İspanyol dizileri yükselişte: Kaçırmamanız gereken 10 yapım

İki Mezar izlenme listelerinden düşmüyor, La Casa de Papel ise küresel bir fenomen... İspanyol yapımları altın çağını yaşarken ıskalamamanız gereken 10 diziyi sıraladık

4. sezonda yürek burkan biçimde La Casa de Papel'e veda eden Alba Flores, Vis a vis'te Saray Vargas rolünde (Netflix)
4. sezonda yürek burkan biçimde La Casa de Papel'e veda eden Alba Flores, Vis a vis'te Saray Vargas rolünde (Netflix)
TT

İspanyol dizileri yükselişte: Kaçırmamanız gereken 10 yapım

4. sezonda yürek burkan biçimde La Casa de Papel'e veda eden Alba Flores, Vis a vis'te Saray Vargas rolünde (Netflix)
4. sezonda yürek burkan biçimde La Casa de Papel'e veda eden Alba Flores, Vis a vis'te Saray Vargas rolünde (Netflix)

Netflix'in yeni mini dizisi İki Mezar (Dos Tumbas), yalnızca üç bölümde seyirciyi derinden sarsarak İspanyol yapımlarına olan ilgiyi yeniden alevlendirdi. La Casa de Papel'in Profesör'ü Álvaro Morte'nin başrolde olduğu bu çarpıcı gerilim, kısa sürede izlenme listelerinin zirvesine yerleşti. TIME'ın "rahatsız edici ama bir o kadar sürükleyici" sözleriyle övdüğü yapım, İspanyol dizilerinin dünya çapında neden bu kadar çok konuşulduğunu bir kez daha gösterdi. 

Artık dünyanın dört bir yanında bir fenomen haline gelen La Casa de Papel'le başlayan bu furya hız kesmediği gibi zenginleşti de. Aslında bu durum hiç de sürpriz değil. İspanyol dizileri son yıllarda yalnızca keyifli hikayeler sunmakla kalmadı, derin insan portreleri, güçlü kadın karakterler ve zekice kurgularla izleyiciyi ekran başına kilitledi. 

Bu listede size sadece popüler örnekleri değil, biraz daha kenarda kalmış ama kaliteleriyle öne çıkan yapımları hatırlatmak istedik. La Casa de Papel artık herkesin bildiği rekortmen bir yapım, haliyle ona bu satırlarda selam çakmakla yetindik. Onun yerine, Şantaj'da tesadüfi bir cinayetin gölgesinde şekillenen gerilimi, Susmayanlar'da lise koridorlarında yankılanan #MeToo hikayesini, The Girls at the Back'te kadınlar arasındaki dayanışmayı, Kablo Kızları'nda 1920'lerin Madrid'indeki özgürlük mücadelesini, Kızıl Kraliçe'de ise zeka oyunlarıyla örülü bir polisiyeyi keşfedeceksiniz.

Türleri farklı olsa da bu dizilerinin ortak noktası, kalbinize dokunacak bir damar bulabilmesi. Bazen gerilimle, bazen kahkahayla, bazen de dostluğun sıcaklığıyla; her birinin ardında evrensel bir insan hikayesi var.

Eğer İki Mezar'ın yarattığı heyecan hoşunuza gittiyse, bu listede göreceğiniz yapımlar ruhunuza işleyerek sizi daha da derinlere çekecek. Lafı daha fazla uzatmadan ıskalamamanız gereken İspanyol yapımı dizileri bir bir sıralayalım...

Paquita Salas

İspanyol mizahının en özgün örneklerinden biri olan Paquita Salas, güldürürken kalbe de dokunan bir dizi. Bir zamanların parlayan menajeri Paquita, değişen dünyaya ayak uyduramayan, ama pes etmeyen bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. 1990'ların ihtişamlı günlerinden bugüne uzanan bu yolculuk, hem eğlenceli hem de hüzünlü bir tonla ilerliyor. Paquita'nın sadık sekreteri Magüi'yle birlikte yeni yeteneklerin peşine düşmesi, diziyi bir keşif hikayesine dönüştürüyor. 

sfrgt
Fotoğraf: Netflix

Ödüllü oyuncu Brays Efe'nin hayat verdiği Paquita, abartılı halleriyle güldürürken, içten anlarıyla izleyiciyi şaşırtıyor. Javier Calvo ve Javier Ambrossi imzalı bu yapım, İspanyol kültürünü ve mizahını mümkün olan en doğal şekilde yansıtıyor. Netflix sayesinde dünya çapında izleyici bulan dizi, kısa sürede bir fenomen haline geldi. Ve belki de en güzeli, Paquita'nın hikayesi bize her düşüşün içinde saklı bir yeniden doğuş ihtimalini hatırlattı.

