Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Hamaney'e Kral Selman bin Abdülaziz'in yazılı mesajını iletti

Suudi Savunma Bakanı Tahran'ı ziyaret ederek Pezeşkiyan ve Bakıri ile görüştü

TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Hamaney'e Kral Selman bin Abdülaziz'in yazılı mesajını iletti

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Hamaney'e Kral Selman bin Abdülaziz'in yazılı mesajını iletti

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, İran'a gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Perşembe günü Tahran'da İran Lideri Ali Hamaney ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir araya geldi.

Suudi yönetiminin direktifleri doğrultusunda Hamaney ile görüştüğünü ve kendisine İki Kutsal Caminin Hamisi Kral Selman bin Abdülaziz'in yazılı mesajını ilettiğini belirten Suudi Savunma Bakanı, “X” platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda liderle ortak ilgi alanlarına giren konuları ele aldıklarını ve iki ülke arasındaki ikili ilişkileri gözden geçirdiklerini ifade etti.

İran'ın Tasnim haber ajansı Hamaney'in görüşme sırasında “Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz her iki ülke için de faydalı ve birbirimizi tamamlayabiliriz” dediğini aktardı.

Ajans, Hamaney ile yapılan görüşmeye İranGenelkurmay Başkanı General Muhammed Bakıri'nin de katıldığını belirtti.

Dün Tahran'da General Bakıri ile bir araya gelen Prens Halid bin Selman, İran haber ajanslarının aktardığına göre Pekin Anlaşması'nın imzalanmasından bu yana Suudi Arabistan'la ilişkilerin giderek güçlendiğini ve geliştiğini söyledi. Bakıri, Tahran ve Riyad'ın bölgesel güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynayabileceğini belirterek ülkesinin Suudi Arabistan'la savunma ilişkilerini geliştirmeye hazır olduğunu ifade etti. Tasnim'e göre İran, Suudi Arabistan'ın Gazze ve Filistin konusundaki tutumunu memnuniyetle karşılıyor.

sdfgrthyu
Prens Halid bin Selman Perşembe günü İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri ile görüşmek üzere Tahran'a vardığında İran tarafından resmi törenle karşılandı (AP)

Ziyareti değerlendiren siyasi çevrelere göre Suudi bakanın ziyareti her iki ülkeyi de ilgilendiren bölgesel ve uluslararası gelişmelerin yaşandığı bir döneme denk geliyor.

Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada Prens Halid bin Selman'ın resmi bir ziyaret için geldiği ve bu ziyaret sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ve ortak ilgi alanlarına giren konuların ele alınacağı bir dizi görüşme gerçekleştireceği belirtildi.

Suudi siyasi analist Abdüllatif el-Melhem, Suudi Savunma Bakanının İran ziyaretinin, Suudi yönetiminin Pekin anlaşmasına bağlılık çerçevesinde iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirme ve geliştirme, ortak çıkarlarını gerçekleştirmek ve iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin pekiştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla Riyad ve Tahran arasındaki koordinasyon ve işbirliği düzeyini yükseltme isteğini yansıttığını düşünüyor.

sxcdfrgt
Prens Halid bin Salman dün (Perşembe) Tahran'da İran Cumhurbaşkanı ile bir araya geldi. (EPA)

Suudi liderliğinin bölgede barış ve refahı sağlamayı ve bölgeyi çatışmalar aşamasından istikrar ve güvenlik aşamasına taşımayı ve bölge halklarının daha iyi bir refah, zenginlik ve ekonomik entegrasyon geleceğine yönelik özlemlerini gerçekleştirmeye odaklanmayı amaçladığını belirten Melhem, Suudi Arabistan ile İran arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesinin, Suudi Veliaht Prensi'nin “bölgede barış, güvenlik, istikrar ve refahı sağlama ve halklarının özlemlerini karşılama” çabalarının meyvelerinden biri olduğunu kaydetti. Melhem, ziyaretin Suudi Arabistan ile İran arasındaki ikili ilişkileri güçlendirmeye yönelik devam eden diplomatik çabaların bir parçası olduğunu belirtti.

