İsrailli aşırılık yanlıları Trump'ın Gazze planını bozabilir mi?

Netanyahu, Hamas'ın öneriyi reddetmesini bekliyor

ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül 2025'te Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile el sıkışıyor. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül 2025'te Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile el sıkışıyor. (Reuters)
TT

İsrailli aşırılık yanlıları Trump'ın Gazze planını bozabilir mi?

ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül 2025'te Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile el sıkışıyor. (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, 29 Eylül 2025'te Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile el sıkışıyor. (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, hükümetindeki iki aşırılık yanlısı bakana (Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir) seslenerek, ABD Başkanı Donald Trump'ın barış planına karşı yürüttükleri kampanyayı durdurmaları çağrısında bulundu.

İsrail Kanal 12 televizyonuna göre Netanyahu onlara, İsrail'in plana herhangi bir şekilde müdahale etmesinin, Trump ile bir krize yol açacağını belirterek, “Bu dönemde tek desteğimiz olan Trump'a hayır dememeliyiz, hatta ‘evet ama...’ bile dememeliyiz” dedi.

Netanyahu, “İsrail'in Trump'ın her önerisine karşı net ve kararlı bir tutum sergilemesi gerekir, sonrasını tartışırız” ifadesini kullandı.

Netanyahu'nun yakın çevresi, Ben-Gvir ve Smotrich'in tutumunu ‘yüzeysel’ buldu ve İsrail siyasetinde en zengin deneyime sahip olan başbakanın taktiklerini anlamadıklarını belirtti.

Bölünme

İsrail sağ kanadı birkaç gruba bölünmüş vaziyette. Likud Partisi’nin büyük bir kesimi bu anlaşmayı, İsrail’in pek çok talebini yerine getiren iyi bir anlaşma olarak görüyor. Bir diğer kesim ise Netanyahu’nun bundan fazlasını başaramadığını düşünüyor. Bu kesim, anlaşmada bazı başarıların bulunduğuna işaret ediyor. Onların bakış açısına göre bu başarılar arasında, Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki varlığının sona erdirilmesi ve bölgenin tamamen silahsızlandırılması yer alıyor. Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ne geri dönmesinin engellenmesi de bu başarılar arasında. Ayrıca, bölgenin güvenlik kontrolünün İsrail’in elinde kalması, İsrail güçlerinin 500 ila 1000 metre genişliğinde bir güvenlik kuşağı üzerinde kontrol sahibi olmasına imkân tanıyor. Diğer yandan anlaşma, İsrail’in uluslararası alandaki yalnızlığını kırıyor ve ABD nezdindeki konumunu güçlendiriyor.

Smotrich ve Ben-Gvir'in temsil ettiği sağ kanadın bir kesimi ise anlaşmayı, Gazze Şeridi'ndeki savaşı sürdürmek ve Batı Şeria'da İsrail egemenliğini dayatmak için kaçırılmış tarihi bir fırsat olarak görüyor.

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Knesset'te yan yana oturuyor. (Arşiv – Reuters)İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Knesset'te yan yana oturuyor. (Arşiv – Reuters)

İsrail Kanal 13 televizyonu tarafından yayınlanan bir ankete göre, Trump'ın Gazze savaşını sona erdirme önerisi İsrail halkı arasında önemli bir destek görüyor. Ankete katılanların yüzde 72'si öneriyi desteklerken, yüzde 8'i karşı çıkıyor. Anket sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 43'ü, savaşın ABD Başkanı’nın önerdiği plana ve İsrail'in hedeflerine uygun olarak sona ermesi halinde, İsrail'in ‘kazanan taraf’ olacağını düşünüyor. Öte yandan yüzde 12'si Hamas'ın kazanan taraf olduğunu söylerken, yüzde 45'i ‘bilmiyorum’ yanıtını verdi.

Netanyahu'nun savaşta ‘hedeflerine ulaşıp ulaşmadığı’ sorulduğunda, katılımcıların yüzde 39'u ulaşmadığını, yüzde 36'sı ulaştığını belirtti.

İsrail’in Katar'daki Hamas liderlerini hedef aldığı için Katar'dan özür dilemesi konusunda ise kamuoyu ‘özür dilemesi gerektiğini’ düşünen yüzde 41 ile ‘özür dilememesi gerektiğini’ düşünen yüzde 40 arasında bölündü.

Hangi parti hükümeti kuracak?

