Bahar şehre giriş yaptı: İstanbul Film Festivali'nde izlemeniz gereken 10 film

31 yaşındaki Sean Wang imzalı Dìdi, festivalde N Kolay Galaları kapsamında izleyiciyle buluşacak (Focus Features)
31 yaşındaki Sean Wang imzalı Dìdi, festivalde N Kolay Galaları kapsamında izleyiciyle buluşacak (Focus Features)
TT

Bahar şehre giriş yaptı: İstanbul Film Festivali'nde izlemeniz gereken 10 film

31 yaşındaki Sean Wang imzalı Dìdi, festivalde N Kolay Galaları kapsamında izleyiciyle buluşacak (Focus Features)
31 yaşındaki Sean Wang imzalı Dìdi, festivalde N Kolay Galaları kapsamında izleyiciyle buluşacak (Focus Features)

İstanbul'da baharın gelişi, sadece çiçeklenen ağaçlarla değil, perdelerini aralayan sinema salonlarıyla da hissedilir. Şehrin en köklü kültür-sanat etkinliklerinden biri olan İstanbul Film Festivali, her yıl olduğu gibi bu nisanda da sinemaseverleri dünya sinemasının en seçkin örnekleriyle buluşturuyor. 

Beyoğlu'ndan Kadıköy'e uzanan festival ruhu, sinemanın büyüsünü İstanbul'un sokaklarına taşımaya hazırlanıyor. Ödüllü yapımlardan kült filmlere, usta yönetmenlerden genç yeteneklere uzanan bu zengin seçki, izleyicileri bir kez daha keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor. 

12 gün sürecek festival boyunca Beyoğlu, Kadıköy ve Şişli'deki 7 salon birer kutlama alanına dönüşürken, sinemaseverler olarak biz de bu şölenin bir parçası olacağız.  

Festival biletleri satışa çıkarken biz de 44. İstanbul Film Festivali'nde kaçırılmaması gereken filmlere birlikte göz atalım...

Buzlar Kraliçesi (La tour de glace) 

Özellikle çocukken masalını okuyarak büyüyenler için Buzlar Kraliçesi, Berlinale'de ödülle taçlandırıldığından beri merakla bekleniyor.

Çoğu masal gibi Buzlar Kraliçesi de mutsuz bir yetimle başlıyor. 1970'lerin Fransa'sında küçük, dağlık bir köyde yaşayan Jeanne evden kaçarak ve bir stüdyoya sığınıyor. 16 yaşındaki Jeanne, kendini burada çekilmekte olan Karlar Kraliçesi filminin esrarengiz yıldızı Cristina'nın tuhaf çekiciliğine kaptırıyor. Filmle gerçeklik birbirine karışırken, oyuncu ve kızın arasında da karşılıklı bir hayranlık gelişiyor. 

dcfrgt
(Goodfellas)

Evrim (Évolution) ve Masumiyet'le (Innocence) tanınan Fransa'nın en özgün seslerinden Lucile Hadžihalilović'in bu yeni filmi, Oscarlı yıldız Marion Cotillard ve çizgi dışı yönetmen Gaspar Noé'nin de aralarında bulunduğu bol yıldızlı bir oyuncu kadrosunu bir araya getiriyor.

Slant Magazine'den Diego Semerene, "Buzlar Kraliçesi, nihayetinde estetik ve nostaljik bir egzersiz" ifadesini kullanırken, eleştirmen Dennis Schwartz ise "Performanslar muhteşem" diyor. 

12 Nisan Cumartesi 16:00   Cinewam City's 3    
14 Nisan Pazartesi 11:00     Kadıköy Sineması    
21 Nisan Pazartesi 21:30     Atlas 1948

Köln 75

Köln 75, caz tarihine damga vuran The Köln Concert albümünün heyecan dolu perde arkasını anlatan etkileyici bir film. 1975'te gerçekleşen bu unutulmaz konserin ardında, sadece 17 yaşındaki lise öğrencisi Vera Brandes'in azmi ve tutkusu vardı. Tüm engellere rağmen bu konseri hayata geçiren Brandes, Keith Jarrett'ın belki de kariyerinin en özel performanslarından birine vesile olmuştu. Bu performansın kaydı, caz tarihinin en çok satan solo ve piyano albümü olarak tarihe geçti. 

dfrgthy
(Bankside Films)

Ido Fluk'un yönetmenliğini üstlendiği film, bu yılki Berlin Film Festivali'nde özel bir galada prömiyer yaparak büyük ilgi topladı. 44. İstanbul Film Festivali'nin açılışında gösterilecek Köln 75, konserin 50. yılına anlamlı bir saygı duruşu niteliğinde. Müzik ve sinema tutkunları için kaçırılmayacak bu yapım, ilham veren gerçek bir hikaye sunuyor. Açılış gecesi için film ekibinin de İstanbul'a geleceğini hatırlatalım.