Bir dizi toplantı

Ziyaret, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman ile bölgedeki gelişmeleri ele aldıkları ve ortak ilgi alanlarına giren bir dizi konuyu gözden geçirdikleri bir telefon görüşmesi gerçekleştirmesinin üzerinden iki haftadan kısa bir süre geçmesinin yanı sıra Suudi Dışişleri Bakanı'nın Pazartesi günü İranlı mevkidaşıyla yaptığı telefon görüşmesinde bölgedeki gelişmeleri ve sarf edilen çabaları gözden geçirdikleri ikili istişarelerin ardından gerçekleşti.

dfgthy
Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Aref arasında Kasım 2024'te düzenlenecek Arap-İslam Zirvesi çerçevesinde gerçekleşen görüşme (SPA)

Suudi Savunma Bakanı'nın Tahran ziyaretinde bölgedeki son gelişmelerin ele alınması ve bölgesel ve uluslararası gelişmelerle ilgili görüş alışverişinde bulunulması bekleniyor. Resmi haber ajansı IRNA'ya göre ziyaret öncesinde, geçtiğimiz Cumartesi günü Umman'ın başkenti Muskat'ta gerçekleştirilen ABD-İran görüşmelerinin ilk turu ve 48 saat önce yine Cumartesi günü Muskat'ta yapılacak bir sonraki turun yanı sıra Suudi ve ABD taraflarının geçtiğimiz hafta beş istasyonda gerçekleştirdikleri bir dizi siyasi ve güvenlik istişaresi gibi bir dizi gelişme yaşandı.

Ziyaret, merhum Prens Sultan bin Abdülaziz'in Mayıs 1999 başında Tahran'a yaptığı ve dört gün süren ve üst düzey İranlı yetkililerle bir araya geldiği ilk ziyaretin ardından, 1979'dan bu yana bir Suudi savunma bakanının İran'a yaptığı ikinci ziyaret olması bakımından tarihi bir önem taşıyor.

Suudi Savunma Bakanı, “Pekin Anlaşması” ve 10 Mart'ta iki ülke arasındaki tarihi uzlaşı ve ilişkilerin Çin himayesinde yeniden başlatılmasının duyurulmasının ardından İran'ı ziyaret eden en önemli Suudi yetkililerden biri.

dfgt
Prens Halid bin Selman Perşembe günü Tahran'da General Bakıri ile bir araya geldi (AP)

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Tahran'a ilk ziyaretini Haziran 2023'te gerçekleştirmiş ve bu ziyaret sırasında iki ülke arasındaki ilişkilerin normal olduğunu ve iki ülkenin İslami kardeşlik ve iyi komşuluk bağlarıyla birleşmiş, bölgenin önemli ülkeleri olduğunu vurgulayarak bağımsızlık ve egemenliğe tam ve karşılıklı saygı, içişlerine karışmama, uluslararası hukuk ilkeleri, Birleşmiş Milletler Şartı ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi açık bir temele dayandığını belirtmiştir.

Eski Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, dönemin Dışişleri Bakanı adayı Ali Bakıri Kani ve şimdiki Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin yanı sıra Kasım 2023'teki Ortak Arap-İslam Zirvesi'ne katılmak üzere eski İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve 2024 Ortak Arap-İslam Takip Zirvesi'ne katılmak üzere Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Aref de dâhil olmak üzere bir dizi İranlı yetkili Pekin Anlaşması'nın ardından Suudi Arabistan'a benzer ziyaretlerde bulundu.

