Anket: 10 İngiliz’den 4'ü Müslüman göçmenlerin ülkeleri üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu düşünüyor

Ankete katılanların yarısından fazlası İslam'ın İngiliz değerleriyle bağdaşmadığına inanıyor

Birleşik Krallık’ta yapılan bir araştırmaya göre, 10 Müslümandan 7'si işyerlerinde İslamofobik uygulamalara maruz kalıyor. (Sosyal medya)
Birleşik Krallık’ta yapılan bir araştırmaya göre, 10 Müslümandan 7'si işyerlerinde İslamofobik uygulamalara maruz kalıyor. (Sosyal medya)
TT

Anket: 10 İngiliz’den 4'ü Müslüman göçmenlerin ülkeleri üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu düşünüyor

Birleşik Krallık’ta yapılan bir araştırmaya göre, 10 Müslümandan 7'si işyerlerinde İslamofobik uygulamalara maruz kalıyor. (Sosyal medya)
Birleşik Krallık’ta yapılan bir araştırmaya göre, 10 Müslümandan 7'si işyerlerinde İslamofobik uygulamalara maruz kalıyor. (Sosyal medya)

Bir kamuoyu araştırması, her 10 İngiliz’den 4'ünün Müslüman göçmenlerin Birleşik Krallık üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu düşündüğünü ve yarısından fazlasının İslam'ın İngiliz değerleriyle bağdaşmadığına inandığını ortaya koydu.

Birleşik Krallık'taki bir imam, bu sonuçları ‘derinden endişe verici’ olarak nitelendirerek, Birleşik Krallık'ta ‘Müslümanlara karşı yüksek düzeyde düşmanlık duyguları’ olduğunu gösterdiğini söyledi.

Anket, bir İslamcı grup tarafından, bu hafta Hampshire'da düzenlenen ve 40 bin kişinin katılması beklenen, Birleşik Krallık'ın en büyük İslam konferansı olarak nitelendirilen toplantı öncesinde yaptırıldı.

Organizatörler, bu yılki konferansın ‘İslam'a şüpheyle yaklaşanlara ve dinle ilgili herhangi bir sorusu olanlara kapılarını açtığını’ belirterek, Birleşik Krallık'taki iki reformist İngilizin din hakkında daha fazla bilgi almak için konferansa katılmasının planlandığını belirtti.

Yougov Enstitüsü, temmuz ortasında Birleşik Krallık'ta 2 bin 130 yetişkinle bir anket yaptı ve katılımcılara, farklı dinlere mensup göçmen gruplarının genel olarak Birleşik Krallık üzerinde olumlu mu yoksa olumsuz mu bir etkisi olduğunu düşündüklerini sordu.

Ankete katılanların yüzde 41'i Müslüman göçmenlerin olumsuz bir etkisi olduğunu söylerken, diğer gruplar için bu oran çok daha düşüktü. Yaklaşık yüzde 15'i Hindu göçmenler, yüzde 14'ü Sih göçmenler, yüzde 13'ü Yahudi göçmenler ve yüzde 7'si Hıristiyan göçmenler hakkında aynı şekilde düşündüğünü belirtti.

Diğer yandan katılımcıların neredeyse dörtte biri (yüzde 24) Müslüman göçmenlerin Birleşik Krallık üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu düşünüyor ve bu oran diğer dinlere göre daha düşük.

Bu katılımcıların yaklaşık yüzde 53'ü İslam'ın İngiliz değerleriyle bağdaşmadığını düşünürken, yüzde 25'i bağdaştığını ve yüzde 22'si bilmediğini belirtmiş.



Rubio: İran'la savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya "bugün" varılabilir

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yeni Delhi'den ayrılmadan önce gazetecilere açıklama yaptı (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yeni Delhi'den ayrılmadan önce gazetecilere açıklama yaptı (AFP)
TT

Rubio: İran'la savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya "bugün" varılabilir

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yeni Delhi'den ayrılmadan önce gazetecilere açıklama yaptı (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yeni Delhi'den ayrılmadan önce gazetecilere açıklama yaptı (AFP)

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio bugün yaptığı açıklamada, İran’la savaşı sona erdirecek bir anlaşmanın “bugün” bile mümkün olabileceğini söyledi ve İsrail’in kendini savunma hakkına sahip olduğunu vurguladı.

Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de konuşan Rubio, “Dün gece bazı haberler alabileceğimizi düşündük, belki bugün” ifadelerini kullanarak olası anlaşmaya işaret etti.

Rubio, resmi temaslarının ardından yaptığı açıklamada, “İsrail’in kendini koruma hakkı her zaman vardır” diyerek, “Eğer Hizbullah İsrail’e roket fırlatırsa, İsrail’in buna yanıt verme hakkı vardır” ifadesini kullandı.


