AB dışişleri bakanları Kopenhag toplantısında Gazze konusundaki görüş ayrılıklarını ele alacak

 Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib (X platformundaki hesabı)
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib (X platformundaki hesabı)
TT

AB dışişleri bakanları Kopenhag toplantısında Gazze konusundaki görüş ayrılıklarını ele alacak

 Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib (X platformundaki hesabı)
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib (X platformundaki hesabı)

Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları, AB’nin insani yardım sorumlusunun ‘Avrupa değerlerini ve ilkelerini yansıtan güçlü bir ses’ bulmaları çağrısının ardından bugün Gazze Şeridi'ndeki savaşla ilgili görüş ayrılıklarını ele alacak.

AB üyesi 27 ülkenin dışişleri bakanları, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail yerleşimlerine saldırmasının ardından başlayan İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki savaşını Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da yapılacak toplantıda görüşecek.

Şarku’l Avsat’ın Reuters'tan aktardığına göre birçok Avrupa hükümeti, özellikle sivillerin öldürülmesi ve insani yardım malzemelerinin girişine getirilen kısıtlamalar konusunda İsrail'in savaştaki tutumunu sert bir şekilde eleştirdi.

Bu eleştiriler, açlığı izleyen küresel bir gözlem merkezi olan Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması'nın (IPC) geçen hafta Gazze'de kıtlık olduğu sonucuna vardığını açıklamasının ardından daha da şiddetlendi. İsrail ise bu açıklamayı reddetti.

Ancak AB üyeleri ortak bir yanıt konusunda bölünmüş durumda; bazıları İsrail'e baskı uygulamak için ekonomik önlemler alınmasını isterken, bazıları diyaloğu sürdürme arzusunu vurguluyor.

AB Komisyonu geçtiğimiz ay, İsrail'in AB'nin araştırma fonu programına erişimini kısıtlamayı önerdi. Ancak söz konusu öneri, üye ülkelerden uygulamaya konulması için yeterli destek görmedi.

Diplomatlar, Fransa, Hollanda, İspanya ve İrlanda gibi ülkelerin öneriyi desteklediğini, ancak Almanya ve İtalya gibi diğer ülkelerin henüz destek vermediğini ifade etti.

AB Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib, “AB'nin Gazze konusunda ortak bir ses bulma zamanı geldi” dedi.

Bu hafta Brüksel'de gazetecilere konuşan Lahbib, hangi önlemlerin alınması gerektiğini belirtmekten kaçındı, ancak İsrail'e daha fazla baskı uygulanmasını istediğini açıkça belirtti.

Lahbib, “Orada (Gazze Şeridi'nde) olanlar beni rahatsız ediyor ve hepimizi rahatsız etmeli. Bu bir trajedi ve tarih bizi yargılayacak” ifadelerini kullandı.

İsrail, Hamas'ı yenmek için askeri müdahalenin gerekli olduğunu söyleyerek savaştaki davranışlarına yönelik eleştirileri reddediyor. Bakanların Kopenhag toplantısında görüşlerini açıklamaları bekleniyor, ancak herhangi bir karar alınması beklenmiyor.

Bakanların ayrıca, Ukrayna'daki savaşı ve Moskova'ya uygulanan yaptırımlar kapsamında AB'de dondurulan yaklaşık 210 milyar euro (245,85 milyar dolar) değerindeki Rus varlıklarının geleceğini de müzakere etmeleri bekleniyor.



Trump: NATO’dan ayrılmayı ciddi olarak düşünüyorum

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump: NATO’dan ayrılmayı ciddi olarak düşünüyorum

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, The Telegraph’a verdiği röportajda, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşta NATO’nun yer almaması veya Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için savaş gemileri göndermemesi nedeniyle, ülkesini NATO’dan çekmeyi ciddi şekilde düşündüğünü söyledi.

Trump, NATO’yu ‘kâğıttan kaplan’ olarak nitelendirdi ve ABD’nin ortak savunma anlaşmasından çıkma konusunun artık ‘gözden geçirilemez’ bir durum olduğunu ifade etti.

