Trump Keşmir konusunda anlaşma ararken, Hindistan'ın diplomatik hırsı sınanıyor

ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'yi Beyaz Saray'da ağırladı. (Arşiv – AP
ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'yi Beyaz Saray'da ağırladı. (Arşiv – AP
TT

Trump Keşmir konusunda anlaşma ararken, Hindistan'ın diplomatik hırsı sınanıyor

ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'yi Beyaz Saray'da ağırladı. (Arşiv – AP
ABD Başkanı Donald Trump, Hindistan Başbakanı Narendra Modi'yi Beyaz Saray'da ağırladı. (Arşiv – AP

Analistler, Hindistan ve Pakistan'ın ABD'nin müdahalesi sayesinde topyekûn savaşın eşiğinden döndüğünü, ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın Keşmir anlaşmazlığında arabuluculuk yapmayı teklif etmesinin ardından Yeni Delhi'nin küresel diplomatik güç olma hedefinin büyük bir sınavla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre Hindistan'ın dünyanın beşinci büyük ekonomisi olma yolundaki hızlı yükselişi, küresel sahnedeki güvenini ve etkisini arttırdı. Hindistan, Sri Lanka'daki ekonomik çöküş ve Myanmar depremi gibi bölgesel krizlerin ele alınmasında önemli bir rol oynadı.

Ancak Keşmir konusunda Pakistan'la yaşanan çatışma Hindistan siyasetinin sinir uçlarına dokunuyor. Son birkaç gündür iki ülke arasında karşılıklı füze atışları ve hava saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalarda en az 66 kişi hayatını kaybetti.

Hindistan'ın, Keşmir sorununda kendi çıkarlarından ödün vermeden ticaret gibi konularda Trump'ın gözüne girmek için diplomatik olarak nasıl bir yol izleyeceği büyük ölçüde iç politikaya bağlı olacak ve Keşmir sorununun gelecekteki seyrini belirleyebilecek.

Güney Asya analisti olan Michael Kugelman, “Hindistan (ateşkesin gerektirdiği) daha geniş kapsamlı görüşmelere sıcak bakmıyor. Bu yaklaşıma bağlı kalmak zorlu bir iş olacak” ifadelerini kullandı.

Ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunun bir işareti olarak iki hükümet cumartesi gecesi geç saatlerde ciddi ihlal suçlamalarında bulundu.

Kugelman ateşkesin gerilimin en yüksek olduğu dönemde ‘aceleyle sağlandığını’ kaydetti. Trump dün, “Bu iki büyük ulusla ticareti önemli ölçüde arttıracağım” dedi. Hindistan Başbakanı Narendra Modi, çatışmanın başlamasından bu yana kamuoyu önünde herhangi bir yorumda bulunmadı.

Görsel kaldırıldı.Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif (Reuters)

Hindistan Keşmir'i kendi topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve özellikle de dışarıdan bir arabulucu aracılığıyla müzakere edilemeyeceğini düşünüyor. Hem Hindistan hem de Pakistan, Keşmir'in bazı kısımlarını kontrol ediyor ve bölgede tam egemenlik iddiasında bulunuyor. Hindistan'ın Pakistan destekli bir isyan olarak tanımladığı durum yüzünden bölge üzerinde iki savaş ve çok sayıda başka çatışma yaşandı. Pakistan ise isyanı desteklediğini reddediyor.

Hindistanlı savunma analisti Brahma Chellaney, “Hindistan, ABD'nin baskısıyla, başladıktan sadece üç gün sonra askeri operasyonları durdurmayı kabul ederek, uluslararası toplumun dikkatini bu krize neden olan Pakistan destekli sınır ötesi terörizme odaklamak yerine Keşmir çatışmasına çekiyor” dedi.

İki ülkenin 1947'de ayrılmasından sonra Hindistan ve Pakistan, Keşmir konusunda süregelen anlaşmazlıklarında Batı tarafından on yıllar boyunca bir ve aynı olarak görüldü. Ancak son birkaç yılda Hindistan'ın ekonomik yükselişi de dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle bu durum değişti. Pakistan'ın ekonomisi ise sıkıntıda ve Hindistan'ın yalnızca onda biri büyüklüğünde.