Ancak anket, Netanyahu'nun Trump'ın planına verdiği desteğin kendisine siyasi fayda sağlamayacağını ve kaybettiği popülaritesini geri kazanamayacağını gösterdi. ‘Bugün seçim yapılsa kime oy verirdiniz?’ sorusuna verilen yanıtlar şu şekilde değerlendirilebilir: Neftali Bennett’in liderliğindeki parti seçimde öne çıkarak 25 sandalye kazanacak. Eğer Bennett, Gadi Eisenkot ile ittifak yaparsa bu sayı 32 sandalyeye kadar çıkabilir. Her iki durumda da Likud Partisi 23 sandalye alacak.

Likud şu anda 120 sandalyeli Knesset'te 32 sandalyeye sahip.

Anket, Yair Golan liderliğindeki solcu Demokrat Parti'nin şu anda sahip olduğu 4 sandalyeye kıyasla 10 sandalye kazanacağını gösteriyor. Bu senaryoda Netanyahu'nun koalisyonu hükümeti kurmak için yeterli sandalyeye sahip olmayacak.

Anket katılımcıları, muhalefet kampının 57 sandalye, Arap partilerinin ise 11 sandalye kazanacağını öngördü. Muhalefet partileri, hiçbir Arap partisiyle koalisyon kurmama konusunda ısrarcı olursa, bu muhalefet de çoğunluk hükümeti kuramayacak. Bu durumda, yeni bir seçim yapılacak.

Walla internet sitesinde dün yayınlanan başka bir ankette, Netanyahu hükümeti için sonuçlar daha da kötüydü. Netanyahu hükümetinin sandalye sayısı 48'e düşerken, muhalefet 62 sandalye kazanarak Araplar olmadan hükümeti kurabiliyor. Bu anket sonuçları, İsraillilerin çoğunluğunun Netanyahu'yu ne pahasına olursa olsun görevden almak istediğini gösteriyor.

‘Evet’ ya da ‘hayır’

Netanyahu'ya yakın kişiler, planı ‘iyi’ ve ‘pazarlık edilemez’ olarak pazarlamaya çalışıyorlar.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN 11 salı akşamı, İsrail müzakere ekibinin görüşmelerin devamı konusunda Netanyahu'dan talimat beklediğini ve önümüzdeki günlerde Katar'da bir müzakere turu olabileceğini bildirdi.

KAN, İsrail'deki tahminlere göre Hamas'ın yanıtının “Evet, ama...” şeklinde olacağını belirterek, hareketin ana tartışma noktalarından birinin İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nden çekilmesinin zamanlaması ve mekanizması olduğunu açıkladı. KAN, konunun şu anda sadece Gazze Şeridi'ne Arap-uluslararası güçlerin konuşlandırılması mekanizmasıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.

KAN, müzakerelere aşina olanların, iki taraf arasında bir anlaşmaya varmak amacıyla ABD Başkanı’nın girişiminde değişiklikler yapılmasını dışlamadıklarını da bildirdi.

Öte yandan i24 News bir İsrailli yetkilinin, Trump'ın planının “pazarlık edilemez olduğunu; verilecek cevabın sadece evet ya da hayır olabileceğini” söylediğini aktardı. Şarku'l Avsat'ın i24 News'ten aktardığına göre yetkili, ABD yönetiminin küçük ayrıntılar konusunda ‘sınırlı düzeyde müzakere’ kabul etme olasılığını ima ettiğini, ancak ‘uzun vadeli müzakereleri kesinlikle kabul etmeyeceğini’ belirtti.

İsrailli yetkili, “Resmi tutum, teknik konular dışında müzakereye açık olmayan planın arkasında durmaktır. Herhangi bir değişiklik için yer yoktur. Hamas, evet dediği andan itibaren, tüm rehinelerin 72 saat içinde İsrail'e ulaşmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Kanal 12'ye göre üst düzey İsrailli yetkililer, yaklaşan müzakerelerin ‘zorlu geçeceğini ve haftalarca sürebileceğini’ tahmin ediyor.

Ancak İsrail'deki uzmanlar, bu noktanın ‘gerçek bir mayın tarlası’ olduğunu düşünüyorlar. Zira Hamas'ın tüm rehineleri bir kerede serbest bırakmayı kabul etmesi son derece zor olacak. Ayrıca Hamas, plan uygulandıktan sonra tüm cesetleri hemen iade edemeyebilir.

Aynı tahminlere göre temel soru şu: İsrail ve özellikle Netanyahu gerçek bir anlaşma mı yapmak istiyor, yoksa amaç Hamas'ı başarısızlıktan sorumlu tutmak mı?



