Hamas savaş sırasında görevlerini ‘terk eden’ yetkilileri cezalandırıyor

Kaynaklar Şarku'l Avsat'a konuştu: Yaptırımlar askeri ve idari düzeyleri etkiledi

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'na mensup silahlı kişiler, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda üç İsrailli esirin Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) temsilcilerine teslim töreninde, 22 Şubat 2025. (EPA)
Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'na mensup silahlı kişiler, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda üç İsrailli esirin Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) temsilcilerine teslim töreninde, 22 Şubat 2025. (EPA)
TT

Hamas savaş sırasında görevlerini ‘terk eden’ yetkilileri cezalandırıyor

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'na mensup silahlı kişiler, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda üç İsrailli esirin Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) temsilcilerine teslim töreninde, 22 Şubat 2025. (EPA)
Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'na mensup silahlı kişiler, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda üç İsrailli esirin Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) temsilcilerine teslim töreninde, 22 Şubat 2025. (EPA)

Hamas, son zamanlarda çeşitli görevlerde bulunan bir dizi yetkili ve aktivisti, kendilerine verilen görevleri terk edip Gazze Şeridi'nin kuzeyinden güneyine göç etmekle suçlayarak haklarında disiplin tedbirleri aldı.

Hamas kaynakları Şarku’l Avsat'a bu önlemlerin gerek hükümet, siyaset ve hatta askeri alanda gerekse hayırseverlik, sosyal ve savunuculuk çalışmaları alanında çalışan birçok kişiyi kapsadığını açıkladı.

Kaynaklara göre aralarında müsteşarlar, genel müdürler ve hükümet işlerinde daha alt kademelerde görev yapanların da bulunduğu çok sayıda yetkili görevlerinden uzaklaştırıldı ve güneye göç etmeden yerlerinde kalmalarını gerektiren görevlerini terk etmelerinin ardından işleri yeniden yapılandırılıncaya ve durumları değerlendirilinceye kadar eski görevlerine dönmeleri engellendi.

Kaynaklara göre, özellikle devlet güvenlik kurumlarında görev yapan bazı isimler, ‘bazı kurumları, departmanları ve güvenlik dosyalarını yönetmeye duyulan acil ihtiyaç nedeniyle kuzeye döndükten sonra disiplin ve cezai yaptırımlardan muaf tutuldular.’

dfgthy
İsrail tarafından Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Han Yunus'tan güneye göç etmeye zorlanan yerinden edilmiş insanlar (AFP)

Kaynaklar, güvenlik ve siyasi istikrar açısından durumun savaş öncesine dönmesi halinde bu isimlere karşı görevden almaya varan yaptırımlar uygulanacağını belirtti.

Kaynaklara göre, Hamas içinde tanımlanan idari bölümlere göre bölgelerde siyasi, sosyal ve savunuculuk çalışmalarında aktif olan üçüncü ve dördüncü dereceden birçok yetkilinin çalışmalarının dondurulmasına ve çalışmalarıyla ilgili faaliyetleri yönetmek üzere her biri kendi uzmanlığına ve çalıştığı alana göre alternatif kişilerin atanmasına karar verildi.

Askeri düzey

Askeri düzeyde, Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, kuzeyde yaşayan yüz binlerce kişinin göç dalgaları sırasında belirli görevleri olan ve bunları bırakıp Gazze Şeridi'nin güneyine giden liderlerinin ve aktivistlerinin hiçbirinin faaliyetlerini dondurmadı. Bunun yerine, İsrail'in çok sayıda kişiyi tasfiye edip öldürmesinin ardından Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yaşanan ciddi kadro sıkıntısı ışığında askeri çalışmaları yeniden yapılandırmaya odaklandı.

Ancak görevlerini terk edenler için daha sonra belirlenecek cezai tedbirler olduğunu açıklayan kaynaklar, bazılarının önceki görevlerine dönmeyip daha az önemli başka görevlere kaydırılmalarının kararlaştırıldığını, bazılarının ise her kişinin ihtiyacına göre örgütün askeri yapısıyla ilgili prosedürler tamamlanıncaya kadar önceki görevlerini koruduğunu kaydetti.