11 Nisan Cuma 21:30            Atlas 1948    
11 Nisan Cuma 21:30            Kadıköy Sineması    
12 Nisan Cumartesi 21:30    Cinewam City's 7    
17 Nisan Perşembe 19:00     Paribu Cineverse Nautilus

Ada (Islands)

Luca Guadagnino'nun geçen yıl hem sinemaseverlerin hem de tenis meraklılarının yüzünü güldüren filmi Rekabet'ten (Challengers) sonra bir kez daha kortlardayız. Bu kez Kanarya Adaları'nda lüks bir otelin kortunda... 2019'da çektiği Lara'yla adından söz ettiren Alman yönetmen, oyuncu ve senarist Jan-Ole Gerster'in merakla beklenen yeni filmi Ada, kara film, drama ve gerilim türlerini harmanlıyor. Prömiyerini bu yıl Berlinale'de özel bir galayla yapan Ada, lüks bir otelde tenis hocalığı yapan Tom'u merkezine alıyor. Derslerden arta kalan zamanını  tek gecelik ilişkilerle dolduran Tom'un hayatı, sıradışı Maguire ailesinin otele gelişiyle değişiyor.

xdcfgrt
(Protagonist Pictures)

2007 yapımı Kontrol'de (Control) efsanevi post-punk grubu Joy Division'ın solisti Ian Curtis'i canlandıran Sam Riley'ye İtiraf: Bölüm 1'le tanınan (Nymphomaniac: Vol. I) Stacy Martin ve Jack Farthing eşlik ediyor. Telegraph, eleştirisinde Ada için şöyle diyor:

Ada, zekice bir ters vuruşla bizi yanıltan bir tatil gizemi.

12 Nisan Cumartesi 11:00      Beyoğlu Sineması    
15 Nisan Salı 19:00               Cinewam City's 7    
17 Nisan Perşembe 13:30     Paribu Cineverse Nautilus

Dìdi

Dìdi, izleyicisini yakın geçmişe, 2008'in nostaljik dünyasına götürüyor. Eğlenceli ve dokunaklı bir büyüme hikayesini anlatan film, 13 yaşındaki Tayvan asıllı Amerikalı bir çocuğun kaykay kaymayı, flört etmeyi ve annesini her şeyden çok sevmeyi öğrendiği bir yazı anlatıyor. 

Sean Wang'in ilk yönetmenlik denemesi olan film, sinemacının kendi büyüdüğü kasabada geçiyor. Mizah dolu şaka videoları, havalı kaykaycılar ve 2000'lerin unutulmaz müzikleriyle bezenmiş Dìdi, aidiyet arayışına yazılmış sıcacık bir mektup gibi. 

cdvfgt
(Focus Features)

Sundance'te hem İzleyici Ödülü'nü hem de Jüri Özel Ödülü'nü kazanan film, Stockholm ve Münih'te de ödüllere layık görüldü. Bununla da kalmayan Dìdi, ABD Ulusal İnceleme Kurulu tarafından geçen yılın en iyi 10 bağımsız filminden biri seçilerek başarısını perçinledi. "En dokunaklı film" ödülünü de kapan Dìdi, seyirciye kahkaha attırırken gözleri nemlendirmeyi de başarıyor. The Atlantic, "Dìdi, büyüme sancılarının çalkantılarından daha fazlasını inceleyerek kendini diğerlerinden ayırıyor" diye yazıyor.

Bugünlerde hayatımızı ele geçiren sosyal medyanın doğduğu dönemi hatırlamak ve büyümenin tatlı sancılarına tanıklık etmek isteyenler için biçilmiş kaftan.