Ankara: Netanyahu’nun tuzağına düşmeyeceğiz

İsrail tankı, dün işgal altındaki Golan Tepeleri ile Suriye topraklarının geri kalanı arasındaki ateşkes hattı boyunca ilerlerken, (Reuters)
İsrail tankı, dün işgal altındaki Golan Tepeleri ile Suriye topraklarının geri kalanı arasındaki ateşkes hattı boyunca ilerlerken, (Reuters)
TT

Ankara: Netanyahu’nun tuzağına düşmeyeceğiz

İsrail tankı, dün işgal altındaki Golan Tepeleri ile Suriye topraklarının geri kalanı arasındaki ateşkes hattı boyunca ilerlerken, (Reuters)
İsrail tankı, dün işgal altındaki Golan Tepeleri ile Suriye topraklarının geri kalanı arasındaki ateşkes hattı boyunca ilerlerken, (Reuters)

Türkiye Cumhurbaşkanlığı, İsrail’in Suriye’nin kuzeybatısındaki bir askeri havaalanına düzenlediği saldırının ardından, Ankara’nın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Suriye’de kurduğu “tuzağa düşmeyeceğini” açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Bölgemizde barış ve istikrarı baltalamayı amaçlayan Netanyahu gibi aktörlerin tuzağına düşmeyecek kadar deneyimliyiz” ifadelerini kullandı. Açıklamanın, NATO üyesi Türkiye’nin İsrail’le doğrudan bir çatışmaya girmeyi düşünmediğine işaret ettiği değerlendirildi.

Öte yandan ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Washington’un bölgede gerilimi düşürmeye yönelik uygulanabilir bir plan üzerinde çalıştığını söyledi. Huckabee, planın “halihazırda mevcut olduğunu, ancak işlerliğinin güvence altına alınması ve bütün tarafların katılmaya hazır olduğundan emin olunması için geliştirilmesi gerektiğini” ifade etti.

Huckabee’ye, İsrail’in adımlarının İsrail ile Türkiye arasında bir çatışmaya yol açmasından Washington’un endişe duyup duymadığı da soruldu. ABD’li büyükelçi, “Bunun o noktaya geldiğini düşünmüyorum; hatta buna yaklaştığımızı bile düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.


Katz: Erdoğan Türkiye'yi Suriye'de tehlikeli maceralara sürüklüyor

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (DPA)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (DPA)
TT

Katz: Erdoğan Türkiye'yi Suriye'de tehlikeli maceralara sürüklüyor

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (DPA)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (DPA)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bugün X hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “Türkiye'yi Suriye'de tehlikeli maceralara sürüklediğini” söyledi. Katz, İsrail'in, “hiçbir aktörün güvenliğini tehdit etmesine izin vermeyeceğini” belirtti.

Türkiye ise dün İsrail'in, Ankara'nın Suriye'deki askeri varlığına ilişkin “asılsız iddialar” olarak nitelendirdiği açıklamalarını sert bir şekilde reddetti. İsrail, Suriye'nin Türk askerlerinin konuşlandırılmasına izin vermeye hazırlandığı iddiasıyla Türkiye sınırına yakın bir Suriye hava üssünü bombalamıştı.

Şam yönetimi de hava üssünde Türk askeri üssü kurulması veya kalıcı Türk askeri varlığı oluşturulması yönünde herhangi bir plan bulunmadığını açıkladı. Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, tesisin Suriye Hava Kuvvetleri'nin kullanımına hazırlanmakta olduğunu söyledi


Gazze, Batı Şeria ve seçimler: Kushner Netanyahu'yu ikna edebilecek mi?

Jared Kushner, İsrail Meclisi Knesset'te konuşurken (Arşiv - Reuters)
Jared Kushner, İsrail Meclisi Knesset'te konuşurken (Arşiv - Reuters)
TT

Gazze, Batı Şeria ve seçimler: Kushner Netanyahu'yu ikna edebilecek mi?

Jared Kushner, İsrail Meclisi Knesset'te konuşurken (Arşiv - Reuters)
Jared Kushner, İsrail Meclisi Knesset'te konuşurken (Arşiv - Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve özel temsilcisi Jared Kushner'ın gelecek hafta İsrail ve Mısır'a yapacağı ziyaret, Gazze'de tıkanan planı yeniden canlandırmaya yönelik sıradan bir turdan ibaret görünmüyor. Barış Konseyi’nin üst düzey temsilcisi Nikolay Mladenov ile Konseyin yürütme kurulu üyesi ve eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'in de yer aldığı heyet, Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki görüş ayrılıklarının derinleştiği ve 27 Ekim'de yapılması planlanan İsrail seçimlerine ilişkin hesapların bölgesel dosyaları doğrudan etkilemeye başladığı bir dönemde bölgeye geliyor.