IMDb: 8,0
Nereden izlenir: Netflix

Smiley

Smiley, tesadüfün büyüsünü ve aşkın sürprizlerle dolu doğasını anlatan modern bir romantik komedi. Barcelona sokaklarında başlayan bu hikayede, yanlışlıkla gönderilen bir mesaj iki yabancının hayatını kökten değiştiriyor. Miki Esparbé ve Carlos Cuevas'ın güçlü kimyası, diziyi klişelerden uzaklaştırıp samimi bir duygusal yolculuğa dönüştürüyor.

defrt
Fotoğraf: Netflix

Karakterler ayrı düşse bile izleyici, aralarındaki çekimin ekranın her köşesine sindiğini hissediyor. Bir yandan "Acaba kavuşacaklar mı?" sorusuyla gerilirken, diğer yandan sahneleri tatlı bir gülümsemeyle izliyorsunuz. Dizi, romantik komedi geleneğine saygı duruşunda bulunurken ona kendi taze yorumunu da katıyor. Yardımcı karakterlerin enerjisi, hikayeye hem eğlence hem de derinlik kazandırıyor. Ve sonunda, Smiley tam da adının vaat ettiği şeyi yapıyor: İzleyicisine sıcacık bir gülümseme bırakıyor.

IMDb: 8,0
Nereden izlenir: Netflix

Vis a vis

Baştan söyleyelim: Orange Is the New Black'i sevdiyseniz, Vis a vis sizi daha da derinden etkileyecek. Vis a vis, kadın hapishanesinin karanlık duvarları arasında hem gerilim hem de insan ruhunun sınırlarını ustalıkla anlatan çarpıcı bir dizi. Masum görünen bir aşk hikayesiyle başlayan olaylar, dizinin kahramanı Macarena Ferreiro'nun kendini suç, şiddet ve yozlaşmayla çevrili bir dünyada bulmasına yol açıyor.

7u8ı
Fotoğraf: Antena 3 / Netflix

La Casa de Papel'in Nairobi'si Alba Flores'in de rol aldığı hikaye hız kesmeden ilerlerken, her bölüm neredeyse nefessiz izleniyor. Şiddetin ve gerilimin dozu yüksek ama karakterlerin kırılganlığıyla ustaca dengeleniyor. Sarı üniformalı kadınlar arasındaki rekabet, dayanışma ve ihanet izleyicide sürekli bir diken üstünde olma hali yaratıyor. Vis a vis'in kamera dili ve görselliği de öyküyü sıradan bir hapishane dramasının ötesine taşıyor. İkinci sezonla birlikte tansiyon daha da yükseliyor ve oyunculuklar iyice parlıyor. Kısacası Vis a vis, karanlığın içinden doğan bir başyapıt gibi, sizi hem sarsıyor hem de ekrana kilitliyor.

IMDb: 7,8
Nereden izlenir: Netflix

I, Addict (Yo, adicto)

I, Addict, bağımlılıkla yüzleşmenin en çıplak ve en insani hikâyelerinden birini gözler önüne seriyor. Yönetmen ve yazar Javier Giner'in kendi yaşamından beslenen bu diziyle izleyici, yalnızca bir bağımlının çöküşüne değil, aynı zamanda yeniden ayağa kalkma mücadelesine de tanık oluyor. Başroldeki Oriol Pla öylesine güçlü bir performans sergiliyor ki, bir an nefret ettiğiniz karaktere bir sonraki sahnede empatiyle yaklaşırken buluyorsunuz kendinizi.

ssdfrgt
Fotoğraf: Disney+

Dizi, bağımlılığı sadece bir hastalık olarak değil, insanın varoluş sancılarından biri olarak resmediyor. Karakterler aracılığıyla yalnızca madde bağımlılığı değil, hepimizin taşıdığı ihtiyaçlar ve boşluklar da açığa çıkıyor. Yönetmenler Javier Giner ve Elena Trapé, konuyu sert ama şefkatli bir duyarlılıkla ele alıyor. I, Addict, acıyı saklamadan, çelişkileri gizlemeden anlatan, her yönüyle samimi bir yapım. Kendi yaralarımıza da ayna tutan bu dizi, son yılların en unutulmaz İspanyol yapımları arasındaki yerini fazlasıyla hak ediyor.