15 Nisan Salı 21:30              Kadıköy Sineması    
16 Nisan Çarşamba 19:00    Atlas 1948    
16 Nisan Çarşamba 21:30    Paribu Cineverse Nautilus    
17 Nisan Perşembe 21:30    Cinewam City's 7

Siyah Köpek (Gouzhen)

Siyah Köpek, insan ve hayvan dostluğunu sıradışı bir perspektiften ele alan, görsel açıdan çarpıcı bir film. Hapisten yeni çıkan Lang, Gobi Çölü kıyısındaki memleketine döndüğünde, kasabanın başıboş köpek sorununu çözmekle görevlendiriliyor. Ancak kaderin cilvesiyle, hakkında ödül konmuş gizemli bir siyah köpekle beklenmedik bir bağ kuruyor.

cvfbg
(Playtime)

Çinli yönetmen Guan Hu, büyük şehirlerden uzak, hayatta kalma mücadelesi veren insanların dünyasına güçlü bir mercek tutuyor. Cannes'da Belirli Bir Bakış Ödülü ve Palm Dog Büyük Jüri Ödülü kazanan film, Varşova ve Valladolid'de de büyük ödüllerle taçlandırıldı. 

Filmin sert ama duygu yüklü atmosferi, usta yönetmen Jia Zhang-ke'nin Lang'in amcası rolüyle kamera karşısına geçmesiyle daha da derinleşiyor. IndieWire'ın da belirttiği gibi, olay örgüsü bazen raydan çıkma tehlikesi yaşasa da Guan'ın etkileyici görselliği filmi daima izlenmeye değer kılıyor. 

Siyah Köpek, yalnızlık, dostluk ve hayatta kalma üzerine etkileyici bir hikaye anlatırken izleyicisini de içsel bir yolculuğa çıkarıyor

12 Nisan Cumartesi 13:30    Cinewam City's 7    
13 Nisan Pazar 19:00           Cinewam City's 3    
14 Nisan Pazartesi 16:00      Kadıköy Sineması

Takipçi (Lurker)

Takipçi, süperstarlık hayalleri, takıntılı bir hırs ve sosyal medya şöhretinin karanlık yüzü üzerine sürükleyici bir gerilim. Tezgahtarlıktan bunalan Matthew, yükselen pop yıldızı Oliver'ın yakın çevresine girmeyi başarsa da kısa sürede onun dünyasında herkesin kolayca gözden çıkarılabilir olduğunu fark ediyor. Göz önünde kalmak için her yolu deneyen Matthew için bu, kısa sürede bir ölüm kalım meselesine dönüşüyor. 

cdfrgt
(Universal Pictures, Focus Features)

Senarist Alex Russell'ın ilk yönetmenlik denemesi olan film, Los Angeles müzik sahnesinin ışıltılı ama acımasız dünyasını cesurca ele alıyor. Dünya prömiyerini Sundance'te yapan ve Berlinale'de de gösterilen Takipçi, şöhretin patolojisini hem şık hem de tedirgin edici bir dille anlatıyor. 

Guardian filmi "rahatsız edici bir gerilim" diye tanımlarken Hollywood Reporter, Takipçi'nin başlarda zaman zaman yavaş olan temposunun bir yerden sonra hiç durmadığını vurguluyor. Variety ise filmi, zamanımıza dair "ibret alınacak şık bir öykü" diye övüyor. 

Takıntı, ihanet ve kimlik kaybı ekseninde şekillenen bu modern psikolojik gerilim, izleyiciyi hem büyüleyip hem de huzursuz etmeyi başarıyor.

12 Nisan Cumartesi 21:30    Atlas 1948    
13 Nisan Pazar 19:00           Kadıköy Sineması    
14 Nisan Pazartesi 19:00     Cinewam City's 7    
18 Nisan Cuma 21:30           Paribu Cineverse Nautilus

 

Maldoror

Maldoror, yasaların sınırlarını zorlayan bir polis memurunun karanlık bir adalet arayışına sürüklendiği, tüyler ürpertici bir gerilim filmi. İki genç kızın kaybolmasıyla başlayan hikayede, fevri polis memuru Paul Chartier, şüpheli bir cinsel suçluyu takip eden gizli birime atanıyor. Ancak operasyonun başarısız olması, Chartier'i kuralların dışına çıkmaya ve kendi yöntemleriyle adalet aramaya itiyor. 1990'larda Belçika'yı sarsan gerçek bir seri katil vakasından esinlenen film, suç ve adalet kavramlarına cesurca yaklaşan bir hikaye anlatıyor. 

yhu
(WTFilms)

Venedik Film Festivali'nde yarışma dışı gösterilen Maldoror, 52 yaşındaki Belçikalı sinemacı Fabrice du Welz'in etkileyici yönetimiyle izleyiciyi sürükleyici bir ahlaki çıkmazın içine çekiyor. 

Sinema yazarı Matthew Turner, filmi "küçük kasaba gerilim türünün ustalıkla işlenmiş bir örneği" diye tanımlıyor. Kötülüğün doğasını sorgulayan film, gerçek suç hikayelerine ilgi duyanları büyülemeye aday. Adaletin ne kadar esnetilebileceğini sorgulatan Maldoror, izleyicisini sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor.

18 Nisan Cuma 16:00    Atlas 1948    
20 Nisan Pazar 16:00    Cinewam City's 7    
22 Nisan Salı 21:30       Kadıköy Sineması

Öldürdüğün Şeyler (The Things You Kill)

Öldürdüğün Şeyler, intikam, vicdan ve gerçeklik algısının bulanıklaştığı, sürükleyici bir psikolojik gerilim. Annesinin ölümünün ardından derin bir öfkeye kapılan Ali, babasından intikam almak için gizemli bahçıvanıyla birlikte karanlık bir plan yapıyor. Ancak ailesi ve yetkililer yaşlı adamın kayboluşunu araştırmaya başladıkça Ali, işlediği suçun haklı olup olmadığını sorgulamaya başlıyor. 

cdfvghtyj
(Best Friend Forever)

İranlı yönetmen Alireza Khatami'nin imzasını taşıyan film, Prömiyerini Sundance'te yaparak Yönetmenlik Ödülü kazanmıştı.

"Lynchvari tuhaflık ve Türk gerçekçiliğinin sürükleyici bir karışımı" diye tanımlanan film, izleyiciyi hem büyüleyen hem de rahatsız eden bir kabusun içine çekiyor. Vulture yazarı Bilge Ebiri, incelemesinde psikolojik gerilim türünün ustalıkla işlendiğini vurgularken Variety, filmi "zekice yazılmış bir alıştırma" diye niteliyor. Sinematografisiyle hipnotize eden, atmosferiyle geren Öldürdüğün Şeyler,  Kendi adaletini sağlamaya çalışan bir adamın içsel çöküşünü ustalıkla işliyor.

Başrollerini Ekin Koç, Erkan Kolçak Köstendil, Hazar Ergüçlü ve Ercan Kesal'ın paylaştığı filmin 17 ve 19 Nisan'daki gösterimleri film ekibinin katılımıyla gerçekleşecek, hatırlatalım.

17 Nisan Perşembe 21:30        Kadıköy Sineması    
19 Nisan Cumartesi 16:00        Atlas 1948    
21 Nisan Pazartesi 16:00         Cinewam City's 7

Çirkin Üvey Kardeş (The Ugly Stepsister)

Çirkin Üvey Kardeş, herkesin bildiği Külkedisi masalını unutamayacağınız kadar rahatsız edici, grotesk bir beden korkusu (body horror) şölenine dönüştürüyor. Prens Julian'ın kalbini kazanmak için güzelleşmeye takıntılı hale gelen Elvira, kendini tenyalar, çürüyen cesetler ve 19. yüzyılın ilkel ameliyatlarıyla dolu tüyler ürpertici bir dönüşüm sürecinin içinde buluyor. Kara mizahla bezeli bu karanlık masal, toplumsal baskılar altında saplantının ne kadar ileri gidebileceğini gözler önüne seriyor. 

cvfbgh
(Memento International)

2025 Sundance Film Festivali'nde Geceyarısı Bölümü'nün açılışında prömiyer yapan film, o kadar etkileyici ki Variety'ye göre bir izleyici gösterim sırasında koridora kusmuş! Raw ve Cevher (The Substance) gibi filmlerle kıyaslanan Çirkin Üvey Kardeş, bedensel dönüşüm temasını en rahatsız edici haliyle işliyor. 

Fantastic Film Fans'ten Jason Osiason, filmi "beden korkusunun kaotik bir şaheseri" diye tanımlarken, son sahnenin izleyiciyi koltuklarına çivileyeceğini vurguluyor. Güzellik ve romantizm takıntısının karanlık sonuçlarını sert bir dille ele alan film, sizi epey zorlama garantili sahneler ve unutulmaz bir final vaat ediyor. Karanlık masalları sevenlere...

