Suriye sahilinde kanlı çatışmalar... Tartus, Humus ve Lazkiye'de ‘sokağa çıkma yasağı’

Esed rejimiyle bağlantılı militanlarla yaşanan çatışmalarda 16 güvenlik gücü mensubu öldürüldü

Lazkiye kırsalındaki silahlı kişiler (Arşiv - DPA)
Lazkiye kırsalındaki silahlı kişiler (Arşiv - DPA)
TT

Suriye sahilinde kanlı çatışmalar... Tartus, Humus ve Lazkiye'de ‘sokağa çıkma yasağı’

Lazkiye kırsalındaki silahlı kişiler (Arşiv - DPA)
Lazkiye kırsalındaki silahlı kişiler (Arşiv - DPA)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) bugün yaptığı açıklamada, Suriye sahilindeki Lazkiye'de güvenlik güçleri ile devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed'e bağlı militanlar arasında çıkan çatışmalarda en az 70 kişinin öldüğünü duyurdu.

X platformu üzerinden yapılan açıklamada, “Suriye sahilinde savunma ve içişleri bakanlıklarına bağlı unsurlar ile devrik rejimin ordusundan silahlı militanlar arasında çıkan kanlı çatışmalarda 70'ten fazla kişi öldü, onlarca kişi yaralandı ve esir alındı” denildi.

SOHR, Lazkiye kırsalındaki Ceble ilçesi ve çevresindeki şiddetli çatışmalarda, Esed yanlısı militanlar tarafından öldürülen 16 güvenlik gücü mensubuna ek olarak, Suriye güvenlik güçleri tarafından öldürülen 28 Esed yanlısı milis ve dört sivil dahil olmak üzere en az 48 kişinin öldüğünü bildirdi.

Suriye genelinde güvenliğin sağlanması ve kontrol altına alınması, 13 yıl önce başlayan yıkıcı çatışmaların ardından rejimi devirerek yönetime gelen Ahmed eş-Şera liderliğindeki yeni yönetimin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri.

Şarku’l Avsat’ın Suriye resmi haber ajansı SANA'dan aktardığına göre Suriye Savunma Bakanlığı, ‘güvenlik güçlerini desteklemek ve bölgede istikrarı yeniden tesis etmek üzere’ Ceble ve kırsalına ‘büyük askeri takviye’ gönderdi.

SANA, Kamu Güvenliği Dairesi'nden bir kaynağın ‘1987-2002 yılları arasında Suriye Hava Kuvvetleri İstihbaratı'nın eski başkanı olan Tümgeneral İbrahim Huveyce'nin Ceble’de yakalandığını’ söylediğini aktardı. Kaynağa göre Huveyce, 16 Mart 1977'de Lübnanlı Dürzi lider Kemal Canbolat suikastı da dahil olmak üzere Baas rejimi döneminde ‘yüzlerce suikasttan’ sorumlu tutuluyor.

Huveyce nadiren halkın arasına çıkıyor ve hakkında çok az bilgi mevcut.

Babasının öldürülmesinin ardından liderliği ondan devralan eski milletvekili Velid Canbolat, X platformunda haberi ‘Allahu Ekber’ yorumuyla yeniden paylaştı.

Canbolat uzun zamandır Suriye rejimini, Suriye'nin Lübnan'daki iç savaşa (1975-1990) müdahalesi sırasında arabasının önünü kesen kimliği belirsiz silahlı kişiler tarafından vurularak öldürülen babasına suikast düzenlemekle suçluyordu. Kemal Canbolat o dönemde Şam'a karşı Yaser Arafat'ın Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) müttefikiydi.

Tartus, Humus ve Lazkiye'de sokağa çıkma yasağı

SANA, Tartus'ta dün gece saat 22:00'den itibaren 12 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini duyurdu. Suriye devlet televizyonu, Kamu Güvenliği Dairesi'nin Humus'ta saat 22:00'den sabah 08:00'e kadar, Lazkiye vilayetinde ise sabah 10:00'a kadar sokağa çıkma yasağı ilan ettiğini bildirdi.

SOHR'a göre dün Lazkiye'de güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda 28 Esed yanlısı militan öldürüldü. Suriye güvenlik güçleri, Alevilerin kalesi Lazkiye kırsalında, devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed döneminde üst düzey bir ordu komutanı olan Suheyl el-Hasan'a bağlı silahlı gruplarla çatışmaya girdiklerini duyurdu.

SOHR'a göre çatışmalar Suriye helikopterlerinin bölgeye yönelik saldırılarını da kapsarken, Alevi toplumu temsilcileri bugün bölge sakinlerine gerilimi protesto etmek üzere barışçıl bir şekilde meydanlarda oturma çağrısında bulundu.

