Sudan İçişleri Bakanı Şarku'l Avsat'a konuştu: Hartum güvende ve polis konuşlu

Sudan İçişleri Bakanı Babiker Samra, resmi makamların savaş sırasında çalınan tarihi eserleri geri almak için Interpol ile iş birliği yaptığını söyledi

Sudan'ın yeni İçişleri Bakanı Babiker Samra (Sudan Egemenlik Konseyi medyası)
Sudan'ın yeni İçişleri Bakanı Babiker Samra (Sudan Egemenlik Konseyi medyası)
TT

Sudan İçişleri Bakanı Şarku'l Avsat'a konuştu: Hartum güvende ve polis konuşlu

Sudan'ın yeni İçişleri Bakanı Babiker Samra (Sudan Egemenlik Konseyi medyası)
Sudan'ın yeni İçişleri Bakanı Babiker Samra (Sudan Egemenlik Konseyi medyası)

Sudan İçişleri Bakanı Babiker Samra, Hartum'daki evlerini terk eden vatandaşları geri dönmeye çağırdı. Sudan'ın başkenti Hartum'un geçtiğimiz mayıs ayında Hızlı Destek Kuvvetleri’nden (HDK) geri alınmasının ardından ortaya çıkan güvenlik sorunlarının kontrol altına alınması ve polislerin eyaletin tüm bölgelerine yayılmasıyla güvenli hale geldiğini vurguladı.

Samra, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, “Vatandaşların geri dönüşü güvenliğin sağlanmasına yardımcı oluyor, çünkü bazı silahlı gruplar yoğun hareketin olmadığı mahallelerde suç işliyorlar. Suçun olmadığı bir toplum yoktur... Şu anda savaş sonrası bir dönemdeyiz, ancak polisimiz başkent ve çevresindeki diğer bölgeleri tamamen kontrolü altına aldı” ifadelerini kullandı. Samra, vatandaşları, herhangi bir saldırıya uğradıkları takdirde günün her saati hizmet veren karakollara başvurmaları konusunda uyardı. Özellikle Hartum'da vatandaşlara saldırdığı ve bazen düzenli kuvvetlerin üniformasını giydiği iddia edilen silahlı gruplar hakkında bakan, “Düzenli kuvvetler disiplinlidir ve vatandaşları çetelerden korur... Askeri üniforma veya diğer kuvvetlerin üniformasını giyen gruplar var, ancak bunlar kontrol altına alındı ve iddia edildiği kadar büyük değiller” dedi.

Tarihi eser kaçakçılığı

Öte yandan Samra, Atbara şehrinde tarihi eserleri ülke dışına kaçırmak isteyen yabancılar yakalandığını ve şu anda yargılanmakta olduklarını bildirdi. Onları tarihi eser kaçakçılığı konusunda uzmanlaşmış bir çete olarak nitelendiren Samra, uyruklarını ve eserleri kaçırmak istedikleri ülkeyi belirtmedi.

xcdfvgthy
Sudan Ulusal Müzesi'nin yağma ve hırsızlık sonucu tahrip olan içinin görüntüsü (Sudan Ulusal Arkeoloji Kurumu)

Yetkililer, HDK’yi Sudan müzelerinden binlerce yıllık eserleri çalmak ve kaçırmakla suçladı.

Interpol aracılığıyla Sudan dışına kaçırılan eserlerin geri getirileceğini taahhüt eden Samra, “Interpol ile büyük bir iş birliği içindeyiz ve önümüzdeki dönemde önemli bilgiler alacağımızı umuyoruz. Milisler Sudan'ın tarihi eserlerini çaldı ve tahrip etti, Sudan'daki müzelere ve üniversitelere saldırarak demografik bir değişim yaratmak için savaş başlattılar. Bunun arkasında gizli eller var, ancak silahlı kuvvetler ve onlara destek veren diğer güçler bu durumu durdurdu” şeklinde konuştu. Samra, müzelerden ve arkeolojik sit alanlarından çalınan eserleri tespit etmek için soruşturma birimi ve Kültür ve Enformasyon Bakanlığı'ndan oluşan bir komite kurulduğunu, şikayetler açıldığını, çalınan eserlerin belirlendiğini ve şu anda soruşturma biriminin bu eserleri araştırmaya başladığını ve Interpol'e bildirildiğini belirtti.

