Irak'taki seçimlerde oy verme işlemi sona ererken hükümet “iktidarın barışçıl bir şekilde devredilmesini garanti altına alma” sözü verdi

Irak’ta seçimlere katılım oranı yüzde 55'i aştı

Musul'daki bir sandıkta oy sayım ve tasnif işlemi başladı (Reuters)
Musul'daki bir sandıkta oy sayım ve tasnif işlemi başladı (Reuters)
TT

Irak'taki seçimlerde oy verme işlemi sona ererken hükümet “iktidarın barışçıl bir şekilde devredilmesini garanti altına alma” sözü verdi

Musul'daki bir sandıkta oy sayım ve tasnif işlemi başladı (Reuters)
Musul'daki bir sandıkta oy sayım ve tasnif işlemi başladı (Reuters)

Irak Temsilciler Meclisi genel seçimleri için oy sandıkları dün akşam kapatıldı. Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu, sandıklar kapatılır kapatılmaz oyların elle sayım ve tasnif işlemine başlanacağını açıkladı ve seçim sürecinin herhangi bir teknik ya da idari sorun yaşanmadan ilerlediğini vurguladı.

Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu’nun hukuk danışmanı Hasan Selman, Irak resmi haber ajansı INA’ya yaptığı açıklamada, komisyonun oy verme işlemi sona erdikten sonra elle sayım ve tasnif işlemine başlayacağını söyledi. Selman, komisyonun seçim sürecinde herhangi bir teknik veya idari sorun tespit etmediğini de sözlerine ekledi.

Parti temsilcilerinin oy verme işlemi sona erdikten sonra oy sonuçlarını alacaklarını açıklayan Selman, herhangi bir ihlal kaydedilmesi durumunda parti gözlemcilerinin şikayette bulunabileceklerini belirtti.

Öte yandan Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu seçimlere katılım oranının yüzde 55'i aştığını duyurdu.

Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ise Irak hükümetinin iktidarı barışçıl bir şekilde devrini sağlamak için anayasal takvime bağlı kaldığını söyledi. Sudani, ülkedeki altıncı yasama seçimlerinin başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini vurguladı.

Hükümetin yürütme programındaki en önemli taahhütlerinden birini yerine getirdiğini ve anayasal takvimlere ve haklara bağlı kalarak iktidarın barışçıl bir şekilde devredilmesini sağladığını belirten Başbakan, Iraklıların seçimlere katılımını överek, bunun onların ‘özgür anayasal iradesini’ yansıttığını söyledi.

asdfrgt
Süleymaniye'de oy verme işleminin sona ermesinin ardından sandık başında iki hükümet çalışanı (Reuters)

Başbakan Sudani, sandık başına giden vatandaşlara, yasama ve yargı makamlarına, silahlı kuvvetlere, Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu'na, siyasi güçlere, sivil toplum kuruluşlarına ve medyaya seçim sürecinin başarısını sağlamadaki rolleri için teşekkür etti.

ABD’nin 2003 yılında Saddam Hüseyin rejimini deviren Irak’ı işgalinden bu yana altıncı kez yapılan parlamento seçimleri, altyapısını tahrip eden ve sonrasında yaygın yolsuzluk vakalarının yaşandığı on yıllar süren çatışmaların ardından, petrol zengini Irak'ta nispeten istikrarlı bir ortamda gerçekleştirildi.

Iraklıların çoğu, seçimlerin gerçek bir değişim getireceğine dair hiçbir umut olmadığını düşünüyor. Aynı zamanda oy verme işleminin, nihayetinde üst düzey politikacılar ve bölgesel aktörlerin yararına olacak siyasi çatışmalar için bir platformdan ibaret olduğuna inanıyorlar.

Oy verme merkezleri, 21,4 milyondan fazla kayıtlı seçmenin dört yıl boyunca görev yapacak olan parlamentoyu seçmesi için sabah 7:00'de (GMT 4:00) açıldı ve akşam 6:00'da (GMT 3:00) kapandı. Ön sonuçların, sandıkların kapanmasından sonraki 24 saat içinde açıklanması bekleniyor.

Irak seçimlerinde üçte bir kadarı kadın olmak üzere 7 bin 740'tan fazla aday, 46 milyondan fazla insanı temsil edecek 329 sandalye için yarışıyor. Adayların çoğu büyük siyasi partilere ve koalisyonlara mensupken bu yıl seçimlere sadece 75 bağımsız aday katılıyor.

gt
Bağdat'ta Mukteda es-Sadr destekçilerinin açtığı pankartta seçimlerin boykot edilmesi çağrısı yapıldı (AP)

Diğer taraftan geniş bir halk tabanına sahip olan Şii lider Muktada es-Sadr, seçim sürecinin ‘yolsuzlukla’ lekelendiğini öne sürerek bu yılki seçim yarışına katılmadı. Destekçilerini oy kullanmayıp ve aday olmayıp seçimleri boykot etmeye çağırdı.

2021'de en düşük katılım oranının (yüzde 41) görüldüğü son seçimler, Sadr'ın parlamentoda en fazla sandalyeyi (73 sandalye) kazanmasıyla sonuçlandı. Ancak hükümetin kurulması konusunda İran yanlısı Şii partilerin yer aldığı Şii Koordinasyon Çerçevesi ile yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle parlamentodan çekildi. Birkaç ay süren kriz, kanlı şiddet olaylarına yol açtı.

Sadr'ın destekçileri sanki tatil günüymüş gibi evlerinde kalarak aileleriyle vakit geçirdiler.

Sadr Hareketi’nin başkent Bağdat'taki kalesi Sadr şehrinde, bölgenin girişlerinden birinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, birçok duvara Sadr’ın resimleri asıldı.

Bir seçim sandığının yakınlarında bir grup, hep bir ağızdan, ‘Mukteda es-Sadr'ın emriyle boykot ediyoruz’ sloganı attı. Şu an 52 yaşında olan din adamı Sadr, geniş bir halk desteğine sahip ve istediği zaman tüm tabanını harekete geçirebiliyor.

ABD’nin 2003 yılında Irak’ı işgalinin ardından Amerikan güçlerine karşı savaşan Sadr, birkaç kez siyasetten çekileceğini açıklamıştı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.