“Pekin Anlaşması” Taahhütleri

Pekin Anlaşmasını takip etmek üzere kurulan Suudi-Çin-İran Üçlü Ortak Komitesi, ilki Aralık 2023'te Çin'in başkenti Pekin'de, diğeri ise Kasım 2024'te Riyad'da olmak üzere iki toplantı gerçekleştirmiş ve bu toplantılarda iki ülke Pekin Anlaşmasını tüm maddeleriyle uygulama kararlılıklarını ve Birleşmiş Milletler Şartı, İİT Şartı ve devletlerin egemenliği, bağımsızlığı ve güvenliğine saygı da dâhil olmak üzere uluslararası hukuka bağlılık yoluyla ülkeleri arasında iyi komşuluk ilişkilerini teşvik etme çabalarını sürdürdüklerini vurgularken, Çin de Suudi Arabistan ve İran'ın Pekin Anlaşmasını geliştirme yönünde attıkları adımları desteklemeye ve teşvik etmeye devam etmeye hazır olduğunu açıklamıştır.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi Şarku'l Avsat'a verdiği demeçte İran ve Suudi Arabistan'ın büyüyen ve istikrarlı bir bölgede barış ve huzuru tesis etme niyetinde olduğunu, bunun da “mevcut tehditlerin üstesinden gelmeyi amaçlayan ikili ve bölgesel işbirliğinin sürdürülmesini ve geliştirilmesini” gerektirdiğini belirterek “İran-Suudi eylemlerinin kalkınma, barış, bölgesel ve uluslararası güvenlik çerçevesinde başarılı bir uluslararası ikili ve çok taraflı işbirliği modelini taçlandırdığını” ve iki tarafın tarihi bağlara dayanarak çeşitli siyasi, güvenlik, ekonomik, ticari ve konsolosluk alanlarında işbirliğini geliştirmeye devam ettiğini söyledi.



ABD’de Husilere destek vermekle suçlanan hükümet çalışanı gözaltına alındı

ABD Federal Soruşturma Bürosu'na (FBI) ait bir araç, 3 Şubat 2025'te Washington'daki merkez binasının önünde (Reuters)
ABD Federal Soruşturma Bürosu'na (FBI) ait bir araç, 3 Şubat 2025'te Washington'daki merkez binasının önünde (Reuters)
TT

ABD’de Husilere destek vermekle suçlanan hükümet çalışanı gözaltına alındı

ABD Federal Soruşturma Bürosu'na (FBI) ait bir araç, 3 Şubat 2025'te Washington'daki merkez binasının önünde (Reuters)
ABD Federal Soruşturma Bürosu'na (FBI) ait bir araç, 3 Şubat 2025'te Washington'daki merkez binasının önünde (Reuters)

ABD Adalet Bakanlığı, bir ABD hükümeti çalışanının İran destekli Husilere destek sağladığı iddiasıyla perşembe günü gözaltına alındığını açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın Alman Haber Ajansı DPA’dan aktardığı  habere göre Enerji Bakanlığı çalışanı, ABD tarafından yabancı terör örgütü olarak sınıflandırılan Husilere maddi destek veya kaynak sağlamaya çalışmakla suçlanıyor.

Ulusal Güvenlikten Sorumlu Başsavcı Yardımcısı John Eisenberg, şüphelinin yurt dışına seyahat ederek sahip olduğu uzmanlık bilgisini Husilere yardım etmek için kullandığının öne sürüldüğünü söyledi.

Eisenberg ayrıca şüphelinin patlayıcı yapımında kullanılabilecek malzemeler ile patlayıcı taşıma kapasitesine sahip insansız hava araçları üretmek için gerekli malzemeleri de temin ettiğini belirtti.

Eisenberg, "Bu iddialar o kadar dehşet verici ki neredeyse hayal gücünün sınırlarını zorluyor" dedi.

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli, Yemen'e gönderilerek mobil bir iletişim merkezinde kullanılacağı belirtilen iletişim ekipmanlarını temin etmek amacıyla Husilerin bir "albayı" adına çalıştığını söyleyen FBI kaynağıyla iletişime geçti.

Bakanlık, şüphelinin elektrik mühendisliği alanındaki geçmişine dayanarak "uzman tavsiye ve teknik bilgi" sağladığını bildirdi.

FBI Terörle Mücadele Birimi Direktör Yardımcısı Jarrod Brown, şüphelinin "ABD'ye ihanet etmekle" ve Husilere yardım etmeye çalışmakla suçlandığını söyledi.