Hamas’ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin çekilmesi konusundaki anlaşmazlığın yanı sıra, Batı Şeria'da yerleşimcilerin gerçekleştirdiği saldırılar da Netanyahu hükümetinin ve İsrail ordusunun sahayı kontrol altında tutma ve Washington'ın taleplerine yanıt verme kapasitesi açısından yeni bir sınamaya dönüşmüş durumda.

Uygulamadan önce uzlaşma

Associated Press’in bildirdiğine göre Kushner, Mladenov ve Blair pazar günü İsrail'e ulaşacak, ardından Kahire'ye geçecek. Heyet İsrail'de Netanyahu ve üst düzey yetkililerle görüşürken, Kahire'deki temaslarda Mısır, Katar ve Türkiye'den arabulucuların yanı sıra Gazze'nin yönetimini üstlenmesi planlanan teknokrat Filistinli grubun gerçekleştirdiği toplantılar da gündemde olacak.

Doğrudan hedef, Trump'ın planında bir sonraki aşamaya geçilmesini sağlayacak bir formül bulmak. Bu aşama, Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılması, sivil ve güvenlik yönetiminin teknokratlardan oluşan bir Filistin hükümetine devredilmesi, buna paralel olarak İsrail güçlerinin kademeli şekilde çekilmesi ve güvenliğin tesis edilmesine yardımcı olmak üzere uluslararası bir gücün bölgeye konuşlandırılmasını içeriyor.

rgthyj
Trump, Steve Witkoff, Jared Kushner ve Nikolay Mladenov, Davos'ta (Arşiv - Reuters)

Reuters’a konuşan konuya yakın bir kaynak, Washington ile İsrail'in Hamas’ın silahsızlandırılması hedefi konusunda mutabık olduğunu, ancak İsrail tarafının meşru kaygıları bulunduğunu ve iki tarafın bunları gidermek için çalıştığını söyledi.

Sorun ise adımların hangi sırayla uygulanacağı konusunda yaşanan anlaşmazlığın hâlâ çözülememiş olması. Hamas planı kabul etti ancak uygulamayı, başta saldırıların durdurulması ve İsrail güçlerinin çekilmesi olmak üzere İsrail'in önce kendi yükümlülüklerini yerine getirmesi şartına bağladı. Netanyahu ise silahsızlandırma tamamlanmadan İsrail güçlerini çekmeyeceğini açıkladı ve böylece Washington'ın önerdiği kademeli uygulama formülünü fiilen reddetti.

Axios haber sitesinin ortaya koyduğuna göre kamuoyu önündeki anlaşmazlık, kapalı kapılar ardında yaşananların tamamını yansıtmıyor. Netanyahu daha önce Kushner ile yaptığı bir görüşmede plana fırsat vereceğine ve silahsızlandırma sürecinin başlaması için uygun koşulların oluşturulması amacıyla Gazze'ye yönelik saldırıları sınırlayacağına söz verdi. O tarihten bu yana hava saldırılarının temposu düştü ve İsrail ordusu, mutabakatlarda öngörülen sarı hata çekildi. Bu nedenle ABD yönetimi, Netanyahu'nun kamuoyu önündeki itirazını kısmen nihai bir karar olmaktan ziyade seçimlere yönelik bir söylem olarak değerlendiriyor.

Seçimler ayrılığı derinleştiriyor

Trump yönetimi, ekim ayında yapılacak seçimlerin Gazze dosyasını daha aylar boyunca dondurmak için bir gerekçeye dönüşmesini istemiyor. Ancak Netanyahu da İsrail güçlerinin Hamas’ın tüm silahlarını teslim etmesinden önce çekilmesini kabul etmesi halinde, özellikle kendi sağ tabanı karşısında ABD baskısı altında taviz veren bir lider görüntüsü vermek istemiyor. Netanyahu, İsrail'in geri çekilmesine ilişkin olası bir anlaşma nedeniyle hem müttefikleri hem de rakipleri tarafından sert biçimde eleştiriliyor.

fı98ş
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Başkan'ın damadı Jared Kushner'ın arasında, Kudüs'teki İsrail hükümeti toplantısı sırasında (Arşiv - AP)

Axios’a konuşan bir ABD'li yetkili, Netanyahu'nun siyasi ihtiyaçlarını anladıklarını, ancak başta Gazze'ye yönelik saldırıların sınırlandırılması olmak üzere Washington'ın taleplerini uygulamaya devam ettiği sürece bunu dikkate alacaklarını söyledi. Bir başka ABD'li yetkili ise durumu, “Seçimler herkesi paniğe sürüklüyor” sözleriyle özetleyerek görüşmeleri çevreleyen gerilime dikkat çekti.