Görsel kaldırıldı.Hindistan Başbakanı Narendra Modi, (EPA)

Trump'ın Keşmir sorununa bir çözüm bulunması önerisi ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Hindistan ve Pakistan'ın tarafsız bir yerde daha geniş konularda görüşmelere başlayacağı yönündeki açıklaması, Hindistan'daki birçok kişiyi hayal kırıklığına uğrattı.

Pakistan, Trump'ın Keşmir konusundaki teklifi için defalarca teşekkür ederken, Hindistan, ateşkesin sağlanmasında herhangi bir üçüncü tarafın rolünü kabul etmeyerek, bunun tamamen iki taraf arasındaki bir anlaşmanın sonucu olduğunu ileri sürdü.

Hindistan'daki analistler ve muhalefet partileri, Yeni Delhi'nin geçtiğimiz çarşamba günü Pakistan'a füze atarak stratejik hedeflerine ulaşıp ulaşmadığını sorgulamaya başladı. Hindistan, bunun geçen ay Keşmir'de turistleri hedef alan ve 26 kişinin ölümüne yol açan saldırıya misilleme olduğunu iddia etti. Yeni Delhi saldırıdan Pakistan'ı sorumlu tuttu, İslamabad ise bu iddiayı reddetti.

Pakistan'ın iç kesimlerine füzelerin ateşlenmesi Modi'nin seleflerine kıyasla risk almaya daha meyilli olduğunu gösterdi. Ancak ani ateşkes Modi'yi ülke içinde nadir görülen eleştirilere maruz bıraktı.

Modi'nin Hindu milliyetçisi Bharatiya Janata Partisi'nden (Hindistan Halk Partisi) eski bir parlamenter olan Swapan Dasgupta, ateşkesin Hindistan'da çeşitli nedenlerle iyi karşılanmadığını, çünkü ‘Trump'ın aniden ortaya çıkıp kararını açıkladığını’ söyledi.

Hindistan'ın ana muhalefet partisi Hindistan Ulusal Kongresi de bu görüşü yineleyerek, hükümetten ‘Washington'un neden ateşkes ilan ettiğini’ açıklamasını talep etti. Hindistan Ulusal Kongresi Sözcüsü Jairam Ramesh, “Üçüncü tarafların arabuluculuğu için kapıları açtık mı?” diye sordu.

Düşmanlıkların sona ermesine rağmen, ilişkilerde Hindistan'ın sertliğini test edecek ve daha katı bir yaklaşım benimsemesine neden olabilecek bir dizi sıcak nokta var.

Diğer yandan Pakistanlı diplomatlar ve hükümet yetkilileri, ülkeleri için en önemli konunun, Hindistan'ın geçen ay askıya aldığı ve Pakistan'daki çok sayıda çiftçi ve hidroelektrik santrali için hayati bir su kaynağı olan İndus Su Anlaşması olacağını söyledi.

Pakistan eski Dışişleri Bakanı ve mevcut hükümeti destekleyen Pakistan Halk Partisi'nin lideri Bilawal Bhutto Zerdari, “ABD'nin daha geniş bir diyalog için verdiği güvence olmasaydı Pakistan ateşkesi kabul etmezdi” dedi.

Pakistan'ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Moeed Yusuf, Keşmir'le ilgili risk döngüsünü kırmak için kapsamlı bir anlaşmanın gerekli olduğunu söyledi. Yusuf, “Çünkü krizin kökleri halen orada. Her altı ayda, bir yılda, iki ya da üç yılda bir benzer bir şey oluyor ve sonra nükleer bir ortamda savaşın eşiğine geri dönüyoruz” ifadelerini kullandı.



Kuzey Kore: Lee'nin İşiba ile zirvesi Washington'ı "ikna etme" girişimi

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung (solda) ve Japonya Başbakanı İşiba Şigeru, Tokyo'daki zirvenin ardından, (AFP)
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung (solda) ve Japonya Başbakanı İşiba Şigeru, Tokyo'daki zirvenin ardından, (AFP)
TT

Kuzey Kore: Lee'nin İşiba ile zirvesi Washington'ı "ikna etme" girişimi

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung (solda) ve Japonya Başbakanı İşiba Şigeru, Tokyo'daki zirvenin ardından, (AFP)
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung (solda) ve Japonya Başbakanı İşiba Şigeru, Tokyo'daki zirvenin ardından, (AFP)

Kuzey Kore, bugün Başkan Lee Jae-myung ile Japonya Başbakanı İşiba Şigeru arasında yapılan son zirveyi eleştirdi ve bunu Washington'ın yanlış anlamalarını gidermeye yönelik bir diplomatik gösteri olarak nitelendirdi.