"Önemli ilerleme"nin ardından anlaşmanın duyurulması bekleniyor

ABD'nin amfibi hücum gemisi USS Tripoli'den bir F-35B savaş uçağı, Arap Denizi'ndeki operasyonlar sırasında kalkış yapıyor (CENTCOM)
ABD'nin amfibi hücum gemisi USS Tripoli'den bir F-35B savaş uçağı, Arap Denizi'ndeki operasyonlar sırasında kalkış yapıyor (CENTCOM)
TT

"Önemli ilerleme"nin ardından anlaşmanın duyurulması bekleniyor

ABD'nin amfibi hücum gemisi USS Tripoli'den bir F-35B savaş uçağı, Arap Denizi'ndeki operasyonlar sırasında kalkış yapıyor (CENTCOM)
ABD'nin amfibi hücum gemisi USS Tripoli'den bir F-35B savaş uçağı, Arap Denizi'ndeki operasyonlar sırasında kalkış yapıyor (CENTCOM)

ABD ile İran arasında olası bir anlaşmaya yönelik beklentiler artarken, Washington’un müzakerelerde “önemli ilerleme” sağlandığını açıklamasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump’ın temsilcilerine acele edilmemesi talimatını verdiğini belirtmesi iyimser havayı zayıflattı. Trump ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki İran limanları ve gemilerine yönelik ablukanın, resmen onaylanmış bir anlaşma imzalanana kadar süreceğini söyledi.

Trump, aynı zamanda görüşmelerin ilerleme kaydettiğini ve Washington ile Tahran arasındaki ilişkinin “daha profesyonel ve daha verimli” hale geldiğini ifade ederek, tarafların “sabırlı davranıp süreci doğru şekilde tamamlaması gerektiğini” vurguladı.

Trump’ın açıklamaları, bir gün önce Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yol açabilecek mutabakat zaptına ilişkin “önemli ölçüde müzakere” yürütüldüğünü duyurmasının ardından geldi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Yeni Delhi’de yaptığı açıklamada, görüşmelerde “büyük ilerleme” sağlandığını, boğaz ve İran’ın nükleer programına ilişkin ilave ayrıntıların yakında açıklanabileceğini belirtti.

Sızan bilgilere göre taraflar; geçici ateşkes, Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak açılması, petrol yaptırımlarında muafiyetler ve İran’a ait dondurulmuş varlıkların aşamalı şekilde serbest bırakılması üzerinde duruyor. Buna karşılık, daha sonraki aşamada nükleer dosya ve uranyum stoklarıyla ilgili müzakerelerin yürütülmesi planlanıyor.

Şarku’l Avsat’ın Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Tesnim Haber Ajansı’ndan aktardığına göre bilgili kaynaklar, mutabakat zaptındaki iki madde konusunda anlaşmazlıkların sürdüğünü belirtti. Özellikle dondurulmuş varlıklar ve Washington’un taahhütleri konusunda görüş ayrılıklarının devam ettiği edildi. ABD’li bir yetkili ise İran liderliğinin onay sürecinin birkaç gün sürebileceğini söyledi.

Tel Aviv’de konuşan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da İran’ın nükleer tehdidinin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini ve İsrail’in gerektiğinde tek taraflı hareket etme özgürlüğünü koruyacağını kaydetti.


Petrol ve doğalgaz yüklü iki gemi, Pakistan ve Çin'e gitmek üzere Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldı

 Gemiler 22 Mayıs 2026'da Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (Reuters)
Gemiler 22 Mayıs 2026'da Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (Reuters)
TT

Petrol ve doğalgaz yüklü iki gemi, Pakistan ve Çin'e gitmek üzere Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldı

 Gemiler 22 Mayıs 2026'da Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (Reuters)
Gemiler 22 Mayıs 2026'da Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (Reuters)

Nakliye verileri, bugün Hürmüz Boğazı’ndan ayrılarak Pakistan’a doğru ilerleyen bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinin seyrine devam ettiğini gösterirken, Irak ham petrolü taşıyan bir süper tanker de yaklaşık üç ay boyunca Körfez’de mahsur kaldıktan sonra cumartesi günü Çin’e gitmek üzere bölgeden ayrıldı.

28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı, dünya petrol ve LNG arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığını ciddi ölçüde kısıtladı.

Söz konusu iki gemi, İran’ın kullanılmasını istediği rota üzerinden bu ay Körfez’den ayrılan az sayıdaki süper tanker arasında yer aldı. Geçen hafta da Çin ve Güney Kore’ye yaklaşık 6 milyon varil ham petrol taşıyan üç süper tanker bölgeden ayrıldı.

Fowairet adlı LNG tankerine ilişkin Londra Borsalar Grubu (LSEG) ve Kpler verilerine göre, gemi bugün Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor ve yarın Pakistan’da yükünü boşaltması bekleniyor. Bahama bayraklı tanker, yaklaşık 28 Mart’ta Katar’daki Ras Laffan Port limanından LNG yüklemişti.

Öte yandan, sevkiyat verileri, cumartesi günü boğazdan ayrılan Eagle Verona adlı süper petrol tankerinin 12 Haziran’da Çin’in doğusundaki Ningbo Port limanına ulaşarak yükünü boşaltmasının beklendiğini ortaya koydu.

Singapur bayraklı ve Asya’nın en büyük rafineri şirketi olan Sinopec’in ticaret kolu Unipec tarafından kiralanan tanker, verilere göre yaklaşık 26 Şubat’ta yaklaşık 2 milyon varil Basra ham petrolü yükledi.

Savaş öncesinde Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama 125 ila 140 gemi geçiş yapıyordu. Şarku’l Avsat’ın aedindiği bilgiye göre hâlen yaklaşık 20 bin denizcinin, yüzlerce gemiyle birlikte Körfez’de mahsur kaldığı belirtiliyor.