Arap, İslam ve Batı dünyası, Trump'ın Gazze'ye barış getirme planını övgüyle karşıladı

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında (EPA)
TT

Arap, İslam ve Batı dünyası, Trump'ın Gazze'ye barış getirme planını övgüyle karşıladı

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında (EPA)

Arap, İslam ve Batı ülkeleri, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun desteklediğini açıkladığı ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirme planını övgüyle karşıladı, ancak Hamas henüz yanıt vermedi.

Filistin topraklarında Hamas ile birlikte savaşan İslami Cihad Hareketi, bu planı ‘Filistin halkına yönelik saldırganlığın devamı ve bölgeyi havaya uçurmak için bir reçete’ olarak değerlendirdi.

Bu plana ilişkin en dikkat çekici görüşler şunlar:

Sekiz Arap ve İslam ülkesi

Katar, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır dışişleri bakanları, ‘ABD Başkanı Donald Trump’ın liderlik rolünü ve Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek ve barışa giden yolu bulmak için gösterdiği yoğun çabaları’ memnuniyetle karşıladı.

‘Bölgede barışı pekiştirmek için ABD ile ortaklığın önemini’ vurgulayan bakanlar, ‘Trump'ın savaşı sona erdirmek, Gazze Şeridi'ni yeniden inşa etmek, Filistin halkının yerinden edilmesini önlemek ve kapsamlı barışı ilerletmek için önerisini açıklaması ile Batı Şeria'nın ilhakına izin vermeyeceğini beyan etmesini’ memnuniyetle karşıladılar. Bakanlar, ‘anlaşmanın başarısını sağlamak ve uygulanmasını garanti altına almak için ABD ve ilgili taraflarla olumlu ve yapıcı bir şekilde iş birliği yapmaya hazır olduklarını’ bildirdiler.

Körfez İşbirliği Konseyi

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) yaptığı açıklamada, KİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi'nin Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirme planını memnuniyetle karşıladığını ve ateşkes, yardımların ulaştırılması ve Gazze halkının yerinden edilmesinin önlenmesi gibi konuların, sorumlu uluslararası eylemlerin merkezinde yer alması gereken öncelikler olduğunu söylediğini belirtti.

El-Budeyvi, “Herhangi bir girişimin başarısı, ciddi bir şekilde uygulanmasına, sivillerin korunmasının sağlanmasına ve istikrar için uygun koşulların oluşturulmasına bağlıdır. Krizi sona erdirmek ve Gazze Şeridi'ndeki insani felakete son vermek için yapılan her türlü uluslararası çaba, övgüyü, iş birliğini ve katkıyı hak eder” ifadelerini kullandı.

KİK'in, Filistin halkının vazgeçilmez haklarını garanti altına alan gerçek ve adil bir sürecin önünü açabilecek önerilen adımları olumlu karşıladığını belirten el-Budeyvi, “Bu hakların başında, 4 Haziran 1967 sınırları içinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması geliyor” dedi.

Türkiye

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek için ‘Trump'ın çabalarını ve liderliğini’ övdü.

Geçen hafta Beyaz Saray'da altı yıl sonra ilk kez Trump ile bir araya gelen Erdoğan şunları söyledi: “Gazze Şeridi'nde kan dökülmesini durdurmak ve ateşkes sağlamak için ABD Başkanı Donald Trump'ın çabalarını ve liderliğini takdir ediyorum.”

Erdoğan, Türkiye'nin ‘tüm taraflarca kabul edilebilir, adil ve kalıcı bir barışın sağlanması amacıyla’ sürece katkıda bulunmaya devam edeceğini bildirdi.

Avrupa Birliği

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa planı memnuniyetle karşıladı ve tüm tarafları ‘barışa gerçek bir şans vermek için bu fırsatı değerlendirmeye’ çağırdı. Costa, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun plana verdiği ‘olumlu’ yanıtı ‘cesaret verici’ olarak nitelendirdi.

Costa, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, “Gazze Şeridi'ndeki durum sürdürülemez. Düşmanlıklar sona ermeli ve tüm rehineler derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.

Avrupa Parlamentosu Başkanı

Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola, X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Trump'ın barış planının İsrail'e güvenlik sağlayacağını ve Filistinlilere meşru isteklerini gerçekleştirme konusunda somut bir umut vereceğini söyledi.

Metsola’nın paylaşımında şu ifadeler yer aldı: “Hamas barış planını kabul ederse bu, silahların susacağı, rehinelerin evlerine döneceği, acıların sona ereceği, ihtiyaç sahiplerine daha fazla yardım ulaşabileceği, kitlesel göçün önlenebileceği ve Hamas'ın Gazze Şeridi'nin gelecekteki yönetiminde herhangi bir rol oynamasının engelleneceği anlamına gelir… Plan, İsrail'e güvenlik sağlayabilir, Filistinlilere kendi kaderlerini tayin etme ve devlet kurma yönündeki meşru istekleri için gerçek bir umut verebilir, bölge genelinde umudu canlandırabilir.”