15 Nisan Salı 19:00               Kadıköy Sineması    
16 Nisan Çarşamba 21:30    Cinewam City's 3    
21 Nisan Pazartesi 19:00      Paribu Cineverse Nautilus
22 Nisan Salı 13:30               Atlas 1948

Penguen Dersleri (The Penguin Lessons) -  Peter Cattaneo

Penguen Dersleri, bir adam ve bir penguenin alışılmadık dostluğunu anlatan sıcacık bir hikaye. 1976'da hayattan umudunu kesmiş Tom, İngilizce öğretmeni olarak Arjantin'e gittiğinde, kendini askeri darbenin eşiğindeki bir ülkede ve huysuz öğrencilerle dolu bir sınıfta buluyor. Derken petrol sızıntısına bulanmış çaresiz bir penguenle karşılaşıp onu kurtarmaya karar veriyor. Juan Salvador'la dostlukları da böylece başlıyor. 

sdcfrg
(Rocket Science)

Yönetmen koltuğunda Anadan Doğma'yla tanınan (The Full Monty) Britanyalı sinemacı Peter Cattaneo'nun oturduğu Penguen Dersleri, Tom Michell'ın anılarından uyarlandı. Hollywood Reporter, prömiyerini Toronto Film Festivali'nde yapan filmi "Steve Coogan ve penguenlerin bir araya geldiği harika bir hikaye" diye tanımlıyor. Hem eğlenceli hem de beklenmedik derecede dokunaklı bulunan film, gerçek görüntülerle sona erdiğindeyse izleyicisini büyülemeyi başarıyor. 

Mizah, dostluk ve biraz da kaosla dolu Penguen Dersleri, her şeyin çok güzel olacağına inanmak istediğimiz bu günlerde ihtiyacımız olan sıcak bir hikaye.

12 Nisan Cumartesi 13:30    Atlas 1948    
17 Nisan Perşembe 11:00    Paribu Cineverse Nautilus    
18 Nisan Cuma 21:30          Cinewam City's 7

Independent Türkçe



Amerikan Pastası'nın yıldızı, ABD'den ayrılmaya karar verdiği anı paylaştı

Fotoğraf: Universal Pictures
Fotoğraf: Universal Pictures
TT

Amerikan Pastası'nın yıldızı, ABD'den ayrılmaya karar verdiği anı paylaştı

Fotoğraf: Universal Pictures
Fotoğraf: Universal Pictures

Amerikan Pastası'nın (American Pie) yıldızı Shannon Elizabeth, 2016'dan beri Güney Afrika'da yaşıyor ve yakın zamanda ABD'den ayrılma kararını pekiştiren önemli bir anı açıkladı.

52 yaşındaki oyuncu, Fox News Digital'a verdiği röportajda, "İlk gittiğimde ve geri döndüğümde New York'ta yaşıyordum" dedi.

Ve yaya geçidinde durduğum bir anı hatırlıyorum. Herkes telefonuna bakıyordu veya telefonda konuşuyordu. Yayalara yeşil yandı ve herkes bir o yöne doğru koşuşturmaya başladı. Herkes o an elindekine odaklanmıştı. İçimde şöyle bir şey hissettim, Afrika'dan yeni dönmüştüm ve oradaki sorunlar çok gerçek gelmişti, ve gerçekten de öyleydiler.

Elizabeth, New York'taki günlük hayatın, Güney Afrika'daki "vahşi yaşamla yaşanan savaş" ve ihtiyaç sahibi insanlar kadar önemli olmadığını hissettiğini söyledi.

Ve o an telefonum ve orada yaptığım iş o kadar önemli değilmiş gibi geldi. Sorunlara daha yakın olmam gerektiğini hissettim. Oraya gidip ne yapabileceğimi bulmaya çalışmam gerekiyordu, burada bir fark yaratamadığımı gördüm. İşte o zaman taşınmaya karar verdim.

Elizabeth, 1999 yapımı müstehcen komedi filmi Amerikan Pastası'nda gizemli değişim öğrencisi Nadia rolünü canlandırmış ve bu rol onu 2000'lerin başlarında üne kavuşturmuştu. Daha sonra 2000'de Korkunç Bir Film (Scary Movie), 2003'te Aşk Her Yerde (Love Actually) ve That '70s Show'da oynamıştı.

