Lübnan: Gazze'ye destek vermenin bedeli 5 binden fazla ölü ve 14 milyar dolar

Kan dökülmeye devam ediyor... yıkılan binalardan 300 bin kişi yerinden edildi

Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail uçaklarının yıktığı bir binanın enkazı önündeki fotoğrafı (DPA)
Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail uçaklarının yıktığı bir binanın enkazı önündeki fotoğrafı (DPA)
TT

Lübnan: Gazze'ye destek vermenin bedeli 5 binden fazla ölü ve 14 milyar dolar

Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail uçaklarının yıktığı bir binanın enkazı önündeki fotoğrafı (DPA)
Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail uçaklarının yıktığı bir binanın enkazı önündeki fotoğrafı (DPA)

İsrail'in Lübnan'da Hizbullah'a karşı sürdürdüğü savaşta insan ve mal kaybına ilişkin belgelerde, 27 Kasım 2024'te ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesine rağmen saldırıların devam etmesi nedeniyle kesin rakamlara ulaşılamadı. Bombalamalar, bina yıkımları ve günlük bombardımanlar, aralıklı tahliye uyarılarıyla birlikte devam ediyor.

f
Lübnan'ın güneyinde İsrail sınırındaki Kfar Kila köyünü gören bir tepede, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) mensubu bir Fransız asker, 20 Ağustos 2025 (AP)

Lübnanlı yetkililer, İsrail'in ateşkes ihlallerini durdurması ve yerinden edilmiş sakinlerin köylerine dönmelerine izin vermesi için uluslararası baskıya güveniyor. Yetkililer ayrıca, savaşın tahrip ettiği yapıları yeniden inşa etmek için uluslararası yardıma güveniyor. Ancak Lübnan'ın dostlarının yardımı, yetkililerin Lübnan topraklarında ‘silahların devletin elinden sınırlandırılması’ kararını uygulamasına bağlı.

5 bin ölü

Lübnan Sağlık Bakanlığı, 8 Ekim 2023 (Hizbullah'ın Gazze Şeridi'ne destek amacıyla savaşa girdiği tarih) ile 27 Kasım 2024'te ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girdiği tarih arasında ölenlerin sayısının 4 bin 47'yi, yaralıların sayısının ise 16 bin 638'i aştığını tahmin ediyor. O tarihten 19 Eylül'e kadar hedef alınma ve bombalamalar sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 270, yaralıların sayısı ise 540.

f
Lübnan'ın güneyinde son savaşta ölen savaşçılar için düzenlenen toplu cenaze törenine katılan Hizbullah destekçileri (EPA)

Savaşın başlangıcından bu yana ölenlerin sayısının ‘kesinlikle açıklanan rakamı aştığını’ belirten resmi kaynaklar, Şarku’l Avsat'a savaşın ardından enkaz altında bulunanların sayısının ‘onlarca olduğunu’ bildirdi. Savaşın başlangıcından bugüne kadar ölenlerin toplam sayısının ‘5 bini aştığı’ tahmin ediliyor.

19 tutuklu

İsrail Cezaevlerindeki Lübnanlı Tutuklular Derneği, savaşın başlangıcından bu yana İsrail'de 19 tutuklunun kayıt altına alındığını bildirdi ve bunlardan sadece altısının Hizbullah üyesi olduğunu, geri kalanının ise sivil olduğunu doğruladı.

Öte yandan, Hizbullah'a yakın medya kuruluşları, Hizbullah'ın 65 kişiyi ‘kayıp’ olarak sınıflandırdığını ve akıbetlerinin belirsizliğini koruduğunu bildirdi. Bu arada Lübnanlı yetkililer, İsrail'in Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ile iş birliği yapmadığını, tutukluların ziyaret edilmesine izin vermediğini ve gözaltında tuttuğu tutuklu sayısına ilişkin kesin bilgi vermediğini belirtti.

14 milyar dolarlık kayıp

Lübnan Kültür Bakanı Gassan Selame önceki bir açıklamasında, yıkımın boyutunu 12 ila 14 milyar dolar arasında tahmin etmişti. Bu rakam, Dünya Bankası'nın yaklaşık 14 milyar dolarlık tahminiyle örtüşüyor.

fgrt
Kafr Kila'daki evlerin enkazı arasında yürüyen bir adam (Arşiv – Reuters)

Lübnan'daki Uluslararası Bilgi Şirketi, savaş sırasında konutlara verilen zararın değerini 2024 yılının Aralık ayı başına kadar 9 milyar dolar olarak belgeledi. Buna altyapı ve diğer hasarlar da eklenince, toplam doğrudan ve dolaylı hasar 11,2 milyar dolara ulaşıyor. Buna tarım, sanayi ve ticaret sektörleriyle ilgili ekonomik zararlar da ekleniyor. Altyapı hasarının maliyeti 700 milyon dolar, enkazın temizlenmesi maliyeti ise yaklaşık 35 milyon dolar olarak tahmin ediliyor.