Metsola, bunun nesiller boyu süren kanlı döngüyü nihayet sona erdirebilecek çok önemli bir an olduğunu vurgulayarak, bu fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Birleşik Krallık

Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer da Birleşik Krallık'ın Trump'ın planını ‘güçlü bir şekilde desteklediğini’ açıkladı. Starmer, “Trump’ın çatışmayı sona erdirmek, rehineleri serbest bırakmak ve acil insani yardımın Gazze halkına ulaşmasını sağlamak için gösterdiği çabaları güçlü bir şekilde destekliyoruz. Bu bizim mutlak önceliğimizdir ve derhal gerçekleşmelidir” şeklinde konuştu.

Planda önemli bir rol oynaması beklenen Birleşik Krallık eski Başbakanı Tony Blair de planı ‘cesur ve akıllıca’ olarak nitelendirerek övdü. Blair yaptığı açıklamada, “Başkan Trump, kabul edilmesi halinde savaşı sona erdirebilecek, Gazze'ye acil yardım sağlayabilecek ve halkına daha parlak ve daha iyi bir gelecek vaat edebilecek, aynı zamanda İsrail'in mutlak ve kalıcı güvenliğini ve tüm rehinelerin serbest bırakılmasını sağlayacak cesur ve akıllıca bir plan sundu” dedi.

Plana göre Blair, Gazze Şeridi'ndeki geçiş sürecini denetleyecek ve Trump'ın başkanlık edeceği ‘barış kurulunun’ bir üyesi olacak.

Fransa

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise X platformunda yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “İsrail'in bu temelde kararlı bir taahhütte bulunmasını umuyorum. Hamas'ın tüm rehineleri derhal serbest bırakmaktan ve bu plana bağlı kalmaktan başka seçeneği yok. Bu unsurlar, bölgede kalıcı barışın sağlanması için tüm ilgili taraflarla derinlemesine bir müzakere yapılmasına olanak sağlamalıdır.”

İtalya

İtalyan hükümeti, Trump'ın planını ‘Gazze Şeridi'nde istikrar ve kalkınmayı sağlamayı amaçlayan iddialı bir plan’ olarak nitelendirdi ve bunu ‘olası bir dönüm noktası’ olarak gördü. Hükümet yaptığı açıklamada, ‘tüm taraflara bu fırsatı değerlendirmeleri ve planı kabul etmeleri’ çağrısında bulundu.

Almanya

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ABD'nin planının ‘Gazze Şeridi'ndeki korkunç savaşı sona erdirmek için eşsiz bir fırsat sunduğunu ve acımasız çatışmalar, zalimane gözaltılar ve tarif edilemez bir insani krizden mustarip Gazze'deki yüz binlerce insana umut verdiğini’ söyledi.

Filistinliler ve İsrailliler için bu savaşın yakında sona erebileceğine dair umut olduğunu düşündüğünü belirten Wadephul, ‘bu fırsatın boşa harcanmaması’ çağrısında bulundu.

Filistin Yönetimi

Filistin Yönetimi, Trump’ın savaşı durdurmak için gösterdiği ‘samimi ve gayretli çabaları’ memnuniyetle karşıladı. Şarku’l Avsat’ın Filistin resmi haber ajansı WAFA'dan aktardığına göre, Filistin Yönetimi tarafından yapılan açıklamada, “Filistin Devleti, Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmek için gösterdiği samimi ve gayretli çabaları memnuniyetle karşılıyor” denildi.

Buna karşılık, İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad en-Nehhale, Trump'ın planını ‘Filistin halkına yönelik saldırıların devamı için bir reçete’ olarak değerlendirdi. Hareket tarafından yayınlanan açıklamada en-Nehhale’nin şu ifadelerine yer verildi: “Trump ve Netanyahu'nun basın toplantısında duyurulan şey, İsrail'in tutumunu tam olarak yansıtan ve Filistin halkına yönelik saldırıların devamı için bir reçete olan ABD-İsrail anlaşmasıdır... Bu, bölgeyi patlamaya sürükleyecek.”

Trump, Washington'un desteklediği barış önerisi için Netanyahu'nun onayını aldı. Trump ve Netanyahu'nun Washington'daki görüşmelerinin ardından Beyaz Saray, acil ateşkes, Hamas'ın elindeki rehinelerin İsrail'in elindeki Filistinli mahkûmlarla takas edilmesi, İsrail'in Gazze Şeridi'nden aşamalı olarak çekilmesi, Hamas'ın silahsızlandırılması ve uluslararası liderlikteki bir geçiş hükümetini içeren 20 maddelik bir plan açıkladı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe