Sudan’da çatışmalar şiddetlenirken ve gıda sıkıntısı devam ederken El Faşir sakinlerine bölgeyi terk etmeleri uyarısı yapıldı

Hadi İdris Şarku’l Avsat’a konuştu: Güçlerimize siviller ve insani yardım konvoyları için güvenli güzergahlar oluşturmaları talimatı verdik

Sudan Egemenlik Konseyi eski üyesi Hadi İdris (Şarku’l Avsat)
Sudan Egemenlik Konseyi eski üyesi Hadi İdris (Şarku’l Avsat)
TT

Sudan’da çatışmalar şiddetlenirken ve gıda sıkıntısı devam ederken El Faşir sakinlerine bölgeyi terk etmeleri uyarısı yapıldı

Sudan Egemenlik Konseyi eski üyesi Hadi İdris (Şarku’l Avsat)
Sudan Egemenlik Konseyi eski üyesi Hadi İdris (Şarku’l Avsat)

Darfur'daki Sivilleri Koruma Tarafsız Gücü tarafından dün yapılan açıklamada, askeri çatışmaların artması ve insani durumun önemli ölçüde kötüleşmesi nedeniyle Sudan'ın batısındaki Kuzey Darfur eyaletinin El Faşir şehri ve Zemzem Kampı’ndaki sivillerin tahliyesi için güvenli koridorlar açmak üzere Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile koordinasyon yapıldığı bildirildi.

Sivilleri Koruma Tarafsız Gücü’nde HDK ile Sudan Kurucu İttifakı’nın (SFA) bir parçası olan Abdulaziz el-Hilu liderliğindeki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N), Hadi İdris liderliğindeki Sudan Kurtuluş Hareketi Geçiş Konseyi (SLM-TC) ve Tahir Hacer liderliğindeki Sudan Kurtuluş Güçleri Birliği (SLFG) gibi silahlı gruplar yer alıyor.

SLM-TC, askeri çatışmaların artması ve insani durumun kötüleşmesi nedeniyle silahsız sivillerin can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla El Faşir ve çevresinde yer alan Ebu Şuk ve Zemzem kampları sakinlerine şehirdeki çatışma bölgelerini terk ederek Korma bölgesindeki kontrol alanlarına ve Kuzey Darfur eyaletinin diğer güvenli bölgelerine gitmeleri çağrısında bulundu.

El Faşir kaynayan bir kazan gibi

Egemenlik Konseyi eski üyesi Hadi İdris, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada El Faşir'in kaynayan bir kazan gibi olduğunu ve şiddetli bir askeri tırmanışın beklendiğini belirterek “Bu yüzden böyle sakinlerine çatışma bölgelerini terk etmeleri çağrısında bulunuyorum” dedi.

İnsani yardım kuruluşlarını güvenli bölgelere acil insani yardım sağlamaya çağıran İdris, SLM-TC’nin kendileriyle koordinasyon ve iş birliği yapmaya hazır olduğunu vurgulayarak İdris, “Güçlerimize siviller ve insani yardım konvoyları için güvenli güzergahlar oluşturmaları talimatı verdik” diye ekledi.

cdsfgrthy
Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri El Faşir'deki çatışmaların yol açtığı yıkımdan bir kare (AFP)

İdris, cumayı cumartesiye bağlayan gece yaptığı açıklamada SLM-TC güçlerinin SFA'daki güçlerle iş birliği içinde özellikle El Faşir ve Korma'da tam koruma sağlamaya ve güvenli koridorlar açmaya hazır olduğunu belirtti.

El Faşir’deki sivil toplum örgütü Direniş Komiteleri Koordinasyon Merkezi’ne göre şehir, 120 binden fazlası Darfur'da çatışmaların başlamasından bu yana yerinden edilenler olmak üzere 800 binden fazla insana ev sahipliği yapıyor ve gıda, su ve ilaca ciddi şekilde ihtiyaç duyuyor. Öte yandan bölgede faaliyet gösteren insani yardım kuruluşları El Faşir’deki nüfusun yüzde 70'inden fazlasının yardıma muhtaç olduğunu bildirdi. Son üç ay içinde açlık, susuzluk ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle ölümler kaydedildi.

HDK, geçtiğimiz ekim ayından bu yana Kuzey Darfur'un başkenti El Faşir'i, Sudan ordusu ve silahlı mücadele hareketlerinden kendisine destek veren ortak güçle girdiği ağır çatışmaların ortasında kuşatma altında tutuyor.

Sudan ordusu: Şehir güvende

İnsani yardım kuruluşlarına göre şehirdeki ve çevresindeki kamplardaki vahim insani durum, yüzlerce bölge sakininin bölgedeki güvenli bölgelere kaçmasına neden oldu. Yerel kaynaklara göre HDK, dün El Faşir’e yaklaşık 15 kilometre mesafedeki Zemzem Kampı’na yeniden ağır bir bombardıman düzenledi.

Sudan ordusunun El Faşir'deki 6. Piyade Tümeni'nden yapılan açıklamada, HDK'nın El Faşir'i çeşitli yönlerden kuşattığının iddia edildiği ve şehre yakında bir saldırı olacağına dair söylentiler yaydığı belirtildi. Bunların ‘paniği ve yerinden edilmeleri körüklemeyi amaçlayan yalanlar’ olduğu belirtilen açıklamada, tüm bölge sakinlerinin bu tür yanıltıcı mesajları kulak ardı etmeleri ve şüpheli kişileri ya da hareketliliği derhal kendilerine bildirmeleri çağrısı yapıldı.

Güvenlik durumunun nispeten istikrarlı ve tam kontrol altında olduğu vurgulanan açıklamada, ordunun şehri ve halkını korumak için tam bir koordinasyon içinde çalıştığı belirtildi.

Açıklamada, ordu, ortak kuvvetler ve diğer savaşçıların, yıkıcı faaliyetlerde bulunmayı amaçlayan unsurların sızmasını önlemek ve vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak için yerleşim bölgelerinde yoğun tarama operasyonları yürüttüğü ifade edildi.

Kuzey Darfur'daki yerleşim yerleri geçtiğimiz günlerde açlık nedeniyle El Faşir ve Zemzem Kampı’ndan kaçan yüzlerce aileyi kabul etti. Bu aileler, eyaletteki zorlu koşullardan ötürü açıkta evsiz bir şekilde yaşamaya başladı.



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.