Düşünceden hatıraya: Rahman’ın Misafirleri Programı; iddialı bir vizyon ve istisnai başarılar

Düşünceden hatıraya: Rahman’ın Misafirleri Programı; iddialı bir vizyon ve istisnai başarılar
TT

Düşünceden hatıraya: Rahman’ın Misafirleri Programı; iddialı bir vizyon ve istisnai başarılar

Düşünceden hatıraya: Rahman’ın Misafirleri Programı; iddialı bir vizyon ve istisnai başarılar

Suudi Arabistan Kültür Ataşesi Doç. Dr. Faysal bin Abdurrahman Usra

Rahman’ın Misafirlerine Hizmet Programı 2030 Suudi Arabistan Vizyonu’nun gerçekleşmesinde en önemli programlardan biri olarak kabul edilmektedir ve Ekonomi ve Kalkınma İşleri Konseyi’ne bağlıdır. Programın misyonu; mümkün olan en fazla sayıda Müslüman’ın ibadetlerini ve ziyaretlerini en iyi şekilde yerine getirmesine imkân sağlamaktır. Onlara sunulan hizmetlerin kalitesini yükselterek deneyimlerini zenginleştirmek ve derinleştirmek için çalışmaktır. Haremeyni Şerif'i hazırlamak, İslam'ın evrensel mesajını yerine getirmek, Mekke, Medine ve kutsal mekanları ziyaretlerinden önce, ziyaretleri sırasında ve sonrasında onlara en iyi hizmeti sunmaktır. İslam'ın tarihi ve kültürel mekanlarını geliştirmek, Haremeyni Şerif'e ve Rahman’ın misafirlerine hizmette Krallığın şerefli ve medeni imajını yansıtmaktır. Efendimiz, Hadımul Haremeyni Şerifeyn, Kral Selman bin Abdulaziz Al-Suud -Allah onu korusun- bu “programı” Veliaht Prens ve Başbakan Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz Al-Suud'un -Allah onu korusun- katılımıyla ve onun himayesinde, Hicri 1440 yılı Ramazan ayının son on gününde, Miladi 2018 yılı Mayıs ayında Mekke-i Mükerreme'deki el-Safa Sarayı'nda lanse etme ve başlatma lütfunda bulundu. Sağgörülü liderliğimizin - Allah yardımcısı olsun- başlattığı bu program, hacılar, umreciler ve ziyaretçiler dahil olmak üzere, Rahman'ın misafirlerine en iyi şekilde hizmet etme, mümkün olan en fazla sayıda Müslüman’a hac ve umre ibadetini eda etme, bu eşsiz manevi tecrübeyi yaşama imkânı sunma konusundaki büyük ilgi ve özenini desteklemeye katkı sunmaktadır. Bu iddialı program ayrıca, kutsal mekanları ziyaret edip hac ve umre ibadetlerini yerine getirmenin dünyanın dört bir yanındaki her Müslüman’ın hayali olduğundan yola çıkarak, bu ülkenin, liderliğinin ve Yüce Allah'ın onlarca yıldır misafirlerine hizmet etmekle şereflendirdiği halkının gayretlerini taçlandırmayı amaçlamaktadır.

