SDG  ve Suriye hükümeti heyetlerinin ilk toplantısı gerçekleşti

Başta sınır kapıları ve petrol sahaları olmak üzere birçok konu ele alındı

Suriye hükümeti ile müzakere eden Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi heyeti üyeleri (Şarku’l Avsat)
Suriye hükümeti ile müzakere eden Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi heyeti üyeleri (Şarku’l Avsat)
TT

SDG  ve Suriye hükümeti heyetlerinin ilk toplantısı gerçekleşti

Suriye hükümeti ile müzakere eden Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi heyeti üyeleri (Şarku’l Avsat)
Suriye hükümeti ile müzakere eden Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi heyeti üyeleri (Şarku’l Avsat)

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolü altındaki bölgeyi yöneten  Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi heyeti ile Suriye hükümeti yetkilileri arasındaki ilk görüşmeler dün başkent Şam'da başladı. İlk oturumda iki taraf arasındaki müzakerelerin yeniden başlamasına hazırlık olarak teknik komitelerin oluşturulması mekanizması ele alındı.

Toplantıda, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ve SDG lideri Mazlum Abdi tarafından mart ayında imzalanan ve yıl sonunda sona erecek belirli bir süre içinde sınır kapıları, havaalanı ve enerji alanları da dahil olmak üzere Özerk Yönetim’in tüm sivil ve askeri kurumlarının yeni devlet yönetimine entegre edilmesini öngören anlaşmanın uygulanması da görüşüldü.

csd
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, geçtiğimiz mart ayında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile varılan anlaşmanın uygulanmasını görüşmek üzere askeri komutanlarla bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)

SDG lideri Mazlum Abdi dün Haseke'de Özerk Yönetim Yürütme Konseyi Başkanlığı ve Suriye Demokratik Konseyi (SDK) Başkanlığı ile bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, 10 Mart anlaşmasının hükümlerini uygulama yolları ve Şam'daki heyetinin toplantılarıyla bağlantılı olarak anlaşmanın uygulanması için görüşmelerin başlama koşulları, DEAŞ'a karşı savaşta Suriye Savunma Bakanlığı ile çabaları birleştirme yolları ve on binlerce DEAŞ unsurunun tutulduğu kamp ve hapishanelerin durumu ele alındı.

Özerk Yönetim heyeti, PYD Başkanlık Divanı üyesi Foza Yusuf başkanlığında, eski Yürütme Konseyi Başkanı Ebid Hamid el-Mihbaş, Maliye Komisyonu Başkanı Dr. Ahmet Yusuf, Yönetim'in kurucu Hıristiyan partilerinden Süryani Birlik Partisi Başkanı Senherib Bersum ile askeri ve sivil liderlerin katılımıyla cumartesi akşamı Şam'a ulaştı. Heyet birçok önemli ve hassas dosyayı ele alacak ve ortak bir vizyon geliştirmek, komiteler oluşturmak ve bunların uygulanmasını bir zaman çerçevesine göre planlamak üzere önceki rejimin devrilmesinden bu yana ilk kez hükümet müzakerecileriyle bir araya gelecek.

hyjtuı
Halep Valiliği İç Güvenlik Müdürü Abdulgani Muhammed (sağdan üçüncü) ve Afrin Kamu Güvenliği Müdürü Mesud Battal (sol başta), geçtiğimiz nisan ayında hükümet ile SDG arasında Halep anlaşmasının imzalanması sırasında

Üst düzey bir Kürt kaynağa göre hükümet heyetinde, Dışişleri Bakanlığı'ndan Muhammed Kantari, Halep Valiliği İç Güvenlik Müdürü Abdulgani Muhammed, Afrin Kamu Güvenliği Müdürü Mesud Battal ve İçişleri Bakanlığı Sivil İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ziyad Fevaz el-Ayiş yer alıyor.

Önde gelen bir Kürt kaynağa göre, Özerk Yönetim heyeti ekonomik, siyasi, idari ve güvenlik meselelerini içeren bir dizi müzakere paketi sunacak. Yönetimin İç Güvenlik Güçleri'nin sayısının 30 bin civarında olduğu tahmin ediliyor ve düzenli hizmetlerin yapısını, Operasyonlar ve Organize Suçlar Departmanı, Terörle Mücadele Departmanı, Asayiş Departmanı, Kurtarma Polis Departmanı ve Trafik Departmanı da dahil olmak üzere çeşitli departmanlar takip ediyor. Ayrıca, son 10 yıldır ABD liderliğindeki DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu (DMUK) güçleri tarafından eğitilen kolordular, birlikler ve askeri birimler arasında dağılmış yaklaşık 80 bin savaşçı bulunuyor.