SANA, Lazkiye Emniyet Müdürü’nün şu sözlerini aktardı: “Güvenlik güçlerimizin Lazkiye kırsalında çatıştığı militanlar, Esed döneminde Suriye ordusunda albay rütbesiyle görev yapan, Esed yanlıları tarafından geniş çapta desteklenen ve Esed'in en önde gelen askeri liderlerinden biri olarak kabul edilen savaş suçlusu Suheyl el-Hasan'a bağlı.”

Bir Savunma Bakanlığı mensubu öldürüldü

SANA daha önce de Lazkiye kırsalında devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed rejiminin kalıntıları tarafından gerçekleştirilen saldırıda bir Savunma Bakanlığı mensubunun öldüğünü ve birçoğunun da yaralandığını bildirmişti.

Ajansın Lazkiye'deki bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre, Esed'in mlislerinden arta kalan gruplar Lazkiye kırsalındaki Beyt Ana köyü yakınlarında Savunma Bakanlığı unsurlarını ve araçlarını hedef aldı, bunun sonucunda bir kişi şehit olurken birkaç kişi de yaralandı.

Ajans kaynağın şu sözlerini aktardı: “Suçluları sorumlu tutmak için gerekli tüm önlemleri alacağız ve Suriye'nin güvenliğini hedef alanlara karşı demir yumrukla saldıracağız.”

SOHR'un bildirdiğine göre askeri helikopterler Lazkiye kırsalındaki militanlara yönelik saldırılar düzenlerken, güvenlik güçleri bölgedeki militanlardan birinin öldüğünü duyurdu.

SOHR, ‘Suriye helikopterlerinin Beyt Ana köyündeki militanlara ve civarındaki ormanlara saldırı düzenlediğini’ bildirdi.

SOHR’a göre gerginlik, el-Hasan'ın memleketi olan Beyt Ana köyünde, bir grup köy sakininin güvenlik güçlerinin silah kaçakçılığı suçlamasıyla aranan bir kişiyi gözaltına almasını zorla engellemesinin ardından başladı.

İç Güvenlik Güçleri, Dera vilayetinin kuzeyindeki es-Sanameyn ilçesinde silahlı bir grubun son mevzilerini ele geçirdikten sonra askeri operasyonlarının sona erdiğini duyurdu.

Suriye televizyonunun internet sitesinde bugün yer alan habere göre, Suriye hükümetinin devrik rejimin kalıntılarına karşı yürüttüğü bir dizi operasyonun parçası olarak 24 saat süren çatışmalar sonucunda militanlardan bazıları öldürüldü ve onlarcası gözaltına alındı.

İdlib'de seferberlik

AFP muhabirinin aktardığına göre, üç ay önce Esed rejimini deviren saldırıya öncülük eden Heyetu Tahriru’ş-Şam'ın (HTŞ) kalesi olan kuzeybatıdaki İdlib vilayetinden 16 güvenlik gücü mensubunun öldürüldüğü haberi yayılırken, İdlib şehir merkezinde genç erkeklerden oluşan bir kalabalık askeri komutayı desteklemek için toplandı. Camilerden hoparlörlerle Suriye kıyılarındaki militanlara karşı ‘cihat’ çağrısı yapıldı.

SOHR’a göre dün Lazkiye kırsalında yaşanan gerilim, güvenlik güçlerinin salı günü sahil kenti Lazkiye'de başlattığı ve en az dört sivilin ölümüne neden olan operasyonun ardından geldi.

Suriye devlet medyasının güvenlik kaynaklarından aktardığına göre, salı günü güvenlik güçleri, ‘Esed milislerinden arta kalan gruplar’ tarafından kurulan silahlı pusuda, iki personelinin öldürülmesinin ardından ed-Datur mahallesinde operasyon başlattı.

Alevilerin çoğunlukta olduğu Lazkiye kentinde Esed'in devrilmesinden sonraki ilk günlerde yaşanan güvenlik gerilimi son dönemde azaldı.

Ancak SOHR’a göre zaman zaman güvenlik güçlerinin kontrol noktalarına saldırılar düzenleniyor. Bu saldırılar bazen Esed yanlısı militanlar ya da eski Suriye ordusu mensupları tarafından gerçekleştiriliyor.

Yeni yetkililerin 8 Aralık'ta Şam'da kontrolü ele geçirmesinden bu yana birçok bölgede çatışmalar ve silahlı saldırı olayları kaydedildi. Güvenlik yetkilileri bu olayların arkasında eski rejime bağlı militanların olduğunu iddia etti. Yetkililer, gözaltılar da dahil olmak üzere ‘eski rejimin kalıntılarını’ hedef aldığını söyledikleri güvenlik operasyonları yürütüyor.

Bölge sakinleri zaman zaman, yetkililerin ‘münferit olaylar’ olarak tanımladıkları ve sorumluları kovuşturma sözü verdikleri evlere el koyma, saha infazları ve adam kaçırma gibi ihlalleri şikâyet ediyor.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.