IMDb: 7,8
Nereden izlenir: Disney+

Şantaj (El inocente)

Şantaj, tek bir telefonun nasıl eski kabusları canlandırıp insanı geçmişin gölgelerine sürükleyebileceğini anlatıyor. Görünmeyen Misafir'le tanınan (Contratiempo) Mario Casas'ın hayat verdiği Mateo, 9 yıl önce istemeden işlediği bir cinayetin yükünü taşırken, özgürlüğüne kavuştuğunu sandığı anda yeni bir karanlığın içine çekiliyor.

vfghy
Fotoğraf: Netflix

Her bölümü adeta bir film gibi kurgulanan dizi, farklı karakterlerin sırlarını açığa çıkarıyor ve izleyiciyi sürekli yeni bir bulmacanın parçasıyla yüzleştiriyor. Sürükleyici anlatımı, beklenmedik bağlantıları ve çarpıcı dönüşleriyle izleyiciyi her an tetikte tutuyor. Karmaşık entrikalarla dolu olmasına rağmen, akıcı yönetimi sayesinde hikaye rahatlıkla takip edilebiliyor. Özellikle Casas'ın performansı ve güçlü yan karakterler diziyi çok daha derin ve gerçekçi kılıyor. Şantaj, kolay tüketilen bir yapım değil; sabır ve dikkat isteyen ama karşılığında büyük bir tatmin sunan bir seyir deneyimi. Geçmişimizden kaçamayacağımızı hatırlatan bu dizi, İspanyol gerilimlerinin en unutulmazları arasına girmeye aday.

IMDb: 7,8
Nereden izlenir: Netflix

The Girls at the Back (Las de la última fila)

The Girls At The Back, dostluğun hem en kırılgan hem de en güçlü halini gösteren, izleyicinin kalbine dokunan bir hikaye. 30'lu yaşlarını geçmiş 5 kadın, içlerinden birine konan kanser teşhisinin ardından geleneksel yolculuklarına bambaşka bir anlam yüklüyor. Diziyi farklı kılan, hastanın kim olduğunun gizli kalması. Çünkü asıl mesele hastalık değil, dayanışma.

dfrgt
Fotoğraf: Netflix

Karakterler arasındaki doğal diyaloglar, yılların dostluğunu tüm çatışmaları ve sevgisiyle yansıtıyor. Bu yolculuk, korkularla yüzleşmenin, kaçırılmış fırsatların ve yeniden hayata tutunmanın hikayesine dönüşüyor. Daniel Sánchez Arévalo'nun incelikli yönetimi, oyuncuların güçlü kimyasıyla birleşerek izleyiciyi duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Dizi, izleyiciyi kendi arkadaşlıklarını ve hayatın bilinmezlerini sorgulamaya davet ediyor. Özetle The Girls At The Back, basit bir yol hikayesi değil, kadın dostluğunun gücünü anlatan bir yaşam dersi.

IMDb: 7,7
Nereden izlenir: Netflix

Kablo Kızları (Las chicas del cable)

Kablo Kızları, 1920'lerin Madrid'inde kadınların özgürlük ve eşitlik arayışını güçlü bir hikayeyle anlatıyor. Ülkenin ilk telefon şirketinde işe başlayan 4 kadının ilişkisi, sadece iş arkadaşlığından ibaret kalmayıp güçlü bir dostluğa ve dayanışmaya dönüşüyor.

fgthy
Fotoğraf: Netflix

Ana Fernández, Nadia de Santiago, Blanca Suárez ve Maggie Civantos'un canlandırdığı karakterler, bağımsızlık için verdikleri mücadeleyle dönemin erkek egemen düzenine meydan okuyor. Dizi, 5 sezon boyunca kadınların görünmez kılınan emeğini ve kişisel fedakarlıklarını öne çıkarıyor. Tarihsel atmosferle harmanlanan bu hikaye, kimi zaman fazlasıyla dramatik, kimi zaman eğlenceli bir telenovela havası sunuyor. Modern müzik kullanımı dönemin ruhunu yansıtmadığı için eleştirilse de anlatının enerjisini yükseltiyor. Karakterlerin iniş çıkışları, seyirciyi hem büyülüyor hem de o dönemin kadınlarının cesaretini hatırlatıyor. Kablo Kızları, bağımsızlık uğruna verilen mücadelenin yalnızca bir döneme değil, her çağa ait olduğunu hatırlatan bir dizi.

