Gerilimin durdurulması yönündeki yerel beklenti ve umut

Alimi'nin kararları arasında BAE ile ortak savunma anlaşmasının iptal edilmesi, kendisine bağlı güçlerin ve personelin 24 saat içinde Yemen'den çekilmesi kararı da yer alıyordu. Ayrıca, meşru hükümete bağlı “Vatan Kalkanı Kuvvetleri”ne harekete geçme, Hadramut ve Mehra (doğu Yemen) şehirlerindeki tüm askeri kampların kontrolünü teslim alma direktifi verdi. Gerektiğinde uzatılabilecek 90 günlük bir olağanüstü hal ilan etti. Tüm limanlara ve sınır kapılarına 72 saatlik hava, deniz ve kara ablukası uygulanması emrini verdi.

Güney Geçiş Konseyi'nin bu ayın başlarındaki eylemlerine yönelik toplumsal muhalefete dayanarak, Hadramut halkı bu önlemlerin silahlı tırmandırmayı durduracağı, sükuneti sağlayacağı, şehrin sakinlerinin Suudi Arabistan'ın himayesinde meşru hükümetle varılan uzlaşı formlarına göre kendi iç işlerini yönetmelerini sağlayacağı umuduyla memnuniyetle karşıladı. Kendi iç işlerini yönetme birçok yerel oluşumun ve genel kamuoyunun yıllardır talep ettiği bir husus.

Güney Geçiş Konseyi'ne karşı olan Hadramut Kabileleri İttifakı'nın sözcüsü Sabri bin Mehaşen, Independent Arabia’ya verdiği demeçte, Hadramut halkının, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın aldığı kararları memnuniyetle karşıladığını, çünkü bu kararların, Güney Geçiş Konseyi'nin bir ay önce kontrolü ele geçirmesinden bu yana bu barışçıl şehrin sakinlerinin uğradığı ciddi zararı hafiflettiğini söyledi.

Meşru hükümet ve Suudi Arabistan tarafından alınan önlemleri “sivil barış ve doğu bölgesinde ve genel olarak Yemen'de güvenlik ve kalkınmayı güçlendirme çabaları için bir zafer” olarak değerlendirdi.

Halk ve resmi destek

Meşru hükümetin kararlarından duyulan memnuniyet, meşru hükümetin ve Suudi Arabistan'ın taleplerinin karşılık bularak tansiyonun düşmesini ve anlaşmazlığın çözülmesini bekleyen halkla sınırlı kalmadı. Bunu, Hadramut'un Yemen ve komşuları için jeostratejik önemini kavrayan güçlü bir Suudi duruşuyla pekiştirilen resmi destek izledi. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Hadramut şehrindeki yerel yönetim, tüm idari, siyasi, askeri, güvenlik, kabilesel ve sosyal bileşenleriyle, bugün Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın aldığı kararları memnuniyetle karşıladı. “Bu kararların, Konsey’in ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma konusundaki anayasal ve ulusal sorumluluklarına dayandığını” belirtti. Buna dayanarak, Hadramut yerel yönetimi, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı'nın, Silahlı Kuvvetler Başkomutanı'nın, BAE ile ortak savunma anlaşmasını iptal etme ve tüm güçlerinden Yemen topraklarından çekilmesini isteme kararına tam destek verdiğini vurguladı. “Ulusal egemenliği güçlendiren ve vatanın güvenliğini ve istikrarını korumaya katkıda bulunan bu kararında, siyasi liderliği desteklediğinin” altını çizdi.

Suudi Arabistan arabuluculuğuyla krizin başlangıcında üzerinde anlaşmaya varılan çözüm önerisi kapsamında beklenen askeri çözümlerle ilgili olarak, Hadramut Valisi Salim el-Hanbaşi başkanlığındaki yerel yönetim, “vatandaşların çıkarlarına hizmet edecek ve daha fazla kan dökülmesini önleyecek şekilde askeri sorumlulukların sorunsuz ve güvenli bir şekilde devredilmesini, askeri kampların ve hayati öneme sahip mevkilerin teslim edilmesini sağlamak için Vatan Kalkanı Kuvvetleri ile koordinasyon ve iş birliğine tamamen hazır olduklarını” yineledi.

Çözüm önerisi, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut şehrine güneyli güçlerin konuşlandırılmasıyla ilgili olarak tekrar tekrar kullandığı bahaneleri ortadan kaldırıyor; zira yeni kurulan Vatan Kalkanı Kuvvetleri, meşru hükümete sadık ve çoğunlukla güney şehirlerinin evlatlarından oluşan bir askeri birlik.

Daha fazla kan dökülmesini önlemek ve iç çatışmayı engellemek için Vali, “Hadramut'un tüm onurlu vatandaşlarını, silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçlerini meşru liderliğin etrafında toplanmaya ve bu egemen kararları uygulamak için birleşik bir ekip olarak çalışmaya, böylece Hadramut ve anavatanın güvenliğini korumaya” çağırdı. Ayrıca, “Suudi Arabistan tarafından temsil edilen Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğine, samimi ve kardeşçe tutumları, Yemen'in güvenliği ve istikrarını destekleme yönündeki sürekli çabaları, devletin yeniden kurulması ve tüm zorluklarla mücadele sürecindeki değerli himayeleri için” minnettarlığını dile getirdi.

Diyaloğu önceliklendirme ve sert çatışmalardan sakınma, meşru hükümet içinde genişleme, nüfuz temelli parçalanma ve bölünmeyle devletin temel yapısını tehdit eden ayrışmayı derinleştirmekten kaçınma yaklaşımını sürdüren Yemen hükümeti, Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve Mehra şehirlerinden derhal ve koşulsuz olarak çekilmesi çağrısını yineledi. Hükümet ayrıca, Konsey’den mevzilerini ve askeri kamplarını Vatan Kalkanı Güçleri’ne ve şehirlerdeki yerel makamlara devretmesini, geçiş aşaması için üzerinde anlaşmaya varılan çerçeveye uymasını ve vatandaşların güvenliğini tehdit eden ve gerilimi azaltma çabalarını baltalayan tüm askeri veya gerilimi artırıcı eylemlere son vermesini istedi. Hükümet, “bu kritik aşamada iç cepheyi parçalamanın ve ulusal çabaları başka yöne çekmenin doğrudan terörist Husi milislerine hizmet ettiğini, darbelerinin ömrünü uzattığını, bu nedenle ulusal birliğin bugün ertelenemez bir askeri ve siyasi zorunluluk olduğunu” vurguladı.

Hadramut şehrinden Salim bin Brik başkanlığındaki hükümet, “Güney Geçiş Konseyi'nin tek taraflı askeri eylemlerinin ve resmi çerçeveler dışında silah ve güçlerin devreye sokulmasının, tehlikeli bir güvenlik ihlali, geçiş aşamasının ilkelerinin ve gerilimi azaltma çabalarının açık bir ihlali, vatandaşların güvenliğine ve devletin birliğine doğrudan tehdit ve ekonomik reformlara ciddi bir engel teşkil ettiğini” vurguladı.

Temsilciler Meclisi, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi ve Başkanı’nın olağanüstü hal ilanı da dahil olmak üzere aldığı önlemleri ve kararları, “devleti korumayı, güvenlik ve istikrarı sağlamayı amaçlayan yasal önlemler” olarak değerlendirerek “tam destek” verdiğini açıkladı.

Güney Geçiş Konseyi'ne bağlı güçler, Hadramut Vadisi ve Mehra şehrindeki bölgelerin kontrolünü ele geçirdi. Bunun ardından Konsey, uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetindeki bakanlara, eylemlerine destek vermeleri için baskı yaptı; bu da yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde geniş çaplı bir tepkiyle karşılandı.

Suudi Arabistan’ın vurgusu

Hem yerel hem de bölgesel düzeyde bu gelişmelerin önemi, Hadramut şehrinin tarihi ve ekonomik önemi, krizin başlangıcında komşu ülkedeki gerilimi kontrol altına almak için hemen harekete geçmenin önemini yansıtan bir ziyaretle, güvenlik ve askeri ekip gönderen Suudi Arabistan sınırındaki hassas konumu sebebiyle, Suudi Arabistan Kabinesi, Kral Selman bin Abdulaziz başkanlığındaki toplantısında, Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğine yönelik herhangi bir ihlal veya tehditle mücadele etmek için gerekli adımları ve önlemleri almaktan çekinmeyeceğini yineledi. İki ülkenin birbirine bağlı kaderleri göz önüne alındığında, Kabine ayrıca Yemen'in güvenliğine, istikrarına ve egemenliğine olan bağlılığını ve Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı ve hükümetine tam desteğini vurguladı.

Diyaloğun önemini ve askeri eylemden kaçınmayı açıkça vurgulayan açıklamada, Suudi Arabistan'ın tutumu şu şekilde ifade edildi: “Krallık, aklın galip geleceğine, kardeşlik, iyi komşuluk ilkelerinin ve Körfez İşbirliği Konseyi devletlerini birbirine bağlayan yakın ilişkilerin yanı sıra Yemen'in çıkarlarının da korunacağına, BAE'nin Yemen Cumhuriyeti'nin BAE güçlerinin çekilmesi talebine 24 saat içinde uyacağına, Güney Geçiş Konseyi'ne ve Yemen içindeki diğer tüm taraflara askeri ve mali desteği keseceğine, BAE'nin, Suudi Arabistan'ın güçlendirmek istediği iki ülke arasındaki ikili ilişkileri korumak ve bölge ülkelerinin refahını, kalkınmasını ve istikrarını artıracak her şey için birlikte çalışmak üzere gerekli adımları atacağına dair umudunu dile getirmektedir.”

Meşru hükümet ve destekçisi Riyad ile artan gerilimin gölgesinde, Güney Geçiş Konseyi, cuma günü yayınlanan kısa bir açıklamayla, operasyonlarını “halkın taleplerine yanıt olarak” gerekçelendirdi ve terörizmle mücadele etmeyi, Husi ikmal hatlarını kesmeyi ve güney vatandaşlarının kaynaklarını korumayı amaçladığını belirtti. Konsey Başkanı Riyad ile koordinasyona açık olduğunu teyit etti ama “güney halkının iradesinin müzakere edilemez olduğunu” vurguladı. Aynı askeri mantıkla muamele görme işaretleri karşısında, güçlerinin hedef alınmasının “ortaklığa hizmet etmeyeceği” konusunda uyardı.

Güney Geçiş Konseyi, BAE'nin desteğiyle Güney Yemen “devletini yeniden kurma” projesini benimseyen bir Yemenli siyasi oluşum. Başkanlık organı, liderleri ile eski Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi arasında yaşanan sert anlaşmazlıkların ardından 11 Mayıs 2017'de kuruldu. Üyeleri arasında ülkenin güneyinden, coğrafi olarak geçmişte “Yemen Halk Demokratik Cumhuriyeti” olarak bilinen bölgeyi temsil eden birçok isim yer alıyor. Başında da daha sonra Husi karşıtı bir koalisyon olan Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi'ne üye olarak atanan Ayderus ez-Zübeydi bulunuyor.


Abdullah bin Zayid ve Marco Rubio, Yemen'deki gelişmeleri ve Gazze'deki durumu görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
TT

Abdullah bin Zayid ve Marco Rubio, Yemen'deki gelişmeleri ve Gazze'deki durumu görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayid Al Nahyan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Şarku’l Avsat’ın WAM’dan aktardığına göre iki taraf Gazze Şeridi'ndeki durum ve Yemen'deki son gelişmeler de dahil olmak üzere karşılıklı ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu görüştü.

Görüşme sırasında Şeyh Abdullah bin Zayid, BAE'nin bölgede kalıcı bir barış inşa etme ve halkın çıkarlarına hizmet edecek şekilde güvenlik ve istikrarı pekiştirme çabalarını desteklemek için Amerika Birleşik Devletleri ve ortaklarıyla birlikte çalışma taahhüdünü teyit etti.