Kuzey Kore Merkez Haber Ajansı (KCNA), dün Lee'nin Japonya Başbakanı İşiba ile yaptığı zirvenin ardından Kuzey Kore'den bir yetkilinin yaptığı yorumu aktardı.

Güney Kore'nin Yonhap Haber Ajansı'na göre, Güney Kore Devlet Başkanı'nın bugün Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile yapması planlanan görüşmeden kısa bir süre önce gerçekleşen zirvede, iki lider barış ve istikrar için ABD ile ikili ve üçlü iş birliklerini güçlendirmenin önemini vurguladı.

KCNA, Lee'nin Trump'tan önce İşiba ile yaptığı görüşmeye atıfta bulunarak, "ABD yanlısı uydu diplomasisi geleneğini görmezden geliyor gibi göründüğünü" belirtti. Şarku’l Avsat’ın KCNA’dan aktardığına göre haberde bunun, "ABD'nin mevcut (Güney Kore) liderine duyduğu güvensizlik ve onu ABD'nin bir hizmetkarı olarak görmesinden" kaynaklandığı ifade edildi.

KCNA devamla, "Son Kore-Japonya zirvesi, Seul'ün endişelerinden kaynaklanan ve Washington'ın yanlış anlamasını gidermeyi amaçlayan diplomatik bir gösteri olduğunu söylemek doğru olur" değerlendirmesinde bulundu.

Haber ajansı ayrıca Lee'nin Trump ile yapacağı zirvede, üçlü iş birliğinin "ekseni" olarak nitelediği Seul ve Tokyo arasındaki ilişkiyi vurgulayarak "Japon yanlısı bir duruş" takındığını ve herhangi bir diplomatik felaketten kaçındığını ileri sürdü.

Ajans, "Kuzey Kore, ABD ve onun hegemonik destekçilerinin yarattığı endişe verici duruma seyirci kalmayacak" uyarısında bulundu.


Pakistan Dışişleri Bakanı, Hindistan'ın yakından izlediği bir ziyarette Bangladeş'e gidiyor

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, İslamabad'da Çinli mevkidaşı Wang Yi'yi kabul etti (AFP)
Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, İslamabad'da Çinli mevkidaşı Wang Yi'yi kabul etti (AFP)
TT

Pakistan Dışişleri Bakanı, Hindistan'ın yakından izlediği bir ziyarette Bangladeş'e gidiyor

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, İslamabad'da Çinli mevkidaşı Wang Yi'yi kabul etti (AFP)
Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, İslamabad'da Çinli mevkidaşı Wang Yi'yi kabul etti (AFP)

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, bugün, 13 yıl sonra ilk kez bu düzeyde bir ziyaret gerçekleştirerek, son dönemde yakınlaşma yaşayan iki eski düşman ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmek amacıyla Bangladeş'e gidiyor.

Dar, 2012 yılından bu yana Dakka'ya giden en üst düzey Pakistanlı yetkili olup, İslamabad bu ziyareti “Pakistan ve Bangladeş arasındaki ilişkilerde önemli bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre iki ülkenin yarın, bir ticaret anlaşması da dahil olmak üzere bir dizi anlaşma imzalaması bekleniyor.

Bakanlık, Dar'ın geçici Başbakan Muhammed Yunus ile Bangladeş'te görüşeceğini açıkladı.

Ziyaret, Hindistan ve Pakistan arasında 1999 savaşından sonra gerçekleşen en şiddetli dört günlük askeri çatışmadan üç buçuk ay sonra gerçekleşiyor.

Uzmanlar, özellikle Pakistan ve Bangladeş'in yakınlaşma yolunda adımlar atmaya başlamasıyla birlikte, Yeni Delhi'nin ziyareti yakından takip edeceğini değerlendiriyor.