Kaynaklar, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde kalanların ve İsrail güçleriyle çatışmalara katılan yeni askerlerin haklarında kararlar alınacağını ve bazılarının ‘askeri bölgelere’ liderlik edebileceğini, bazılarının da terfi ederek müfrezelere liderlik edebileceğini belirtti.

Bu durumun sadece askeri alanda çalışanları kapsamadığı, aynı zamanda istihbarat ve diğer iç askeri oluşumların üyelerini de kapsadığı ifade edildi.

Savaş sırasında Kassam Tugayları binlerce yeni üye kazanmayı başardı. Daha önce Şarku’l Avsat tarafından ortaya çıkarıldığı üzere, onlara silahların nasıl kullanılacağına dair broşürler ve küçük kitapçıklar aracılığıyla yazılı talimatlar dağıtıldı.

Hamas kaynakları bu katılımın yetersiz olduğunu, bu nedenle bölgelerdeki taburların, bölüklerin, müfrezelerin ve diğer askeri yapıların liderliğinin Kassam Tugayları içindeki olağan sınıflandırmaya göre hızlı bir şekilde yeniden yapılandırıldığını söylüyor.

Hamas, Gazze savaşı sırasında öldürülen mensuplarının sayısını açıklamazken, İsrail'in tahminlerine göre bu sayı en az 12 bin.

Kassam Tugayları kısa bir süre önce genel komutanı Muhammed ed-Dayf, yardımcısı Mervan İsa, Han Yunus Tugayı Komutanı Rafi Selame, Merkez Tugayı Komutanı Eymen Nevfel, Kuzey Tugayı Komutanı Ahmed el-Gandur, Silah ve Savaş Hizmetleri Bölüm Komutanı Gazi Ebu Tamaa ve İnsan Kaynakları Departmanı Komutanı Raid Sabit'in öldüğünü duyurdu.

Ayrıca İsrailli esirleri teslim etmek için yapılan törenler sırasında, bölgelerdeki birçok tugay komutanının ve çeşitli uzmanlık alanlarının kaybedildiği dolaylı olarak ortaya çıkarken, İsrail'in daha önce ortadan kaldırmayı başardığını duyurduğu bazı figürlerin ölmediği de ortaya çıktı.

Kassam Tugayları örgütlenmesi

Kassam Tugayları idari ve örgütsel olarak beş tugaydan oluşan entegre bir askeri sisteme sahiptir: Kuzey Tugayı, Gazze Tugayı, Merkez Tugayı, Han Yunus Tugayı ve Refah Tugayı. Her tugayda bölükler, müfrezeler ve askeri oluşumlardan oluşan birkaç tabur vardır ve 2011'den itibaren ülkede meydana gelen iç olayların ardından iki taraf arasındaki ilişkiler bozulmadan önce Lübnan, İran veya Suriye gibi Gazze dışında askeri eğitim almış kişiler tarafından eğitilen binlerce savaşçı içerir.

Kassam Tugayları'nın 24 askeri taburu bulunmaktadır: Altısı kuzeyde, biri Gazze'de, dördü merkezde, dördü Han Yunus'ta ve biri de Refah'ta.

Coğrafi bölgeye bağlı olarak her taburda en az 600 en fazla bin 200 savaşçı bulunur. Her tabur dört ila altı bölük ve her bölük de coğrafi dağılıma bağlı olarak üç ya da dört müfreze içerir.

Kassam Tugayları'nın savaşçı sayısı net olarak bilinmemekle birlikte, son yıllarda genellikle mümkün olduğunca çok sayıda genç erkeği kendi içinde ‘Kurtuluş Ordusu’ olarak bilinen yapının bir parçası olarak seferber etmeye ve silah altına almaya odaklanmıştır.

Kassam Tugayları'nın resmi yapısında her tugay bir askeri adalet organı, bir üretim ayağı, bir kontrol organı, bir destek ve savaş silahları ayağı, bir operasyon ayağı, bir istihbarat ayağı, bir iç cephe ayağı, bir insan kaynakları ayağı ve bir enstitü ve üniversite ayağından oluşur.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.