Bu açıklama, Beyaz Saray’ın Avrupa’yı artık güvenilir bir savunma ortağı olarak görmediğinin en güçlü göstergesi olarak değerlendiriliyor. Zira Trump’ın müttefiklerden Hürmüz Boğazı’na savaş gemisi göndermelerini istemesi reddedilmişti.

Trump, savaş sona erdikten sonra ABD’nin NATO üyeliğini yeniden gözden geçirip geçirmeyeceği sorulduğunda, “Kesinlikle. Bunun geri dönüşü yok. Ben hiçbir zaman NATO’ya ikna olmadım. Hep bunun kâğıttan bir kaplan olduğunu biliyordum ve bu arada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de bunu biliyor” yanıtını verdi.

Ayrıca Trump, ABD’nin her zaman müttefikleri desteklediğini, buna Ukrayna’nın da dahil olduğunu, ancak müttefiklerin Amerikan çıkarlarına aynı şekilde destek göstermediğini belirtti.

Trump, özellikle Birleşik Krallık’ı hedef alarak, savaşta yer almayı reddettiği gerekçesiyle Başbakan Keir Starmer’ı eleştirdi ve “Kraliyet Donanması bu görev için yeterli değil” ifadesini kullandı.

Starmer’ın savunma harcamalarını artırıp artırmaması gerektiği sorulduğunda Trump, “Ona ne yapacağını dikte etmem. Ne isterse yapsın, önemi yok. Starmer’ın istediği tek şey, enerji fiyatlarını astronomik seviyelere çıkaran pahalı yel değirmenleri” dedi.

Washington, savaş boyunca müttefiklerin tutumundan giderek artan bir memnuniyetsizlik gösteriyor. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, NATO’nun artık ‘tek yönlü bir yol’ haline geldiğini belirterek, müttefiklerin ABD’nin askeri üslerini kullanmasına izin vermeyi reddettiğine dikkat çekti.

Trump’ın röportajından önce Fox News kanalına konuşan Rubio, ABD’nin İran savaşı sona erdiğinde NATO üyeliğini ‘yeniden gözden geçirmesi’ gerektiğini söyledi.

Geçen hafta ise The Telegraph, Trump’ın NATO’ya yönelik, taleplerini karşılamayan üyeleri cezalandırmayı amaçlayan önlemleri değerlendirdiğini ortaya koymuştu.

Trump dün akşam yaptığı açıklamada, İran’a karşı savaşın ‘iki veya üç hafta içinde’ sona erebileceğini belirterek, savaşın tek amacının İran’ın nükleer silahlara sahip olmasını engellemek olduğunu vurguladı.


Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
TT

Netanyahu: İsrail, “İran tehdidine” karşı ittifaklar kurmaya çalışıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Bakan Itamar Ben-Gvir ile Knesset'te tokalaşırken (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, İsrail'in ‘İran tehdidine’ karşı bölgedeki ‘önemli’ ülkelerle yeni ittifaklar kurmaya çalıştığını söyledi. Konuşmasında söz konusu ülkelerin isimlerini belirtmeyen ve detay vermeyen Netanyahu, İsrail'in İran'a karşı askeri harekatına devam edeceğini ve ‘İran'daki terörist rejimi ezmeye’ devam edeceğini vurguladı. Netanyahu, İsrail ordusunun sınırları dışında Gazze Şeridi, Suriye ve Lübnan'da konuşlandığı bölgelere atıfla “Çevremizdeki güvenlik bölgelerini güçlendireceğiz ve hedeflerimize ulaşacağız” dedi.

Netanyahu bu açıklamaları, Yahudilerin Fısıh Bayramı arifesinde yaparken bundan önce İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin İsrail ve ABD ile ‘savaşı sona erdirme iradesine’ sahip olduğunu, ancak ‘saldırının tekrarlanmayacağına dair garantiler’ istediğini belirttiği bir açıklamada bulunmuştu.

