Şam Ticaret Odası Başkanı: Yeni Suriye'de ekonomik istisna yok

El-Garivati Şarku’l Avsat'a konuştu: İş adamları ulusal ekonominin kaldıracıdır

Şam Ticaret Odası Başkanı: Yeni Suriye'de ekonomik istisna yok
TT

Şam Ticaret Odası Başkanı: Yeni Suriye'de ekonomik istisna yok

Şam Ticaret Odası Başkanı: Yeni Suriye'de ekonomik istisna yok

Şam Ticaret Odası'nın yeni seçilen başkanı İsam Zuheyr el-Garivati, Şam Ticaret Odası'na üye olan ve eski rejimle şüpheli bağları bulunan tüm iş adamlarının üyeliklerinin iptal edildiğini, çünkü bunların eski üyeler olduğunu, çoğunun ülke dışında bulunduğunu ve şu anda 18 yeni üyenin Ekonomi Bakanlığı tarafından onaylandığını doğruladı.

El-Garivati Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, tüccar derneklerini soruşturmanın Ticaret Odası'nın görevi olmadığını, bunun yargı ve Genel Güvenlik Dairesi’nin sorumluluğunda olduğunu söyledi.

Rejime karşı ayaklanmanın patlak vermesinin ardından ülkeyi terk eden ve devrimin ardından geri dönen en önemli Suriyeli iş adamlarından biri olan İsam Zuheyr el-Garivati, Şam Ticaret Odası Başkanlığı’na seçildi. Odanın yönetim kurulu tarafından geçtiğimiz salı günü icra kurulu üyelerini seçmek üzere düzenlenen toplantıda ‘apolitik’ olarak tanımlanan ilk seçimlerde başkan seçildi.

El-Garivati eski üyeleri överek, ‘çok azının eski rejimin askeri eylemlerine katıldığını’, diğer tüccarların ise rejimle anlaşmaya zorlandığını söyledi. El-Garivati, “Zorlanan ile suç ortağı arasında bir fark vardır ve bu ilgili makamlar tarafından belirlenir” ifadesini kullandı.

Ford, Jaguar, Range Rover ve Land Rover gibi büyük markaların özel bayisi olarak otomotiv sektöründe çalışan el-Garivati, 2017 yılında Şam'daki fabrikalarından birini değerinin çok altında bir fiyata satması için eski rejim tarafından baskı gördü.

El-Garivati, “Ticaret Odası, en karanlık ve en zor koşullarda çalışmaya devam eden, büyük baskı altında olan ve ulusal ekonominin önemli bir parçası olan birçok kişi de dahil olmak üzere tüm Suriyeli tüccarlara açıktır” dedi.

İstisnai kararlar yok

El-Garivati tekel ve istisnalar politikasıyla ilgili olarak “Yeni Suriye'de tekel ya da istisnai kararlar yoktur. Hükümet üyeleri, Ekonomi Bakanı ve yetkililerle yaptığımız görüşmelerde, kamu yararı gereklilikleri dışında istisnai kararların iptal edileceğine ve bireylerin çıkarlarına uygun kararlar alınmayacağına dair güvence aldık” ifadelerini kullandı.

Şam Ticaret Odası'nın bir sonraki aşama programıyla ilgili olarak el-Garivati, yönetim kurulu üyelerinin oda için bir veri tabanı ve istatistik oluşturmak, tüccarların işlemlerini kolaylaştırmak için çalışmaları otomatikleştirmek, sergiler düzenlemek, pazarın ekonomik fizibilitesini incelemek için atölye çalışmaları yapmak ve uluslararası şirketlerle iletişim kurmak için çalışmayı planladıklarını söyledi. Tüzük ile ilgili olarak ise bir üyenin iki dönemden fazla seçilmesini ve başkanın sadece bir dönem için seçilmesini önleyecek değişiklik önerileri üzerinde çalışılacağını belirtti.

Kdkdk
Şam'daki bir döviz bürosu (AFP)

El-Garivati, yönetim kurulu üyeliği seçimlerinin rejimin devrilmesinin ardından daha önce seçim yapılmadan atanan yönetim kurulu üyeleri tarafından gerçekleştirildiği yönündeki eleştirilere cevaben şunları söyledi: “Suriye istisnai bir durum yaşıyor. Dolayısıyla bu durum altında alınan kararlar da istisnai. Bu nedenle Ticaret Odası yönetim kurulu üyeleri atandı, bunların hepsi Şamlı tüccarlar, hepsi son derece yetkin ve iyi bir üne sahipler. Bunlara herhangi bir itiraz olduğunu sanmıyorum ve yönetim kurulu üyeleri de özgür bir şekilde seçildi. Seçimler ilk kez tam bir şeffaflıkla yapıldı. İnanıyorum ki özgür bir Suriye'de özgür bir ticaret odası olacak.”

Şamlı bir iş ailesinin oğlu olan İsam Zuheyr el-Garivati, ABD'deki Kansas Üniversitesi'nden elektrik ve endüstri mühendisliği alanında lisans derecesine sahip. Kariyerine büyük uluslararası şirketlerle ortaklıklar kuran Ghreiwati Group'un CEO'su olarak başlayan ve otomotiv sektöründe işlerini genişleten el-Garivati, Suriye'den ayrıldıktan sonra ABD'de Audi ve Nissan bayilikleri de dahil olmak üzere 20'den fazla şirket kurdu.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.