Brown, "Ancak FBI'daki kadın ve erkeklerin çalışmaları sayesinde eylemleri ortaya çıkarıldı ve şu anda gözaltında" dedi.

Şüphelinin suçlu bulunması halinde 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceği belirtildi.


Eritre Etiyopya ile ilişkileri kesti... Afrika Birliği itidal çağrısı yaptı

Eritre Devlet Başkanı Isaias Afewerki ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Temmuz 2018'de Eritre'nin Addis Ababa Büyükelçiliğinin açılışında (Reuters)
Eritre Devlet Başkanı Isaias Afewerki ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Temmuz 2018'de Eritre'nin Addis Ababa Büyükelçiliğinin açılışında (Reuters)
TT

Eritre Etiyopya ile ilişkileri kesti... Afrika Birliği itidal çağrısı yaptı

Eritre Devlet Başkanı Isaias Afewerki ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Temmuz 2018'de Eritre'nin Addis Ababa Büyükelçiliğinin açılışında (Reuters)
Eritre Devlet Başkanı Isaias Afewerki ve Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, Temmuz 2018'de Eritre'nin Addis Ababa Büyükelçiliğinin açılışında (Reuters)

Etiyopya, dün Eritre'deki büyükelçiliğini kapatma kararı alırken 10 Eritreli diplomatı istenmeyen kişi ilan etti. Bu adımın ardından Asmara, komşusu Addis Ababa ile tüm diplomatik ilişkilerini kesti. Karar, Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da gece saatlerinde patlama seslerinin duyulmasının ardından geldi. Patlamalar, ülkenin kuzeyinde yeniden başlayan çatışmaların daha geniş bir bölgeye yayılabileceği endişelerini artırdı.

Addis Ababa, Eritre, Sudan ve Mısır'ı, geçen haftadan bu yana Etiyopya federal hükümetine bağlı güçlerle çatışan Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin (TPLF) öncülüğündeki muhalif ittifakı desteklemekle suçladı. Üç ülke de suçlamaları reddediyor.

Afrika Birliği Komisyonu, üç ülkeye gerilimi tırmandırabilecek ve bölgedeki barış ile istikrarı tehlikeye atabilecek her türlü eylem ve açıklamadan kaçınmaları ve azami itidal göstermeleri çağrısında bulundu.

Çatışmalar, 2020-2022 yılları arasında yüz binlerce kişinin hayatını kaybettiği Etiyopya iç savaşının sona ermesinden bu yana ülkedeki çatışmaların en büyük tırmanışı olarak değerlendiriliyor. Eritre, söz konusu savaşta Etiyopya federal hükümetine destek vermek üzere savaşa dahil olmuştu.

Görsel kaldırıldı.
Etiyopya ordusu ile Tigray Halk Kurtuluş Cephesi arasındaki çatışmalar sırasında yol kenarında imha edilmiş bir T-72 tankı (Arşiv - AFP)

Etiyopya Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada Addis Ababa'nın, Eritre'nin Etiyopya'ya karşı doğrudan ve dolaylı düşmanca ve saldırgan eylemlerine karşılık olarak Asmara'daki büyükelçiliğini kapatma kararı aldığını bildirdi.

Bakanlık, X hesabından yaptığı açıklamada isimlerini vermediği 10 Eritreli diplomatın 48 saat içinde Etiyopya'yı terk etmesi gerektiğini duyurdu.

Eritre Enformasyon Bakanı Yemane Gebremeskel, Reuters'a yaptığı açıklamada, tüm Eritreli diplomatların Etiyopya'dan sınır dışı edilmesinin hükümetin Addis Ababa'daki büyükelçiliği fiilen kapatması anlamına geldiğini söyledi.

Eritre Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, "ortaya çıkabilecek tüm olumsuz sonuçlara rağmen Eritre'nin karşılık vermekten ve Etiyopya ile tüm diplomatik ilişkileri kesmekten başka seçeneği olmadığını" belirtti.

