Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Lübnan Başbakanı, Lübnan'daki durum ve buna yönelik çabaları görüştü

Veliaht Prens Muhammed bin Selman prensleri, âlimleri, şeyhleri, bakanları ve üst düzey yetkilileri kabul etti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Lübnan Başbakanı Dr. Nevvaf Selam'ı Mekke'deki Safa Sarayı'nda bulunan Kraliyet Divanı'nda kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Lübnan Başbakanı Dr. Nevvaf Selam'ı Mekke'deki Safa Sarayı'nda bulunan Kraliyet Divanı'nda kabul etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile Lübnan Başbakanı, Lübnan'daki durum ve buna yönelik çabaları görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Lübnan Başbakanı Dr. Nevvaf Selam'ı Mekke'deki Safa Sarayı'nda bulunan Kraliyet Divanı'nda kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Lübnan Başbakanı Dr. Nevvaf Selam'ı Mekke'deki Safa Sarayı'nda bulunan Kraliyet Divanı'nda kabul etti. (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Ramazan Bayramı tebriklerini sunan prensleri, âlimleri, şeyhleri, bakanları ve üst düzey yetkilileri kabul etti.

cdf

Veliaht Prens Muhammed bin Selman bugün Mekke'deki Safa Sarayı'nda bulunan Kraliyet Divanı'nda Lübnan Başbakanı Dr. Nevvaf Selam'ı da kabul etti.

Kabulün başlangıcında iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin gözden geçirildiği, Lübnan ve bölgedeki son gelişmelerin ve bu yönde sarf edilen çabaların ele alındığı samimi görüşmeler yapıldı ve Ramazan Bayramı tebrik edildi.

Resepsiyona Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bin Abdulaziz, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, Devlet Bakanı, Kabine Üyesi ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid bin Muhammed el-Ayban ve Veliaht Prens'in Sekreteri Dr. Bender bin Ubeyd er-Reşid katıldı.

Lübnan Başbakanı, geçen ay ülkesinin hükümet başkanlığını üstlenmesinden bu yana gerçekleştirdiği ilk ziyaret için bugün şafak vakti Cidde'ye geldi ve bayram namazını Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile birlikte Mekke'deki Mescid-i Haram'da kıldı.

dfrgt

Gözlemciler, Selam'ın Suudi Arabistan ziyaretinin ve Muhammed bin Selman ile bayram namazı kılmasının Lübnan yönetiminin Suudi Arabistan'ın Lübnan'a yönelik tutumunu takdir ettiğini, Krallığın Lübnan'ı desteklemedeki tarihi rolüne inandığını ve Arap derinliğini bölgesel komşularıyla ilişkilerinin temeli olarak gördüğünü yansıttığını düşünüyor. Gözlemciler, Riyad ve Beyrut arasındaki ilişkilerin, iki ülke liderlerinin ilişkilerin siyasi, ekonomik ve sosyal tüm düzeylerde geliştirilmesi ve iki hükümet ve halk arasındaki kardeşlik bağlarının güçlendirilmesi yönündeki ilgileri ışığında yeni bir başlangıca tanıklık ettiğine dikkat çekti.

Gözlemciler, Lübnan hükümetinin devletin egemenliğini genişletme ve tüm yetkilerini kullanmasını sağlama çabalarının, Suudi Arabistan'ın ekonomik ve yatırım iş birliği ve ortak eylemin başlatılması için bir ön koşul olarak ülkelerin istikrarını desteklemeye dayanan bölge vizyonuyla örtüştüğünü belirttiler.

Suudi Arabistan, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam'ın ülkelerinin güvenlik, istikrar ve birliğini desteklemek ve devlet kurumlarını korumak için gerekli reformları başlatma kabiliyetlerine olan güvenini ifade ederek, Lübnan ve halkına olan desteğini defalarca yineledi.

Gözlemciler, Suudi Arabistan'ın Lübnan'ın güvenlik ve istikrarını desteklemedeki tarihi rolünün yanı sıra 15 yıllık Lübnan iç savaşının sona erdirilmesindeki aktif katkısı da dahil olmak üzere siyasi, ekonomik ve sosyal desteğine, Lübnan halkının yanındaki daimî pozisyonuna ve insani yardımlarına dikkat çekti.

Geçtiğimiz ekim ayında Suudi Arabistan, Lübnan halkının içinde bulunduğu kritik durumla başa çıkmasına yardımcı olmak üzere bir hava köprüsü kurdu; İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens'in direktifleri doğrultusunda gıda, barınma ve tıbbi malzeme gibi yardım malzemeleri taşıyan uçaklar gönderdi. Aralık ayı başında da savaştan etkilenen ve yerlerinden edilen Lübnanlıların acılarını hafifletmeye katkıda bulunmak üzere gıda, barınma ve sağlık projelerini hayata geçirmeyi amaçlayan yeni bir yardım aşamasını başlattı.



Suudi Arabistan, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı'nın Mescid-i Aksa'ya yaptığı baskını kınadı

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir Mescid-i Aksa'da (Arşiv - Reuters)
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir Mescid-i Aksa'da (Arşiv - Reuters)
TT

Suudi Arabistan, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı'nın Mescid-i Aksa'ya yaptığı baskını kınadı

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir Mescid-i Aksa'da (Arşiv - Reuters)
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir Mescid-i Aksa'da (Arşiv - Reuters)

Suudi Arabistan bugün İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in işgal polisinin koruması altında Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesini ve ibadet edenleri alandan çıkarmasını en güçlü ifadelerle kınadı. Suudi Arabistan, İsrail'in Mescid-i Aksa'nın kutsallığına yönelik devam eden bariz saldırılarını kınadığını yineledi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail işgal güçlerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) ait bir kliniği hedef alması kınandı. Suudi Arabistan, İsrail işgal güçlerinin Birleşmiş Milletler (BM) ve yardım kuruluşları ile çalışanlarını hedef almaya devam etmesini kınadı.

Açıklamada, “Krallık, İsrail'in uluslararası hukuk ve insancıl hukuka yönelik bu sürekli ihlallerini kınamakta ve Kudüs'ün ve kutsal mekânlarının tarihi ve hukuki statüsünü tehlikeye atacak her şeyi kategorik olarak reddettiğini yinelemektedir” denildi.

Suudi Arabistan, BM ve yardım kuruluşları ile çalışanlarının korunması gerektiğini vurgulayarak, uluslararası topluma hiçbir insani değer ya da uluslararası yasa ve norm tanımayan İsrail savaş makinesini durdurma çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan, uluslararası toplumun bu tür vahim ve süregelen ihlalleri caydırmada başarısız olmasının arzulanan barışın sağlanması şansını azaltacağı, uluslararası hukukun güvenilirliğinin ve meşruiyetinin azalmasına neden olacağı ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı olumsuz etkileyeceği uyarısını yineledi.