Polis merkezleri

Port Sudan merkezli hükümetin İçişleri Bakanı, ‘terörist milisler’ tarafından hedef alınan polis merkezlerinin rehabilitasyonu ve bakımının karşılaştıkları en önemli zorluklardan biri olduğunu açıkladı. İçişleri Bakanlığı'nın Hartum'a geri döndüğünü, görevlerini normal şekilde sürdürdüğünü ve polisin tüm bölgelere yayıldığını ifade eden Samra şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşların ihbar ve şikayetlerini alan polis karakollarının sayısı, faaliyette olan 101 karakolun 98'ine ulaştı. Başkent Hartum'da güvenliği sağlamak için sabit ve hareketli devriyeler, gece ve gündüz devriyeleri görevlendirildi. Başkentte savaş çıktığında polis mevcuttu, ancak karargahları tahrip edildikten sonra kuvvetler Kerri gibi başka bölgelere çekildi.”

xcsdfvrgt
Hartum'da tahrip olmuş mülklerini inceleyen Sudanlılar (AFP)

Hartum eyaleti, 2023 yılının nisan ayı ortasında başlayan savaştan bu yana, ordu ile HDK arasındaki çatışmalardan kaçmak için başka eyaletlere göç eden vatandaşların sürekli geri dönüşüne tanık oluyor.

Sudan'da savaş, 15 Nisan 2023'te başkent Hartum'da HDK ile ordu arasında başkenti kontrol altına almak için patlak verdi. Çatışmalar Hartum'dan banliyölerine, özellikle de Omdurman'a sıçradı ve büyük yıkıma yol açtı. Bu da milyonlarca insanın başkenti terk ederek diğer eyaletlere ve hatta Sudan dışına göç etmesine neden oldu. Ordu, 20 Mayıs 2025'te başkentin kontrolünü geri aldı ve yetkililer, şehrin korkunç yıkımının ardından daha da zorlu görünen bir görev olan şehrin yeniden inşasına başladı. Ancak yeniden inşa çalışmasının çok zorlu bir görev olması bekleniyor. Hükümet, Sudan genelinde yeniden inşa maliyetinin yaklaşık 700 milyar dolar olacağını tahmin ediyor ve bunun yaklaşık yarısı sadece Hartum'a ait.

Hükümetin taahhütleri

Sudan Başbakanı Kâmil İdris, cumartesi günü, mayıs ayında göreve geldikten sonra ilk kez ziyaret ettiği, iki yılı aşkın bir süredir savaşın yol açtığı büyük yıkıma tanık olan başkent Hartum'u yeniden inşa etme sözü verdi.

frgth
Hartum'da topçu bombardımanı sonucu tahrip olmuş bir hastane (Reuters)

Yeni Başbakan, tahrip olmuş şehir havaalanını, köprüleri ve su istasyonlarını kapsayan bir inceleme turunda, şiddetten kaçan milyonlarca insanın en azından bir kısmının geri dönmesi ihtimaline karşı kapsamlı onarım projeleri sundu. İdris, “Hartum yeniden gururlu bir ulusal başkent olacak” dedi.

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan da cumartesi günü, yaklaşık iki yıl boyunca HDK’nin kontrolünde olan ve geçtiğimiz mart ayında ordunun geri aldığı Hartum Havaalanı’na geldi. Hartum Eyaleti Basın Bürosu'na göre Kâmil İdris, ordu karargahını ve şehir havaalanını ziyaret etti. Bu iki ulusal simge, bu yılın başlarında Cumhurbaşkanlığı Sarayı’yla birlikte geri alınmalarıyla ordunun başkentteki zaferini pekiştirdi.

grthyu
Hartum Havaalanı’nın, başkentte iki yıldan fazla süren savaşın ardından maruz kaldığı yıkımın görüntüsü (Reuters)

Savaşın başlarında Kızıldeniz kıyısındaki Port Sudan'a taşınan ve halen buradan faaliyetlerini sürdüren ordu yanlısı hükümet, ülkenin diğer bölgelerinde çatışmalar devam etmesine rağmen bakanlıkların Hartum'a geri dönmesi için planlamalara başladı. Yetkililer, cesetleri uygun şekilde gömmek, binlerce patlamamış mühimmatı temizlemek ve idari hizmetleri yeniden başlatmak için başkentte operasyonlara başladı. Hartum'un kuzeyinde Sudan'ın en büyük petrol rafinerisi olan el-Cili Rafinerisi’ni ziyaret eden İdris, ‘ulusal tesislerin eskisinden daha iyi hale geleceğini’ vaat etti. Ocak ayında tahrip edilen rafineri daha sonra HDK’den geri alındı, ancak daha önce günde 100 bin varil işleyen tesisin yeniden rehabilitasyonu yıllar alacak ve en az 1,3 milyar dolar tutacak.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.