Petrol ve enerji sahalarının devredilmesi

Ekonomik dosyanın yönetilmesi ve petrol ve enerji sahalarının devredilmesi, Özerk Yönetim heyeti ile Suriye hükümeti arasındaki en önemli müzakere noktalarından biri. Suriye'nin doğusundaki Deyrizor kırsalında yer alan el-Ömer ve et-Tanak sahaları, el-Verd ve et-Teym sahaları, T2 istasyonu, el-Cafra, Afra, Kevabi, Carnuf, Azrak, Kahar, Şueytat ve Galban dahil olmak üzere petrol zenginliğinin yaklaşık yüzde 85'i ile doğalgaz sahalarının ve üretiminin yüzde 45'i SDG'nin kontrolünde.

cdfrgt
Haseke vilayetindeki Suveydiye petrol sahası tesislerinden biri (SANA)

2011'den önce Deyrizor'daki sahalar günde yaklaşık 200 bin varil petrol üretiyordu. 2011'de savaş patlak vermeden önce Haseke kırsalındaki Rimeylan sahaları bin 322 kuyudan günde yaklaşık 90 bin varil üretirken, komşu Suveydiye sahaları günde 116 bin varil üretiyordu. Bu sahalarda ayrıca 25 doğal gaz kuyusunun yanı sıra günde 30 bin varil üretim kapasitesine sahip eş-Şeddadi, el-Cebse ve el-Hol sahaları da bulunuyor.

rgthyu
Suriye'nin et-Tanak doğal gaz sahası (SANA)

Aynı Kürt kaynaklarına göre heyet, sınır kapılarını ve geçişlerini ortaklaşa yönetmek üzere özel bir komite kurulmasını görüştü. Yönetim bölgeleri, en büyükleri komşu Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile Semelka Sınır Kapısı, Irak ile Til Koçer Sınır Kapısı, Türkiye ile Kamışlı, Derbesiye ve Ayn el-Arap (Kobani) sınır kapıları, Halep'in doğu kırsalındaki Münbiç ve et-Tayha kentleriyle Karagöz Köprüsü Sınır Kapısı, Rakka kırsalındaki Tabka kentiyle Tabka Sınır Kapısı ve doğudaki Deyrizor kentiyle nehir sınır kapıları olmak üzere çeşitli sınır kapılarıyla birbirine bağlı.

dfgth
PYD Başkanlık Divanı üyesi Foza Yusuf (Şarku’l Avsat)

Görüşmelerde ayrıca, Özerk Yönetim'in kurum ve çalışanlarının devlet yapılarıyla nasıl bütünleştirileceği ele alındı. Sayıları 150 bin civarında olan bu çalışanlar, 14 yıllık savaş boyunca bu bölgelerden kademeli olarak çekilen devlet kurumlarına paralel sivil ve hizmet kurumları oluşturmaya başlanmasının ardından 2014 yılı ortalarından bu yana çalışıyorlar. Eğitim konusunun yanı sıra tüm öğrencilerin tanınması, resmi sertifika verilmesi ve İdlib şehri ve Halep kırsalındaki üniversitelerden mezun olanlarla aynı muameleye tabi tutulması da görüşüldü.

İlk toplantıyı takip eden kaynaklara göre Özerk Yönetim heyeti, Haseke'nin Resulayn, Rakka'nın Tel Abyad ve Halep'in Afrin kentleri de dahil olmak üzere ülkenin kuzeyinde Türkiye'nin operasyon bölgesi altında bulunan bölgelerin akıbetini, yerlerinden edilen tüm insanların evlerine ve mülklerine geri dönmelerini sağlamak için çalışmayı ve yerlerinden edilen tüm Suriyelilerin şehirlerine ve köylerine geri dönmelerini ve Suriye devleti tarafından korunmalarını öngören anlaşma şartlarının uygulanmasını gündeme getirdi.

Kaynaklar, Özerk Yönetim heyetinin Kürt meselesini Kürt partilerinden oluşturulacak ikinci bir heyete bırakacağını ve bu ay içinde belirlenecek başka bir zamanda yeni Suriye yönetimiyle ayrı toplantılar ve görüşmeler yapılacağını söyledi.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.