IMDb: 7,5
Nereden izlenir: Netflix

Susmayanlar (Ni una más)

Susmayanlar, genç bir kızın cesurca açtığı pankartla başlayan ve okulun duvarlarını aşarak herkesi sarsan bir hikaye anlatıyor. Nicole Wallace'ın hayat verdiği Alma, "İçeride bir tecavüzcü saklanıyor" sözleriyle gerçeği haykırırken, hem dostluklarını hem de kendi güvenliğini riske atıyor. Dizi, #MeToo hareketinin İspanyol gençliği üzerindeki yansımalarını samimi ve rahatsız edici bir dürüstlükle işliyor.

cfvg
Fotoğraf: Netflix

Hikaye, dışlanmış bir gencin sesini duyurma çabasını merkeze alırken, toplumun bu sesi duymaya ne kadar hazır olduğunu da sorguluyor. Yavaş tempolu anlatımı yer yer sabır gerektirse de altındaki öfke ve empati izleyiciyi derinden yakalıyor. Genç oyuncu Wallace'ın performansı, Alma'nın kırılganlığıyla direncini aynı anda görünür kılıyor. Dizi, yalnızca bir okul hikayesi değil; susmayanların ve susturulmak istenenlerin öyküsü. Susmayanlar, gerçeğin en ağır yükünü genç bir kızın omuzlarında göstererek izleyiciye unutması güç bir tokat indiriyor.

IMDb: 7,2
Nereden izlenir: Netflix

La Templanza

Dönem dizisi La Templanza, aşkın, gururun ve ikinci şansların büyüleyici öyküsünü anlatıyor. Mauro'nun düşüşten sonra yeniden ayağa kalkma çabası, Sol'un inatçı direnciyle kesişiyor ve ortaya olgun bir aşkın kıvılcımları çıkıyor. İlk bölümler ağır ilerlese de karakterlerin yaşamları derinleştikçe hikaye seyirciyi içine çekiyor.

fgthy
Fotoğraf: Amazon Prime Video

Diziyi değerli kılan yalnızca aşk hikayesi değil; insanların acılarından sonra yeniden var olabilme iradesi. Zengin dünyası, karakter gelişimleri ve görkemli atmosferiyle María Dueñas imzalı kaynak materyalin hakkını veriyor. Muhteşem manzaralar ve dönem detayları, izleyiciyi doğrudan 19. yüzyılın kalbine götürüyor. La Templanza, yavaş ama derinlikli ilerleyen; sabredenlere olgun bir aşkın ve insan ruhunun direncinin ödülünü sunan bir dizi.

IMDb: 7,1
Nereden izlenir: Amazon Prime Video

Kızıl Kraliçe (Reina Roja)

Kızıl Kraliçe, zekasıyla dünyayı şaşırtacak kadar parlak ama kendi iç karanlığıyla boğuşan Antonia Scott'ın hikayesini merkeze alıyor. Vicky Luengo'nun hayat verdiği Antonia, modern bir Sherlock Holmes gibi hem hayranlık uyandırıyor hem de ürperti yaratıyor. Ona eşlik eden ve İki Mezar'dan da tanıdığımız Hovik Keuchkerian ise sert mizacıyla hem denge unsuru hem de hikayenin gizli kalbi.

dfgt
Fotoğraf: Amazon Prime Video

İlk sezon tek bir davaya odaklansa da karakterlerin gelecekteki yolculuklarına dair ipuçlarıyla örülüyor. Juan Gómez-Jurado'nun çok satan romanından uyarlanan dizi, kitabı bilenler için bile sürükleyici bir yorum sunuyor. Sadık bir uyarlama olmasına rağmen görsel diliyle hikayeye yeni bir katman eklemeyi başarıyor. Diziyi özel kılan ise kara mizahla bezeli diyalogları ve casusluk klişelerine getirdiği enerjik yorum. Zaman zaman karmaşık bir anlatı sunsa da seyirciyi daima diken üstünde tutmayı başarıyor. Antonia ve Jon arasındaki kimya, ekranın her anına gerilim ve duygu katıyor. Kızıl Kraliçe, yalnızca bir polisiye değil; zekanın, korkunun ve insan ruhunun sınırlarını zorlayan nefes kesici bir serüven.