Etiyopya devlet yayın kuruluşu ve konu hakkında bilgi sahibi kaynaklar, Etiyopya hükümetinin bir Mısırlı diplomatı da istenmeyen kişi ilan ederek ülkeyi 48 saat içinde terk etmesini istediğini bildirdi.

Devlete ait Kahire el-İhbariye kanalının aktardığına göre üst düzey bir Mısırlı yetkili, Kahire'nin de karşılık olarak Mısır'daki Etiyopya Büyükelçiliği müsteşarını istenmeyen kişi ilan ettiğini ve kendisine ülkeyi terk etmesi için 48 saat süre tanıdığını söyledi.

Görsel kaldırıldı.
2021'de Tigray'da görev yapan Etiyopya ordusuna bağlı birlikler (AP)

Yetkili, Etiyopya'nın Mısırlı diplomata yönelik kararını "üzücü ve gerekçesiz" olarak nitelendirerek Mısır'ın diğer ülkelerin iç işlerine müdahale etmeyi her zaman reddettiğini ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nader Zeki ise Reuters'a yaptığı açıklamada, Kahire'nin aldığı önlemin gerekçeli olduğunu belirterek mütekabiliyetin diplomasinin temel ilkelerinden biri olduğunu söyledi.

Gerilimi tırmandıran bu adımlar, Etiyopya'nın başkentinde patlama seslerinin duyulmasından saatler sonra geldi. Patlamalar, çatışmaların daha geniş kapsamlı bir bölgesel savaşa dönüşebileceği endişelerini artırdı.

Afrika Birliği Komisyonu, dün gece yayımladığı açıklamada üç ülkeye "anlaşmazlıklarını mevcut diplomatik kanallar ve barışçıl diyalog yoluyla çözmeleri" çağrısında bulundu.

Muhalif ittifakla bağlantılı bir kaynak Reuters'a yaptığı açıklamada, ittifakın Addis Ababa'ya insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlediğini ve saldırılardan bazılarının başkentteki askeri komuta merkezini hedef aldığını söyledi.

Bu saldırıların doğrulanması halinde, bunlar hükümet karşıtı güçlerin Addis Ababa'ya düzenlediği bilinen ilk İHA saldırıları olacak. Başkent, kuzeydeki Tigray, Amhara ve Afar bölgelerindeki çatışma hatlarından yüzlerce kilometre uzakta bulunuyor.

Üç diplomatik kaynak, konunun hassas olması nedeniyle isimlerinin açıklanmaması şartıyla, başkentte patlamalar meydana geldiğini doğruladı. Görgü tanıkları askeri üssün çevresinde herhangi bir hasar tespit edilmediğini söyledi.

Etiyopya'nın Eritre'deki büyükelçiliği, Asmara ile yakınlaşma sürecinin bir parçası olarak 2018'de yeniden açılmıştı. Bu yakınlaşma, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmesine uzanan sürecin de önemli bir parçası olmuştu.

İki ülkenin orduları, 2020-2022 yılları arasındaki savaş sırasında Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'ne karşı birlikte savaştı. Ancak Eritre, Kasım 2022'de çatışmaları sona erdiren barış anlaşmasının tarafı olmadı ve iki ülke arasındaki ilişkiler kısa süre içinde yeniden gerildi.

İki hükümet, Kızıldeniz'e erişim konusunda karşılıklı eleştiriler yöneltti. Denize kıyısı bulunmayan Etiyopya, deniz erişimine sahip olmanın güvenliği ve ekonomisi açısından hayati önem taşıdığını savunuyor. Asmara ise Addis Ababa'nın Assab Limanı'nı zorla ele geçirmeye çalışmasından endişe ettiğini belirtiyor.

Son çatışmaların başlamasından birkaç gün sonra Afar Valisi Ali Araba, El Cezire televizyonuna yaptığı açıklamada Eritre askerlerinin muhalif ittifakın saldırısına katılmak üzere kuzey bölgesine geçtiğini söyledi.

