Artan İsrail ihlalleri karşısında Hamas’tan siyasi hamle

Hamas, ABD’den taahhütlerini yerine getirmesini ve İsrail’i yükümlülüklerini uygulamaya zorlamasını talep ediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesinde, hasar görmüş evinin penceresinden dışarı bakan Filistinli bir kadın, 21 Kasım 2025 (AP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesinde, hasar görmüş evinin penceresinden dışarı bakan Filistinli bir kadın, 21 Kasım 2025 (AP)
TT

Artan İsrail ihlalleri karşısında Hamas’tan siyasi hamle

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesinde, hasar görmüş evinin penceresinden dışarı bakan Filistinli bir kadın, 21 Kasım 2025 (AP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesinde, hasar görmüş evinin penceresinden dışarı bakan Filistinli bir kadın, 21 Kasım 2025 (AP)

Gazze Şeridi’nde 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına yönelik İsrail ihlalleri, zaman zaman artarak devam ediyor. Bu ihlallerin son örneği, dün öğle saatlerinde gerçekleştirilen yeni bir suikast oldu. Söz konusu saldırı, anlaşma maddelerinin açık bir şekilde ihlal edilmesi anlamına geliyor.

Anlaşma, İsrail’e, farklı aşamalara göre planlanan çekilme hatları çerçevesinde kontrolü altında tuttuğu bölgelerde askeri operasyon yapma serbestisi tanıyor. Halen devam eden birinci aşama, ‘sarı hat’ olarak belirlenen sınırda uygulanıyor ve bu hat, Gazze Şeridi’nin yüzde 50’sinden fazlasının İsrail kontrolünde olduğu anlamına geliyor. İsrail bu alanı, bölgede kalan son evlerin yıkımı, tünellerin tespit edilip tamamen imha edilmesi ve zaman zaman hava saldırıları düzenlenmesi gibi geniş kapsamlı askeri faaliyetler için kullanıyor.

gtrhy
İslami Cihad Hareketi savaşçıları ve Mısırlı işçiler, Gazze Şeridi'ndeki Nuseyrat'ın kuzeyinde İsrailli rehinelerin cesetlerini arıyor, 22 Kasım 2025. (AP)

Ateşkes anlaşmasının açık ihlalleri, zaman zaman hava saldırılarıyla, zaman zaman top atışlarıyla, kimi zaman da zırhlı araçlardan veya insansız hava araçlarından (İHA) açılan ateşle kaydediliyor. Ayrıca İsrail birlikleri, sarı hattın batısındaki Filistin bölgelerine onlarca hatta yüzlerce metre girerek sınırlı süreli ilerlemeler yapıyor. Bu ihlaller, zaman zaman ölümlere ve yaralanmalara yol açıyor.

xsdf
İslami Cihad Hareketi savaşçıları ve Filistinli işçiler, Gazze Şeridi'ndeki Nuseyrat'ın kuzeyinde İsrailli rehinelerin cesetlerini ararken insan kalıntılarını topluyor, 22 Kasım 2025. (AP)

Saha kaynaklarının Şarku’l Avsat’a aktardığı bilgilere göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail güçleri bazı bölgelerde en az 6 kez sınırlı kara ilerlemesi gerçekleştirdi ve ardından tekrar geri çekildi. En az 4 olayda ise sarı renkle işaretlenen beton bloklar onlarca metre ileri taşındı. Şucaiyye mahallesinin doğusunda yaşanan bir vakada bu mesafe 280 metreyi aşarak mahallenin yüzde 80’inden fazlasının İsrail kontrolü altına girmesiyle sonuçlandı.

Kaynaklar, bu ilerlemelerin bölgede yaşayan yaklaşık 150 ailenin yerinden olmasına neden olduğunu belirtiyor. Bu aileler, kısmen hasarlı evlerde veya çadırlarda barınmaya çalışıyordu ve bölge zaten yaşam koşullarından tamamen yoksundu.

