Gazze ateşkesi: İsrail'in azami baskı politikası Hamas’a yeni tavizler verdirir mi?

Arabulucuların önerileri ve Hamas'ın savaşı sona erdirme ısrarı arasında İsrail'in azami baskı politikası yeni tavizler verdirir mi?

Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta İsrail’in düzenlediği saldırı sonucunda yıkılan bir evin enkazı arasında çocuklarını taşıyan Filistinli bir adam (AFP)
Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta İsrail’in düzenlediği saldırı sonucunda yıkılan bir evin enkazı arasında çocuklarını taşıyan Filistinli bir adam (AFP)
TT

Gazze ateşkesi: İsrail'in azami baskı politikası Hamas’a yeni tavizler verdirir mi?

Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta İsrail’in düzenlediği saldırı sonucunda yıkılan bir evin enkazı arasında çocuklarını taşıyan Filistinli bir adam (AFP)
Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta İsrail’in düzenlediği saldırı sonucunda yıkılan bir evin enkazı arasında çocuklarını taşıyan Filistinli bir adam (AFP)

İsrail'in Gazze Şeridi'nin birçok bölgesinde bombardımanlar ve tahliyeler gerçekleştirmesi ve bunların Binyamin Netanyahu hükümeti tarafından açıklanan ‘azami baskı’ politikasının bir parçası olarak devam edeceğinin teyit edilmesi, bu yaklaşımın yaklaşık 18 aydır devam eden savaş üzerindeki etkileri ve rehine krizini sona erdirip erdiremeyeceği konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Askeri gerilimin yeniden başlayacağı yönünde yapılan çığırtkanlık, Hamas'ın savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya varılması konusunda ısrarcı olduğu ve Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanların Hamas’ın yeni ve belirleyici tavizler vermesine katkıda bulunabileceğini düşündüğü Mısır-Amerika-İsrail önerileri tartışmalarını gölgede bırakıyor.

Ancak uzmanlar, Washington'ın Netanyahu'nun yanında yer alması nedeniyle, Hamas'ın göstereceği esnekliğin Türkiye, Çin ve Rusya gibi diğer ülkelerden arabulucuların da katılımıyla 20 Nisan'daki Hamursuz Bayramı öncesinde sahada uygulanabilmesi için birtakım tavizlerin garanti altına alınmasını gerektirdiğini belirtiyor. Uzmanlar veya da ABD Başkanı Donald Trump'ın yaklaşık bir ay sonra bölgeye yapacağı ziyareti bekleyip, ikinci başkanlık döneminin ilk yurtdışı turunun koşullarının dikte ettiği olgun bir ateşkese tanıklık edilebileceğini vurguladılar.

Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Nasır Hastanesi yakınlarında yakınlarının öldürülmesine tepki gösteren Filistinli kadınlar (AFP)Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Nasır Hastanesi yakınlarında yakınlarının öldürülmesine tepki gösteren Filistinli kadınlar (AFP)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, dün X hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki bölgelerin bombalanması öncesinde bölge sakinlerinin derhal batıdaki sığınma merkezlerine gitmesi gerektiğini ifade etti. Bu açıklamadan bir gün önce İsrailli bir güvenlik kaynağı, İsrail merkezli televizyon kanalı i24NEWS'e yaptığı açıklamada, İsrail’in Refah kenti sakinlerini tahliye etme ve kara kuvvetlerinin girişine hazırlık olarak Gazze Şeridi’nin kuzeyinde, güneyinde ve doğusunda havadan ve karadan operasyonları genişleterek azami baskı stratejisi izlendiğini doğruladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden pazar günü yapılan açıklamada, İsrail Güvenlik Kabinesinin rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla Hamas üzerindeki baskıyı arttırma kararı aldığı bildirildi. Açıklamaya göre Netanyahu, İsrail'in Hamas ile müzakereleri ‘ateş altında’ yürüttüğünü, askeri baskının etkili olduğunu ve Hamas'ın müzakerelerdeki tutumlarında çatlaklar görülmeye başlandığını vurguladı.

Askeri gerilim, 19 Ocak’ta varılan ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının (42 gün) mart ayı başlarında tamamlanmasının ardından anlaşmanın çökmesinden beri devam ediyor. Gazze'deki İslami Cihad Hareketi'nin silahlı kanadı Seraya el-Kudüs tarafından dün yapılan açıklamada, İsrail'in Sderot ilçesine ve Gazze Şeridi'ne komşu bazı bölgelere roketli saldırı düzenlendiği belirtildi.

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve İsrail meseleleri konusunda uzman akademisyen Dr. Ahmed Fuad Enver, askeri gerilimin Hamas'ın taviz vermesi umuduyla üzerindeki baskıyı arttırmayı amaçladığını söyledi. Ancak Dr. Enver’e göre Netanyahu’nun iki yardımcısının tutuklanması ve müttefiklerinin baskısıyla dün eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Koramiral Eli Sharvit'i iç istihbarat servisi Şin-Bet’in başına atamaktan vazgeçmesinin ardından iç krizler yaşanıyor.

Dr. Enver, Hamas'ın taviz vermeyi kabul edeceğini ve bunu Gazzelilerin acılarını hafifletmek, arabulucuların taleplerini dikkate almak ve şartlarından biri olan savaşı sona erdirecek bir anlaşma sağlanması halinde, esneklik sağlamak başlıkları altında pazarlayabileceğini belirtti. Hamas meseleleri uzmanı bir siyasi analist olan İbrahim el-Medhun da Hamas'ın kendisine yönelik imha savaşını durdurmak için uzlaşmaya ve esnek davranmaya hazır olduğunu, ancak bunun için savaşı durduracak garantilerin verilmesi ve İsrail'in tamamen çekilmesi gerektiğini söyledi.