Bu arada hükümet yanlısı gruplar dün, federal hükümet güçleri ile müttefik silahlı grupların Tigray ve Afar'da yeni kazanımlar elde ettiğini açıkladı.

Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Servisi, Addis Ababa üzerinde İHA uçuşlarını yasakladı. Muhalif güçlerin daha önce silahlı İHA kullandığı bilinmiyordu ancak bu güçlerin bu alanda belirli kapasitelere sahip olabileceğine ilişkin kanıtlar artıyor.

Hükümet yanlısı "Tigray Barış Gücü" hareketi salı günü yaptığı açıklamada, Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'yle bağlantılı güçlerden İHA gövdeleri ve bataryalar ele geçirdiğini duyurdu.

Risk yönetimi danışmanlık şirketi Verisk Maplecroft'un Afrika başanalisti Edward Bach, muhalif güçlerin Addis Ababa'yı vurabilmesinin siyasi bir dönüm noktası olacağını söyledi. Bach, bunun hükümetin başkentin savaştan etkilenmediği yönündeki söylemini zayıflatacağını ve federal hükümet güçlerinin sahip olduğu önemli avantajlardan biri olan hava üstünlüğünü azaltacağını belirtti.

Federal hükümet güçleri Tigray'ın güneyinde ilerleyişini sürdürerek bölgesel başkent Mekele'ye yaklaşıyor. Muhalif ittifak ise komşu Afar bölgesindeki bazı kasabaları ele geçirdi.

Hükümet yanlısı güçler, çatışmaların başında Tigray Halk Kurtuluş Cephesi güçleri tarafından ele geçirilen Afar'daki Eribti kasabasını geri aldı. Hükümet yanlısı Tigray Barış Gücü X üzerinden yaptığı açıklamada, Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri'ne mükemmel hava desteği için teşekkür etti.

Afar Pastoral Kalkınma Derneği'nin kurucularından Valerie Browning ise Reuters'a yaptığı açıklamada, bölgedeki çatışmaların on binlerce kişiyi evlerini terk etmek zorunda bıraktığını söyledi.


İsviçreliler ABD’den savaş uçağı alımına karşı

F-35 savaş uçağı, 7 Ağustos 2026’da İran’a yönelik abluka operasyonları kapsamında bir yakıt ikmal uçağının yanında uçuyor (ABD ordusu)
F-35 savaş uçağı, 7 Ağustos 2026’da İran’a yönelik abluka operasyonları kapsamında bir yakıt ikmal uçağının yanında uçuyor (ABD ordusu)
TT

İsviçreliler ABD’den savaş uçağı alımına karşı

F-35 savaş uçağı, 7 Ağustos 2026’da İran’a yönelik abluka operasyonları kapsamında bir yakıt ikmal uçağının yanında uçuyor (ABD ordusu)
F-35 savaş uçağı, 7 Ağustos 2026’da İran’a yönelik abluka operasyonları kapsamında bir yakıt ikmal uçağının yanında uçuyor (ABD ordusu)

İsviçreli seçmenlerin yaklaşık üçte ikisi F-35 savaş uçaklarının satın alınmasına yönelik anlaşmadan vazgeçilmesini istiyor. Geçen ay yayımlanan bir parlamento raporunda, sözleşmenin sabit bir fiyat içerdiğine ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtilmişti.

İsviçreliler altı yıl önce düzenlenen referandumda, ülkenin eskiyen savaş uçağı filosunun yenilenmesi için 6 milyar İsviçre frangı (7,2 milyar dolar) harcanmasına çok az bir farkla destek vermişti. Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’ten aktardığı habere göre  İsviçre hükümeti, tedarikçi Lockheed Martin’le anlşatı.

İsviçre hükümeti, ABD yapımı uçakların teknik açıdan en uygun seçenek olmasının yanı sıra maliyetinin de “büyük farkla” en düşük olduğunu savunuyor.

Tamedia/20 Minuten medya grubu için yapılan son kamuoyu araştırmasında ise katılımcıların yalnızca yüzde 28’i satın alma sürecinin devam etmesini desteklerken yüzde 65’i buna karşı çıktı.