Bombalama ve suikast

Gazze kentinin batısındaki er-Rimal mahallesinde bir aracı hedef alan hava saldırısında en az 5 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail güvenlik kaynakları, saldırının Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’ndan bir komutanı hedef aldığını belirtti. Bu saldırı, savaşın sona ermesinin ardından bir aracın bu şekilde vurulduğu ilk hava saldırısı olarak kaydedildi.

Bundan önce, kuzeydeki Cibaliye Mülteci Kampı’nın doğusunda bir Filistinli İsrailli bir keskin nişancı tarafından vurularak yaralandı. Diğer yandan el-Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusunda İsrail zırhlı araçlarından açılan ateşte en az iki kişi daha yaralandı. Han Yunus’un güneyinde de bir kişi ateş sonucu yaralandı.

Refah, Han Yunus’un güneyi ve doğusu ile Gazze kentinin doğusunda, özellikle ez-Zeytun, Şucaiyye ve et-Tuffah mahallelerinde İsrail hava saldırıları düzenlendi. Saldırılar, İsrail kontrolü altındaki sarı hattın doğusundaki noktalara yöneldi.

Kaynaklar, bazı hava saldırılarının ve top atışlarının sarı hattı tam olarak hedef aldığını ya da hattın batısına, yani çekilme planına göre Filistin kontrolünde sayılan bölgelere yöneldiğini belirterek, bunun ateşkesin açık ihlali olduğunu ifade ediyor.

z
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesinde yıkımın ortasında kurulmuş bir sebze tezgâhı, 21 Kasım 2025 (AP)

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’na göre, İsrail ihlalleri nedeniyle en az 318 Filistinli hayatını kaybetti, 788 kişi de yaralandı. Böylece 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı 69 bin 733’e, yaralananların sayısı ise 170 bin 863’e yükseldi.

Hayatını kaybedenler arasında, uzun süredir İsrail güçlerinin kontrolü altında olan Gazze’nin güneyindeki Refah kentinde bulunan ve şehirde kalan son tünellerde saklanan Hamas mensupları yer almıyor. Saha kaynaklarına göre bu kişilerle mart ayının sonunda iletişim tamamen kesildi.

Hamas’ın tutumu

Hamas kaynakları Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, hareketin ateşkese bağlılığını sürdürdüğünü ve İsrail hedeflerine yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirmediğini söyledi. Kaynaklar, İsrail ordusunun bu konuda yaptığı iddiaların gerçeği yansıtmadığını, bu iddiaların bazı Netanyahu hükümeti üyelerini memnun etmek için sahadaki tansiyonu yükseltmeyi amaçladığını ifade etti. Açıklamalara göre bu durum, direniş mensuplarını hedef almak için fırsat yaratırken, kayıpların çoğunu siviller oluşturdu.

cvfgt
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesinde yıkımın ortasında yürüyen Filistinliler, 21 Kasım 2025 (AP)

Kaynaklara göre Hamas yönetimi, İsrail’in tüm ihlallerini ve bunlara ilişkin ayrıntıları sürekli olarak arabulucularla paylaşıyor ve bu ihlallerin takibini siyasi düzeyde sürdürüyor. Hareket, imzalanan anlaşmanın uygulanması için İsrail’e baskı kurulmasını sağlamak amacıyla birden fazla kanaldan girişimlerde bulunuyor.

Hamas, medya kuruluşlarına dağıttığı açıklamada, İsrail ordusunun sarı hattı aşmaya devam etmesini ve hattı her gün batıya doğru taşımasını, buna bağlı olarak yaşanan kitlesel göçü, ayrıca Gazze Şeridi’nin doğu bölgelerine yönelik hava saldırılarını ve top atışlarını ateşkes anlaşmasının açık bir ihlali olarak nitelendirdi.

Açıklamada, Netanyahu hükümetinin anlaşmaya aykırı bir ‘oldubitti’ yaratma çabalarının kabul edilmeyeceği vurgulandı. Hamas, arabulucuları bu ihlalleri durdurmak için acil müdahaleye çağırırken, ABD yönetiminden ise verdiği taahhütleri yerine getirmesini, İsrail’in anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini uygulamasını sağlamasını ve Gazze’de ateşkes sürecini baltalamaya yönelik girişimlere karşı durmasını talep etti.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.