IMDb: 6,8
Nereden izlenir: Amazon Prime Video



Kült serinin yıldızından hayranları heyecanlandıran açıklama

Mumya, Amerikalı macera düşkünü Rick'in ve Ölüler Şehri'nde rehberlik ettiği Britanyalı kardeşlerin yanlışlıkla 3 bin yıllık bir laneti uyandırmasını anlatıyordu (Universal)
Mumya, Amerikalı macera düşkünü Rick'in ve Ölüler Şehri'nde rehberlik ettiği Britanyalı kardeşlerin yanlışlıkla 3 bin yıllık bir laneti uyandırmasını anlatıyordu (Universal)
TT

Kült serinin yıldızından hayranları heyecanlandıran açıklama

Mumya, Amerikalı macera düşkünü Rick'in ve Ölüler Şehri'nde rehberlik ettiği Britanyalı kardeşlerin yanlışlıkla 3 bin yıllık bir laneti uyandırmasını anlatıyordu (Universal)
Mumya, Amerikalı macera düşkünü Rick'in ve Ölüler Şehri'nde rehberlik ettiği Britanyalı kardeşlerin yanlışlıkla 3 bin yıllık bir laneti uyandırmasını anlatıyordu (Universal)

Kült macera serisi Mumya'nın (The Mummy) yıldızı Brendan Fraser, The Tonight Show Starring Jimmy Fallon'da hayranlarını heyecanlandıracak açıklamalarda bulundu. 

Uzun süredir beklenen Mumya 4'ün hazırlık aşamasında olduğunu doğrulayan 57 yaşındaki aktör, serinin köklerine ve efsanevi lokasyonlarına geri döneceklerini müjdeledi.

Eski kadro geri dönüyor

Yeni filmde sadece Brendan Fraser değil, serinin ilk iki filminde Evelyn karakterine hayat veren Rachel Weisz da geri dönüyor. Bilindiği üzere Weisz, serinin 2008 yapımı üçüncü filmi Ejder İmparatoru'nun Mezarı'nda (The Mummy: Tomb of the Dragon Emperor) yer almayınca karakteri Maria Bello canlandırmıştı. 

Dördüncü film, hayranların pek sıcak bakmadığı üçüncü halkayı yok sayarak hikayeyi doğrudan Mumya Geri Dönüyor'un (The Mummy Returns) kaldığı yerden devam ettirecek. 

Ayrıca Evelyn'in ağabeyi Jonathan rolüyle hatırlanan John Hannah da kadroya geri dönen isimler arasında.

Fraser, programda yaptığı açıklamada, "Ekibi yeniden topluyoruz. İzleyicilerin bizden son 20 küsur yıldır istediği şeyi onlara nihayet vereceğiz. Yeniden eski lokasyonlara geri döneceğiz" diyerek ilk iki filmdeki atmosferin korunacağının sinyalini verdi.

57 yaşında aksiyona hazırlık

Balina'yla (The Whale) En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kazanan ve son yıllarda dramatik rollerle ön plana çıkan Fraser, yeniden bir aksiyon yıldızına dönüşmenin zorluklarından da bahsetti. 

İlk Mumya'da 30'lu yaşlarında olan aktör, "Lütfen bana şans dileyin. 57 yaşındaki bu bedeni tekrar forma sokmak için elimden geleni yapıyorum" diyerek fiziksel hazırlık sürecinin zorlayıcı geçtiğini esprili bir dille anlattı.

Seriyi başka oyuncularla veya yan hikayelerle canlandırma denemeleri hayranları pek tatmin etmemişti. Fraser da bir dönem umudunu kestiğini itiraf ederek, "Uzun süre umutluydum ama sonra 'Galiba yapmayacaklar' dedim. Başka Mumya filmleri çekildi ama biz sonunda geri dönüyoruz" dedi.

Serinin hayranlarını Mısır'ın gizemli çöllerine ve 1920'li yılların macera dolu atmosferine geri götürecek Mumya 4'ün, vizyon tarihi netleşmemiş olsa da merakla beklenen yapımın 2027 sonuyla 2028 başı arasında gösterime girmesi planlanıyor. 

Independent Türkçe, Variety, GamesRadar, The Tonight Show Starring Jimmy Fallon


Merakla beklenen The Batman 2'den ilk ipucu

Robert Pattinson'a (sağda) Zoë Kravitz'in (solda) eşlik ettiği 2022 yapımı The Batman üç dalda Oscar adaylığı kazanmıştı  (Warner Bros)
Robert Pattinson'a (sağda) Zoë Kravitz'in (solda) eşlik ettiği 2022 yapımı The Batman üç dalda Oscar adaylığı kazanmıştı (Warner Bros)
TT

Merakla beklenen The Batman 2'den ilk ipucu

Robert Pattinson'a (sağda) Zoë Kravitz'in (solda) eşlik ettiği 2022 yapımı The Batman üç dalda Oscar adaylığı kazanmıştı  (Warner Bros)
Robert Pattinson'a (sağda) Zoë Kravitz'in (solda) eşlik ettiği 2022 yapımı The Batman üç dalda Oscar adaylığı kazanmıştı (Warner Bros)

İlk filmin üzerinden 4 yıl geçtikten sonra, Matt Reeves'in yöneteceği devam halkası The Batman Part II için çarklar nihayet yeniden dönmeye başladı. 

Yönetmen, X üzerinden paylaştığı "kar lastikleri" etiketli iki fotoğrafla, merakla beklenen yapıma dair ilk resmi ipucunu verdi. 

Kamera testlerinden alındığı anlaşılan görseller, Batmobile'i yoğun kar yağışı altında göstererek filmin kış mevsiminde geçeceğini resmen doğruladı.

Filmin kış teması aslında bir sürpriz değil. Reeves daha önce yaptığı bir açıklamada, HBO dizisi The Penguin'in hikayesinin yılın son haftalarına doğru ilerlediğini belirtmişti. 

Dizideki olaylardan hemen sonrasını anlatacak The Batman Part II'nin, Gotham'ın dondurucu atmosferinde, hatta belki de Noel döneminde geçeceği tahmin ediliyordu. 

Reeves'in paylaştığı görseller, Batmobile'in polis araçları tarafından karlar içinde kovalanmasıyla bu atmosferi pekiştiriyor.

Bu tercih, akıllara Tim Burton'ın 1992 yapımı klasiği Batman Dönüyor'u (Batman Returns) getiriyor. Karlar altındaki Gotham tasviriyle sinema tarihine geçen Burton'ın ardından Reeves de benzer bir yolu izliyor. Üstelik her iki yapımda da ortak bir payda var: Penguen (Oz Cobb) karakteri.

Kadroda dev isimler

Yeni filmde Bruce Wayne rolüne geri dönen Robert Pattinson'a, hem tanıdık hem de yeni simalar eşlik edecek. Kadronun dikkat çekici yeni üyeleri Bölge Savcısı Harvey Dent rolüyle Sebastian Stan ve eşi Gilda Dent karakteriyle Scarlett Johansson oldu. 

Ayrıca usta oyuncu Charles Dance ve Andor dizisinin ödüllü tasarımcısı Luke Hull da projeye dahil edildi. Jeffrey Wright, Colin Farrell ve Andy Serkis ise rollerini sürdürmek üzere geri dönüyor.

"Çılgınca bir senaryo"

Robert Pattinson, geçen ay YouTube'daki Filme Gitmeden Önce kanalına verdiği röportajda senaryoyu "inanılmaz derecede iyi ve çılgınca" diye nitelendirerek hayranların beklentisini yükseltmişti. İlk filmin geleneksel Batman projelerinden farklı bir tonda olduğunu hatırlatan Pattinson, devam halkasının çok daha özgün bir yaklaşım sunacağını ve izleyicileri şaşırtacağını müjdelemişti.

The Batman Part II, 1 Ekim 2027'de vizyona girecek.