Binlerce konut

Şirket tarafından yapılan açıklamada, “Hafif veya orta derecede hasar gören konut birimlerinin sayısı 317 bin, tamamen yıkılanların sayısı ise 51 bin olup, bunların 9 bini güney banliyölerinde, bin 500'ü Bekaa Vadisi'nde ve 22 bini sınır bölgesinde bulunmaktadır” denildi.

df
Geçtiğimiz haziran ayında İsrail'in güney banliyölerine düzenlediği bombardımanın yol açtığı yıkımı inceleyen Lübnanlılar (AP)

Bu sayı, 27 Kasım 2024'te ateşkesin yürürlüğe girmesinden, 18 Şubat 2025'te İsrail'in çekilmesi için uzatılan sürenin dolmasına kadar geçen sürede artan İsrail saldırıları ve sistematik bombalama ve imha operasyonları ile daha da arttı. Ardından Beyrut'un güney banliyösünü de üç kez hedef alan baskınlar ve topçu atışları gerçekleşti.

Sadece güneydeki hasarı belgeleyen Güney Konseyi'ne göre, Mart 2025'e kadar yıkılan konut sayısı 37 bin 500'e ulaşırken, ağır hasar gören konut sayısı 55 bine ulaştı. Hasar gören toplam konut sayısı ise 130 bin oldu.

300 bin kişi yerinden edildi

Güneyden, Bekaa'dan (Lübnan'ın doğusu), banliyölerden ve Lübnan Dağı'nın diğer bölgelerinden yerinden edilmiş kişi sayısı 300 bini aştı. Bu insanlar bombalamalarla yıkılan evlerine geri dönemediler ve yeniden inşa süreci henüz başlamadı. Resmi tahminlere göre, sınır köylerinde yerinden edilme oranı daha yüksek ve bu köylerde nüfusun yüzde 10'undan fazlası kalmadı. Sınır köylerinden 100 bin kişinin yerinden edildiği ve evlerine dönmediği tahmin ediliyor.

4 bin 500 İsrail ihlali

Ateşkese rağmen, İsrail'in deniz, kara ve hava ihlalleri devam ediyor. Lübnan ordusu tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “İsrail düşmanı, 2024'te Lübnan'a yönelik son saldırısının ardından, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana 4 bin 500'ü aşan ihlallerine devam ediyor. Bu, kara, deniz ve havadan Lübnan egemenliğine yönelik ihlallerin devam etmesi ve sınır köylerinin sakinlerine yönelik saldırıların devam etmesiyle örtüşüyor.”



Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), dün yaptığı açıklamada, ülkenin bazı bölgelerinde devam eden şiddetli çatışmalara rağmen üç milyondan fazla yerinden edilmiş Sudanlının evlerine döndüğünü bildirdi.

Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yıkıcı bir savaşın içine sürüklenmiş durumda; bu savaş on binlerce insanın ölümüne ve ciddi bir insani krize yol açtı.

Çatışmalar, yaklaşık 14 milyon insanı ülke içindeki veya dışındaki bölgelere kaçmaya zorladı.

Örgüt, bir raporda, Kasım 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 3,3 milyon Sudanlının evlerine döndüğünü tahmininde bulundu.

Geri dönenlerin sayısı, 2024 yılının sonlarında ülkenin merkezinde HDK’ne karşı düzenlenen büyük çaplı ordu saldırısının ardından arttı. Bu saldırı, Hartum'un Mart 2025'te geri alınmasını sağladı ve birçok ailenin geri dönmesine neden oldu.

dfrgt
Çad'ın doğusundaki el Faşir'den Sudanlı mülteci çocuklar, 22 Kasım 2025'te yerinden edilmiş kişiler için kurulan geçici bir kampta yemek yiyorlar (Reuters)

IOM, geri dönenlerin dörtte üçünden fazlasının ülke içinde yerinden edilmiş kişiler olduğunu bildirdi. Şarku’l Avsat’ı IOM’dan aktardığına göre Hartum, yaklaşık 1,4 milyon kişi ile en yüksek geri dönüş sayısını kaydetti, onu yaklaşık 1,1 milyon kişinin geri döndüğü el Cezire eyaleti izledi.

Bu ayın başlarında, ordu destekli hükümet, yaklaşık üç yıl boyunca doğudaki Port Sudan kentinden faaliyet gösterdikten sonra başkente dönme niyetini açıkladı.4

Hartum ve ülkenin orta ve doğusunda ordunun kontrolündeki diğer şehirlerde nispeten sakin bir ortam hakim olsa da HDK özellikle altyapıyı hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ara sıra devam ederken, diğer bölgelerde çatışmalar sürüyor.


ABD'nin Teksas eyaletinin valisi, çalışanlarının Çinli şirketlerden gelen ürünleri kullanmasını yasakladı

Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
TT

ABD'nin Teksas eyaletinin valisi, çalışanlarının Çinli şirketlerden gelen ürünleri kullanmasını yasakladı

Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)

Teksas Valisi dün yaptığı açıklamada, eyaletin çalışanlarının Shein, Alibaba ve TP-Link gibi şirketlerin ürünlerini kullanmasını yasaklayacağını ve bu kararın Teksas sakinlerinin mahremiyetini Çin hükümetinden korumak için alındığını belirtti.