Teksaslı oyuncu, oyunculuk kariyerine devam ederken, 2001'de Animal Avengers adında bir köpek ve kedi kurtarma derneği kurdu. Los Angeles'ta 10 yıldan fazla süre bu organizasyonu yönettikten sonra, aktivizmi ve nesli tükenmekte olan hayvanlara ilgisi onu 2015'ten itibaren yurtdışına seyahat etmeye yöneltti.

Görsel kaldırıldı.
Shannon Elizabeth, 1999 yapımı komedi Amerikan Pastası'nda Nadia rolünü canlandırdı (Universal Pictures) 

Elizabeth, yayın organına, "Sadece yardım etmek için ne yapabileceğimi anlamak istedim" diye konuştu.

ABD'yi seviyorum ama aynı zamanda keşfetmeyi de seviyorum. Diğer ülkeleri seviyorum. Diğer kültürleri ve öğrenmeyi seviyorum. Ve sanırım uzun bir süredir kendimi buraya kaptırmıştım. Buranın nasıl bir yer olduğunu biliyordum ve sadece bir değişiklik istedim. Sadece farklı bir şey istedim, kendimle uğraşmaktan daha önemli bir şey yaptığımı hissetmek istedim.

Elizabeth Cape Town'da yaşıyor ve kurucusu olduğu Shannon Elizabeth Vakfı'nın başkanı. Vakfın Khusela Tehlike Altındaki Yaban Hayatı Koruma Alanı'nı yönetiyor.

Independent Türkçe


Gökbilimciler evrendeki "kayıp" hidrojeni buldu

Hobby-Eberly Teleskobu Karanlık Enerji Deneyi tarafından tespit edilen hidrojen gazı halesi (NASA)
Hobby-Eberly Teleskobu Karanlık Enerji Deneyi tarafından tespit edilen hidrojen gazı halesi (NASA)
TT

Gökbilimciler evrendeki "kayıp" hidrojeni buldu

Hobby-Eberly Teleskobu Karanlık Enerji Deneyi tarafından tespit edilen hidrojen gazı halesi (NASA)
Hobby-Eberly Teleskobu Karanlık Enerji Deneyi tarafından tespit edilen hidrojen gazı halesi (NASA)

Evrenin ilk elementi olan hidrojenin saklı kümelerini ortaya çıkaran yeni araştırmaya göre, galaksileri çevreleyen hidrojen gazı bulutları, daha önce düşünüldüğünden çok daha yaygın.

10 ila 12 milyar yıl önce, "kozmik öğlen" diye bilinen dönemde galaksiler, en yüksek oranda yıldız oluşturuyordu. Bu, yıldız oluşumunun ana bileşeni olan hidrojen gazının muazzam miktarda bulunmasını gerektirirdi. Ancak yakın zamana kadar evrende bu gaz halelerinden sadece yaklaşık 3 bin tanesi tespit edilmişti.

En son araştırma bu sayıyı 33 binin üzerine çıkararak, araştırmacılara erken galaksilerin nasıl başladığını ve evrimleştiğini incelemek için daha eksiksiz bir veri seti sağlıyor.

Hidrojen kendi başına ışık yaymadığından, çoğunlukla ultraviyole yayan yıldızlarla dolu galaksiler gibi enerji kaynaklarına yeterince yakın olduğunda tespit ediliyor. Yakınlık, gaz moleküllerinin parlamasına yol açıyor.

Ancak bu zayıf sinyali tespit etmek, her zaman hazır bulunan son derece hassas cihazlarla uzun süreli gözlemler yapılmasını gerektiriyor. Dolayısıyla bugüne kadar yalnızca en parlak ve en uç durumdaki hidrojen gazı haleleri keşfedilmişti.

Yeni çalışmada Teksas'taki McDonald Gözlemevi'ndeki Hobby-Eberly Teleskobu'yla galaksiler ve aralarındaki bölgeler hakkında yaklaşık yarım petabayt veri toplandı.

Bu veri kümesinde bilim insanları onbinlerce ila yüz binlerce ışık yılı genişliğinde yeni hidrojen gazı haleleri tespit etti.

Bunların bazıları, tek bir galaksinin etrafında basit, futbol topu şeklinde bulutlarken, diğerleri birden fazla galaksi içeren büyük, düzensiz yapılardı.