İki ülke, 1971'deki yıkıcı bağımsızlık savaşına kadar tek bir ulus olarak varlığını sürdürdü. Bu çatışmanın ardından Bangladeş, Pakistan'ın baş düşmanı Hindistan'a daha da yakınlaştı.

Ancak Ağustos 2024'teki "devrim" durumu değiştirdi ve Hindistan'a kaçan eski Başbakan Şeyh Hasina'yı devirdi. Yeni Delhi, Bangladeş'teki yeni yetkililerin, insanlığa karşı suçlardan yargılanmak üzere Hasina'nın iade edilmesi yönündeki taleplerine yanıt vermedi.

Ancak Pakistan ve Bangladeş arasındaki uzlaşma hâlâ engellerle karşı karşıya; özellikle de İslamabad'ın, ülke nüfusunun bir kesiminin savaş için resmi özür talep eden çağrılarına yanıt vermeyi reddetmesi gibi.


Çin, Pakistan ve Afganistan ile gelişmiş iş birliği ve güvenlik çağrısında bulundu

Afganistan Dışişleri Bakanı Amir Han Muttaki, Kabil'deki üçlü zirve öncesinde Çinli ve Pakistanlı mevkidaşları Wang Yi ve İshak Dar'ın arasında (AP)
Afganistan Dışişleri Bakanı Amir Han Muttaki, Kabil'deki üçlü zirve öncesinde Çinli ve Pakistanlı mevkidaşları Wang Yi ve İshak Dar'ın arasında (AP)
TT

Çin, Pakistan ve Afganistan ile gelişmiş iş birliği ve güvenlik çağrısında bulundu

Afganistan Dışişleri Bakanı Amir Han Muttaki, Kabil'deki üçlü zirve öncesinde Çinli ve Pakistanlı mevkidaşları Wang Yi ve İshak Dar'ın arasında (AP)
Afganistan Dışişleri Bakanı Amir Han Muttaki, Kabil'deki üçlü zirve öncesinde Çinli ve Pakistanlı mevkidaşları Wang Yi ve İshak Dar'ın arasında (AP)

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Pakistan ve Afganistan'ı, karşılıklı stratejik güveni inşa etmek ve güvenlik iş birliğini derinleştirmek için her düzeyde üçlü ilişkileri güçlendirmeye çağırdı.    

Kabil'de dün, her iki ülkeden mevkidaşlarıyla toplantıya katılan Wang, kalkınma iş birliği ile ticaret ve yatırım ilişkilerinin genişletilmesi gerektiğini belirtti.

Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan bugün yapılan açıklamada, bakanın, Çin'in her ülkenin temel çıkarlarıyla ilgili konuları anlamaya ve desteklemeye hazır olduğunu, bölgeye dış müdahaleye ve herhangi bir kuruluş veya bireyin herhangi bir ülkenin ulusal egemenliğini zayıflatmaya yönelik girişimlerine kararlılıkla karşı çıktığını belirtti.

Wang, "Güvenlik diyalog mekanizmasını iyileştirmek, kolluk kuvvetleri ve güvenlik iş birliğini derinleştirmek, sınır ötesi terörist faaliyetlerle mücadeleyi güçlendirmek ve terörizmin üreme alanını ortadan kaldırmak gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Açıklamada herhangi bir terörist gruptan bahsedilmedi, ancak Çin'in resmi haber ajansı Xinhua'nın Wang'ın Afganistan Dışişleri Bakan Vekili Amir Han Muttaki ile görüşmesine ilişkin haberinde Doğu Türkistan İslam Hareketi'nden bahsedildi.

Haberde, Wang'ın Çin'in Afganistan'ın terörist olarak nitelendirdiği bu tür güçlerle mücadele çabalarını yoğunlaştıracağını umduğu belirtildi.

Her iki ülke de Çin'in kuzeybatısındaki Sincan bölgesinin sınırında yer almaktadır. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu bölge geçmişte, Pekin'in sorumluluğunu İslamcı silahlı militanlara ve Doğu Türkistan'ın bağımsızlığını ilan etmek isteyen Uygur ayrılıkçılara yüklediği çatışmalara sahne oldu.

Wang, meslektaşlarına üç ülkenin kalkınma iş birliğini, ticaret ve yatırım alışverişini genişletmesi ve ağları birbirine bağlaması gerektiğini ifade etti.