Reuters'a göre, Teksas Valisi Greg Abbott tarafından yapılan açıklamada, listeye e-ticaret platformu Temu ve pil şirketi Cattle'ın da dahil olduğu ifade edildi.

Abbott'ın yasağı, çalışanların devlet cihazlarında ve ağlarında bu şirketlerin “cihazlarını, yapay zekasını ve yazılımlarını” kullanmasını engelliyor.

Abbott'un yasağı, Çinli drone üreticisi UETech ve Çinli yapay zeka şirketi iFlytek'in ürünlerini de kapsamaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri ve Çin, uzun süredir devam eden ticaret ve teknoloji savaşında ekim ayında bir atılım gerçekleştirdi.


Suriye Kürt Ulusal Konseyi: Şam ile savaş felaketle sonuçlanacak bir seçenek ve biz bunu desteklemeyeceğiz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
TT

Suriye Kürt Ulusal Konseyi: Şam ile savaş felaketle sonuçlanacak bir seçenek ve biz bunu desteklemeyeceğiz

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) birlikleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke bölgesine çekilme işlemlerini tamamladı. (Reuters)

Suriye TV’ye konuşan bilgi sahibi bir kaynak, Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (ENKS), Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi’yi Suriye hükümetiyle askeri çatışma yoluna gitmemesi konusunda uyardığını ve bu seçeneğin Suriyeli Kürtler açısından ‘felaket’ olacağını vurguladığını açıkladı.

Kaynak, ENKS’nin bu seçeneği desteklemediğini SDG liderine açıkça ilettiğini, taraflar arasında pazar günü Haseke’de yapılan toplantıda son siyasi gelişmelerin ele alındığını belirtti.

Toplantıda ENKS, Suriye hükümetiyle askeri çatışmaya başvurulmasını reddettiğini yineleyerek, 18 Ocak 2026 tarihli anlaşmanın başarıya ulaşması için yerel, bölgesel ve uluslararası tüm çabaların SDG tarafından desteklenmesi ve anlaşmazlıkların müzakere ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynağa göre ENKS, ülkedeki doğu bölgelerinde gelinen noktadan SDG ile PYD’yi sorumlu tutarak, Kürtleri ilgilendiren hayati kararların bu iki yapı tarafından tek taraflı alınmasının mevcut duruma yol açtığını ifade etti.

xscdfvgh
Kamışlı'da Suriye Demokratik Güçleri (SDG) milislerinin resmedildiği duvar resminin önünden geçen bir adam (Arşiv – AFP)

Kaynak, Mazlum Abdi’nin toplantı sırasında Şam ile varılan anlaşmanın başarıya ulaşmasını desteklediğini, anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi amacıyla Washington, Paris ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) çabalarına destek verdiğini söyledi.

Diğer yandan Abdi’ye göre, ateşkesin korunması ve anlaşma maddelerinin uygulanmasında ilerleme sağlanması amacıyla Şam ile günün her saatinde temas sürdürülüyor.

Abdi, anlaşmanın bazı ayrıntılarının netleştirilmesi ve doğru şekilde anlaşılmasına ihtiyaç olduğunu belirterek, bunun Suriye’deki Kürt bölgelerinde SDG’nin elde ettiği kazanımların korunmasını güvence altına alacağını ifade etti. Kaynağa göre bu bölgeler Afrin ve Ayn el-Arab’dan (Kobani) Haseke’ye kadar uzanıyor.

Abdi dün Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonuna verdiği röportajda, Suriye hükümetiyle varılan ateşkes anlaşmasının ABD himayesinde gerçekleştiğini belirterek, Şam ile diyaloğun sürdüğünü ve başka ayrıntıların da görüşüleceğini söyledi.

Abdi, bu sürenin sona ermesinin ardından entegrasyon yönünde ciddi adımlar atılacağını ve anlaşma kapsamında Suriye ordusunun bölgeye girmeyeceğini dile getirdi.

Tüm tarafların askerileşmeden uzak, siyasi çözümler istediğini belirten Abdi, uluslararası gözetim altında Suriye hükümetiyle diyalog ve müzakere kanallarının halen açık olduğunu kaydetti.

Öte yandan Suriye Savunma Bakanlığı cumartesi günü, geçtiğimiz salı günü ilan edilen ve Suriye hükümeti ile SDG arasında yeni mutabakatlara varılmasının ardından yürürlüğe giren kuzeydoğu Suriye’deki ateşkesin süresinin uzatıldığını duyurdu. SDG, söz konusu mutabakatlara bağlı kalacağını açıklamıştı.

Bakanlık, resmi hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun tüm operasyon bölgelerinde ateşkesin 24 Ocak tarihinden itibaren 15 gün süreyle uzatılacağını bildirdi.