İsrail Başbakanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Harekete geçmemiz gerekiyordu ve harekete geçtik. İsrail'i bölgesel bir güç, bazı yönlerden de küresel bir güç haline getirdik. Görevimize sadık kaldık ve Ortadoğu'nun çehresini değiştirdik.”

Öte yandan İsrail muhalefet lideri Yair Lapid, Netanyahu'nun sözlerine sert eleştiriler yöneltti. Lapid, “Netanyahu bininci kez kibirli bir konuşma yaparak ‘Ortadoğu'yu değiştirdim’ dedi. Ancak sonuçta her zaman olduğu gibi hiçbir şeyin değişmediği ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. Artık Netanyahu’nun bunu yapamadığını kabul etmenin zamanı geldiğini söyleyen Lapid, savaşa rağmen tehditlerin halen devam ettiğine işaret ederek “Hizbullah Lübnan'dan ateş açmaya devam ediyor, İran İsrail'e balistik füzeler fırlatmaya devam ediyor ve Hamas hala Gazze'yi yönetiyor” şeklinde konuştu.


Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
TT

Trump: İran yakın gelecekte nükleer silaha sahip olmayacak hale geldikten sonra çekileceğiz

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere konuşurken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ABD'nin 2-3 hafta içinde İran'dan çekilebileceğini söyledi. Trump, galon başına 4 dolara ulaşan yakıt fiyatları hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta, “Tek yapmam gereken İran'dan ayrılmak ve bunu çok yakında yapacağız” ifadelerini kullandı. Trump, bunun ‘2-3 hafta içinde’ gerçekleşeceğini belirtti.

Bu, Trump'ın bir aydır süren ve bu süre zarfında Ortadoğu'yu yeniden şekillendiren, küresel enerji piyasalarını altüst eden ve Cumhuriyetçilerin başkanlık sürecinin gidişatını değiştiren savaşı sona erdirme niyetiyle ilgili bugüne kadar yaptığı en net açıklama oldu. Trump, Tahran'ın çatışmayı sona erdirmek için Washington'la bir anlaşma yapmak zorunda olmadığını da ifade etti.

ABD'nin çatışmayı sona erdirmesi için başarılı bir diplomasinin temel koşul olup olmadığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Trump, “Hayır, İran bir anlaşma yapmak zorunda değil. Hayır, benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. Operasyonu sona erdirmenin şartının İran'ın ‘tamamen geride kalması’, yani yakın gelecekte nükleer silaha sahip olamayacak duruma gelmesi olduğunu söyleyen Trump, “O zaman çekileceğiz” dedi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda ise “Bu bizi ilgilendirmez” ifadelerini kullandı.

Sahte oyların karıştığını iddia ettiği ancak herhangi bir kanıt sunmadığı posta yoluyla oy kullanmayı kısıtlayan bir başkanlık emrini imzaladıktan sonra gazetecilere dönen Trump, İranlıları kastederek “Benimle bir anlaşma yapmak zorunda değiller” dedi. ABD Başkanı, “Artık nükleer silah üretemeyeceklerini hissettiğimizde, o zaman oradan ayrılacağız. Anlaşma yapıp yapmamamızın bir önemi yok” ifadesini kullandı.

Birçok müttefikin petrol tankerlerinin geçişini serbest bırakmak için ABD'nin askeri yardım çağrılarını reddetmesinin ardından, ülkelere petrol ‘temini’ için Hürmüz Boğazı'na kendilerinin gitmesi yönündeki çağrısını yineleyen Trump, “Fransa veya başka herhangi bir ülke petrol veya gaz almak istiyorsa, Hürmüz Boğazı'na gidecek, oraya doğrudan gidecek ve işlerini kendi başına halledebilecek” şeklinde konuştu.

ABD Başkanı Trump, “Boğazda olacaklarla hiçbir ilgimiz olmayacak, çünkü bu ülkeler, Çin, oraya gidip güzel gemilerine yakıt ikmali yapacak ve işlerini kendileri halledecekler. Müdahale etmemiz için hiçbir neden yok” ifadelerini kullandı.