Komitesi’nin Başkanı, Hac ve Umre Bakanı, Ekonomi ve Kalkınma İşleri Konseyi Üyesi Sayın Dr. Tevfik bin Fevzan el-Rabia’nın liderliği ve denetimi altında, programın İcra Direktörü Mühendis Muhammed Ebu el-Hayr İsmail'in büyük ve takdir edilen çabalarıyla, Rahman’ın Misafirleri Hizmet Programı başta önemli sayıda bakanlık olmak üzere birçok başarılı ortakla iş birliği içinde çalışmaktadır. Çok sayıda devlet kurumu, özel sektör ve kâr amacı gütmeyen kurumlarla birlikte ortak çabalar yürütmektedir. Tüm bunlar ile hac ve umre sistemi ekonomisini geliştirmek ve iyileştirmek, özel sektöre imkân ve kapasite sağlamak, dünyanın her yerinden gelen milyonlarca Rahman misafirine hizmet etmede nice yeni niteliksel sıçramaların ve büyük dönüşümlerin gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak amaçlanmaktadır. Kutsal yerleri ziyaret etme düşüncesi aklına geldiği andan, ülkesine en güzel hatıralarla dönene kadar Rahman’ın misafirinin yolculuğunun tüm duraklarını dikkatli bir şekilde analiz ederek deneyimini iyileştirmeyi hedeflemektedir. Böylece ve programın Rahman'ın misafirlerinin deneyimini geliştirmeye yönelik sürekli çabaları aracılığıyla, onların zengin ve kapsamlı bir deneyim yaşamasını sağlamayı, milyonlarca misafirin ibadetlerini yerine getirmesini kolaylaştırmayı garanti etmek istemektedir. Bu şekilde program, insan kaynağını daha da geliştirerek, altyapıyı hazırlayarak, Krallığın 2025 yılına kadar yılda 15 milyon misafiri ağırlayacak şekilde kapasitesini artırarak, mümkün olan en fazla sayıda Müslüman’ın hac ve umre ibadetlerini eda etmesini sağlamayı amaçlayan 2030 Suudi Arabistan Vizyonu'nun temel hedeflerine ulaşmayı hedeflemektedir. Bunun için, Krallığın dünyanın dört bir yanından Müslümanlar için bir destinasyon olarak konumunu güçlendirmeye katkıda bulunmak, programın stratejisi ve girişimlerinde odaklanılan üç doğrudan hedefe ulaşmak için devlet, özel ve kâr amacı gütmeyen sektörlerle etkili ortaklıklar geliştirilmektedir. Bahsi geçen 3 hedefse şunlardır; daha fazla hacıyı ağırlamayı ve Haremeyni Şerifeyn’e ulaşımı kolaylaştırmak, hacılara ve umre ziyaretçilerine yüksek kalitede hizmet sunmak, hacıların ve umre yapanların dini ve kültürel deneyimlerini zenginleştirmektir. Bir dizi hedefi olan girişimler yoluyla ve umre yapmak, Mescid-i Nebevi'yi ziyaret etmek için yurt dışından gelen hacıların sayısının artırılmasına yönelik Rahman’ın Misafirleri Hizmet Programı’nın birinci stratejik hedefinin odak noktasından yola çıkarak, Rahman’ın misafirlerinin yolculuğunu kolaylaştırmaya katkıda bulunulmaktadır. Bunun için vize işlemlerini kolaylaştırmanın yanı sıra 2030 yılına kadar 30 milyon umreci, 2025 yılında ise 15 milyon umreciye ev sahipliği yapacak şekilde kapasite artırımı için çalışmaktadır. Hedeflenen sayı artışına paralel olarak, Rahman’ın misafirlerinin güvenliğinin ve emniyetinin sağlanması dikkate alınmaktadır. Program şunlara katkı sağlamaktadır;  Rahman’ın misafirlerinin yolculuklarını kolaylaştırmak, rekor sürede vize almayı kolaylaştırmak başta olmak üzere daha gelmeden önceki aşamadan başlayarak çeşitli imkânlar sunmak. İbadet aşaması içinse program, Rahman’ın misafirlerinin yolculuğunu kolaylaştırmak için pek çok hizmet sunan benzersiz bir dijital çözüm olan ve programın girişimlerinden biri olarak kabul edilen Nusuk platformunu hayata geçirmiştir. Yolculuğu zenginleştirme aşamasındaysa, Rahman’ın misafirlerinin yolculuk düşüncesi akıllarına geldiği andan ülkelerine hatıralarla döndükleri ana kadar unutulmaz bir dini ve kültürel deneyim yaşayabilmeleri için çok sayıda tarihi mekanın, arkeolojik destinasyonun geliştirilmesi ve etkinleştirilmesi de dahil olmak üzere birçok girişim sunulmaktadır. Rahman’ın misafirlerine sunulan hizmetin kalitesi, ibadetlerin eda edilmesine ilişkin imkânlarla sınırlı değildir. Aksine, program misafirlerin Krallıkta konaklama süreleri boyunca deneyimlerini zenginleştirmekten gurur duymaktadır. Bunun için öncelikle Mekke Yolu Girişimi başlatıldı. Sağlık sigortası, çantasız hac ve Mekke Otobüs Projesi girişimi, Medine'deki servis hizmeti, hizmet ve tesislerin kalitesini iyileştirmeyi amaçlayan birçok girişim onu takip etti. Rahman’ın misafirlerinin İslami kültürel deneyimlerini zenginleştirmek, Krallığı keşfetmelerini ve tadını çıkarmalarını sağlamaya yönelik girişimler de başlatıldı. Böylece program, yurt dışından ve içinden Haremeyni Şerifeyn’e gelenlere yüksek kalitede imkânlar ve gelişmiş altyapı, herkesin eşsiz ve unutulmaz bir inanç deneyimi yaşamasına yardımcı olan dijital hizmetler sunmaktadır. Rahman’ın Misafirleri Hizmet Programı, her sınıftan misafirin zengin bir manevi deneyim yaşamasına katkı sağlamaktadır. Programın bir amacı da, camiler, anıtlar ve bazı önemli dini ve tarihi olayların gerçekleştiği mekanlar gibi bazı İslami ve kültürel tarihi tesis ve yerlerin onarılması, geliştirilmesi ve iyileştirilmesidir.

Yine programın amacı, Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere'nin yerel kültürünü Rahman’ın misafirlerine tanıtmak, buralarda bulunan camiler, anıtlar ve tarihi olayların geçtiği yerler gibi bazı tarihi İslami ve kültürel tesis ve yapıların onarımını, geliştirilmesini ve iyileştirilmesini sağlamaktır. Rahman’ın misafirlerine bu iki kutsal şehrin yerel mirasını tanıtmaktır. Bu, dünyanın dört bir yanından Müslümanların ziyaret edip hakkında bilgi edinmek için sabırsızlandığı Krallığın zengin İslam tarihini teyit etmektedir. Bu da söz konusu hedefi, iyi hazırlanmış, sofistike, akıcı ve iddialı programın üzerinde çalıştığı en önemli eksenlerden biri haline getirmektedir.

Başarı Allah’tandır…

*Bu makale Şarku'l Avsat tarafından Makkahnews'ten çevrilmiştir.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.