Netanyahu seçimlere zor bir konumda giriyor. Axios’un aktardığı kamuoyu yoklamalarına göre Netanyahu liderliğindeki ittifakın 49 ila 53 sandalye kazanması bekleniyor. Bu rakam, hükümet kurmak için gerekli 61 sandalyenin altında kalıyor. Muhalefet partilerinin ise 67 ila 70 sandalye elde edebileceği tahmin ediliyor.

Bu ortamda Trump'ın tutumu özel önem taşıyor. Trump, kendisine dört kez sorulmasına rağmen Netanyahu'ya destek açıklamaktan kaçındı. Oysa önceki dönemlerde Trump'ın Netanyahu'ya desteği neredeyse kesin kabul ediliyordu.

Bu tutum kişisel bir kopuş anlamına gelmiyor. Nitekim Trump, Netanyahu ile ilişkisinin çok iyi olduğunu vurgulamaya devam ediyor. Ancak yaklaşım, iki liderin siyasi çıkarları arasındaki ayrışmanın derinleştiğini gösteriyor. ABD Başkanı Gazze'de bir sonuç elde etmek, Lübnan ve Suriye dosyalarını ilerletmek ve normalleşme sürecini canlandırmak isterken, Netanyahu güvenlik konusunda sert bir tutum sergilemenin ve dış baskılara meydan okumanın seçim açısından daha faydalı olabileceğini düşünüyor.

Bu nedenle Kushner'ın ziyareti iki yönlü bir mesaj taşıyor: Washington açık bir çatışma istemiyor, ancak İsrail'in iç siyasi gündeminin Trump'ın bölgesel planını sekteye uğratmasına da izin vermeye hazır değil.

Batı Şeria ikinci baskı cephesi

Bu sınama, Batı Şeria'daki durumun kontrolden çıkmasıyla daha da karmaşık hale geliyor. Nablus yakınlarındaki Kusra köyünde yerleşimciler bazı Filistinlilerin evlerini kuşatarak bu evlerin su ve elektriğini kesti. Kuşatılan evlerden biri ABD vatandaşı olan bir Filistinliye ait.

İsrail ordusunun müdahale ederek yerleşimcilerin kurduğu bazı yapıları sökmesine ve bir yerleşimciyi gözaltına almasına rağmen, grubun bir kısmı saatler sonra yeniden bölgeye döndü. Bu durum, ordunun saldırıları engelleme konusunda hem kapasitesine hem de iradesine ilişkin soru işaretlerini artırdı.

gthyu
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Başkan Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın arasında, Kudüs'teki İsrail hükümeti toplantısı sırasında (Arşiv - AP)

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre Washington, Netanyahu'ya Kusra'daki kuşatmayı kamuoyu önünde kınaması için baskı yapıyor. Ancak İsrail Başbakanı bu konuda sessizliğini koruyor. Yerleşimlere verdiği tarihsel destekle bilinen ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ise alışılmadık derecede sert bir dil kullanarak yaşananları terörist ve suç teşkil eden bir eylem olarak niteledi ve sorumluları İsrailli teröristler olarak tanımladı.

New York Times’ın Birleşmiş Milletler verilerine dayandırdığı bilgilere göre aşırılık yanlısı yerleşimciler, 2026'nın ilk yedi ayında 250 Filistinli yerleşim bölgesini kapsayan en az 1380 saldırı gerçekleştirdi. Saldırılarda neredeyse tam bir cezasızlık ortamının hâkim olduğu belirtiliyor. Gazete, daha önce Batı Şeria'da görev yapmış emekli İsrailli Tuğgeneral Guy Hazut'un, ordunun bölgede kontrolü kaybettiğini söylediğini aktardı.

scdfrgthy
Batı Şeria'daki Kusra beldesinde çarşamba günü taş atan yerleşimciler; görüntü bir video kaydından alınmıştır (Reuters)

Bu nedenle Kushner'ın ziyareti, Gazze'de geri çekilme ve silahsızlandırma konusunda düzenleme yapma girişiminden daha kapsamlı bir anlam taşıyor. Ziyaret, Washington'ın Netanyahu'ya seçim desteği vermeden ondan pratik iş birliği sağlayıp sağlayamayacağının ve İsrail hükümetinin hem Gazze'de hem de Batı Şeria'da aşırı sağcı müttefiklerini kontrol altına alıp alamayacağının sınanması niteliğinde.

Ortaya çıkacak sonuç, Trump'ın planının siyasi bir sürece dönüşüp dönüşemeyeceğini ya da seçim hesapları ve sahadaki kaosun kuşattığı kırılgan mutabakatlar olarak kalıp kalmayacağını belirleyecek.