Gazze Şeridi'ni 6 ay süreyle sivil bir komite yönetecek… Mısır'ın Gazze Şeridi'ni yeniden inşa planının ayrıntıları

Mısır ve Ürdün, Filistin polisini konuşlandırmadan önce eğitecek

Gazze'deki eş-Şati Mülteci Kampı’nın batısında yer alan bir çadır kampı (AP)
Gazze'deki eş-Şati Mülteci Kampı’nın batısında yer alan bir çadır kampı (AP)
TT

Gazze Şeridi'ni 6 ay süreyle sivil bir komite yönetecek… Mısır'ın Gazze Şeridi'ni yeniden inşa planının ayrıntıları

Gazze'deki eş-Şati Mülteci Kampı’nın batısında yer alan bir çadır kampı (AP)
Gazze'deki eş-Şati Mülteci Kampı’nın batısında yer alan bir çadır kampı (AP)

Kahire'de Filistin konulu Olağanüstü Arap Birliği Zirvesi’nin başlamasına saatler kala, Mısır'ın Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ilişkin planı ortaya çıkmaya başladı. Planın en önemli unsurlarından biri, altı aylık bir geçiş dönemi boyunca Gazze Şeridi'ni ‘fraksiyoncu olmayan’ bir komitenin yönetecek olması.

Kahire el-İhbariyye televizyon kanalı dün, zirve sırasında Arap liderlere sunulacak olan Gazze Şeridi'nin yeniden inşası planının bazı detaylarını yayınladı.

Kanala göre plan, ‘altı aylık bir geçiş döneminde Gazze Şeridi'nin işlerini yönetecek bir Gazze Yönetim Komitesi kurulmasını, komitenin bağımsız olmasını ve Filistin hükümetinin şemsiyesi altında çalışacak, fraksiyoncu olmayan kişilerden (teknokratlar) oluşmasını’ içeriyor.

Kanal ayrıca planın, ‘Gazze Yönetim Komitesi’nin mevcut aşamada tamamen Gazze Şeridi’ne dönmesini ve bir sonraki aşamayı Filistinlilerin kararıyla yönetmesini sağlamaya hazırlık olarak oluşturulduğunu’ ve ‘Mısır ve Ürdün'ün Gazze Şeridi’ne konuşlandırılmalarına hazırlık olarak Filistinli polisleri eğitmek için çalıştığını’ açıkladı.

defrtg5y6
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının meydana getirdiği yıkım (AP)

Mısır’ın planı, ‘iki devletli çözümün uluslararası toplum ve uluslararası hukuk açısından en iyi çözüm olduğunu ve Gazze Şeridi'nin Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu’ vurguluyor. Planda ayrıca, ‘sivillerin öldürülmesi ve hedef alınması ile Gazze Şeridi'ne yönelik savaşın yol açtığı eşi benzeri görülmemiş düzeydeki şiddet ve insani acılar’ kınandı.

Plan, ‘Filistin halkının yerinden edilmeden topraklarında kalma haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini’ vurgulayarak, ‘uluslararası toplumun savaşın neden olduğu insani felaketi ele almak için her şeyden önce insani temelde bir araya gelmesi gerektiğini’ belirtiyor.

Plan, ‘Filistin halkının devlet olma umudunu elinden alma ya da topraklarını ellerinden alma girişiminin sadece daha fazla çatışma ve istikrarsızlığa yol açacağına’ dikkat çekiyor.

Gazze Şeridi'ndeki ateşkesle ilgili olarak Mısır planı, ‘Gazze Şeridi'nde ateşkesin sürdürülmesi gerektiği’ çağrısında bulunurken, ‘yeniden yapılanmanın uygulanabilmesi için iki devletli çözüm ihtimalini koruyan geçiş dönemi idaresi ve güvenlik düzenlemelerinin gerekli olduğunu’ da vurguladı.

sdefrtg56y
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yardım girişini askıya almasının ardından pazar günü Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında park etmiş tırlar (AFP)

‘Filistin halkının kendi topraklarında kalma hakkının korunmasının yanı sıra Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da bitişik topraklara sahip bir devlet kurma yönündeki meşru isteklerini gerçekleştirme haklarını dikkate alan kademeli bir öneri üzerinde çalışmanın büyük önem taşıdığı’ belirtilen planda, ‘bölgenin uluslararası meşruiyet ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararlarıyla tutarlı siyasi ve hukuki bir şekilde ele alınması’ çağrısında bulunuldu.

Mısır planı, ‘erken toparlanmanın bir sonraki aşamasının Filistinlilerin sahipliğini garanti altına alacak şekilde nasıl yönetileceğini düşünmeye başlama’ çağrısında bulundu. Plan, ‘Filistin Yönetimi'nin Filistinli kurum ve kuruluşların çalışmalarını geliştirmek için daha ileri adımlar atma çabalarını sürdürmesinin’ önemini vurguladı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre, bugün yapılacak olan Olağanüstü Arap Birliği Zirvesi’nin taslak sonuç bildirisinde Gazze Şeridi'nin geleceğine ilişkin Mısır planı kabul edilirken, uluslararası toplum ve finans kuruluşlarına Mısır planına hızlı destek verme çağrısı yapıldı.

Taslakta ayrıca, Gazze Şeridi'nin yeniden imarı için bu ay Kahire'de uluslararası bir konferans toplanması da memnuniyetle karşılandı. Taslağa göre Arap liderler, uygun koşulların sağlanması halinde bir yıl içinde tüm Filistin topraklarında seçimlerin yapılması çağrısında bulunuyor.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.