Independent Türkçe, SlashFilm, GamesRadar, Filme Gitmeden Önce


Yılın en kötü filmi seçilmişti: Yapımcı sessizliğini bozdu

H.G. Wells'in 1898 tarihli etkileyici romanının son uyarlamasında Ice Cube, İç Güvenlik Bakanlığı Gözetleme ve Tehdit Değerlendirme Uzmanı Will Radford'u canlandırıyor (Amazon Prime Video)
H.G. Wells'in 1898 tarihli etkileyici romanının son uyarlamasında Ice Cube, İç Güvenlik Bakanlığı Gözetleme ve Tehdit Değerlendirme Uzmanı Will Radford'u canlandırıyor (Amazon Prime Video)
TT

Yılın en kötü filmi seçilmişti: Yapımcı sessizliğini bozdu

H.G. Wells'in 1898 tarihli etkileyici romanının son uyarlamasında Ice Cube, İç Güvenlik Bakanlığı Gözetleme ve Tehdit Değerlendirme Uzmanı Will Radford'u canlandırıyor (Amazon Prime Video)
H.G. Wells'in 1898 tarihli etkileyici romanının son uyarlamasında Ice Cube, İç Güvenlik Bakanlığı Gözetleme ve Tehdit Değerlendirme Uzmanı Will Radford'u canlandırıyor (Amazon Prime Video)

Geçen yıl izleyiciyle buluşan ve başrolünde Ice Cube'un yer aldığı Dünyalar Savaşı'nın (War of the Worlds) yapımcılarından biri, filme yöneltilen ağır eleştiriler hakkında sessizliğini bozdu.

2008 yapımı Wanted ve başrolünde Chris Pratt'in yer aldığı Merhamet Yok'la (Mercy) tanınan Timur Bekmambetov, yapımcılığını üstlendiği LifeHack'in tanıtımı için perşembe günü Reddit'te bir soru-cevap oturumuna katıldı. 

Bir kripto para soygununu konu alan ve yönetmenliğini Ronan Corrigan'ın üstlendiği LifeHack, geçen yıl SXSW'da prömiyer yapmıştı.

Etkinlikte Bekmambetov'a yöneltilen soruların çoğu, H.G. Wells imzalı bilimkurgu klasiğinden serbestçe uyarlanan ve geçen temmuzda Amazon Prime Video'da yayımlanan Dünyalar Savaşı üzerineydi. 

Başrollerini Ice Cube, Eva Longoria ve Clark Gregg'in paylaştığı, yönetmenliğini ise Rich Lee'nin üstlendiği film, eleştirmenlerce adeta yerin dibine sokulmuştu. 

Rotten Tomatoes'da yüzde 4 gibi son derece düşük bir beğeni oranına sahip yapım, aday gösterildiği 6 Altın Ahududu ödülünden 5'ini kazanarak Yılın En Kötü Filmi unvanını da elde etmişti.

"İyi eleştiri yerine bir numara olmayı tercih ederim"

Projede yer almakla ilgili ne hissettiği sorulan Bekmambetov, eleştirileri pek de önemsemediğini belirterek şu yanıtı verdi: 

Dünyalar Savaşı'na gelen tepkiler beni şaşırtmadı. Her zaman şunu söylemişimdir; iyi bir eleştiri almaktansa, Amazon Prime'da üç hafta boyunca bir numarada kalmayı tercih ederim.

Ancak başka bir kullanıcının sadece "Dünyalar Savaşı... Neden?" diye sorması üzerine yapımcı, esprili bir dille, "LifeHack, benim Dünyalar Savaşı için ödediğim kefaret" diyerek filmin başarısızlığını kabul etti.

Pandemi şartlarında 15 günlük çekim

Dünyalar Savaşı'nın başrol oyuncusu Ice Cube, eylülde yayıncı Kai Cenat'a yaptığı açıklamada filmin karşılaştığı zorluklara değinmişti. Uzaylı saldırısı sırasında zorlu bir görev üstlenen bir gözetleme uzmanını canlandıran aktör, çekimlerin 2020'de pandeminin en zorlu döneminde yapıldığını hatırlatmıştı:

Filmi sadece 15 günde ve pandeminin ortasında çektik. Sette ne yönetmen vardı ne de diğer oyuncular; herkes ayrı yerlerdeydi. O dönemde filmi çekebilmemizin tek yolu buydu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Dark Horizons