Gazze'de un yokluğu nedeniyle dün kapalı olan bir fırının önünden geçen Filistinli bir genç (Reuters)Gazze'de un yokluğu nedeniyle dün kapalı olan bir fırının önünden geçen Filistinli bir genç (Reuters)

Filistinli siyasi analist Dr. Eymen er-Rakab, Netanyahu'nun rehinelerin serbest bırakılmasını sadece siyasi anlaşmaların sağlayabileceğini anlamasına rağmen, müzakerelere ateş altında devam etmesini ve askeri gerilimi tırmandırmasını bekliyor. Dr. Rakab, İsrail'in bu baskılarla Hamas'ı ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un ya da Mısır’ın önerisi temelinde değil, kimsenin kabul etmeyeceği adil olmayan bir İsrail önerisi temelinde taviz vermeye zorlamak istediğini vurguladı.

İsrail basınının pazartesi günü İsrailli yetkililerden aktardığı haberlerine göre Hamas'ın arabulucular Mısır ve Katar'ın Gazze'de yeni bir ateşkes önerisini kabul ettiğinin basına sızmasından iki gün sonra Netanyahu hükümeti, 40 ila 50 gün sürecek bir ateşkes sırasında Gazze'de hala hayatta olduğuna inanılan 24 rehinenin yarısının ve öldüğüne inanılan 35 rehinenin de yaklaşık yarısının iade edilmesini öngören bir ateşkes anlaşması önerdi.

Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Witkoff, 13 Mart'ta Gazze'deki ateşkesin 20 Nisan'a kadar uzatılması için bazı rehinelerin serbest bırakılmasını öngören ‘güncellenmiş’ bir öneri sunmuş ve Hamas sadece ABD vatandaşı olan İsrail askeri Aidan Alexander'ın serbest bırakılmasını kabul etmişti. Witkoff, Hamas’ın yanıtını ‘kabul edilemez’ olarak nitelendirdi.

İsrail’in Gazze Şeridi’nde düzenlediği bombardımanlar sonucun yıkılan binaların İsrail'in güneyinden görünüşü, 1 Nisan 2025 (AP)İsrail’in Gazze Şeridi’nde düzenlediği bombardımanlar sonucun yıkılan binaların İsrail'in güneyinden görünüşü, 1 Nisan 2025 (AP)

Associated Press'in (AP) mart ayı sonlarında Mısırlı bir yetkiliden aktardığına göre Kahire'nin sunduğu öneri çerçevesinde Hamas, İsrail'in Gazze Şeridi'ne insani yardım girişine izin vermesi, çatışmaların bir hafta süreyle durdurulması ve İsrail'in yüzlerce Filistinli mahkûmu serbest bırakması karşılığında, aralarında ABD vatandaşı olan bir İsraillinin de bulunduğu beş canlı rehineyi serbest bırakacaktı. Hamas Hareketi’nden bir yetkili, o sıra yaptığı açıklamada, Hamas’ın ‘olumlu yanıt verdiğini’ söyledi.

Şarku’l Avsat’ın İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth'tan aktardığına göre İsrail şu anda yapılacak herhangi bir anlaşmanın rehinelerin serbest bırakılması karşılığında sadece geçici bir ateşkes öngörmesinde ısrar ederken, Hamas, savaşı tamamen sona erdirecek müzakerelerin yapılmasını istiyor.

İsrail televizyon kanalı i24NEWS pazartesi günü, İsrail'in karşı teklifinin arabuluculara gönderildiğini doğruladı. i24NEWS’ göre İsrail, anlaşmanın Hamursuz Bayramı’ndan önce imzalanabileceği spekülasyonları arasında Hamas'a anlaşmayı kabul etmesi için yapılan baskıyı arttırmayı planlıyor.

Mısırlı akademisyen Dr. Enver, Hamas’a yönelik baskıların artmasıyla birlikte en olası sonucun bir uzlaşı ve geçici bir anlaşma olacağını düşünüyor. Washington'ın Netanyahu'nun yanında yer alması nedeniyle Hamas'ın daha fazla ABD dışı garanti talep etmesini bekleyen Dr. Enver, Mısır ve Katar ile birlikte Türkiye, Çin ve Rusya’nın da garantörlüklerine tanık olunabileceğini belirtti. Mısırlı akademisyen, mevcut göstergeler çerçevesinde Hamursuz Bayramı öncesi bir ateşkese ulaşılacağına dair iyimser olduğunu ifade etti.

Siyasi analist Medhun'a göre İsrail çözüm istemiyor. Hamas'ın silahsızlandırılması, Gazze Şeridi'nde kalmaya devam etmesi ve Gazze'deki Filistinlilerin yerlerinden edilmesi gibi ciddi taleplerde bulunuyor ki, bu baskı değil, tüm bölgeyi tehdit eden sıfır toplamlı bir oyun. Medhun, savaşı sona erdirmek ve mümkün olan en kısa sürede ateşkese varmak için güçlü bir baskı oluşturmak üzere en büyük rolün arabuluculara ve topluma düştüğünün altını çizdi.

Hamas'ın Mısır'ın boşlukları dolduran önerisine sadık kalmasını bekleyen Dr. Rakab ise “ABD’nin ciddi bir tutum sergilememesi ve İsrail'e baskı yapmaması halinde, yakın zamanda ateşkese varılacağına dair bir işaret görünmüyor. Netanyahu Hamursuz Bayramı’nda bile Gazze Şeridi'nde cehennemi yaşatmaya devam edecek gibi görünüyor. Trump'ın yaklaşık bir ay sonra bölgeye yapacağı ziyaretle birlikte ateşkesin şekillendiğini görebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.