Astrophysical Journal adlı akademik dergide yayımlanan çalışmanın yazarlarından Erin Mentuch Cooper, "Bunlar eğlenceli olanlar. Uzantıları evrene yayılan dev amipler gibi görünüyorlar" dedi.

Araştırmacılar, evrenin "kayıp" hidrojeninin kaynaklarını daha iyi anlamak için yeni keşfedilen haleleri ayrıntılı incelemeyi umuyor.

Austin'deki Teksas Üniversitesi'nden doktora sonrası araştırmacı Dustin Davis. "Günümüzde galaksiler için büyük ölçüde işe yarayan ve mantıklı görünen çeşitli modeller olsa da boşluklar ve eksiklikler de var" dedi.

Şimdi tek tek halelere odaklanabilir ve neler olup bittiğinin fiziğini ve mekaniğini daha ayrıntılı görebiliriz. Ardından modelleri düzeltebilir veya tamamen vazgeçip tekrar deneyebiliriz.

Independent Türkçe


Tucker Carlson-Trump kavgası büyüyor: Kendi kararlarını veremeyen bir köle

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Tucker Carlson-Trump kavgası büyüyor: Kendi kararlarını veremeyen bir köle

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

İki eski müttefik arasındaki husumetin son tırmanışında Tucker Carlson, Donald Trump'ı "kendi kararlarını veremeyen" bir "köle" diye niteledi.

Carlson, cuma günü Newsmax'e, "Trump'ı her zaman sevdim ve tüm köleler için olduğu gibi onun için de hâlâ üzülüyorum" diye konuştu.

Başka güçler tarafından eli kolu bağlanmış durumda. Kendi kararlarını veremiyor. Bunu izlemek korkunç.

Bu açıklamalar, Trump'ın İran'daki süregelen çatışma nedeniyle son aylarda başkandan uzaklaşan birçok MAGA yandaşını hedef alan uzun bir Truth Social paylaşımından kısa süre sonra geldi.

Trump, paylaşımında Carlson'ın yanı sıra diğer sağcı yorumcular Megyn Kelly'yle Candace Owens'ı ve komplo teorisyeni Alex Jones'u da "Düşük IQ'lu" diye tanımladı.

"Onlar aptal insanlar, bunu kendileri de biliyor, aileleri de biliyor ve herkes de biliyor! Geçmişlerine bakın, sicillerine bakın. Gereken şey onlarda yok ve asla da olmadı!" diye veryansın etti.

Hepsi televizyondan atıldı, programlarını kaybetti ve kimse onları umursamadığı için televizyona bile davet edilmiyorlar, DELİLER, BAŞ BELALARI ve biraz "bedava" ve ucuz reklam uğruna her şeyi SÖYLERLER.

Hem Carlson hem de Trump son zamanlarda birbirlerine karşı söylemlerini ve eylemlerini sertleştirdi.
 

eferf
Tucker Carlson Network ürünleri, Başkan Donald Trump'ın yayıncıya yönelik hakaretlerine gönderme yapıyor (X/@TCNetwork)

Başkanın perşembe günkü sosyal medya saldırısına yanıt olarak Carlson, hakaretlere atıfta bulunarak "DÜŞÜK IQ" ifadesini taşıyan beyzbol şapkaları da dahil yeni bir ürün serisi piyasaya sürdü.

Tucker Carlson Network cuma günü yeni kıyafetlerin reklamını yaparak, "Tüm deliler, baş belaları ve üçüncü sınıf podcast yayıncıları! Yeni ürünler satışa çıktı!" diye duyurdu.

Bu tür düşmanlıklar, Carlson'ın başkanın yoğun ve ateşli bir destekçisi olduğu 2024 seçim kampanyasından çok farklı. Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresi'nde Carlson, Trump'ın adaylık rolünü aşarak "bir ulusun lideri" haline geldiğini ünlü bir şekilde ilan etmişti.

Ancak perde arkasında ilişki uzun zamandır inişli çıkışlıydı. Dominion Voting Systems iftira davası sırasında, iç yazışmalar, o dönemde Fox News sunucusu olan Carlson'ın Trump'ı "yıkıcı" ve "kötü" diye tanımladığını ve bir noktada "Ondan tüm kalbimle nefret ediyorum" dediğini ortaya koymuştu.

The Independent, Carlson'ın son açıklamalarıyla ilgili yorum almak için Beyaz Saray'la iletişime geçti.

Independent Türkçe